HAYAT SINAVI ( RP)

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Lysana
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 716
Joined: Fri May 28, 2004 10:00 am
Location: Arborea
Contact:

Post by Lysana »

Elfe benzeyen varlık kendine gelince sevinmişti Vainut,yüzündeki sıcak gülümsemesiyle konuştu "Kendinizi umarım iyi hissediyorsunuzdur bay.." duraksadı bayan diycektiki karşısındaki kişinin bir kadın olmadığını söyleyen sözlerini hatırladı,böyle bir hata yaptığı için biraz sıkılmıştı ama fazlada belli etmemeye çalıştı.
Lenana dönerek kısık bir seste konuşmaya başladı "Ben mağranın girişinde olacığım,burası sizin atanıza ait bir oda ve herne kadar dost olsakta bu odada bir yabancı sayılırım bu yüzden sizin kutsal kabul ettiğiniz yere saygısızlık etmek istemem" yarı ejdere başıyla kısa bir selam verdi ve mağaranın çıkışına doğru ilerlemeye başladı.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Logan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1963
Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
Contact:

Post by Logan »

Oren_Dautry wrote: bu sevdadan vazgeçmeni ve çalışmalarına dönmeni tavsiye ederim, Loredon halkı senin istediği gibi birşeye asla izin vermez, ki Kralla ad ne kadar yakındılar biliyorsun... Yüce Gralis in yası bitmemişken incelemek istediğini söylersen kellenden olursun, ama istiyorsan git dene..
xar başını öne eydi...
'' affedersiniz efendim sizinde zamanınızı çaldım harcadım efendim,saolun yinede ''
dedi ve xar kapıyı kapatarak çıkıtı
ardında merdivenlerden inerken gözü cüpesindeki kırmızılığa takıldı, kedni kendine '' eee o zaman kırmızıyı buluruz '' dedi ve kütüpaney gitti xar kitapları karıştırmaya başladı,kırmızılar nasıldır,nerede yaşarlar nasıl huyları vardır diye araştırmaya başladı...
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Sufferly
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 433
Joined: Wed Dec 22, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Sufferly »

"Pekala..."dedi korucu.Hernekadar kalabalığa , heleki insan kalabalığına girmek istemesede gönülsüzce önden giden elfi izlemeye koyuldu.Oda burada uzun kalmak istemiyordu ancak gidecek başka bir yeride yoktu.Ormanı dağıtılmıştı."Lanet olası kötülük..." diye fısıldadı elf lisanında.

Hana doğru giden yolu izliyorlardı.Ticaret yapan , birbirini kandıran , kendi ırkına kötülük yapabilen insanlar.Ne kadar zavallı davranışlar diye düşündü.Kendi ırklarına bile saygı duymuyorlar.Yolun hemen bitmesini ve odada sakince oturmayı arzuluyordu.Tabi yemek yemekde istiyordu.Cebinde ne kadar parası vardı hala bilmiyordu.Bu işi erteledi ve dinleneceği ve ırkdaşlarıyla konuşabileceği o küçük odayı düşünmeye başladı.Tek istediği buydu...
They awake for flesh
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Lenen tam çıkarken arkadan gelen sesi duyup geri döndü. Merakı, bekleyebilirdi.

Arkasına dönüp kardeşinin yanına geri ilerledi yavaşça. Acısı içinde hala harıl harıl yanan bir ocak gibiydi ama artık dışa vurumunu dizginlemek çok daha kolaydı. En azından, kendini zayıf hissetmesini sağlayan o göz yaşları akmıyordu artık gözlerinden. Gözleri de yavaş yavaş altın sarısı renklerine dönmeye başlamıştı.

Elf kadını.... Kadın ve elf değil miydi? "Peki." diye düşündü Lenen. Herkes hata yapardı ama o yaralı hali içinde.... Eeee... Elf değilse neydi o zaman? Bunu merak etmişti bir an çünkü bu şey bir elfe gerçekten çok benziyordu. Ama elbette ki bu basit merak Lenen'in konuşma sınırları prensibini değiştiremezdi. Adamın kendisinden korkacağını zannetmiyordu ama yinede ürkütmemek için yavaşça yaklaştı. Sağ pençesindeki sivri tırnakları içe kıvırarak adamın nabzını ölçtü tekrar. Çok daha iyiydi.

Korucunun ayrılışı onda hiç bir his uyandırmadı. Aslında biraz hoşuna gitmişti. Bu kutsal mekanda, bu kirletilmiş kutsal mekanda, sadece kardeşi ve o olmalıydı şu an.

Yardım ettikleri adama kaydı gözleri. Gözleri sabitlendi bir an. Ardından adama başıyla kapıya doğru bir hareket yaptı. Bu mekanda, kardeşiyle yalnız kalmak istiyordu bir süre.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

"Bakın burda kimler varmış..." diye gürledi mağranın girişinde bir ses...

"Gralis in oğulları ve birkaç ufak böcek..."

Arkalarını döndüklerinde koca bir kırmızı mağra girişinde duruyordu..çok büyüktü...nerdeyse Gralis kadar hatta belki biraz daha fazla...



Image


"Gralis in ölümüne üzüldüm, başınız saolsun...."

bu sözleri duyduklarında o kadar ciddi bir tehlike olmadığını düşünmüşlerdi..ama ardından

"Ne yazıkki onda olmam gereken birşey vardı, bilirsiniz doğanın kanunu istersin gidersin ve alırsın, tabii gücün ettiği sürece...Hahahahaha"

"sizin hakkınızda endişelenip endişelenmemem gerektiğini düşünüyordum ki, gördüm ki endişelenmeme hiç gerek yok..."
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Lysana
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 716
Joined: Fri May 28, 2004 10:00 am
Location: Arborea
Contact:

Post by Lysana »

Arkasını dönüp çıkışa gitcektiki mağarada inleyen sesle irkildi,Karşısındaki devasa varlığın önce ayaklarına sonra pullu gövdesine sonra korkunç yüzüne baktı,Bu görüntüden sonra yavaşça yutkundu çıkışa gitme fikrinden birden vazgeçivermişti vücuduna yayılan ejderha korkusu her yanını kapladı ve istemsizce geri adımlar attığını farketti.
Yanındaki silahlarda ejderhaya karşı hiçbir işe yaramazdı eh belki ejderhayı gıdıklamaya yetebilirdi!bu düşünce karşısında acı acı gülümsedi,inşallah lenen ve lenan bu ejderhaya karşı aksi bir harekkette bulunmazdı sonuçta babalarını öldüren kırmızı bu olabilirdi.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Lenen tam kardeşiyle konuşcakken yerin sarsıntılarını hissetmeye başladı. Yer, sanki içindeki devasa bir şey dışarı çıkmaya çalışıyormuş gibi sarsılıyordu. Lenen hemen sırtından çift başlı kılıcını çekti ve iki eliyle birden kavrayarak kapıya döndü. Zira bu devasa sarsıntının kaynağı oradan geliyor olmalıydı çünkü o yönden gelen hatırı sayılır bir ses vardı. Sanki... bir şey yere korkunç bir sertlikle etkiyormuş gibi...

Odadan yeni çıkan kolcunun yavaş yavaş geri dönüşünü izledi ve arkasından.... devasa bir kırmızı ejderha mı? Bir kırmızı mı.... Yoksa.....

Kılıcını geri, kınına soktu. şu an bir işine yaramazdı. Ayrıca, eğer bu ejderha... bu ejderha o da olsa, şu an onunla savaşacak güçte değildi. Tanrısı Pelor'a ettiği duada söylediği gibi; bir gün güçlenecekti ve o zaman güneşin sahibinin yardımıyla, babasının intikamını alacaktı. Diyardan bir pisliği temizleyecekti. Ama hayır... henüz erkendi. şu an yapması gereken şey, buradan sağ salim çıkmanın bir yolunu bulmaktı.

