Page 4 of 4

Posted: Sat Dec 01, 2007 7:18 am
by Bogus
Bogus Donaef'in teklifini kabul etti ve boğazını tekrar bira ile ıslattı, zaten konuşmak için can atıyordu.

"
Ah efendi Donaef, bilirim ne demek istediğini;
elimden gelse inan bana şu meşe baston yerine
kocaman bir fıçı taşırdım yanımda
ama benim yüküm hikayeler, ve hikayeler de aha burada. (Parmağıyla kendini gösterir)

Bu yüzdendir bir tek kendimi taşısam yeter,
o handan bu hana ve bu bastondur benim dermanım.
Handayken boşaltırım yükümü, anlattığım öykülerle;
ve karşılığında içerim bal likörü biramı afiyetle.

Bu pipo kurutur boğazımı ama neyse ki,
bir şey söylemeden önce ondan alırım,
7 kıtanın ve bir o kadar okyanusun anısını
Hep böyldir benim geldiğim yerde...
Duman kurutur, ateş coşturur ilhamın pınarını

Ondandır sorarım size, nedir hikayeleriniz diye,
ben donduran bir fırtınadan çıkıp öyle buldum bu hanı,
peki ya sen ayağından ağrılı, ya sen gönlünden yaralı,
ve sen şüpheci adam, hiç birimizin bilmediği bir yerden geldin değil mi?

Aha! İşte hancı geliyor! Ne duydum ne de gördüm!
Hepimiz farklı bir yerden geliyoruz. Ne verebiliriz ki
Sıcak bir yemeğin ve soğuk bir biranın karşılığında.
Benim elimde tek bir hazine var, o da öykülerim...

Eğer bir yerde herkes ve herşey birbirine yabancıysa
öykülerden başka ortak ne olabilir hayatlarında...?"

Gezgin şimdi tek tek etrafındaki misafirlerin gözlerinin içine bakıyordu. Bir anda hancının belirmesi onu korkutmuştu. Piposunu ağzına götürdü ve gözleriyle boğazlardan yuvarlanan bal birasına kilitlendi.

"Ben derim ki bir iş var bu işte, ve biliyorum ne olduğunu.
Ama dediğim gibi, ben palavracının biriyim
Ve bu hancı'dan da korkarım.
Bir kez girdik mi bu kapıdan, bir daha bizi bırakmaz diye...

Ah bir bira da olsa da anlatsam,
derman olsa kurumuş dudaklarıma..."

Posted: Sat Dec 01, 2007 7:29 am
by Edmond
Huor kahkahalarını tutarak Bogus'u dinliyordu.Bakalım daha neler söylecekekti.Sonra ukala bir tavırda,

*Al birayı da anlat bakalım.*

dedi.Bogus'un anlattıklarıyla zerre kadar ilgilenmiyordu, ama anlatım şekli çok hoşuna gitmişti.Merakla beklemeye başladı.

Posted: Sat Dec 01, 2007 9:40 am
by WeS_DeX
Donaef Bogus'u dinledikten sonra güldü.İyi birisine benziyordu.Anlattıgının hakkını fazlasıyla almasını biliyordu.

Bir yandan Mustiman'in garipligine, bir yandan Huor'un ukala tavırlana, bir yandan da Peter'ın düsüncelerini acıga vurmasına dikkat ediyordu fakat bu dikkat o kadar da uzun sürmüyordu.Her kez farklıydı burada.Kendisi de.Neden bu kadar neselenmisti ki bu handa.Gecmis nasıl oluyorda bu kadar rahat geride bırakılabiliyordu.Burası garipti.Garip.

Donaef düsüncelerinden sıyrılmayı başarmıştı.Yine sırıttı.Bir bira daha icmeden önce bir seyler yemeliydi.Bekledi.Bir yandanda masada olup biteni dinlemeye basladı.

Posted: Sun Dec 02, 2007 7:57 am
by thundil
o arada içeri elf girdi.koacaman asasından büyücü olduğunu anlaşılıyordu.çok uzun yoldan gelmişti.dünyayı gezmek görmek için 1000 kilometredir yürüyordur.bu gezme sırasında bir çok bilgi edinmişti.boş bir yere oturdu ve biraz su istedi.

