Page 4 of 9
Posted: Sat Dec 20, 2008 9:37 pm
by Mark
İçerden küfürler ve itiş sesleri duyar.
Yağmur yüzünden her yeri ıslanmıştır.
" Ben bir kütüphaneciyim. " Demirci dostuna bağırmak istiyordu. Belki sesini duyar diye, giderek sesini yükseltmeye başladı.
" Herşeyin bir çaresi var. Seni özgür bırakacak bir yol bulabilirim. Hepsi burda. " Kafasını gösterdi. (Diplomacy, check)
" DEMİRCİ DOSTUMDUR. ONA ZARAR VERMEK İSTEMEZSİNİZ. "
Sanki şimşek yüzünden bağırıyormuş gibi yaptı.
Posted: Sun Dec 21, 2008 3:22 am
by dwaxer
Starfell wrote:Zincirini tuttuğum adamın burnuna kafayı gömüyorum. Ardından yerde duran balyozu alıyorum elime.
Eğer saldırabiliyorsam balyozla baltalıya vuruyorum Turn bitti diyosan lütfen sil bu kısmı.
Demirci Atölyesinde Arbede
Forge'un kafa atma teşebbüsü diğer adamın kafasını öne eğmesiyle, kendisi için acı olur. Hafif bir sersemleme yaşar diğeri kendini çabuk toparlayıp demircinin göğsüne kelepçeli çifte yumruğunu geçirerek sendelemesine yol açar.
Baltalı olan hâlâ gözlerini ovuşturarak bağırıyor.
Dışarıdaki mahkum ise bağrışmaları duymuş, Apolite ile ilgilenmekten vaz geçip içeriye koşar ve demircinin suratına kelepçeli çifte yumruğunu patlatır.
Forge, burnu kırık ve kanıyor, aldığı darbelerden etkilenmiş gibidir, üstelik çekici de alamamıştır.
.
Posted: Sun Dec 21, 2008 5:23 am
by Mark
" Ahhh! " Birden açık kapıdan içeri dalıp, adamın üzerine atlar. Yüz kilo kadar olan kütüphaneci, sonunda yediği yemeklerin bir işe yaradığına sevindi.
Posted: Sun Dec 21, 2008 6:43 am
by dwaxer
.
Avcının Kulübesi; bir akşam üstü vakti
Gandalf Avcı Hunter'in kulübesine gelir. Hâl hatır sorduktan sonra konuya girer. Mavi şapkalı, fosforlu bir mantar örneği göstererek, "bana bunlardan lazım. Sen ormana avlanmaya gittiğinde bu mantarlardan görürsen toplayıp bana getirir misin?.. Bana böyle 20 adet mantar getirirsen sana istediğin bir iksir veririm karşılığında; ne dersin?" diye sorar.
.
Posted: Sun Dec 21, 2008 6:50 am
by dwaxer
Mark wrote:" Ahhh! " Birden açık kapıdan içeri dalıp, adamın üzerine atlar. Yüz kilo kadar olan kütüphaneci, sonunda yediği yemeklerin bir işe yaradığına sevindi.
Demirhanede Kavga:
Apolite adamı yere düşürdüğü gibi, üstüne de kendisi düşmüş, kaçak mahkumu değirmen taşında ezilmekten beter etmişti.
Adam yüzükoyun yerde ve elleri kelepçeli olduğundan kütüphaneciyi sırtından atmakta zorlanıyor.
.
Posted: Sun Dec 21, 2008 6:53 am
by Aegron Linwelin
Avcı gülümseyerek:
'' İyi bir anlaşmaya benziyor. Bunlardan bulması zordur aslında ama yetiştiği yerleri iyi bilirim. Tamam anlaşma bana uyar'' der ve gandalfa bir bardak daha çay getirir.
Posted: Sun Dec 21, 2008 7:01 am
by dwaxer
.
Bir gün Handayken: (Marcel)
Kasabadan olmayan biri, (komşu kasabalardan, burada birkaç kişiyle tanışıklığı var yani) Marcel'in yanına gelir. "Ozan arkadaşım çok güzel çalıp söylüyorsun, tebrikler!" Bir içecek ısmarlar Marcel'e. "Acaba ücreti karşılığında istediğim şekilde bir şarkı yazabilir misin? Yalnız şarkı birisiyle dalga geçecek şekilde, hicivli olması lazım?"
.
Posted: Sun Dec 21, 2008 7:27 am
by Aegron Linwelin
Avcı hanın uzak olduğu bilmektedir fakat bir içki için oraya kadar yüreyebilirdi. Ağır adımlarla hanın içine girdi ve bir içki istedi.
Posted: Sun Dec 21, 2008 9:27 pm
by Starfell
Bir an için sersemleyen Forge.Apolite ı gördüğünde şaşırır ama şaşkınlığını kısa sürede üzerinden atmıştır.Forge kürkünün içine sakladığı hançerini çeker ve baltalı adama saplamaya çalışır.
Posted: Sun Dec 21, 2008 10:29 pm
by Murwinduck
"Teşekkür ederim gitarım olmasa yaşayamazdım herhalde"MarcelYabancının yüzene dikatle bakarak daha önce onu bir yerlerde görüp görmediğini sorgular. giyimine , tavırlarına bakarak kişi hakkında fikir edinmeye çalışır.
Posted: Mon Dec 22, 2008 12:11 am
by Mark
Adamın şaşkınlığı üzerinden geçmeden öyle üzerinde otururken, bulduğu ne varsa adamlara fırlatmaya başlar. Dostu forge'u yaralamalarına engel olamaz. Arada altında yatan adam kımıldayınca kafasına eline geçenle vurur.
" Kafaya vurmak hiç akıllıca değildir. " Bir daha kafasına patlatır.
Posted: Mon Dec 22, 2008 4:38 am
by dwaxer
Starfell wrote:Bir an için sersemleyen Forge.Apolite ı gördüğünde şaşırır ama şaşkınlığını kısa sürede üzerinden atmıştır.Forge kürkünün içine sakladığı hançerini çeker ve baltalı adama saplamaya çalışır.
Mark wrote:Adamın şaşkınlığı üzerinden geçmeden öyle üzerinde otururken, bulduğu ne varsa adamlara fırlatmaya başlar. Dostu forge'u yaralamalarına engel olamaz. Arada altında yatan adam kımıldayınca kafasına eline geçenle vurur.
" Kafaya vurmak hiç akıllıca değildir. " Bir daha kafasına patlatır.
Demirhanede çatışma:
Demirci Forge’un salladığı bıçak baltalı adamın koluna saplanarak hafif yaralar. Bu sırada balta yere düşmüştü. Ancak can acısıyla harekete geçen adam Forge’un bacak arasına doğru bir diz geçirir, Forge acıyla iki büklüm oldu.
Apolite ise ancak altındaki adamı zaptediyordu.
Diğer kelepçeli adam Ã?ifte yumruğunu birleştirmiş, tuttuğu zincirleri, iki büklüm olan Forge’un sırtına geçirir. Demirci kendini yüzüstü yerde bulur. İyice dayak yemiş bir hâli vardı demircinin.
.
Posted: Mon Dec 22, 2008 4:54 am
by dwaxer
Murwinduck wrote:"Teşekkür ederim gitarım olmasa yaşayamazdım herhalde"MarcelYabancının yüzene dikatle bakarak daha önce onu bir yerlerde görüp görmediğini sorgular. giyimine , tavırlarına bakarak kişi hakkında fikir edinmeye çalışır.
Marcel daha önce de bir iki kere onu bu handa görmüş. Adam maddi durumu iyi bir tüccar ve komşu kasabalardan birinden. Arada bir yolu düşüyor demek ki buraya, gelip geçerken handa kalıyor.
Marcel'in hisleri bu adamın şeytani bir kötülüğe sahip olmadığını ama besteleyeceği şarkıyı birilerine pis bir şaka yapmak, itibarını düşürtmek, insanlara alay konusu yapmak amacıyla istediğini anlar. Bunun için de iyi bir şarkıya iyi bir para ödemeye hazır. (not: tabii şarkı yerine, sembolik olarak, 4 mısralık kafiyeli bir şiir hazırlaman gerekir) Tabii şarkıyı (yani şiiri) beğenirse öder parasını, beğenmezse ödemez.
.
Posted: Mon Dec 22, 2008 4:58 am
by dwaxer
Aegron wrote:Avcı gülümseyerek:
'' İyi bir anlaşmaya benziyor. Bunlardan bulması zordur aslında ama yetiştiği yerleri iyi bilirim. Tamam anlaşma bana uyar'' der ve gandalfa bir bardak daha çay getirir.
Günlerden bir Gün Gandalf'ın iksir dükkanı:
Avcı Hunter, gel zaman git zaman büyücünün istediği mantarlardan 20 adet toplamış ve getirmiştir. Büyücü mantarları inceler ve memnun kalır. "Tamam, tam istediğim gibi."
"Pekala Hunter, büyülü iksirlerim çeşit çeşittir; söyle bakalım sen nasıl bir iksir istiyorsun?" diye sorar büyücü.
.
Posted: Mon Dec 22, 2008 5:17 am
by Aegron Linwelin
Avcı Hunter Gandalfa gülümser ve :
'' Köpeklerim şu an bana yetersiz durumda geliyor ve eğitimleri tam durumda değil. Onların eğitimlerini uğraşsızca tamamlayabileceğim bir iksir hazırlayabilir misin? Eğer mümkün değilse başka şeylerde düşünebilirim.''
Der.