Sonsuz Güneşin Koruyucuları: Kadim Işığı A
V'ladhek Harbormm'a baktı " nerden bilebilirsin ki birilerinin olmadığını en azından bakmak daha iyi ve eğer o aptal orcların kafasını uçurursak bütün ordu başımıza üşüşür bu da sonumuz demek ARKADAşIM..." dedi sert bir sesle...
"Ha unutmadan şovalye eğer orda birileri varsa ve halk veya cervantes'le ilgili birşey biliyorlarsa işimize çok yarar bunu da unutma..."
"şimdi oraya bir şekilde görünmeden girmemiz gerekiyor ama nasıl?..." bu sırada kafasını sağa çevirdi ve kendisine elinde acayip bir silahla küçük bir gnomenin geldiğini gördü...Bu yüz tanıdık geliyordu ama çıkaramadı..Sanki...Sanki.."Hımm" dedi " galiba misafirimiz var arkadaşlar" dedi gülümseyerek...
Sonra gözü biraz yana kaydı ve oradaki yarı meleği süzdü...Eldarin'e tekrar baktı ve " Bence çabuk davransak iyi olacak vakit kaybetmemeliyiz..." diyebildi boğuk havada yumuşak ama emin bir ses tonuyla..
"Ha unutmadan şovalye eğer orda birileri varsa ve halk veya cervantes'le ilgili birşey biliyorlarsa işimize çok yarar bunu da unutma..."
"şimdi oraya bir şekilde görünmeden girmemiz gerekiyor ama nasıl?..." bu sırada kafasını sağa çevirdi ve kendisine elinde acayip bir silahla küçük bir gnomenin geldiğini gördü...Bu yüz tanıdık geliyordu ama çıkaramadı..Sanki...Sanki.."Hımm" dedi " galiba misafirimiz var arkadaşlar" dedi gülümseyerek...
Sonra gözü biraz yana kaydı ve oradaki yarı meleği süzdü...Eldarin'e tekrar baktı ve " Bence çabuk davransak iyi olacak vakit kaybetmemeliyiz..." diyebildi boğuk havada yumuşak ama emin bir ses tonuyla..
Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
Eldarin V'ladhek in sözleriyle beraber şimdi tüm grubu süzmekteydi.
"Gönüllü yokmu yoksa kartlarıma mı danışmam gerek?..."
Elini belinin kenarından çantasına götürmüştü büyücü. Gönüllü çıkmayacaksa kartlarına danışacaktı. ve bu gerçekten çok eğlenceli olabilirdi...
Geniş prizmatik kara kutu birazdan elide olacaktı. Üzerine anlaşılmaz rünlerin ve şekillerin kabartılarak işlendiği kart kutusu...
-----------------------------------------------------------------
Cervantes odayı incelerken sanki binlerce yıldır kimsenin bu kaleyi kullanmadığını düşünmüştü. şaşalı odasına girdiğinde ise aslında çok sade bir şekilde dekore edildiğini gördü. Gayette yeterliydi bu ona göre.
Zırhı orada duruyordu işte. Kuşandıktan sonra kaleden ayrılıp kayalıklara kurulmuş yerleşimler üzerine araştırmaya çıkabilirdi.
Tam bu sırada silahtarın nefes nefese kalarak içeri girdiğini gördü. Bu sırada üzerindeki gömleği çıkarmak üzereydi. Sırtına boylu boyunca işlenmiş terazi dövmesi ortadaydı. Terazinin tam ortasından aşağıya geniş ve uzun bir kılıç omurlarından aşağı boylu boyunca inmekteydi. Neredeyse vücudunun her noktasında varolan kimi geniş kimi önemsiz yaraları yine boyalarla kamufle etmişti.
Cervantes yavaşça arkasını dönmüştü muhafızı gördüğünde, sonra gömleleğini tekrar üzerine alarak iliklemeye başladı.
"Evet, kardeşim...Zırhım?..."
Bir iki adım gerisine attı. Silahtar ile zırhı karışı karşıya getirmişti şimdi.
Cervantes kopçaları kenarlarından sarkan geniş plaka zırha baktı, sonra tekrar silahtara döndü. Ve onun tekrar konuşmasını bekledi...
"Gönüllü yokmu yoksa kartlarıma mı danışmam gerek?..."
Elini belinin kenarından çantasına götürmüştü büyücü. Gönüllü çıkmayacaksa kartlarına danışacaktı. ve bu gerçekten çok eğlenceli olabilirdi...
Geniş prizmatik kara kutu birazdan elide olacaktı. Üzerine anlaşılmaz rünlerin ve şekillerin kabartılarak işlendiği kart kutusu...
-----------------------------------------------------------------
Cervantes odayı incelerken sanki binlerce yıldır kimsenin bu kaleyi kullanmadığını düşünmüştü. şaşalı odasına girdiğinde ise aslında çok sade bir şekilde dekore edildiğini gördü. Gayette yeterliydi bu ona göre.
Zırhı orada duruyordu işte. Kuşandıktan sonra kaleden ayrılıp kayalıklara kurulmuş yerleşimler üzerine araştırmaya çıkabilirdi.
Tam bu sırada silahtarın nefes nefese kalarak içeri girdiğini gördü. Bu sırada üzerindeki gömleği çıkarmak üzereydi. Sırtına boylu boyunca işlenmiş terazi dövmesi ortadaydı. Terazinin tam ortasından aşağıya geniş ve uzun bir kılıç omurlarından aşağı boylu boyunca inmekteydi. Neredeyse vücudunun her noktasında varolan kimi geniş kimi önemsiz yaraları yine boyalarla kamufle etmişti.
Cervantes yavaşça arkasını dönmüştü muhafızı gördüğünde, sonra gömleleğini tekrar üzerine alarak iliklemeye başladı.
"Evet, kardeşim...Zırhım?..."
Bir iki adım gerisine attı. Silahtar ile zırhı karışı karşıya getirmişti şimdi.
Cervantes kopçaları kenarlarından sarkan geniş plaka zırha baktı, sonra tekrar silahtara döndü. Ve onun tekrar konuşmasını bekledi...
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Orklar sandığından çok daha akıllı. Bunu bil. Koca ordunun başında hiç komutan yok mudur sanıyorsun? En azından biri bunu akıl eder. Evleri yakıyorlar. Evin içinde yanmayı bekleyen kasabalı da yoktur umarım. Kaçarlarken onları gafil avlayıp öldürüyorlar..V'ladhek Harbormm'a baktı " nerden bilebilirsin ki birilerinin olmadığını en azından bakmak daha iyi ve eğer o aptal orcların kafasını uçurursak bütün ordu başımıza üşüşür bu da sonumuz demek ARKADAşIM..." dedi sert bir sesle...
"Ha unutmadan şovalye eğer orda birileri varsa ve halk veya cervantes'le ilgili birşey biliyorlarsa işimize çok yarar bunu da unutma..."
Bence... dedi duraksayarak,
"Oraya onların kılığında girebiliriz. Eğer onlara yeterince benzer ve kendimizi saklarsak. Fakat bu pekte iyi bir yol sayılmaz." dedi ümitsizce.
Kimse gönüllü olmamıştı. Harbormm etrafına bakarak gönülsüz insanları tek tek inceledi. Tedirginlik dolu bir ses ile:
"Ben... Gönüllü olurum.." dedi yavaş bir şekilde.
-I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVİL!!
"Orclarla en az senin kadar savaştım bende şovalye ama bir şans var diyorum anlatabildim mi? Umarım anlıyosundur çünkü tekrar açıklamak istemiyorum..." dedi V'ladhek ters ters...
Kasabaya göz gezdirdi " şu an birbirimizle atışmak yerine gidelim de kasabaya bakalım...En mantıklısı..." diyiverdi sakin ve rahat bir ses tonuyla...Kasabanın hali çok kötüydü eğer kurtulan varsa neler olduğunu öğrenebilirdi...Cervantes ve diğerlerinin yerini...
Bu gücü ortadan kaldırmaları gerekiyordu bu lanet olası devasa gücü...Yıkmaları gerekiyordu...O zaman halk güvende olacaktı...
"Orcların hepsi ölümü kokluyıcaklar güneş doğarken ölümün sıcak tatlı ama bir o kadarda acılı hissini tüm bedenlerinde hissedicekler, kılıcmızın gücünü boğazlarında kalbimizdeki iyiliği ruhlarında hissedicekler...Işığımızdaki sıcaklık soğuk pis kanlarını ısıtacak iyilikle...Dolduracak içlerini korku...Ã?ünkü biz ışığın doğasını hissettiricez onlara..Ölümün en acılısını ama en güzelini...Tattırıcaz onlara iyiliğin,saflığını ve kudretini kimse karşı koyamayacak bizlere kardeşlerim...Kimse..." V'ladhek iç çekti sonra karşısındaki bilge büyücüye baktı...
" Bende gönüllüyüm..."
Kasabaya göz gezdirdi " şu an birbirimizle atışmak yerine gidelim de kasabaya bakalım...En mantıklısı..." diyiverdi sakin ve rahat bir ses tonuyla...Kasabanın hali çok kötüydü eğer kurtulan varsa neler olduğunu öğrenebilirdi...Cervantes ve diğerlerinin yerini...
Bu gücü ortadan kaldırmaları gerekiyordu bu lanet olası devasa gücü...Yıkmaları gerekiyordu...O zaman halk güvende olacaktı...
"Orcların hepsi ölümü kokluyıcaklar güneş doğarken ölümün sıcak tatlı ama bir o kadarda acılı hissini tüm bedenlerinde hissedicekler, kılıcmızın gücünü boğazlarında kalbimizdeki iyiliği ruhlarında hissedicekler...Işığımızdaki sıcaklık soğuk pis kanlarını ısıtacak iyilikle...Dolduracak içlerini korku...Ã?ünkü biz ışığın doğasını hissettiricez onlara..Ölümün en acılısını ama en güzelini...Tattırıcaz onlara iyiliğin,saflığını ve kudretini kimse karşı koyamayacak bizlere kardeşlerim...Kimse..." V'ladhek iç çekti sonra karşısındaki bilge büyücüye baktı...
" Bende gönüllüyüm..."
Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
-
Logan
- Kullanıcı

- Posts: 1963
- Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
- Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
- Contact:
Gümüşyüz Kendisini süzen insana şöle bir baktı...
Sonra büyücünün sözleri ile irkilidi... bu ateşler... Gümüşyüzü çok etkilemişti sürekli oraya dalmasına sebep oluyordu içindeki insanları,çocukları artık göz pınarları kurmuştu göz yaşları avucunda bir birikinti oluşturmuştu.Miferinin açık yerinden o göz yaşlarını tekrar içti.Bu üzüntü yaşları ,içinde ki inançla birleştirğinde ,dışarı yansıtacak bir güç açığa çıkıyordu,çünkü bunu yapanlar cezasız kalmıyacak.
'' Gönülüyüm.Ama ben ve bunu yapmak için fazla büyüğüz,daha çevik ve küçük birisine ihtiyacımız var yada havadan bir keşif yapma şansımız varsa.Buda iyi ola bilir ama havadan bakmakta tehlikeli ola bilir... Tabi olaya büyüler girerse beli bir süre görünmez ola bilirsem,size iyi bir şekilde neler olup bitiğini öğrene bilirim.Yada küçük bir dostumuzu gönderme imkanımız varsa, ne kadar küçük o kadar az görünme şansı. ''
Gümüşyüz ilk kez bu kadar uzun bir cümle kurmuştu,sesi melodik çıkıyordu aynı bir elf gibi... tabi bunun nedeni elf kanı değil asil Melek kanıydı.Ama Gümüşyüz bunu beli edecek hiç bir şey yapmamıştı.
Sonra büyücünün sözleri ile irkilidi... bu ateşler... Gümüşyüzü çok etkilemişti sürekli oraya dalmasına sebep oluyordu içindeki insanları,çocukları artık göz pınarları kurmuştu göz yaşları avucunda bir birikinti oluşturmuştu.Miferinin açık yerinden o göz yaşlarını tekrar içti.Bu üzüntü yaşları ,içinde ki inançla birleştirğinde ,dışarı yansıtacak bir güç açığa çıkıyordu,çünkü bunu yapanlar cezasız kalmıyacak.
'' Gönülüyüm.Ama ben ve bunu yapmak için fazla büyüğüz,daha çevik ve küçük birisine ihtiyacımız var yada havadan bir keşif yapma şansımız varsa.Buda iyi ola bilir ama havadan bakmakta tehlikeli ola bilir... Tabi olaya büyüler girerse beli bir süre görünmez ola bilirsem,size iyi bir şekilde neler olup bitiğini öğrene bilirim.Yada küçük bir dostumuzu gönderme imkanımız varsa, ne kadar küçük o kadar az görünme şansı. ''
Gümüşyüz ilk kez bu kadar uzun bir cümle kurmuştu,sesi melodik çıkıyordu aynı bir elf gibi... tabi bunun nedeni elf kanı değil asil Melek kanıydı.Ama Gümüşyüz bunu beli edecek hiç bir şey yapmamıştı.
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
-
Horcoel_Baator
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 673
- Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
- Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..
- Contact:
şimdi 1)-Meta demene çok alındım..sylvos wrote:Eldarine bir an bir saniye dercesine bir bakış attı ve muzip başbüyücünün kendilerini sırıtarak izlediğini görünce bir an gülümsedi..Peki ne için gittiğimi sanıyordun? Kaçtığım için mi? Sen atınla hiçbirşey olmamış gibi kasabadan giderken, ben 10 kasaba oduncularını iskelete çevirmeye çalışan bir büyücüyü yakalamaya çalışıyordum. Bunları daha önceden düşünmüş müydün? Kasabadan dönüp yardım alarak mı bu işi halletmeliydim sence? Bu ne kadar mantıklıydı? Etrafımı yaşayan-ölü düşmanlar çevirirken şövalyeler teker teker kasabayı terkediyordu. Onların arasından ne zorlukla kurtuldum biliyor musun? Ve önümden geçen 3000' e yakın ork... Eğer böyle olsaydı yardım çağırır mıydım? Neden çekip gitmek varken, insanları öldürüp dirilten bir büyücünün peşine düşeyim? Neden 10 kasabanın işgal edileceğini bildiğim halde yardım çağırayım? Bunun için mi suçlu oluyorum? Eğer beni suçlayacak birisi olsa bile, emin ol ki bunun sen olmayacağın kesin. Bunları yapmasaydım şimdiki durumumdan daha endişesiz ve rahat olurdum, bunu bil. Olanları biliyorsun. Sözünü seç ve öyle konuş." dedi küçümser bir edayla..
"Peki düşün bakalım Horcoel.. İnsanları kurtarmak için orkların canını incitmeden nasıl kurtarabiliriz? Onlara bunu yapmamaları gerektiğini mi söyleyerek? Harabelerde emin ol ki işe yarayacak hiçbirşey bulamazsın. Gittikleri yerlerde canlı bırakmaya alışkın değildir orklar..."
''Eh Vilthas ile defalarca savaşa girdik Efendi Eldarin..Onun yapabildikleri hep dikkatimi çekmiş ve beni etkilemiştir..''
Ardından Harbormm a döndü kaşlarını çatarak..
''Bağlı olduğun bir birlik vardı Harbormm..Ve sen hiçkimseye birşey demeden gittin..Ve anladıgım kadarı ile sen yola çıktığında oduncuları yaşayan ölülere çeviren büyücüden de bir haberin yoktu..Ã?ünkü böyle büyük bir haber sadece ''Basit'' bir tapınak şovalyesine değil ya onların ''Lider''ine yada Lord Cervantes e gelirdi..Sen bizi bıraktın ve gittin..Buna bir açıklama yapmana gerek yok..Diyar zaten kaos içinde ilerlediğin heryerde birileri birisini birşeye çeviriyor dedi gülümseyerek..Biz buraya bunun çözümü için geldik..Ama sen kimse sana çatmadığı halde hele olanlardan ''Bi haber'' olmana rağmen etrafına taşlar atıp durdukça bizi oyalayacak ve kurtaracagımız masumların hayatına neden olacaksın..Omzunda taşıdığın rütbe sana kimseye çatma hakkı vermez şovalye..Aksine seni daha da bir politik kılar..Bunu öğrenemediğin sürece asla gerçek bir lider olamazsın..Kim seni lider yaparsa yapsın..''
''Atımla uzaklaşmam mı ?'' dedi Horcoel bir an laf sokarcasına..''Harboom Doomhammer..Bir kere olsun baltanla değil aklınla düşünmeyi öğrenseydin yada beraber geçirdiğimiz bu zaman zarfında beni tanıyabilmiş olsaydın..BENİM MASUM İNSANLARI NE PAHASINA OLURSA OLSUN BIRAKIP GİTMEYECEğİMİ anlardın..Beni onkasabadan yollayan Lord'un Oren idi..Ã?nce ona tam manasıyla inanmayan birisini tapınak lideri olarak istemeyeceğini..Ardından beni kovduğunu söyledi..Sonra başımda bir ışık patladı ve kendimi Thorgoriath ta buldum..''
Gözlerini kıstı ve iğneleyici bir şekilde cüceyi süzdü..
''Benim komutamdayken Harbormm..Sende gördüğüm şey iyilik ve adalet adına savaşan bir savaşçının görüntüsüydü..Ama zamanla değişmişsin..İyilik ve kötülüğün arasındaki boşluktasın..Kendini birşeye adamışsın ama bu şeyin iyilik olduğunu sanmıyorum..Yanılıyormuyum?..(Dm e Aligmentini sordum..Aura Of Good la karakterimin hissedebilmesi için yada iyiligin yayılmadıgını hissedemedigim için siz seçin)
Ardından Eldarin e döndü..
''şimdi size ne demek istediğimi anlıyorsunuz değilmi Efendi Eldarin..Bu diyarda artık pek işim kalmadığını..İstenmiyorum..Hemde amacım sadece yardım etmek olduğu halde..Zaten bu diyarı bu hale getiren şey bu..Bu kadar masumun yanıp kül olmasının nedeni..Herkezin içinde yanıp tutuşan bir ''Güç'' elde etme tutkusu ve başarı arzusu..Uçurulan kelleler ve kazanılan zaferler..''
Sesi kınama doluydu paladinin..
''Herneyse burası bir tartışma platforumu değil..''dedi kendini yatıştırırcasına..Hemde bu kadar ''Gönüllü'' müz varken insanları araştırma işine bir an önce girişmeliyiz..''
''Eldarin'' dedi Horcoel sakin ve otoriter bir şekilde..''Cüce dostumuz bu zırhlarla oraya görünmez olarak gitse bile çıkardıgı seslerle iki kilometre öteden geldiği belli olur..Gümüşyüzün dediği gibi oraya daha ''Ufak ve çevik'' birisi gitmeli..Hem ben elf işi örgü zırh giyiyorum..Ve çevik oldugum söylenir..Ses çıkartmam..Siz en iyisi oraya beni ve V'ladhek i gönderin..''
Gümüşyüze çevirdi bir an bakışlarını..
''Bir Oren şovalyesisin anlaşılan genç adam..''dedi gülümsemeye çalışırken..Senden yayılan saflığı hissedebiliyorum..(Aura of Good)..Umarım bu saflığı korur ve ''İyiliğe olan bağlılığını herşeyden öte tutarsın..Bu seni huzurun ve cennetin en gerçek doruklarına ulaştırır..''
Eldarine tekrar dönerek..
''Hadi başlayalım..'' dedi ve Gözüyle ona olan sadakatini kanıtlamış dostu V'ladhek Khaldrun a bakarak gülümsedi..''
Rp Dışı Not:Abicim bu bölüm çok pis metaya kaymış. 10 kasabada sana bir mendil felan veren olmadı. Zaten benim gidişimin ardından kısa süre sonra da sen gittin zamanlamaya bakılırsa. Bunu yaptım, ama sizin bunu rp açısından bildiğinizi Dm söylememişti. Bunları yok sayıyorum...''şovalyeler onurlu olur ve kendilerine ihtiyacı olanları terk etmez ha Sir Harbormm?..Bu mendilin ne anlama geldiğini bana daha önceden söylemiştiniz..Nöbetçi mendili bana getirdiğinde hissettiklerimide bilmeliydiniz..Zaten sayımız azdı ve bizi bırakıp gitmiştiniz Sir Harbormm..Hemde tapınak şovalyeliğini bırakarak..Yanlışmıyım sir Harbormm..Bu mendilin anlamı bu değilmiydi?''
''Bizi bırakmanız..''
''Bakıyorumki ölüm ve savaş a olan inancımı kaybetmem sonrası Bizi yani '' tapınak şovalyelerini değil Kasabayı''bırakıp gidişinizden sonra yeniden tapınak şovalyesi ilan edilmiş üstüne eskiden bana ait olan tapınak liderliği rütbeliğine gelmişsiniz..Sizi tebrik ederim..Lord Oren in adaletini asla sorgulamadığım gibi sizin rütbenizide sorgulamam..Bu onun ve sizin seçimleriniz..Ama bu yeni yetkileriniz size Sir V'ladhek i sorguya alma hakkını size vermez..Ã?ünkü o sizin sorumluluğunuzda olan bir şovalye değil..Siz yeniden tapınak şovalyesi + lider ilan edildiğiniz sırada o çoktan tapınak şovalyeliğini bırakmıştı..Ve size olan bir bağlılık borcu yoksa Sir Harbormm ve hiçkimseye zararı yoksa..Bu sizi ilgilendiren şeyler arasına girmez..Her insanın kendisine has özgür bir iradesi ve kendine has kararları vardır..Ve V'ladhek Khalderun Oren inancından vazgeçip kendi yolunda hiçkimseye zarar vermeden ilerlemek istiyorsa bunu yapmakta serbesttir..''
Onkasabanın bulundugu yerde rpsini takip etseydin erkan (Tabi rpyı bıraktıktan sonra takip edememeni anlayışla karşılıyorum..) senin attıgın mesajdan 3 sayfa sonra toplantı çadırından çıkarken bana Raistlin in oynattıgı Npc nin ''Efendim Sir Harborrm size bunu iletmemi söyledi siz ne demek istedigini anlarmışsınız'' dediğini görürdün..Ama zaten araya bir yere sıkıştırmıştı..Baksanda görmemen normaldir..
+2) abi sana o questi oynatan adam ''Darkgnome'' ile konuştum ona bile sheetini yollarken Templer ligi bıraktım o yüzden o özelliklerim artık yok demişsin..Mendili bana yollarken ise Horcoel anlar demiştin..Tapınak şovalyeliğini bıraktıgımı anlarsın demiştin neyi anlarımı?? dedigimde o sıralarda msnden sana sordugumdada..Abi meta demene inanılmaz çok alındım ben söyleyeyim..
Neyse herkeze saygılar Rp ye devam..
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
the ones I love will always be the ones who pay..''
Dioraveni kendisine gittikçe yaklaşan adama baktıkça kalp atışlarının hızlandığını hissetti. korkuyordu. birden deli gibi heavenbreeze in dizginlerine asıldı.büyük bir korkuyla çığlık attı.
tam midillisi gidecekti ki onu durdurdu. adama dikkatle baktı ve içindeki korku yavaş yavaş geçmeye başladı. elleri ve ayakları bağlı bir adam kendisine zarar vermezdi ki...
fakat o kadar korkmuştu ki gülümseyecek hali kalmamıştı. onun için adama üstünkörü bir bakış atarak, atını kalbalığa doğrı sürdü. onlarla konuşabilridi. fakat niçin herkez burada böyle toplanmıştı? ve hiç kimse kounşmuyordu. yoksa buradada mı kadınlarla erkekler ayrı yaşıyorlardı?
bu sefer repliğini değiştirdi. ve aklında yeni bir ortak dil cümlesi kurdu.
"selamlar. burada neler oluyor acaba? niçin herkez bu şekilde toplanmış? bir sorun mu var burada? bu arada kabalık ettim ve kendimi size takdim etmedim efendim kusuruma bakmayın. ben elf bir gezginim adım Dioraveni"
kalabaılğa gittikçe yaklaıyordu bu arada.. ve korkusu içinden yineden tam olarak silinmemişti.
kalabalığın içine doğru atını iyice sürdü. tam orataya geldiğinde sesindeki kroku izleri hala biraz silinmemişti. fakat yinede yüksek ama yumuşak melodik ve egzotik bir sesle konuştu. ortak dşl konuşrken dili biraz takılıyor, aksanının üzerine ağır bir elf aksanı oturuyordu.
"selamlar. burada neler oluyor acaba? niçin herkez bu şekilde toplanmış? bir sorun mu var burada? bu arada kabalık ettim ve kendimi size takdim etmedim efendim kusuruma bakmayın. ben elf bir gezginim adım Dioraveni"
ne olacak diye bekledi. acaba konuşmasının etkisi ne olacaktı. onu buradan kovabilirlerdi. iyi muammle edip misafirde alabilirlerdi. neolacağını bilmiyordu ama birşeyler olması gerektiğini biliyordu...
tam midillisi gidecekti ki onu durdurdu. adama dikkatle baktı ve içindeki korku yavaş yavaş geçmeye başladı. elleri ve ayakları bağlı bir adam kendisine zarar vermezdi ki...
fakat o kadar korkmuştu ki gülümseyecek hali kalmamıştı. onun için adama üstünkörü bir bakış atarak, atını kalbalığa doğrı sürdü. onlarla konuşabilridi. fakat niçin herkez burada böyle toplanmıştı? ve hiç kimse kounşmuyordu. yoksa buradada mı kadınlarla erkekler ayrı yaşıyorlardı?
bu sefer repliğini değiştirdi. ve aklında yeni bir ortak dil cümlesi kurdu.
"selamlar. burada neler oluyor acaba? niçin herkez bu şekilde toplanmış? bir sorun mu var burada? bu arada kabalık ettim ve kendimi size takdim etmedim efendim kusuruma bakmayın. ben elf bir gezginim adım Dioraveni"
kalabaılğa gittikçe yaklaıyordu bu arada.. ve korkusu içinden yineden tam olarak silinmemişti.
kalabalığın içine doğru atını iyice sürdü. tam orataya geldiğinde sesindeki kroku izleri hala biraz silinmemişti. fakat yinede yüksek ama yumuşak melodik ve egzotik bir sesle konuştu. ortak dşl konuşrken dili biraz takılıyor, aksanının üzerine ağır bir elf aksanı oturuyordu.
"selamlar. burada neler oluyor acaba? niçin herkez bu şekilde toplanmış? bir sorun mu var burada? bu arada kabalık ettim ve kendimi size takdim etmedim efendim kusuruma bakmayın. ben elf bir gezginim adım Dioraveni"
ne olacak diye bekledi. acaba konuşmasının etkisi ne olacaktı. onu buradan kovabilirlerdi. iyi muammle edip misafirde alabilirlerdi. neolacağını bilmiyordu ama birşeyler olması gerektiğini biliyordu...

Eldarin grubun içersinden bazı gönüllülerin çıktığını görünce kartlarını tekrar yerine koydu.
şimdi herkesin gözü büyüsünü yapması için Eldarin in üzerindeyken o Finrod u izlemekteydi. Onun yılalrca ormanlara gözcülük ettiğini sonra bir elf bilgesinden büyü eğitimi aldığını biliyordu. Ã?yle ya da böyle, Finrod onun gözünde iyi bir takipçi, kurnaz bir büyücüydü. Ã?ncü grubun karşılaşabileceği herhangi bir sorunda zekasını konuşturarak durumu çözebilirdi.
"Finrod, istersen sende öncü grup ile beraber harabeleri araştırmaya git dostum. Grubun sana da ihtiyacı olacağı aşikar..."
Finrod un cevabını beklerken Eldarin, elini büyü bileşenlerinin olduğu keselere attı. Eline büyükçe katı beyaz bir parça aldı, tek seferde ağzına atıp çiğnemeye başladı. Kurumuş sakız önce dişlerini zorlasa da sonradan yumuşadı ve Eldarin in yanaklarını doldurana dek büyüdü. Diğer yandan parşömen kutusunun köşedeki bir bölmesinden bir tomar parşömen çıkarıverdi.
Birazdan büyüsüne başlayacaktı, ondan önce gruptan 10 adım kadar uzaklaştı. Bunu, kalabalık ortamın konsantrasyonunu bozmaması için yapmıştı. Ã?te yandan, gönüllülerin onunla beraber gelmesi için ellerini iki kenara açtı sonra önünü gösterdi.
şimdi herkesin gözü büyüsünü yapması için Eldarin in üzerindeyken o Finrod u izlemekteydi. Onun yılalrca ormanlara gözcülük ettiğini sonra bir elf bilgesinden büyü eğitimi aldığını biliyordu. Ã?yle ya da böyle, Finrod onun gözünde iyi bir takipçi, kurnaz bir büyücüydü. Ã?ncü grubun karşılaşabileceği herhangi bir sorunda zekasını konuşturarak durumu çözebilirdi.
"Finrod, istersen sende öncü grup ile beraber harabeleri araştırmaya git dostum. Grubun sana da ihtiyacı olacağı aşikar..."
Finrod un cevabını beklerken Eldarin, elini büyü bileşenlerinin olduğu keselere attı. Eline büyükçe katı beyaz bir parça aldı, tek seferde ağzına atıp çiğnemeye başladı. Kurumuş sakız önce dişlerini zorlasa da sonradan yumuşadı ve Eldarin in yanaklarını doldurana dek büyüdü. Diğer yandan parşömen kutusunun köşedeki bir bölmesinden bir tomar parşömen çıkarıverdi.
Birazdan büyüsüne başlayacaktı, ondan önce gruptan 10 adım kadar uzaklaştı. Bunu, kalabalık ortamın konsantrasyonunu bozmaması için yapmıştı. Ã?te yandan, gönüllülerin onunla beraber gelmesi için ellerini iki kenara açtı sonra önünü gösterdi.
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
"Evet, gerçektende haberim yoktu. Fakat bunu daha önceden bilseydim yine de oraya giderdim. O riski alırdım.Horcoel_Baator wrote:''Bağlı olduğun bir birlik vardı Harbormm..Ve sen hiçkimseye birşey demeden gittin..Ve anladıgım kadarı ile sen yola çıktığında oduncuları yaşayan ölülere çeviren büyücüden de bir haberin yoktu..Ã?ünkü böyle büyük bir haber sadece ''Basit'' bir tapınak şovalyesine değil ya onların ''Lider''ine yada Lord Cervantes e gelirdi..Sen bizi bıraktın ve gittin..Buna bir açıklama yapmana gerek yok..Diyar zaten kaos içinde ilerlediğin heryerde birileri birisini birşeye çeviriyor dedi gülümseyerek..Biz buraya bunun çözümü için geldik..Ama sen kimse sana çatmadığı halde hele olanlardan ''Bi haber'' olmana rağmen etrafına taşlar atıp durdukça bizi oyalayacak ve kurtaracagımız masumların hayatına neden olacaksın..Omzunda taşıdığın rütbe sana kimseye çatma hakkı vermez şovalye..Aksine seni daha da bir politik kılar..Bunu öğrenemediğin sürece asla gerçek bir lider olamazsın..Kim seni lider yaparsa yapsın..''
''Atımla uzaklaşmam mı ?'' dedi Horcoel bir an laf sokarcasına..''Harboom Doomhammer..Bir kere olsun baltanla değil aklınla düşünmeyi öğrenseydin yada beraber geçirdiğimiz bu zaman zarfında beni tanıyabilmiş olsaydın..BENİM MASUM İNSANLARI NE PAHASINA OLURSA OLSUN BIRAKIP GİTMEYECEğİMİ anlardın..Beni onkasabadan yollayan Lord'un Oren idi..Ã?nce ona tam manasıyla inanmayan birisini tapınak lideri olarak istemeyeceğini..Ardından beni kovduğunu söyledi..Sonra başımda bir ışık patladı ve kendimi Thorgoriath ta buldum..''
''Benim komutamdayken Harbormm..Sende gördüğüm şey iyilik ve adalet adına savaşan bir savaşçının görüntüsüydü..Ama zamanla değişmişsin..İyilik ve kötülüğün arasındaki boşluktasın..Kendini birşeye adamışsın ama bu şeyin iyilik olduğunu sanmıyorum..Yanılıyormuyum?..(Dm e Aligmentini sordum..Aura Of Good la karakterimin hissedebilmesi için yada iyiligin yayılmadıgını hissedemedigim için siz seçin)
Hiç bir zaman batamla düşünmedim. Sandığından daha zekiyim. İlk görünüş genelde aldatıcıdır Horcoel. Geliş nedenimi bilmiyorsun, gidiş nedenimi de.. Emin ol ki yerimde sen olsaydın, aynısını sende yapardın. Zamanı gelince hepiniz anlayacaksınız..."
İyilik, adalet? Harbormm' un kafasında bunlarla ilgili bazı şeyler canlanıyordu. Ama o hatırladığı kadarı ile hep savaş için yaşamıştı. Savaşırken bunu düşünmemişti. Bağlı olmak. Hmm.. Zihnini biraz kontrol etmesi gerekirdi. Fakat, bununla ilgili birşey hatırlamıyordu. "Belki zaman ile yerine otururdu." dedi kendi kendine. Kötülük. Evet! Bunu biliyordu. Kötü olan birşeyi biliyordu! Bunu hissetmişti, yaşamıştı.
Adamak.. O kendini sadece savaş sanatına adamıştı. Başka birşeyi düşünemiyordu. Zihni bulanıktı. Derin bir sis bulutu içinde kurtulmaya çalışmak gibiydi. Etrafı karanlık ve boşluktu. Aman Tanrım bana neler oluyor!
Galiba kendini kaybetmişti..
"Kim olduğunu hatırla savaşçı!" dedi zihninin derinlerinden inemediği bir boşluktan duyduğu bir ses.
Ve ardından kötü bir rüyadan uyanırmış gibi Harbormm kendine geldi.
Ellerini kafasına götürürmüş gibi oldu. Kafası çatlıyor gibiydi, dünya etrafında dönüyordu sanki..
Savaş alanı.. Harabeler... Yanan evler, ölen insanlar....
Kısa bir süre sonra savaşçı kendini toparlamış oldu. Sanki küçük bir tranvay geçirmiş gibiydi. Yüzü solmuş ve sararmıştı. Hasta gibi gözüküyordu sanki.
"Neyse, bunları anlatmak için başka bir zaman buluruz. şu anki durum daha önemli." dedi homurdanarak. Sonrası, kendini gerçeklere odaklamaya çalıştı...
-I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVİL!!
-
Horcoel_Baator
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 673
- Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
- Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..
- Contact:
V'ladhek Finrod'a doğru baktı sakince...Sonra düşündü kasabada acaba birileri hayatta kalmışmıdır diye...Sessiz ve sakin bekleyişten sonra büyücünün büyüsünü hazırlamaya başladığını gördü...
" Peki biz oraya ineceğiz ama kurtardıklarımızı nasıl getiricez...Yani bu biraz zor olmazmı...Bunu da düşünelim isterseniz? " dedi V'ladhek büyücüye bakarak..Daha sonra dostuna döndü...
"Evet silah arkadaşım...Bir kez daha beraber sırt sırta dövüşeceğiz...Ve sanırım bu son olmıycak..." dedi gülümseyerek...
Finrod'a tekrar döndü " evet gelicekmisin? "..
" Peki biz oraya ineceğiz ama kurtardıklarımızı nasıl getiricez...Yani bu biraz zor olmazmı...Bunu da düşünelim isterseniz? " dedi V'ladhek büyücüye bakarak..Daha sonra dostuna döndü...
"Evet silah arkadaşım...Bir kez daha beraber sırt sırta dövüşeceğiz...Ve sanırım bu son olmıycak..." dedi gülümseyerek...
Finrod'a tekrar döndü " evet gelicekmisin? "..
Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
-
Finrod_Isilra
- Kullanıcı

- Posts: 166
- Joined: Sat Jan 22, 2005 10:00 am
- Contact:
Finrod doğruca başbüyücü Eldarin e bakdı Eldarin büyüsü için gerekli olan büyü mazemelerini hazırlıyordu hangi büyüyü yapıcağını merak etti...
"-Bana güvenmenize sevindim başbüyücü güveninizi boşa çıkarmamaya çalışıcağım"
Finrod bir kaç adım gerileyip büyü kitabını açdı nede olsa daha çıraklık seviyesini yeni geçmiş bir büyücü sayılırdı ama bu maceranın gücüne büyük ölçüde katkıda bulunucağuını seziyor ve heyecan duyuyordu
"-Bana güvenmenize sevindim başbüyücü güveninizi boşa çıkarmamaya çalışıcağım"
Finrod bir kaç adım gerileyip büyü kitabını açdı nede olsa daha çıraklık seviyesini yeni geçmiş bir büyücü sayılırdı ama bu maceranın gücüne büyük ölçüde katkıda bulunucağuını seziyor ve heyecan duyuyordu
purometos, bir hırsız
tanrıları soymuş,
ateşi çalmış
yanar gazı,
sen misin purometos!..
kafkas dağlarında bir
kayaya çakılmış,
karaciğerine de iki kartal,
vur, allah vur!..
tanrıları soymuş,
ateşi çalmış
yanar gazı,
sen misin purometos!..
kafkas dağlarında bir
kayaya çakılmış,
karaciğerine de iki kartal,
vur, allah vur!..
Finrod'a baktı " pekala o zaman gitmeye hazırız sanırım ..." dedi ve garip bir şekilde kesik kesik nefes aldı toz ve toprak rüzgardan dolayı havalanıyor ve bunları yaşamasına sebep oluyordu...
Hafif bir öksürmeden sonra rahatladı "Harbormm sende bizim geliş ve gidiş nedenlerimizi öğrendin bizimde söylemek istediğimiz buydu boşu boşuna burada bağırıp çağırıp bir yere gelemeyiz eski dostum...Söylediğim gibi eğer kaçmış olsaydık buraya gelmezdik...Neyse şimdi bunun hiç bir önemi yok artık bu konuyu kapatıp savaşla ilgilenmemiz gerekiyor..." dedi sakin bir ses tonuyla...
Silah arkadaşına döndü ve elini omzuna koydu gülümseyerek " evet dostum sende hazırsan artık gidebiliriz.." dedi ve Eldarin'e gözlerini kaydırdı...
Hafif bir öksürmeden sonra rahatladı "Harbormm sende bizim geliş ve gidiş nedenlerimizi öğrendin bizimde söylemek istediğimiz buydu boşu boşuna burada bağırıp çağırıp bir yere gelemeyiz eski dostum...Söylediğim gibi eğer kaçmış olsaydık buraya gelmezdik...Neyse şimdi bunun hiç bir önemi yok artık bu konuyu kapatıp savaşla ilgilenmemiz gerekiyor..." dedi sakin bir ses tonuyla...
Silah arkadaşına döndü ve elini omzuna koydu gülümseyerek " evet dostum sende hazırsan artık gidebiliriz.." dedi ve Eldarin'e gözlerini kaydırdı...
Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
-
Lord Necros
- Başbüyücü
- Posts: 1916
- Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
- Location: Necropolis
- Contact:
Hastlisch temkinle gruba yaklaşırken dört kişini-ki aralarında kısa boylu olan da vardı-öne çıktığını, sonra da beyaz cüppelere bürünmüş bir beşincinin geriye çekildiğini gördü. Grup oldukça kalabalıktı. Ateşin ışıkları, öne çıkan dördünün somurtkan suratlarını aydınlatıyordu. Ak cüppelinin sırtı Hastlisch"e dönüktü. Kim olduğunu göremiyordu. Gerçi hala fark edilememesi ilginçti. Böyle giderse yanlarında bitene kadar fark edilmeyecekti.
Bu düşünce, guklayan bir tüy yumağının doğrudan ak cüppeliye uçmasıyla son buldu. Shön, Eldarin"in kafasına kondu ve tüylerini kabartıp gukladı. Gruptaki herkesin gözü önce baykuşa, sonra da Hastlisch"e çevrildi. O anlığına tüm kavgalar unutulmuştu. Dörtlünün yanına gitmekte olan Finrod durdu ve Eldarin"in başındaki baykuşa şaşkınlıkla baktı. Yılmax ve Gümüşyüz Eldarin"i uyarmaya çalıştılar ama konsantrasyonunu dağıtmayı göze alamadılar. Horcoel, Horbormm, V"ladhek Shön ise konsantrasyonu içinde kaybolmuş Eldarin"in üzerinde kuyruğunu şöyle bir titretti ve...Eldarin suratına dökülen bir ıslaklık hissetti.
Aynı anda büyü tamamlanmıştı. Horcoel, Harbormm, V"ladhek, Gümüşyüz ve Finrod bir anda görünmez oluvermişlerdi.
Bu düşünce, guklayan bir tüy yumağının doğrudan ak cüppeliye uçmasıyla son buldu. Shön, Eldarin"in kafasına kondu ve tüylerini kabartıp gukladı. Gruptaki herkesin gözü önce baykuşa, sonra da Hastlisch"e çevrildi. O anlığına tüm kavgalar unutulmuştu. Dörtlünün yanına gitmekte olan Finrod durdu ve Eldarin"in başındaki baykuşa şaşkınlıkla baktı. Yılmax ve Gümüşyüz Eldarin"i uyarmaya çalıştılar ama konsantrasyonunu dağıtmayı göze alamadılar. Horcoel, Horbormm, V"ladhek Shön ise konsantrasyonu içinde kaybolmuş Eldarin"in üzerinde kuyruğunu şöyle bir titretti ve...Eldarin suratına dökülen bir ıslaklık hissetti.
Aynı anda büyü tamamlanmıştı. Horcoel, Harbormm, V"ladhek, Gümüşyüz ve Finrod bir anda görünmez oluvermişlerdi.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.
Power demands sacrifice.
Power demands sacrifice.
-
Lord Necros
- Başbüyücü
- Posts: 1916
- Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
- Location: Necropolis
- Contact:
Slach kararsızdı. Bir yanda masum On Kasaba halkı vardı, diğer yanda ise kendi hayatı. Eğer geri dönerse kendi yaşamını tehlikeye atardı. Bu kuşatmadan kimse sağ çıkamayabilirdi. Ama diğer türde de On Kasaba halkını yalnız bırakmış olacaktı. Tek başına hepsini koruyamazdı; ama On Kasaba mültecilerin yardım edebilecek herkese ihtiyacı vardı.
"Cer...van...tesss..."
Pelerinin altından son bir fısıltı duyuldu. Slach, öldüğünü düşündüğü kadına dönüp baktığında kadının ortadan, varlığına dair en ufak bir iz bile bırakmadan kaybolduğunu ve pelerinin yere serili olduğunu gördü.
"Cer...van...tesss..."
Pelerinin altından son bir fısıltı duyuldu. Slach, öldüğünü düşündüğü kadına dönüp baktığında kadının ortadan, varlığına dair en ufak bir iz bile bırakmadan kaybolduğunu ve pelerinin yere serili olduğunu gördü.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.
Power demands sacrifice.
Power demands sacrifice.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests