Page 29 of 67

Posted: Sat Apr 12, 2008 2:56 am
by Lydronk
"Eh, Safiel hep öyle zaten... Dost sansak düşman çıkar, düşman sansak dost çıkar." diye belirtti Lydronk dryad ruhuna. Sonra devam etti:"Ve zaten bizim kötü bir amacımız yok. Aksine dünyanın kaderi bize bağlı. Gerçi size ne bundan, değil mi? Alt tarafı dünya işte..."

Posted: Sat Apr 12, 2008 2:58 am
by catboy
"Efher'in kalkanı... Yüksek elfler tarafından yapılan en büyük şaheserlerden biri... O sana nasıl geçti dişi elf?" diye bağırdı ruh.
"Peki bunu tanıdın mı?" diye parmağındaki elf yüzüğünü gösterdi Safir.
"Par-tesa'nın yüzüğü... O öldü mü yoksa?"
"Evet. Biz emaneti almaya geldik." diye açıkaldı Safir.
"Bir büyücüye güvenemem." dedi dryad ruhu sert bir sesle.
"Par-tesa'yı sen öldürüp yüzüğünü çalmış olabilirsin." diye de devam etti.
"Peki ya bu yüzük? kehanette kim bu yüzüğü takarsa dengeyi getirecek kişinin o olduğu söylenmez mi?" dedi Safir bu sefer. Cebinden annesinin ona verdiği Safir yüzüğünü çıkarttı ve parmağına geçirdi.
"Sen o musun?" diye sordu dryad ruhu.
"Evet. Tüm simgeleri sonsuzluğun ülkesinde toplamalıyım. her Tanrıyı simgeleyen çocuğu bulup oraya güven içinde götürmeliyim."
"Peki ya zihninde algıladığım karanlık düşünceler?"
"Onlar geçmişte kaldı. Bana güvenmelisin." dedi Safir güven bir sesle.

Posted: Sat Apr 12, 2008 3:06 am
by ElessarTelemnar
"Ve burda cocugun hatta cocuklarin guvenini saglamak isteyen tek kisi de buyucu degildir"
Iyi yada kotu, karanlik yada degil burda hapimiz ortak bir amaca hizmet vermekteyiz ve zamanimizda bir okadar degerli.Cocugu alip biran once burdan ayrilmak istiyoruz yapilacak daha cok seyler var" sert ama kesin bir ifadeyle konusmustu

Posted: Sat Apr 12, 2008 3:14 am
by Lydronk
"Aa, evet! Mesela Hiray'ın simgesi olan Thereon'u koruyorum. Deniz elfi vermişti bana yükümlülüğü. Par-teza mıydı adı? Neyse işte. E peki bu kız çocuğu kimin nesi? Aslında ben ona da bakabilirim." dedi Lydronk, biraz terddütlüydü gerçi. "Ee, alabilir miyiz? Ã?ocuğu diyorum..."

Posted: Sat Apr 12, 2008 3:21 am
by catboy
"Meher'in simgesi bizim araımızda yaşayan." dedi dryad ruhu.
"Reksin hizmetkarı! Umuda inanmaz. Hırsızdır o. Ve en önemlisi Hiray ile düşmandırlar. çünkü Hiray emeğe saygının önemini vurgular. Yani Tanrı Hiray'ın simgesi Thereon ve bu küçük kız yan yana duramazlar." diye bağırdı Safir.
"O halde ikisi bir araya gelmemeli." dedi dryad ruhu.
"Peki bu nasıl mümkün olabilir ki?" diye sordu Safir.
"Ã?nce kızın olduğu yere kadar beni takip edin. Sonra bunu tartışırız." dedi ruh ve sisin içine doğru girdi.

Posted: Sat Apr 12, 2008 4:00 am
by Edmond
Huor yayını almıştı fakat kullanmak için elini götüremiyordu, şiir söylememişti çünkü yayını elinden düşürmenin verdiği onursuzluk vardı üzerinde.Keşke önce şiir söyleseydi.Minnä'yı gördükten sonra sarhoş gibi olmuştu.

Huor ruhlara bakınıyordu, her yerdeydiler, fakat hepsi tamı tamına ağaç şeklindeydi, öylesine güçlüydüler ki, büyüsüz onların Dryad olduğunu anlamak hele hele ölü olduğunu anlamak mümkün değildi.Huor zaten Elessar'ın anladığından pek emin değildi.Onun dışında Algénia vardı, içinden *Gelmemeliydi, liderine karşı geliyor!Ã?ekeceğimiz var bundan!* diye geçirmişti.Dryad Huor'a dönüp

*Haklısın, fakat unutma ki lider her zaman önce grubunun ne istediğini düşünmelidir.*

Huor korkarak biraz

*Peki ya grup yanlış olanı istiyorsa?*

Dryad aynı ses tonuyla

*O zaman grup ölmeyi hak ediyor!*

Devam ettiler.Ne Algénia anlamıştı konuşulanlardan ki zaten adı da geçmemişti, ne Elessar.Safir anlamıştı sanki.Algénia'nın yaptığı yanlıştı, ruhlar Aura'ya rağmen onları çok rahat öldürebilirlerdi, eğer Safir'in sözleri olmasaydı.

