Serüvenciler3,5 ... OYUN

Farklı sistemler ve dünyalar üzerine hazırlanan aktif oyunlarımızın bulunduğu bölümdür.
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am
Contact:

Post by dwaxer »

Huma35 wrote:Ne yapmalıydı ?...
Suçsuz olduğunu iddia eden bir adam az sonra öldürülecekti... Ã?avuş yargılandılar demişti.Kararı kanunlar verilmişti ve bu karara karşı gelemezdi. Ama adam ya suçsuzduysa?
Kafası iyice karışan Valin elini tekrar Güneş sembollü madalyonuna koydu.Tanrısından bir istekte bulunacaktı.Konsantre oldu ve duaya başladı... (Detect Evil)
Valin büyünü yaptın ve mahkumlardan bir evil enerji gelmedi sana ama platformun üzerindeki Lady Brice ve iki de korumasından evil enerji hissettin. Üstelik Lady Brice'den sana akan negatif enerji seni hastalanmışsın gibi etkiledi. Büyüyü kesmek zorunda kaldın, sersemlemiş, sanki bayılacakmış gibi oldun. Ama bayılmadın.

...............

Lady Brice olanları farketmedi ve havaya kalkan elleri sayıyor gibidir. Kölenin ölmesini isteyenlerin kaldırdığı elleri sayar ve ardından, "Eveeet, şimdi de bu köle olmayan aşağılık suçlunun ölmesini isteyenler ellerini kaldırsın!" diye bağırır kalabalığa.


.
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am
Contact:

Post by dwaxer »

Starfell wrote:*Eğer fark ettiysem
"Delanor!" kafasını olumsuz anlamda sallamıştı. Ardından ağzına bir parça dal alıp onu çiğnemeye başladı. Hafif bir rüzgar esti saçlarına.Saçlarını düzelleti ve ağaca sırtını yaslayarak oturmaya devam etti.İlgiyle platforma çıkan soylu kadını izliyordu.Elini kaldırmadı.hide +11

Evet, Eric, Dellanor'a seslenerek, "sakın yapma!" anlamında işaretini vermiştir.


.
liero
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 622
Joined: Fri Aug 29, 2003 10:00 am
Contact:

Post by liero »

Liero, kimsenin katledilmesinden sorumlu olmak istemediği için elini yine kaldırmadı.
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am
Contact:

Post by dwaxer »

.

Lady Brice tekrar kalkan elleri saydı. Kaşlarını şaşırmış gibi kaldırarak, “eeyy, halkımm! Mucize gibi bir olay oldu! İki mahkumun aldığı oylar da eşiiitt!!”

Kasabalılardan bir uğultu yükselir. Kimliği belirsiz bir iki kişi, “ikisini de asalım!” diye bağırır. Tekrar bir heyecan dalgası oluşmak üzereyken, Lady Brice elini kaldırarak ahaliyi susturdu. Ardından ağır ağır hareketlerle tombul işaret parmağını kalabalıktan birine doğru uzatır. “Sen!!”

Gösterdiği kişi Liero’ydu! Etrafındaki kasabalılar biraz endişelenerek hafifçe Liero’dan uzaklaşırlar.
Lady Brice: “Evet, vatandaş sen gördüğüm kadarıyla oy kullanmadın! şu anda durum eşit ve her şey senin oyuna bağlı. Oyunu kullan; sence hangisini asalım?” diye sorar Liero’ya.

.
liero
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 622
Joined: Fri Aug 29, 2003 10:00 am
Contact:

Post by liero »

Liero, uzatılan parmağın kendisini işaret etmediğini umarak arkasına bakındı fakat etrafı birden boşalınca kaderine razı oldu. Biraz zaman kazanmak için eğilerek kadına doğru selam verdi.
"Saygıdeğer leydim, güzelliğiniz ve zerafetiniz karşısında saygıyla eğiliyorum." yavaşça doğruldu. "şu anda tanrıların huzurundayız ve onlara layık oldukları bir kurban vermeliyiz!" sesinin kalabalık üzerinde etkili olmasını umuyordu.
"Tereddüt edip oy kullanmamamın sebebi hangi kölenin suçunun daha aşağılık olduğuna karar veremememdi. Oylamanın sonucuna bakınca tanırıların da bu düşüncede olduğunu görüyorum. Anlaşılan tanrılar iki mahkumun da yaşamasına karar vermiş durumda. Ben de tanrıların bu kararına saygı duyuyorum ve oyumu kullanmıyorum!"
Starfell
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 693
Joined: Thu Apr 17, 2008 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Starfell »

Eric sadağına elini uzattı ve okların ucundaki tüyleri okşadı. Bu ona yemyeşil otların arasında gezdiği genç kızlık dönemini hatırlatmıştı.
---------------------------------------------------------------
Güneş girdiği bulutun ardından yavaş yavaş çıkıyordu. Güzeller güzeli kızın saçlarına uzaklardan gelen bir meltem vurmuştu. Yattığı yerden kafasını biraz kaldırması eşşiz manzarayı görmesine yetiyordu.Ã?nünde uzanan engin mavilik o kadar huzur doluydu ki onu bulunduğu zamandan kopartıp farklı diyarlara götürmüştü.Arkasında ulu dağlar mor renkliydi ve hava o çok yumuşaktı. Kuş sesleri...Yakınlardan gelen çağlayanın sesi...

"Lanet olsun buda nesi ?!" Birden büyü bozulmuştu.Uzaklardan yardım çığlıkları atan bir kadın sesi geliyordu. Sesler o kadar çaresizdi ki kız irkildi. Hemen toparlanıp ormanın içine, sese doğru koştu.Sürekli koşuyordu ama kadın sesini bir türlü bulamıyordu. Bir süre daha koştuktan sonra iri yarı göbekli bi adamı kadının üzerinde görmüştü. Kadın çaresizliğin verdiği duygula artık bağırmıyor sadece ağlıyordu. Eric kılıcına sarıldı adama doğru koştu tüm soğuk kanlılığı gördüğü manzara karşısında kaybolmuştu. Adam narin bir elf kızı görünce et görmüş bi köpek gibi salyalarını akıtarak kadının üzerinden kalktı şimdiki hedefi Eric'ti. Genç kız iri adam üstüne gelirken bir adım bile gerilemedi.Adam durduğunda kız saldırdı. Ama adam hem güçlü hemde kızdan hızlıydı. Yaptığı her hamle boşa gidiyordu.Adam kızla oynuyor gibiydi kesinlikle dövüşün kontrolü elindeydi ancak suratında patlayan bir kılıç darbesiyle kendine gelebildi adamın yanağının üzerinde birçizik vardı artık.

İri adam çok sinirlenmişti ve kılıcını çekti. Her hamlesi Eric'i sendeletiyordu. Kızın vücüdü darbelerin etkisine daha fazla dayanamayacaktı. Narin elf kurtuluşu kaçmakta buldu. Arkasına bile bakmadan kaçıcaktı. Son kez yerde yatan kadını gördü. Bakışları,yüzü o kadar güzeldi ki kız ona baktığında zaman durmuştu sanki ama yapacağı birşey yoktu.

Eric ormanın derinliklerine doğru koştu.
-------------------------------------------------------

Sadağından bir ok çekti. Parmağının ucuyla sivriliğini kontrol etti. Ardından tüylü kısmını elbisesinin içinden sokarak sırtını kaşıdı.

Dwaxer idam sehpalarında sabote edilecek bişey var mı?Yani adamları astıklarında ip falan kopar belki ?
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am
Contact:

Post by dwaxer »

liero wrote:Liero, uzatılan parmağın kendisini işaret etmediğini umarak arkasına bakındı fakat etrafı birden boşalınca kaderine razı oldu. Biraz zaman kazanmak için eğilerek kadına doğru selam verdi.
"Saygıdeğer leydim, güzelliğiniz ve zerafetiniz karşısında saygıyla eğiliyorum." yavaşça doğruldu. "şu anda tanrıların huzurundayız ve onlara layık oldukları bir kurban vermeliyiz!" sesinin kalabalık üzerinde etkili olmasını umuyordu.
"Tereddüt edip oy kullanmamamın sebebi hangi kölenin suçunun daha aşağılık olduğuna karar veremememdi. Oylamanın sonucuna bakınca tanırıların da bu düşüncede olduğunu görüyorum. Anlaşılan tanrılar iki mahkumun da yaşamasına karar vermiş durumda. Ben de tanrıların bu kararına saygı duyuyorum ve oyumu kullanmıyorum!"
"Güzelliğiniz ve zerafetiniz..." sözleri Lady Brice'ın pek hoşuna gitmiştir ama iki mahkumun da yaşaması fikri suratını ekşitti. "Hayır efendim; ben de ölülerin Tanrısı Neroth'un seçilmiş bir rahibesiyim ve ölümün kutsallığına inanıyorum. Bence de tanrıların eşitlik çıkarması, ikisinin de ölmesi gerektiğini işaret ediyor."

Kalabalıktan bazıları, "evet, ikisini de asalım!" şeklinde bağırır, yine bir uğultu oluşur ama Lady Brice elini kaldırarak susturur milleti. Liero'ya çarpık şekilde gülümser. "Evet, ver kararını hangisini asalım. Ama eğer hâlâ tarafsızsan ikisini birden asacağız!"


.
Aegron Linwelin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2614
Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by Aegron Linwelin »

Aegron olanları izlemektedir ve dona kalmış durumdadır acaba hangisini seçeceğini düşünüyordu.

Aegrona göre de ikisinden birni seçmek lieoraya yada bir başkasına düşmezdi ama bazı kurallar vardı ve uyulması gerekiyordu. Aegron kuralcı biri olmasada kendini bu iki kişinin cidden kotu olduğuna ve asılmalarının o kadarda yanlış olmayacağına inandırmaya çalışıyordu. Sessizlik devam ederken Aegron hala derin düşünceler içindeydi.
Thanks Mario but The princess is in another castle!!
:mrgreen: :-P
liero
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 622
Joined: Fri Aug 29, 2003 10:00 am
Contact:

Post by liero »

Anlaşılan bu vahşeti engellemenin bir yolu yoktu. Birisinin hayatının kendisine bırakılmış olmasından rahatsızdı. Evet, kendisi de adam öldürüyordu fakat sadece savaşırken.
"Pekala o zaman, kararımı verdim. Efendisini öldüren köleyi asın." Köleye doğru 'şansına küs dostum' dercesine bakıyordu.
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am
Contact:

Post by dwaxer »

.

Köleyi asarlar. Delikanlı darağacında çırpınırken tezahüratlar olur. Ardından Lady Brice konuşur: “tanrılar bu kurbanımızı kabul etsin ve önümüzdeki sene bereketli geçsiiin!” Kalabalık alkışlar. “Birazdan festival eğlenceleri başlayacaktır sevgili halkım!”

Bu sırada bir adam platforma çıkmak ister, askerlerle konuşur. Lady Brice belli ki bu adamı tanır ve yanına gelmesini işaret eder. Adam kadının yanına gayet saygılı bir şekilde gelir ve Lady Brice’a bir şeyler söyler. Kadının duydukları hoşuna gitmiştir belli ki. Kalabalığa döner ve “sevgili halkım, güzel bir eğlencemiz daha var, dinleyiniz!” der ve yeni gelen adama, kalabalığa hitaben konuşması için işaret eder.

Adam kalabalığa dönerek, “benim efendim (patronum demek istiyor) şu hırsız mahkumun meva ağacından bir meyve koparması ve kendisine getirmesi karşılığında, sizlerin hepinize adam başı 1’er altın vermeyi vaadetti!” Kalabalık bunu duyunca deli gibi tezahürat yapıp alkışlar. Hırsız mahkum ise diğer kölenin asılmasıyla serbest kalacağını düşünüyordu; “hani beni bırakacaktınız, serbest kalacaktım!” diye kendisini tutan askerlere yalvarmaktadır.

Meva ağacı denilen ağaç; dikenli sarmaşıklı dalları olan etobur bir ağaçtır. Bu dallar yavaş da olsa hareket edebilmekte ve yakınına gelen ve takılan canlıları yakalayarak öldürüp gövdesindeki ağıza benzer dişli kovuğa çekmektedir. Meva ağacının elma büyüklüğünde, genelde kırmızı ama bazen de fazla olgunlaşmış, mor meyveleri vardır. Ve söylentilere göre gizli ve sapkın bir tarikata mensup gizli kişiler, bu ağacın meyvelerinin özüyle, psionic insanların beyinlerini, özel bir yöntem kullanarak, karıştırıp bir iksir hazırlayabiliyorlarmış. Ve bu iksirle geleceği görebildikleri, hatta mor meyveyle hazırlanırsa geleceği değiştirebildikleri iddia ediliyor ama tabii bu iksirin nasıl hazırlandığı şimdilik bir sır. Yine de psionic olduğu anlaşılan kişilerin kaçırılarak aniden ortadan kaybolmaları, böyle bir örgütün varlığını doğrular yönde. Bu Grim Kasabası’nda da bir tane Meva ağacı var. Ağaç kutsal sayılmaktadır ve ağaca zarar verenlerin cezası yine ağaca kurban edilmektir.

Lady Brice mahkuma doğru aşağılayıcı bir bakış atar. “Evet, eğer bir meyve koparıp getirmeyi başarırsan serbest kalacaksın!.. Haydi ağacın yanına gidelim sevgili halk!” der ve korumalarının eşliğinde Kasabanın biraz dışına doğru yaya olarak yola çıkılır. Etobur ağacın olduğu yer 10 dakikalık bir yürüme mesafesinde. Bu arada herkese 1’er altın teklifini yapan adam bir at arabasının yanına gider ve “efendim” dediği esrarengiz patronuyla görüşür. At arabası siyah ve çevresinde 6 adet atlı mızraklı muhafız ve arabanın önünde arkasında da crossbowlu ve kılıçlı yaya 3 muhafız var. Esrarengiz kişi kendini göstermeyi sevmiyor, her işini idam platformuna gönderip konuşturduğu yardımcısına yaptırıyor.

Kalabalık Meva ağacına doğru yürümeye başladı. Siz de gidiyor musunuz?

.
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood
Contact:

Post by Illyra »

Dellanor kaşlarını çatmıştı. Asılan adamı izlerken için üzüntüyle dolmuştu, ama bir şey yapamadan durduğu için kendisine lanet ediyordu.

Bir anda kalabalığın görmediğinden emin olarak ağaca tırmanmak için hamle yaptı. Ağaca tırmanacak, dalların arasında saklanacak ve canavar ruhlu kadına ok atarak öldürecekti!
Image
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am
Contact:

Post by dwaxer »

Illyra wrote:Dellanor kaşlarını çatmıştı. Asılan adamı izlerken için üzüntüyle dolmuştu, ama bir şey yapamadan durduğu için kendisine lanet ediyordu.

Bir anda kalabalığın görmediğinden emin olarak ağaca tırmanmak için hamle yaptı. Ağaca tırmanacak, dalların arasında saklanacak ve canavar ruhlu kadına ok atarak öldürecekti!
.
Aşağıdaki haritada "B" Lady Brice, kırmızılar silahlı muhafızlar, sarı olan mahkum (elleri bağlı) gri-yeşil olanlar sıradan halk, mavi olanlar ise sizlersiniz.
Image

Dellanor ranged attack(17):26 başarılı – Hit:1d6+1=6+1=7
Ok Lady Brice’ın sırtına saplanır ve kadın, “aayyy!!” diye bağırdı ve hemen yere çöktü. Ã?evresindeki nöbetçiler de etrafını çevirerek kendilerini kalkan ettiler. Kalabalıktan bazı kişiler olayı gördüğünden, başlarını eğiyorlar. Kim attı filan diye etrafa bakınılıyor, henüz herkes şokta.

Initiative:
Valin(+5)(17): 22
Eric(+5)(11): 16
Dellanor(+3)(13): 16
Aegron(+2)(9): 11
Liero(+3)(8 ): 11
Tend’rin(+2)(3): 5
..............
Nöbetçiler
Lady Brice
Halk

.
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood
Contact:

Post by Illyra »

Dellanor ağaçta olduğu yere kıpırdamadan sindi

*Hide
Image
Mark
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2004
Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
Location: Midkemia, portal/istanbul
Contact:

Post by Mark »

Tend'rin Dharra 15

Valin'in elini tutar. Acayip korkmuştur. Meva ağacının burada olduğunu duyduğu andan itibaren. Hemen arkadaşlarının yanına ulaşmalıydı. Onu kaçırıcaklardı. Etrafına deli gibi bakıyordu.
Üzerindeki koruma büyülerinin etkinliği bittiyse yeniden başlatıcaktı.
Rahip Valin'in elini tutarak: " Hemen diğerlerine gidelim, abi. Beni kaçırıcaklar. "
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
Huma35
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 25
Joined: Sat Dec 20, 2008 10:00 am
Contact:

Post by Huma35 »

Büyü sonunda bayılacak gibi olan Valin , kadının bağırışını duyduktan sonra hemen toparlandı. Saldırının nerden geldiğini görmedi ama askerler ve kadının niyetinin kötü olduğuna artık emindi. Ölseler de üzülmezdi zaten.

Ã?ocuğa: Evlat benimle kal sakin ol.Bu katiller bize zarar veremeyecek.Pelor yanımızda.

Ã?evrede yolarkadaşlarını yokladı . Zor durumda gördüğüne yardım edecekti.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest