Page 26 of 67

Posted: Thu Apr 10, 2008 5:52 am
by Edmond
Minnä gülümseyerek baktı Algénia'ya, *Tanıştığımıza memnun oldum.*

Posted: Thu Apr 10, 2008 7:13 am
by Lydronk
Lydronk Thereon'a cevabını verdikten sonra tam Fujiwara'nın yanına oturacaktı ki, Safiel, Huor ve biri daha geldi. Lydronk Minna hakkındaki hikayeleri bilmiyordu. Adını duymuştu ama o evde kalmış, Huor hapse girmiş sanıyordu. Yaklaştıklarında Safiel Lydronk'un sıkıntısını anlamıştı, çok belliydi bu. Özüntüsü gözardı edilemezdi fakat Huor'un eşi olduğunu tahmin ettiği kişiyle görüştüğü bu anı mahvetmek istemiyordu. Fujiwara hikayesinin sıkıcı olduğunu ve o sıkıcı hikayeye gerek olmadığını söyledi. Huor da gnomun onları birkaç kez ölümden kurtardığını belirtti. Özellikle Esten casusuna yaptığı şakaya dikkat çekmişti. Thereon ise basitçe yalvarıyordu. Lydronk ister istemez gülümsedi.

Hala kendine lanet okuyabilirdi, yine de o an için bunu bıraktı. Sonuçta Huor için önemli bir andı bu. Ofladı, sık sık yaptığı gibi fakat bu oflama daha sevecendi. İlk safiel'e bir cevap yetiştirdi: "Bu beyaz yalana inanmış gibi yapacağım Safiel, korkunla yüzleşmen için eminim Fujiwara çok daha iyi 'terapiler' önerebilirdi. Kendimi kolay kolay affetmeyeceğim ama Huor'un bu mutlu anında somurtkan bir gnom kimin hoşuna gider ki?" ve Fujiwara'ya dönerek devam etti: "Ayrıca Fujiwara-sun, hikayenin sıkıcı olduğunu iddia etmen garip açıkçası. Senin oraları hiç gezmedim ama edindiğim bilgiler çok ilginç..." hemen Thereon'a döndü, birşe demedi, sadece gözkırptı.

En son, toprakta kayarak Huor'un yanında durdu. Eğilerek bir selam verdi: "Ben Lydronk Lkynt Lher Lex 'Cointrick' Lour. Sizin hakkınızda çok az şey biliyorum fakat emin olduğum birşey varsa, o da Huor'un sizi çok sevdiğidir. Ayrıca siz de kötü bir atış yapmamışsınzı Huor'u beğenmekle, çok hünerli biri!"

Posted: Fri Apr 11, 2008 12:30 am
by Edmond
Huor gülümsedi, *Atış yapmak mı!Bak, bizde evlilik oyun değil.* dedi.Sonra gülümseyerek gruba baktı, ne zamandır hiç gülmeden durmuyordu.Hep gülüyordu.

Sonra yaşlı adama giderken Elessar'ı yanına çağırdı.

*Merhaba efendim, maalesef henüz sizinle tanışamadım, ben Huor Tinehtelë, Orman Elf Prensiyim, bu gruba da zorla lider oldum, bu eşim, Minnä Ikkala.Evet, sanırım size görevi anlatmam gerekiyor!*

Elessar gelmişti.

*Bakın, 3 seçilmiş çocuk var, en azından ben öyle biliyorum, üçünü de bulmamız gerekiyor, Thereon ilk çocuk, kızı bulacağız -Dryad'ların kaybettiği- ve üçüncü birisi daha olması lazım.Grupta şu anda bir şüphe var, herkes dağılıp işlerini halletmek istiyor, ancak grup bir arada kalmalı.Siz ne dersiniz?Ne yapmalıyız?*

Zaten bütün grup başlarına toplanmıştı.

Posted: Fri Apr 11, 2008 1:03 am
by catboy
"Hayır! Toplamda on beş tane özel çocuk var." dedi Safir. Artık sesi ciddiydi.
"Üçünün Tanrı Esten'in adamalrı tarafından bulunduğunu biliyoruz. Bir tanesi Algenia'nın ülkesinde saklanıyor. Bir tanesini de dryadlar bize gösterecek yerini. Diğerlerinin yerleri de belirsiz."

Posted: Fri Apr 11, 2008 1:06 am
by Edmond
Huor yine asabileşecek gibi olmuştu.Ama yanında Minnä vardı, sinirlenemezdi kolay kolay.

*Dryad'lar gösterecek mi!Biliyorlar mı yeri!*

diye bağırdı, sinirle değil ama şaşkındı ve sinirlenmeye hazırdı.

Posted: Fri Apr 11, 2008 1:10 am
by catboy
"Size ona güvensizliğimizi mazur görün. Ama bu yalanı söylememiz şarttı." dedi sözcü dryad.
"Artık sizin kim olduğunuzu biliyoruz ve çocuklarla sizle birlikte güvendeler. Kız emniyette. Kaçırılmadı. Bunu Safir'e söylemiştik. Ama ona sakın kızmayın. Söylemeyeceği yönünde ona yemin ettirdik."

Posted: Fri Apr 11, 2008 2:00 am
by Edmond
Huor başını öne eğdi, *Sakin olmalıyım!* diye mırıldandı, bu kez suskunluk olmadı.Minnä gülümseyerek, *Sakin olmalısın!* demişti.Huor da gülümsedi.

Sonra yeniden Safir'e baktı, anlatmıştı görevi, öğrenmişti Huor da.

*Ã?yleyse kızı verin!Biliyorsunuz, yapmamız gereken çok şey var!*

Ardından Yüksek Elf Prensesine döndü.

*Algénia, sanırım vatanına gidiyorsun, fakat bir farkla, biz de geliyoruz!*

Gülümsüyordu, çünkü grup yine ayrılmıyordu.

Posted: Fri Apr 11, 2008 2:03 am
by catboy
"Algenia'nın ülkesiyle burası arasında benim ülkem var. Madem birlikteyiz. O halde önce Misat'a gideriz. Tarikat'ımı görmem şart." dedi Safir.
"Merak etmeyin. Algenia'yı veya Thereon'u onlara verecek değilim." diye de ekledi.

Posted: Fri Apr 11, 2008 2:17 am
by Edmond
Huor olur anlamında başını salladı.Hala rüyada olduğunu sanıyordu.Yaşlı adamla Elessar'a döndükten sonra

*Ã?yleyse, sizler de geçmişinizi anlatın da yola koyulalım.Safir'in geçmişiyle Minnä'yı buldum, Algénia'nın geçmişi bizi hapisten kurtardı.Geçmişler önemli olabiliyor.

Posted: Fri Apr 11, 2008 2:22 am
by Lydronk
Lydronk da sakince dinliyordu. Safiel konuştuğunda özellikle dikkatini çekmişti: "Merak etmeyin, Algenia ve Thereon'u..." söz konusu Safiel'in tarikatı olunca, Thereon büyük bir tehlike içindeydi. Safiel devam ediyordu. "...Onlara verecek değilim." Lydronk iç çekti. Huor da Fujiwara ve Elessar'a geçmişlerini soruyordu. "Yine bir yolculuk ibizi bekliyor. Umarım Esten büyücüleri, yıldırım saçan kuşlar karşımıza çıkmaz. Hayırü Esten de sıklmaya başladı artık... Ne diye peşimize takıldıysa..."

Posted: Fri Apr 11, 2008 2:32 am
by catboy
"Onun ismini bir daha bu ormanda anmayın!" diye inledi dryad.
"Özür dileriz. Ama artık vakit çok geç oldu. Akşam olmak züere. İsterseniz kızı artık verin bize." dedi Safir.
"Peki ama burdan biraz uzakta. Yürüyeceğiz uzunca bir süre. Amna gece yolculuk tehlikeli olacaktır. Trollerden daha kötü varlıklar yaşar ormanın derinliklerinde. Onlara söz geçiremeyiz. Onun için geceye doğru bir tepede konaklayacağız. Yarın sabah da erkenden varırız." diye açıkladı dryad. Am aaslında hala öfkeliydi gnoma.
"Biz sadece Doğanın ve Barışın Tanırsı Olevia ve onun yardımcıları Olof ve Loune'ye saygı ve sevgi duyarız. Diğer Tanrılara pek güvenmeyiz." diye devam etti dryad. Sesi biraz yumuşamıştı.

Posted: Fri Apr 11, 2008 2:39 am
by Lydronk
"Sanki elbette güvenmenize gerek yok! Yani, hayata son veren birine nasıl saygı duyulabilir ki? Saçmalık..." hava karanlık olduğundan dryad gnomu seçemiyordu belli. Belki de tanıdığı dryadlardan değildi. Eski dostlarla görüşmek iyi olurdu ama şimdi adını hatırlamadığı için uzak dursaydı iyi olurdu, adını hatırlamadığı birine ismini sormak da saçmaydı. Bir gnom için en azından...

Posted: Fri Apr 11, 2008 2:42 am
by Alenthas
"Kız burada daha güvende olmaz mı ki?" diye sordu Thereon. 'Bir kız çocuğu mu! Hiç almayayım. Onlar şimdi zırlak olur dakika başı ağlar. ' diye düşünüyordu. "Hem kızlar çok sıkıcıı!" dedi somurtarak.

Posted: Fri Apr 11, 2008 2:50 am
by Lydronk
Lydronk Thereon'u dirseğiyle dsürttü, boğazını temizledi ve başıyla Minna ve Algenia'yı gösterdi. "Pek sanmıyorum Thereon, dryadlar dedi, ormanın derinliklerine korkunç yaratıklar var. Hangisinin Es-onun adına çalıştığını bilemeyiz!"

Posted: Fri Apr 11, 2008 2:53 am
by CLiCKs
Tartışmalara katılmamıştı, ama açıklığa kavuşturması gereken bir şey vardı. Safir'e dönerek "Büyücü dostum şunu bilmelisin Misat'ta işlerini çabuk bitirmelisin. Zaman daralıyor. Hissediyorum. Par-tesa çocuk için zamanımın çok olduğunu söylemişti. Yurdumdaki eğitimimde bir şey eksik, onu tamamlayamazsak çocuğa sahip olamayız, canlı olarak..." anladığını düşünerek Minnanın yanına doğru yaklaştı.