Posted: Mon Dec 03, 2007 2:53 am
by Firble
Belki de konuşmalara katılmak daha doğru olacaktı. Hem bu arada hancıyı gözlemlemek daha kolay olacaktı. Hancının yemek siparişi konusunda ne yapacağını bir yandan gözlemlerken. bir yandan o zaman ben de bir hikayemi anlatayım dedi...

Duymamış olanlar için... büyük bir gezgin değilim ama hayat beni farklı yollara sürükledi. Bu yollardan birinde önce bir kasabayı sonra koskoca bir ülkeyi yok eden bir savaşın içerisindeydim. Bu hikaye bu savaşa aittir. Ancak savaşın sadece bir bölümünü anlatıyor. Beğenirseniz diğer bölümleri ile ilgili şiirlerimi de söyleyebilirim dedi ve gülümsedi.

O meşhur ejderha ile ilgili şiirini söylemeden önce sözümü tutuyorum işte diye fısıldadı. Sonra gülümseyerek şiirini söylemeye başladı.

Fare Yürekli Ejderha Echberiathos

Savaşın tam ortasında çıktı ejderha...
Düşlemişti bu ordunun başında onkasabaya saldırmayı
Korku ile izlemişti ancak ordunun çalınışını
şimdi titreyerek izlerken olanları
Yüreği deli gibi çarparak düşünüyordu
Eski Ordusu kendisini yakaladığında olacakları..

Bir ejderhaydı gerçi saldıramazdı kimse ona
Ancak korkusu kayboluyordu insaın ejderhayı tanıdığında
Fareden bile korkan ejderha ne zarar verebilirlerdi ki ona
Onu öldürüp ün kazanmak cazip gelirdi çoğunu
Değiştirmek için bunu titreyerek denedi bir ordu kurmayı
Onkasabaya saldırıp ün kazanmayı..
Ama ordu onu avlamayı seçince ilk önce
Titreyerek kaçtı yoluna onkasabanın

şimdi sıkışmışken köşede atıyordu yüreği
Ölmek istemiyorsa güçsüz ejderha düşmanıyla yüzleşmeliydi
Ã?ıktı deliğinden titreyerek hızla kaçmayı umarak
Onu düşman saldırdılar ona çığlıklar atarak
Düşman toparlanırken sonraki saldırısı için
Zehrian isminde onkasabalı ejderha ile uğraştı
Savaşın deliliğinden birazcık kaçmak için

Sonunda fark ettiğinde düşman ordusu onu
Dayanamadı onlarda saldı böcekleri üstüne onun
Ufacık böcekler çimdiklerken derisini
Acı ile haykırarak af diliyordu ejderha
Böceklere onu bırakmaları için
Zehrian görünce düşmanın meşguliyetini
Askerleri bırakırken yerinde
Kaçırdı savaştan Horcel ve şovalyelerini

Savaşın başında kahraman
şimdi korkak gibi gidiyordu meydandan
Ona güvenmiş olan goblini nasıl bırakmışsa
Bırakmıştı şimdi ona güvenen insanları da
Geriye bir tek kahraman kalmıştı Cervantes adında
Kurtulmaya değil savaşmaya
Yaşamaya değil ölmeye hevesliydi o zaten en başından

Korkak ejderha böceklerin saldırılarıyla tir tir titrerken
Zehrian geri döndüğünde yardım etti onlara ejderhaya dönerek
Onun saldırısı düşmana anlattı yaptıkları hatayı
Bıraktılar onkasaba hala sağken bir korkakla uğraşmayı
Zehrian çimdiklerken Echberiathos u
Kandırmayı başardı Cervantes askerlerini zaferin yakınlığına
Heyecanlıydı başarıyordu sonunda en başından planladığını
Onkasabaya götürmeyi başarmıştı artık ölümü ve savaşı...

Zehrian görünce aşağıda savaşın başladığını
Bıraktı çimdiklemeyi korkak ejderhayı
Ejderha zaten bekliyordu bu büyük anı...
Can havliyle onkasabadan hemen uzaklaştı.

Bilmiyorum Korkak Echberiathos daha sonra ne yaptı? ? ?

Eh bilmiyorum dostlar nasıl buldunuz hikayeyi. Bir ejderha görmek bile zordur derler. Ancak böylesini görmek o savaşta bile ilginçti bayaaa. : ) ) ) )

Rp Dışı: Sanırım hancıyı da birisinin oynatması gerekecek. Kimse oynatmazsa ben de oynatabilirim. Ancak o zaman... şüphelerim de desteklenebilir. : ) ) ) )

Posted: Mon Dec 03, 2007 5:15 am
by Edmond
Huor gülümseyerek dinledi bütün hikayeyi.Ardından içeri gelen büyücüye dikkatini çekti.Ã?mründe ilk kez kendisinden başka büyü yapabilen birisini görüyordu.Kendisi de bir takım büyüler yapabiliyordu ancak bu adam apayrıydı.

Gülümseyerek ve heyecanla adama selam verdi.Çok heyecanlı olmasına rağmen kendisini tutuyordu.Bir büyücü, üstelik bir Elf!Büyücülerin ününü çok duymuştu ama ilk kez görüyordu.Kendisi yalnızca kaçmayı sağlayan ve biraz da cesaretlendiren büyüleri biliyordu, ancak bu Elf neler biliyordu?Bir anda Peter'i, Bogus'u, Mustiman ve diğerlerini unuttu ve diğer adama bağırdı.

*Hoş geldin yabancı, sanırım sen de istersen bir bardak bira?*

Ardından yaptığının Donaef'inkinden farklı olmadığını düşünmeye başladı.Hem kendisi daha beterdi.Ancak olsun, bir büyücüyle tanışma fırsatını kaçıramazdı.

RPDIşI:Firble sanırım ortak oynayabiliriz.Ben senin düşüncelerine karşı bir şey yapmam.Herkes oynasın bence, çünkü Hancı'yı çağırdıktan sonra beklemek istemiyorum :)

Posted: Mon Dec 03, 2007 5:44 am
by WeS_DeX
Donaef hikayeyi dinledi.Güseldi.Oldukca güsel."Korkak bir ejderha demek...Ã?yle mi?"diyerek kahkaha attı."Onlardan korkakta olsa karınca kadarda olsa görmeyi isterdim"dedi.
Kahkahası yarıda kesili verdi Donaef'ın.Bir büyücü gelmisti.Büyücü.Onların kabilesini yıkmakta yardım eden mahluklar.Büyücüler.Sadece iki tanelerdi fakat olsun.
Donaef birden terlemeye basladıgını hissetdi.Bir büyücü."Hay bin lanet"dedi bir fısıltıyla.Korkmustu.
Korkusunu etrafındakilere fark ettirmemek icin herkezin yüzlerine kacamak bir bakıs attı.Herkez normal davranıyordu.Biraz daha baktı.O sırada;

"Hoş geldin yabancı, sanırım sen de istersen bir bardak bira?"dedi Huor.

Donaef'ın icinden bir ürperti gecti.Ne yapacaktı.Yine bir korkak gibi kacamazdı.Bu masada oturmalıydı ne olursa olsun.Dısarıdan bakıldıgında Donaef'ın huzursuzlugu hissedibilirdi.Biraz daha sesziz kalmak icin ugrastı ve kısmen basarılıda oldu.Büyücüye bir bakıs attı fakat digerlerine yaptıgı gibi selam vermedi.Belkide veremedi.Korkuyordu.Ölümden deil.Baska bir sebepten korkuyordu.

RP dısı: Evet bencede hancıyı birisinin kullanması iyi olur.Yemekler nerde kaldı?...

Posted: Mon Dec 03, 2007 6:49 pm
by Firble
Büyücü onu çok fazla etkilemedi. Kimbilir belki de çok büyücü gördüğü içindi. Ya da belki de zaten ölmüş olduğu içindi de.... O anı da çok iyi hatırlıyordu. Onun ilgisini daha çok hancı çekiyordu. Hancının içeriye gidişini ve yemekleri getirişini bir yandan izlerken bir yandan da... biraz korkmuş gözüken arkadaşı ile sohbet etmeyi denedi... Doğrusu öylesini görmek gerçekten ilginçti... Echberiathostu adı sanırım. Bilmiyorum ülkenin yokoluşunun ardından sağ kalmayı başardı mı? Belki bir köşeye saklanmıştır. Hafif sesle güldü.

Eh hadi bakalım buraların yemeklerini ilk defa yiyeceğim dedi. Hancı eli çabuk birisine benziyor değil mi dedi. Ses tonuna hafif bir ima katmaya çabalayarak.