Huor bütün bunları düşünürken Dryad yine aynı ses tonuyla

*Evet, yaşayanların auraları da bizi durduramaz, isteseydik bütün gücünüzü birleştirseniz de, kalkanı önümüze dikseniz de, Par-tesa'yı getirseniz de, durduramazsınız.Biz tanrıların seçtikleriyiz*

Huor bir şey düşünmemeye karar vermişti, çünkü Dryad'lar onun düşündüklerini anında gruba iletebilirlerdi.

Posted: Sat Apr 12, 2008 4:10 am
by catboy
Sisin yavaşça çekildiğini hissettiler. Bir süre sonra etrafta bir kaç tane meşalenin dikildiğini ortada da bir sunak olduğunu gördüler. Sunakta on yaşalrında küçük bir kız vardı. Koyu tenliydi. Çok soğuk bir yüzü vardı.
"Tanrı Meher'in simgesine uygun birini bulmuşlaar gerçekten de ." dedi Lydronk alay edercesine.
Safir, kıza yaklaştı: "Merhabalar." dedi yavaşça.

Posted: Sat Apr 12, 2008 4:11 am
by Edmond
Huor da Safir'den geri kalmamıştı.Kıza yaklaşmış ve selam vermişti.Gülümsüyordu kıza.

Posted: Sat Apr 12, 2008 4:14 am
by CLiCKs
Kızın yanına gitmişlerdi. Kız koyun tenliydi. Ruhların arasında yaşamaktan soğumuş yüzündeki mimikler bir şey ifade etmiyordu. Safir küçük kıza selam vermişti, Huor'da. Küçük kız onlara sadece baktı, baktı, baktı...

Posted: Sat Apr 12, 2008 4:20 am
by catboy
Küçük kızın Mikael'di. "Selam." dedi soğuk bir sesle.
Bakmaya bile gerek duymuyordu.
"Senden bizle gelmeni rice ediyorum." dedi Safir.
"Benim keyfim yerinde, burda. Ruhlar bana yeterli konforu sağlıyorlar." dedi keskin bir sesde.

Posted: Sat Apr 12, 2008 5:56 am
by Lydronk
Lydronk kızdan kormamıştı ama şüphleniyordu. şimdi Thereon ne yapacaktı? Kızlar sıkıcıdır demişti, evet ama o zaman bahsi geçen kızın Meher'in simgesi olduğundan ne Thereon'un ne Lydronk'un haberi vardı. Mikael... "Mikael, ruhlar elbette sana yeterli konforu sağlar. Sonuçta ölen birinin bir yükümlülüğü yoktur, Mücadele vermez, garip bir huzur içindedir... Oysa yaşam öyle mi? Gerçekten, yaşam 'canlı'... Donmuş kanına hareket katar, mücadeleler seni zorlarken, sana deneyim kazandırır. Ayrıca emin ol, ruhlar senle sadece ölümü paylaşabilirlerken, canlılar yaşamı paylaşırlar!"

Posted: Sat Apr 12, 2008 6:09 am
by catboy
Kız tek tek herkesi süzdü. Sonra gnom abakıp cebinden bir şey çıkardı:
"Bu sizin galiba?"
Gösterdiği gnomun en sevdiği tornavidasıydı.
"Üstün yetenekli bir hırsız." diye düşündü Safir. "Tam da ihtiyacımız olan şey." "

Posted: Sat Apr 12, 2008 6:16 am
by Lydronk
Gnom tornavidasının yokluğunu fark etmemişti. Yine de kendi de en az kız kadar sinsiydi. Cebinden kızın elindekinin aynısı bir tornavida çıkarırken sırıtıyordu: "Hangisi benim yani, elindeki mi, benim elimdeki mi?" elbette şakaları severdi, fakat hırsızlık pek gnoma uymuyordu. Hırsız olarak yargılandığı bir zaman, hapse düşmesine yol açmıştı. Ki orada da hancının paraları görünmez olmuş, kayboldukları yoktu! Elindeki tornavidayı eski haline getirdi ve kızın elinden değerli tornavidasını aldı. "Tam ihtiyacımız olan şey mi? Neden ki, aramızda çok iyi hırsızlık yapabilecekler var! Ha, anladım... Aman, sanki elimizden kızı kaçıracağız da eşyalarımız kaybolacak. Kızın elinde duracak işte!"

Posted: Sat Apr 12, 2008 6:41 am
by catboy
Kız ayağa kalktı ve Safir'e doğru yürüdü: "Sana bir mesajım var."
"ne mesajı?" diye sordu.
"Reven'e gitmelisin. Orda onu görüceksin." dedi sadece kız.
"Kimi?"
"Kız kardeşini."

Posted: Sat Apr 12, 2008 7:32 am
by Lydronk
Lydronk kızı düşnüyordu. şimdi o kıza kim bakacaktı? Lydronk bu olamazdı herhalde. Kızın soğuk davranışları Thereon'u çok özletiyordu. Hem Hiray ve Meher çatışması hep biliniyordu. şimdi ne olacaktı bu ikisin? Lydronk, Thereon akılı çocuk, kıza birşey yapmaz, diye düşündü. Hem centilmenliği de belliydi Thereon'un -belli miydi gerçekten?- kız sataşmazdı hiç bir türlü. Hani dengi biri bulsa şaka maka yaradı ama bir kıza yapmazdı!