Kırmızının sözlerini dinleyince tahmininde haklı olduğunu anladı. Bu oydu, öldürmeye ant içtiği... Andını gerçekleştirmesi uzun zaman alacaktı. Ama olsun... Nasıl olsa ölümsüzdü. Elinde zamandan bol bir şey yoktu. Sadece buradan sağ çıkmalıydı.

Kırmızının sözleri vücudunda bir sinir dalgalanması oluşturmuştu ama genç yarı ejder kendini kontrol altında tutmaya devam edebilmişti. şu an ölmesinin bir anlamı yoktu. Lenen gerek ve yeter güce eriştiğinde, ölecek olan, karşısındakiydi.

Kırmızı neden buraya geri dönmüştü? Babalarından alması gereken bir şey olduğunu söylemişti. Onu.... yendiği..... zaman bunu almıştı büyük ihtimalle zira bir kırmızı, aç gözlülüğünün sonucu olarak engeli kaldırınca ilk iş ödülünü kucaklardı. O halde burada işi neydi? Tuzağa düşürmek için Lenen ve Lenan'ı mı bekliyordu?

Lenen ejderin konuşması bitince saygı gereği bir süre sessiz kaldı ve o an kimsenin konuşmamasına sevindi zira kendisine bu kadar çabuk tepki verilmesi kırmızıyı kızdırabilirdi. E bu da Lenen'in şu an istediği son şeydi. Her şey zaten yeteri kadar zor görünüyordu. İyice içinden çıkılmaz bir hale sokmanın anlamı yoktu. şu karmaşık ırklı canlıyla korucunun konuşmayı kardeşi ve ona bırakmasını diledi. Bir ejderi en iyi bir başkası anlardı ne de olsa.

Çok küçük bir iki adım atarak konuşacağını belirtmek üzere ileri çıktı. Kırmızının gözleri üzerine çevrilince hafifçe eğilerek ejdere olan saygısını gösterdi. Aslında içinde ufacık bir saygı bile barındırmıyordu ona karşı. "Onu sinirlendirmek gereksiz." diye içinden tekrar etti kendine.

-Sizin gibi yüce,kudretli ve ırkı içinde imrenilecek saygı değerlikte bir kırmızı ejderhanın, yüce altın ejderha Gralis'in mağarasında bulunmasının çok önemli nedeninin bizim gibi zayıf canlılar tarafından görebileceği herhangi bir yarar var mı acaba güçlü olan? diye sordu.

Sözlerinden iğrenmişti. Onu, atasını öldürene bunu yapmak zorunda bırakan gençliğine ve zayıflığına lanet etti içinden. Ama biliyordu ki, Pelor onlarlaydı ve onlar iyiliğin yolunu onun ışığıyla aydınlattığı sürece asla yanlarından ayrılmayacaktı. Lenen, sadece randevuyu erteliyordu. Kırmızıyla olan işini daha sonra görecekti. Büyük ihtimalle yıllar sonra... Ama yine de onu bulup yeminini yerine getirecekti. İyiliğin yolunu Pelor'un ışığıyla aydınlatıp, onun ışığını kesmeye çalışanları kardeşiyle durdurduktan sonra kazanacağı güçle diyarı bir engelden daha, koca bir kırmızı ejderden temizleyecekti. Diyar için, atası için, babası için...
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Androner
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 808
Joined: Wed Jan 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by Androner »

Pyard, Karşısındaki yarı ejderin ne hissettiğini tahmin edebiliyordu. Korkuyla değil, ama anlayışlı bir şekilde kafasını yukarı aşağı salladı ve çıkışa doğru yönelmeye başladı.
fakat birden karşısına çıkan büyük kırmızı ejderhayı görünce, birden büyük bir korkuya kapıldı ve yavaşça saklanabileceği yöne doğru seğirtip uygun bir yerde saklanmaya başladı. en azından kırmızı ejderha gidene kadar ordan ayrılmayı düşünmüyordu.
Logan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1963
Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
Contact:

