Page 33 of 71

Posted: Sat May 03, 2008 1:28 am
by Mark
" Evet, ilüzyon küresiyle bağlantılı görünüyor. O, sandığı sonra açmayı denebilirim. "
Büyülü eşyaları gösterdi.
" Bunları bir torbaya koyalım. Ne işe yaradıklarını yine sonra söyleyebilicem. Bu adamların giydiği şeyler bize zarar verebilir! "

Posted: Sat May 03, 2008 2:06 am
by dwaxer
.
“Hımm buralarda gözümüzden kaçan bir şeyler olmasın; bu kişilerin amacı neydi acaba neden kendilerini gizliyorlardı?” dedi Olaf, bir yandan yine büyü yapıyordu. [Dedect Magic]

Daha sonra Darthu’nun yanına geldi. “Sevgili Darthu, birkaç defa daha denesen, şu bulduğun gizli kapağın kilidini bence açabilirsin. Yoksa Wulfgar parçalayacak sağı solu. Ama önce sana bir büyü yapacağım, bu senin kilit açma yeteneğini motive edecektir inan bana,” dedi ve Darthu üzerinde büyüsünü yaptı: [Guidance] (O.Lock için) Ve Yenendithas’a döndü: “Yenendithas senin Darthu’ya şu kilidi açarken yardımcı olması için bir büyün filan yok mu?” diye seslendi.
.

Posted: Sat May 03, 2008 2:27 am
by Mark
" Sekiz saat verirsen, var. Evet. Her türlü kilidi açacak bir büyüm var. şu an benden bir fayda gelmez. Tüm büyülerimi kullandım. "
Mystra'nın heykeline yaklaşıp, onun suratını incelemeye başladı. Yokluyordu, nazikçe.

Posted: Sat May 03, 2008 3:49 am
by Edmond
Huor düşünceli bir şekilde:

*Bu kapıyı kırmamamız için hiçbir gerekçe yok.Eğer bunlar gerçek rahip değillerse, burası da gerçek bir kilise değildir ve Mystra'nın adını lekeliyor, burayı yıkmak lazım.*

Ã?enesini kaşırken ileri mi gittim diye düşünse de haklı olduğunu farketti.

Fakat sonra aklına bir fikir geldi.Hemen sazına yapıştı.

[Inspire Competence]

Posted: Sat May 03, 2008 4:18 pm
by Illyra
darthu sırıtarak wulfgar a baktı.

"bir saniyeee, bir daha denemek istiyorum."

ve barbarın kendisine vurmayacğını bildiğinden araya girip tekrar kilidi kurcaladı.

Posted: Sat May 03, 2008 11:10 pm
by Mark
Heykelin yüzünü incelemeye devam etti.
Ozana cevaben:
" Evet. Düşündüm de, aradığınız kitapçı tapınağın aşağılarında olabilir. İşkence görüyor olabilir. Biliyorsunuz, Nemhir'i bulduğumuzdaki gibi. " Boğazını temizlemek için durakladı.

Posted: Mon May 05, 2008 3:09 am
by Tersyuz
Yenendithas'a dönüp konuştu, "Biliyorum büyülerin olmadan gitmek istemezsin ama yarın böyle bir şansımız olmayabilir. Devam etmemiz gerekiyor."
Gürzüne beline yerleştirip kılıcını çekti bu sefer.
"şu kapıdan devam edelim." Kapıyı açmaya çalıştı ama arkdan sürgülenmişti.

Posted: Mon May 05, 2008 3:12 am
by dwaxer
"Belki de anahtarları denemeliyiz" dedi Olaf.

Posted: Mon May 05, 2008 3:45 am
by Tersyuz
Wulfgar sakince gürzünü tekrar çıkardı. "Kilitler ve kapılar! Sabrım taşmaya başladı."
Sırıttı sonra birden hırsla kapıya vurmaya başladı.

Power Attack 1d10+12

Posted: Mon May 05, 2008 4:06 am
by devrimk
Shan'ın üzerinden çıkan anahtarla gizli bölmeyi açtılar. İçinden cam gibi gözüken simsiyah bir küre çıktı. Yenendithas küreyi eline aldı küre belli ki güçlü bir büyüye sahipti, yoğun bir şekilde parlıyordu. Bir süre yoğunlaştı, kürenin üzerindeki büyünün Cezbetme (Enchantment) okuluna ait olduğunu anladı.

Wulfgar gürzünü çıkarttı, bir vuruşta kapıyı kapıyı paramparça etti. Kapıdan kalanlar gürültüyle merdivenden aşağıya yuvarlandı.

Image

Posted: Mon May 05, 2008 4:18 am
by Tersyuz
Wulfgar kapıyı parçaladıktan sonra arkadaşlarına döndü, sırıtarak:
"Pek süpriz yapma şansı kalmadı galiba?"
Kılıcını çekip ilerlemeye başladı.

Posted: Mon May 05, 2008 6:48 am
by Mark
" Bu şey, zihin etkileyen çok güçlü bir eşya. Geri dönelim, Caustal Tholl ve Lord Redbeard'a bulduğumuz sahte sembolleri gösteririz. Burayı tamamen temizlerler, büyüsü kalmamış bir büyücüyle zindana inilmez. Üstelik herkes yaralandı. Bu kürenin nasıl çalıştığını bulurum, sonra açıkçası inersek küreyi parçalamak isticeksiniz. O zamanda, belki de kürenin büyülediği insanlar hiç bir zaman düzelemeyecek. "

Yutkundu, kapıdan adımını atınca hemen sustu. Korkuyla diğerlerine baktı. Tam da, pusu kurulcak bir yerdi. Zihninde birbir ihtimaller geçmeye başladı. Hep kötü olasılıkların aklına gelmesi sinirini bozdu iyice, düşünüyordu.
Lanet olsun, büyülerim yok.
Yukarı baktı, merdivenin yukarısında biri saklansa, kolayca oklarıyla saldırabilirdi.
Kapıdan gerisin geri eski altara girdi, sesinin duyulmaması için.
En uygun zaman şimdi, harcicam.
Parşomeni çıkarırken, aklından bu cümle geçiyordu.

* Scroll of Invisibility
Monty'nin de görünmez olması için, zihnini ona itti. Büyüyü paylaştılar. Kedi ile birlikte en önden yürüyüp yukarı çıktı.

Posted: Mon May 05, 2008 4:22 pm
by Illyra
Darthu görünmez olan Yenen'in arkasından baktı ve diğerlerine fısıldadı.

"Sessizce Yenen'in peşinden ilerleyeceğim. Bir sorun olursa size haber veriririm."

Ve kedi adımları ile yola girdi.

Posted: Mon May 05, 2008 5:08 pm
by Edmond
Huor neler olduğunu anlayamadan şimdi çok kötü bir duruma düşmüştü yine.Daha önce zombiler kestiği, kol kestiği kısa kılıcını çıkarmış, ağır adımlarla ilerliyordu.Etrafa bakınarak.

Posted: Mon May 05, 2008 5:21 pm
by devrimk
Yenendithas ve Darthu ellerinden geldiğince sessiz ve gizlenerek merdivenlerden indiler. İndikleri alanda köşelerde iki adet heykel gördüler. Kömüre benzer bir malzemeden yapılmış bu heykellerin zor da olsa bir kadın figürü olduğunu anladılar.
Yol iki kola ayrılıyor ve iki ayrı merdivenle daha da aşağı iniyordu. Aşağıya doğru baktıklarında ortada hafif bir ışık saçan Mystra'nın heykelini gördüler. Kendilerine göre sağ koldan inerken Darthu merdivenin hemen bitiminde sollarındaki kapının biraz ilerisinde gizlenmiş bir gölge nöbetçi ile göz göze geldi. Yenedithas gizlenmiş adamı henüz farketmemişti.

Image