Page 4 of 4

Posted: Tue Dec 07, 2010 6:35 am
by catboy
Biliyor musun seni ayakta alkışlıyorum... :clap: :clap: :clap: :clap:

Ã?ünkü en heyecanla beklediğim ve nasıl altından kalkacaksın diye de düşünüp durduğum bir şeydi bu düğün olayı, ama sen öyle bir şekilde bize düğünü yine mektup stilini koruyarak anlatmışsın ki çok şaşırdım okurken. Cidden çok da beğendim. Bakalım diğer mektuplar da düğünün sonrasını bize ne şekilde anlatacaksın. Herhalde iki mektuba filan öykü tamamen biter gibi görünüyor...

Bu arada bu son mektupta çok fazla yazım hatası gözüme çarpmadı değil, özellikle bitişik yazılması gereken bazı ki'leri ayrı yazmışsın. Neyse mektup olduğu için bunu mektubu yazan böyle yazmış şeklinde yorumlayabiliriz değil mi? :)

Posted: Tue Dec 07, 2010 7:04 am
by Illyra
Teşekkür ederim Catboy. Tabii ki düğünü de mektup şeklinde yazacaktım, yoksa şüphen mi vardı :)

Yazım hataları tamamen bana ait. Henüz word yüklemeye üşendiğim, ve çok hızlı yazıp kontrol etmediğim için hatalar olmuşmuş olabilir. :cry:

Posted: Thu Dec 09, 2010 3:47 am
by fmc
amaan hata dediğinde "için iş yüzü" iki harf yer değiştirmiş. boşver :)
sen heyecana bak asıl .abbaw :D ortalık resmen karıştı. devamını bekliyoruz özlemle.
Lord Fmc, nam salmış Etbern
21 Haziran...
Londra
:clap: :clap: :clap:

Posted: Sat Dec 11, 2010 6:54 am
by Firble
Guzel olmus hikayenin yine mektubun icinde verilmesi. Bir de, mektubu yazan kisi bir yandan rezalet diyor ama bir yandan aslinda olayin dedikosunu yapmakan hoslandigini hissettim.

Adam kizi kacirdi, bakalim artik olaylar iyice gun yuzune cikmis gibi gorunuyor.

Posted: Sat Dec 11, 2010 11:50 am
by Illyra
Sağol Firble. Eee düğün günü olaylar koptu gerçekten de, Lord'ta yapacağını yaptı. şimdi acaba bulunacaklar mı, yoksa bir yerlerde gizli saklı mı yaşayacaklar mı, bunun anlaşılması lazım biraz da sanırım :)

Sonraki mektuba az kaldı ;)

Posted: Mon Dec 13, 2010 1:41 am
by Artemis Entreri
Aralık Ayı yarışmasını değerlendirmek için "İhanet Mektupları" durağında indim ocakbaşımızın.
Ã?ncelikle tarz çok hoşuma gitti. Oy vermemiştim ankete ama bu tarzı koruman ve olayları hep birisinin ağzından hitap ettiği başka birisine şeklinde yazman hava katmış, böyle bir tarzı daha önce ne duydum, ne okudum. Elinize sağlık efendim.

2. olarak seçtiğiniz kelimeler, kurduğunuz cümleler, ne yazdıysanız akıp gidiyor efendim. Çok keyifli bir yazı olmuş, ilk cümleleri biraz da umursamazca okuduktan sonra bir anda kendimi koltuğum da doğrulup heyecanlı bir şekilde devam ederken buldum. Sonra "napıyorum ben ya, bi aşk hikayesi okuyorum heyecanla" diye de sorguladım.

Küçük bir eleştiri: şu an itibariyle hikayeyi bir brezilya dizisinden ayrı tutan en önemli etken tarz ve yazının akıcılığı. Bunu biraz daha kurguyla beslersen daha da keyifli bir hal alabilir diye düşünüyorum.

Kısacası enfes bir iş çıkartmışsınız, ellerinize sağlık, devamı da gelecektir umarım.

Kaleminiz asla kırılmasın!
Ve tabi kalbiniz de...

Posted: Mon Dec 13, 2010 7:53 pm
by Illyra
Teşekkür ederim Artemis, beğenmene sevindim. Bazen benim de bir frpworldte bir aşk hikayesinin böyle beğenilmesi tuhafıma gitse de, aslında çok hoşuma da gidiyor. Catboy'la zamanında bu konu üzerinde bayağı konuşmuştuk. Normalde yazdığım aşk hikayelerini burada paylaşmıyorum, okunmaz filan diye, ama öyle pembe dozu fazla kaçmamış şeyler, yani saçmalamayanlar (ki öyle şak kitaplarını bende sevmem) demek ki beğenilebiliyormuş :)

Bitmesine bir iki mektup kaldı aslında ama, son mektup için düşündüğüm şey sanırım gerçekten büyük bir şeyler olacak.

Yeniden teşekkür ederim :)

Posted: Wed Dec 15, 2010 4:49 am
by fmc
edward ölsün :D alacakaranlıktan beri o ismi sevmiyorum :D ehehe
yine alıp götürdün beni venedik kıyılarına. heyecan giderek tırmanıyor. sabırsızlık artmaya başladı. mektubu yazanı bilmeden okumak çok zevkli. gerçi ilk paragrafta hemen tahmin edip okumaya devam etmekte güzel oldu.
eyeye valla güzel :)

Posted: Wed Dec 15, 2010 7:58 am
by Illyra
teşekkürler fmc, edward ismini seçmem de o yüzden zaten :)

Posted: Thu Dec 16, 2010 9:37 am
by Efla
Ã?ncelikle tarz konusunda bir şeyler söyeyim.
Bence hikayenin mektuplar şeklinde anlatılması çok orijinal bir fikir. Zaten sanırım Illyra bunu tarz olarak çoktan benimsemiştir bu hikaye için ama ben yine de söyleyim. "Bence bunu değiştirmemelisin." Çok hoş bir fikir. Sanki gerçek belgeler okuyormuşsun gibi bir his veriyor.

Konu hakkında aslında tahmin edeceğin üzerine (biraz erkek ağırlıklı bir topluluk olduğumuzdan belki) pembe dizi kıvamındaki hikayelere biraz ön yargıyla yaklaşabiliriz. Yani anket yapsak çoğumuz aksiyon filmlerini aşk filmlerine tercih ederiz. Bayanlar belki de bu konuda daha duygusal.

Ama biraz düşününce frpworldde bir aşk hikayesinin tutmasına şaşırmadığımı farkettim. Ã?ünkü insanların yazdıklarından edindiğim izlenime göre bir çoğumuz duygusal ve romantik bir karakter taşıyor içinde.

Konu olarak gerçekten brezilya dizilerine benziyor. Fakat zaten pek seyretmememin sevmememin sebebi sadece konusu değil olayın işleniş biçimi ve orjinallikten yoksunluğu olurdu herhalde. Burada işleniş biçimi gayet hoş ve orjinal olmuş Bu açıdan gerçekten tebrik ediyorum.

Aşk basit bir konu gibi gelebilir ama çözümlemesi çok karmaşık bir şey. Yazabileceğimiz nice fantastik kurgu öyküsünden hikayenin içine ne kadar ihanetler şaşırtmacalar koyarsak koyalım daha şaşırtıcı ve anlaşılmaz olabiliyor. Belki doğasında olduğundan.

İltiraf etmek gerekirse düğünle ilgili mektubu okurken Gelinimizin kaçtığını öğrenince içimden dizi izleyen teyzeler gibi "Kızııım naptın seeen" dedim =)

Eline sağlık tekrardan

Posted: Sun Dec 26, 2010 3:50 am
by Illyra
Teşekkür ederim Efla, beğenme sevindim :) Bitmesine bir bölüm kaldı gerçi, yeni yıla girmeden ben de bitirmek istiyorum.