Post by Logan »

xar bütün bir gece kütüpanede çalıştı kırmızılar hakında,birsürü bilgi topmalıştı en önemlileride,mağralarda yaşamyı sevdiklerini,ve güçe aşık olduklarını, xar artık yorgun düşmüş... uyumak istiyordu, kitapları yerine geri koydu, odasına gitti,yatağını açtı ve yatı uyudu yarım saaat geçmeden uyumuştu,ama uyumudan önce ,şehrin etrafındaki mağraları aklıan getirdi,o red in girebileceği büyüklükteki mağraları hesapladı,yarın ilk işii mağraları gezmekti,
sabahın ilk ışıkları ile uyadı,robunu giydi,sürekli yanında çalıştırdığı örencisi olan ,Haplo ya gitti oda kalkmıştı,
''sen bu gün burdan fazla ayrılma,ben mağralara bileşen toplamaya gidiyorum, biri sorarsa söle ''
dedi ve kuledn çıktı, şehirde bir mühdet sonra yürüdükten sonra,şehir dışına çıkmış, mağralar doğru ilerliyordu,dağın eteğindeki mağraları tek tek kontrol ediyordu.... xar,en küçük kıpırtıya dikat ediyor, ama sürekli tetikteydi,içinden
''sanki kırmıız gelse büyülerin işe yarıyacak dandik büyücü,sıcacık yatağında niye kalkarsını ki,meraklı ne olacak kırmızı yemi olalacaksın, ''
dedi ve başını saladı...
''yok yok bence orda bir şeyler var o kırmızıda bir şeyler var bence,güç olabilir o zaman işte güçlenirim... güzel olur,belkide kırmızı beni sever... belkide beraber çalışırız... ''

'' tabi tabi ejder yemi olcağız salak büyücü, sen kimsinki''

diye kendi kendin konuşa konuşa gidiyordu xar, arkaşları ona şizofreni derlerdi ama o sadeğdece tüm olasılıkları düşünüyordu...
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Kırmızı ejderin yürü iğrenti ile buruştu..

"Sen gerçekten acınacak haldesin, ben senin babanı öldürdüm ve sen bana ne kadar yüce olduğumu söylüyorsun, senin ejder olan yarından bile utanıyorum..."

ejder derin bir nefes alırken boynunu da yukarı doğru kaldırdı...

"Ya çok onursuz bir zavallısın ya daikiyüzlülük yapıyorsun, hangisi genç yarıejder??"
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

sylvos wrote:Gyanid tahtadan bir sandalyenin üstünde sessizce tenha bir kenarda oturuyordu..

Başı ağrıyordu.Birasından bir yudum daha alarak handaki kargaşaya baktı..

Masalardaki fazla içmiş sehoş adamlar, taburenin üzerindeki birkaç serhoş serseri ve bazı denizciler...

Adam birasını masaya koydu ve iki elini başına koyarak birleştirdi..

"belkide orduya geri dönmeliyim"dedi içinden..

"Evet evet geri dönmeliyim" orduya dönme düşüncesi baskın çıkmıştı..

Ejderin boşalttığı ateş akımının etrafındakileri yanıp kül etmesini hala hayalinde canlandırabiliyordu..Kardeşi onu çok endişelendirmişti.

Sonunda kararını verdi savaşçı..Orduya geri gidecekti..Ama uyuması ve kendini toparlaması gerekiyordu..Birasının kalanını tek dikişte içti ve handaki serhoşların ne dediğini bilmez konuşmalarını terkedip yukarıda tutmuş olduğu odaya doğru çıktı...

Gyanid bu düşünceler içindeyken de etrafte söylentiler fısıltılar oluşmaya başlamıştı....

"Gralis in oğulları geldi.. çok kızmışlar... Gralisin öcünü alacaklarmış.....evet evet bir topluluk kurup kırmızıyı avlayacaklarmış...."
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Lenen'in uzun yüzüne hafif ama çok hafif bir gülümseme yayıldı. Ağzındaki sivri dişler çok ama çok hafif görünmüştü. Kırmızı beklediği tepkiyi vermiş, onu, davranışından ötürü aşağılamıştı. "Güzel" diye düşündü Lenen. Kırmızının onu iyice aşağı görmesini sağlamayı planlıyordu. O kadar ki, kendisini savaşmaya değer bulmamalıydı. Gralis'in soyundaki son iki kişi de olsalar, onları o kadar değersiz ve zavallı görmeliydi ki, o kadar beceriksiz görmeliydi ki... Buradan çıkmak için başka bir yol gelmiyordu aklına.

Yan gözle bir anlığına kardeşine baktı. Lenen'in gözleri Lenan'a her zaman söylediği mesajı taşıyordu.

"Yarın savaşmak için bugün yaşa..."

Kardeşi bir paladindi. Onun yaptığını yapıp, intikam gütmezdi. Bu yüzden kırmızıya sebepsiz yere saldırmayacağını düşündü. Tabii kırmızı saldırılacak bir nedene sahipti ama bu bir paladin için neden sayılamazdı. Lenen bunca yıldır bir paladinleydi. Onları yeteri kadar iyi anlayabildiğini umdu.

Korkuyla yutkunur gibi yaptı.

-Yüce ve güçlü kırmızı... Varlığınızın kalplere yaydığı korku ve gücünüzün zihinleri bile korkudan kurutan etkisi sizin karşınızda sadece bunu yapabilmeme sebebiyet veriyor. Zira babamı öldüren ejderin sözleriniz üzerine siz olduğundan artık eminim ama bu da zaten sizin son derece kudretli ve yüce olduğunuzu göstermez mi? Ã?ünkü babamı, yüce Gralis'i öldürdüğünüze göre siz de güçlü, kudretli ve yüce vasıflarını taşıyorsunuz. Ben size sadece olduğunuz şeyleri söyledim yüce ejder. Bu iki yüzlülük değil. Size yalan söyleyemem zira sizin kadar kudretli bir ejder bunu büyük ihtimalle kolayca anlar. Size karşı hissettiğim bir sinir var elbette. Bana baba acısını tattırdınız ama siz söyleyin, bu zavallı halimle size karşı ne yapabilirim ki? Yüce kudretinize karşı saygı göstermekten başka, bizim gibi ufak canlılar ne yapabilirki? (Not: Konuşma draconic dilinde yapılmıştır. Sadece draconic bilenler anlayabilir.)
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Her taraf bir sarsıntıyla inlediğinde mağranın girişine doğru baktı. Bir deprem gibi değildi bu. Periyodik olarak geliyordu. Tıpkı ayak sesleri gibi. Böylesine sesler ancak bir çeşit canlıya ait olabilirdi. Bir ejder... Yoksa, yoksa babası ölmemiş miydi. yoksa geri mi gelmişti. Kötü bir şaka mıydı? Yoo hayır kimse böyle bir şaka yapmazdı. Ama belki bir yanlış anlaşılma? Zihninde böylesine şeyler oluşurken aklı biliyordu. Atası cennetteydi artık. Ve bu gelen de bir ejderhaydı. Pek fazla seçenek yoktu.

Haklı çıkmanın verdiği hayal kırıklığıyla irkildi. İşte kırmızı ejderhaydı. Atasını öldüren kırmızı... Görüntüsü belirdi iyiden iyiye. Nefretle bakacaktı ki gözlerine kendini durdurdu. Pelor adına ne oluyordu. şimdi de intikam mı almak istiyordu. Kan tekrar büyük hızla pompalandı heryerine. Hayır olmamalıydı. Kendini tuttu. Eğer savaşacaksa bile bunu intikam için yapmamalıydı. Belki istemli belki istemsiz kılıcını kınından çekti. Ne kırmızıya ne başka yere baktı. Gözlerini yummdu. Sırtı dikti her zamanki gibi. Başı ise öne eğik biraz. Sonra başı da kalktı yukarı. Gözleri açık olsaydı tavanı görecekti. Kılıcının sapını koparırcasına sıkmıştı.

"Yüce Pelor, nooluyor bana. Işığınla bana yol göster. şimdi ne yapmalıyım. Ölüm olacaksa intikam için olmamalı. Peki ya adalet? Yüce Pelor ışığın sahibi... Ã?nümü göremiyorum ne yapacağımı bilemiyorum. Bana yol göster... yol göster."

Dua etmenin verdiği rahatlamayla tuttuğu nefesini dişlerinin arasından bıraktı. şİmdi ise kardeşinin sözlerini duyuyordu. Neler söylüyordu böyle. Tam bir onursuz zavallı gibi. Hayır bu onun kardeşi değildi. Böyle düşünüyor olması mümkün değildi. Ayrı bir duygu sardı ruhunu. Derken aklına kardeşinin her zaman söylediiği birşey geldi.

"Yarın savaşmak için bugün yaşa..."

Kardeşinin bilerek yaptığını biliyordu artık. Ama yine de, yine de söylenir miydi bu denli sözler. Hayır Lenan söyleyemezdi. Peki kardeşinin onun için söylemesine izin vermeli miydi. Ne yapacaktı ki kardeşine. Hiçbirşey yapamazdı. Belki de onuruyla "yaşayabilmek için" söylüyordu. Ama yanlış değil miydi bu.

Kafasının içinden düşünceler öğretiler hızla akıyordu. Herşey birbiriyle çelişiyordu sanki. Bütün düşünceler onu çaresizliğe doğru sürüklüyordu. Ama onu kurtaracak olan birşey vardı yine. İnancı vardı, tanrısı. "Yüce Pelor" diye adını sayıkladı. Bu durumun içinden ancak o çekip çıkartabilirdi. Bir cevap bulmayı bekliyordu. Pelorun ışığının yolunu aydınlarmasını...
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Kırmızı Lenen i dinledikten sonra hareketlendi,

"Midemi bulandırıyorsunuz , bir ejder olmaya layık bile değilsiniz, Gralis in kemikleri sızlayacaktır.. BU sözlerinizi o duysa öfkesini üstünüze kusardı... Onun için utanç kaynağısınızdır.. bu sahneyi görmektense zaten ölmeği yeğlerdi...."

Kırmızı arkasını döndü ve kanatlarını gerdi.. birkaç adımdan sonra ise havadaydı...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Logan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1963
Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
Contact:

Post by Logan »

xar kendi kendien sölenirken.. birden kant sesleri duydu,ve ardında havalan bir kırmızı ejderhyı gördü, en başta korkmuştu ama ,sonradan o kadar görkemli uçuyorki dedi kendi kendine, ulu ejder sonuçta ona saygısı vardı xar ın, kendisinden kat kat güçlüydü,
mağrasının çıkarken görmüştü xar onu dah doğrusu zıplayıp havandığı yeri...
ardında
''belki mağrada bir şeylr bulabilirim diye mağraya doğru,ilerlemeye başladı... bir patika taküp etikten sonra, yavaş yavaş yaklaşıyordu mağranın önüne büyük ve irice bir mağra gibi gözüküyordu,
kendi kendine sölenmeye başladı yine xar
'' gelirse seni burda bulursa,valahi akşam yemeği olursun ''
dedi bir adım geriledi sonra
''yok yok orda bir şeyler ola bilri bu tehlikeye deyer ''ded ve yürümeye dewam etti xar
mağraya yaklaşmaya başlıyordu ...
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest