Yeni Dünya ( RP EKRANI )

FRPWorld Diyarı ile ilgili aktif RP başlıklarının bulunduğu bölümdür.
Logan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1963
Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
Contact:

Post by Logan »

Cody etrafına baktı en yakıdan ki cüce o kadar da yakında değildi.. kılıç mesafesi yoktu aralarında...

Cody cüsesine göre cevik bir adamdı... savaşcı olmak ta bunu gerektiriyordu. Sırf kas değildi savaşcı olamanın getirdiği yetenekler... Akıl,Ã?eviklik,güç ü aynı adan kordine etmesi gerektiğini biliyordu...

son halmesinde kendisini tabiri ile kıç üstü oturmuştu adeta...

Bir anda ayaklandı cody olduğu yerden... Yanıdaki savaşcıya baktı... o çoktan saldıraı geçmiştü küçücük bıçağı ile...

cody kalkanını sol yanına dayadı olası bir darbeye karşı sağ eline sıkıca kavradığı piç kılıcı vardı.

Bir anda düşmanın üstüne bir ok gibi fırladı... Bu cüse ile n ok olurdu ama olsa olsa balista mermisi....

Düşmanına yaklaştıkça savaşma iç güdüsü, artarak ona güç veriyordu. savaş her zaman onun kanına adranelin pompalar. Büyük bir şevkle Kılıcını SAvudur bir yay çizmişti önünki bir kaç cüceyi almak için...

Not :( Great Cleave ) Eyer Bir cüce öldüre bilsen gitiği yere kadar Cleave
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Mark
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2004
Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
Location: Midkemia, portal/istanbul
Contact:

Post by Mark »

darkelven wrote:Susy`e:'(ve eğer duyarsa piijek`e) Ben aşağıdaki tünele gidiyorum, burası fazla kalabalık oldu'' dedi.
Drowun ardından şaşkınlığını hissetti, yeni bir dost kazanmıştı , hem de efsanevi drowlardan, biriyle birlikte savaşmıştı. Kendini kahraman gibi hissediyordu.
yeminer wrote:Kara cüppeli Xardas ta kadın büyücüyü seyrediyordu
Uzaktaki, Kara cüppeli susy'yi rahatsız etti. Garip davranışlar sergiliyordu. Kendi büyüsünün, çalışmadığını anladı. Kitabından çalışmadan büyü yapmaya çalışmıştı belki işe yarar diye, büyüde deneysel davranmayı severdi. Ama bu Adam, Kendisine soğuk soğuk bakıyordu. Bedeni ürperdi. Kim bilir, ne tür şer büyüler yapıyordu!
-Siyah cüppe, demek. Karşılaşıcaz , diye fısıldadı.
Gözlerini kısıp, kendi tünelindeki dehşete geri döndü. Piijek ona bağırıyordu, yanındaki okçu kız da, endişeliydi.
haldor_goraxe wrote:"Hey Susy! şu tüneller için bir kaç hokus pokusun var mı???" diye seslendi ve kendisine doğru koşan cüceye hırlayarak saldırdı...
Illyra wrote:"şimdilik beraber çalışmalıyız, arbadeye yakın olmak istemiyorum. mevzilenecek bir yer bulalım yada sırtımızı birbirimize yaslayalım, karar senin" dedi
Illyra'ya, " Yukarı tırmanıcak bir yer yok mu,burda."
Daha çok bağırarak, "Piijek, Dayanın."
Büyü yapmaya başladı.
"Onları koru, bir saniye" dedi kıza.
Konsantre oldu.
"Geri çekilinnnn" Cody, argay,piijek in üzerinden sağ kolu havada vakit kazanmayı umarak balçıklanmış tünelin içine doğru örümcek ağını fırlattı. Açılmasını beklemeden, Geri çekildi.
"İzle " kıza, alnı karışık işe yaraması için dua ediyordu.
(Web, Tünelde cody argay ve piijek in savaştığı cücelerin arkasına, yapıyorum. Diğer cücelerden ayırıyorum, onları. Böylece, sayı üstünlüklerini dengelemek için.)
calida
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 293
Joined: Mon Feb 27, 2006 10:00 am
Contact:

Post by calida »

Kollarindaki bitkinlik yerini delicesine bi enerjiye birakmisdi, Elanora simdi
Kendini fazlasiyla dinc ve guclu hissediyordu. Cucenin kafasini ucurdugundaki kendinden emin gulumseme aklindan gecen kisa bir dusunceyle baltalanmisti.`Umarim bu kisa surmes.` ama bu hic onemli degildi.Kendini guclu hissetmesi icindeki umudu yeniden alevlendirmisdi, icindeki kuvvetin verdigi tat bambaskaydi, kendini bir okuz kadar guclu ve zinde hissetmek mukemmeldi. Etrafindaki dusmanlarina hirsla saldirmaya devam ediyordu.
Peki Xyra neler yapiyordu. Cucelerden dikkatini fazla ayirmadan kizin oldugu yone bakdi, Drow kiz gayet iyi basinin caresine bakiyor gibiydi. Derken gozune yaninda savasan genc kadin carpti, yaraliydi. `Yardima ihtiyarci olabilir`diye dusundu. `Hey, iyimisin? Biraz dayan.`diye bagirdi kadina ve kadinin onunde biriken cuceleri temizlemek icin davrandi, onune cikan herseyi koru korune hedef aliyor, bir yandan kendini bir yandan yarali savasciyi, ve bir yandanda arkasindakileri korumaya calisarak, hic acimadan kiliclarini deli gibi bir cuceden digerine salliyordu.
Lupus Nigra
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 236
Joined: Sat Dec 24, 2005 10:00 am
Location: Four Corner Square No:4 Old City/Silvermoon-SILVER MARCHES
Contact:

Post by Lupus Nigra »

Kuzey mağrası yıkılınca cücelerin bir kısmı toprak altında kalmışş bir kısmı kurtulmuştu... ama önemli olan oradan daha fazla düşman gelmesinden korkuları olmayacaktı.

Elf yayını sırtına asarken tüm dikkatini orta tünele çevirdi. Az sonra yakın dövüşe girebileceği bilincindeydi. Dar bir tünelde ok atmanın arkadaşlarını tehlikeye düşşürmekten başka pek işe yaramayacağını biliyordu.

Duvar dibine ve güneye doğru bir kaç adım atıp cebinden küçük bir deri parçası çıkardı.

Elleri bir büyünün hareketlerini şşekillendirir ağızından kadim dilde sözler dökülürken koruma büyüleri önemlidir diye düşünüyordu. [Mage Armor]

Planı basitti
Bir kişinin ölümü bir trajedi, bir milyon insanın ölümü ise bir istatistiktir.
Joseph Stalin
EldariL
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 137
Joined: Mon Sep 18, 2006 10:00 am
Contact:

Post by EldariL »

Nasıl ıskalardı?! Ama olmuştu işte... Cüce savurduğu kılıçtan kaçabilmişti...

Düşmanını hafife mi almıştı? Savurduğu kılıç boşa gidince, vücudunun devinimini kısa bir süre için de olsa bozmuştu. Her ne kadar çabucak dengesini bulsa da, o bir an, hamlesinden kaçınan cücenin baltasını bacağına savurmasına yetmişti.

Yorulmuştu... Ve şimdi de bu!

"Hey şu yaptığına bak seni lanet böcek!" diye bağırdı bacağındaki acıya karşılık. Ve bu sefer ıskalamayacağı bir yere nişan aldı. Kılıcı yaratığın karnına doğru dalışa geçti.

O sırada yanında savaşan rangerın seslendiğini duydu.
`Hey, iyimisin? Biraz dayan.`
Anlaşılan yaralandığını ve yorulduğunu farketmiş yardıma geliyordu. Onun nasıl olup da hala böyle vahşi gibi savaştığına anlam verememişti.

"Sadece bir sıyrık!" diye bağırdı gözlerini düşmanlarından ayırmadan. Ama kolları sızlamaya başlamıştı. Uykusuz, aç ve yorgundu. Bu savaşın sonunun nereye gideceğini ilk defa düşündü.
darkelven
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 229
Joined: Fri Dec 29, 2006 10:00 am
Location: khalkedon
Contact:

Post by darkelven »

En aşağıdaki mağaraya geldiğinde durumun farkına vardı Shruiak.Tek yaptığı mantıklı olduğunu düşünerek savaştan kaçmak olmuştu.Görüyordu ki burada iki tanesi büyücünün ve savaşçıların arkasından dolaşmaya yeltenecekti.Eğer ön saflar düşerse ben de kurtulamam diye düşündü.
Tabii biraz da savaşma isteğinin verdiği dürtüyle Mağara duvarına yakın iki taş cücesine doğru saldırdı.Soldaki kılıcıyla alttan bir yay çizip sağ taraftaki kılıcını da yukarıdan aşağıya saplamak istiyordu.Ardından da diğerini halletmeyi kurmuştu kafasında.)

(Full turn attack,improved two weapon fighting)
''Nindyn vel'uss kyorl ninta ratha, thalra elghinn dal l' alust...''

Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...

drow atasözü
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood
Contact:

Post by Illyra »

Elinde okunu ve yayını tutan kız, dikkatle büyücü yapan sarışın kıza baktı. sonra bir anda tüm ciddiyeti dağılmak üzereyken kendini topladı. bir yandan tek elini gülmemek için ağzına bastırmıştı.

"sen ciddimisin gerçekten? gerçekten yukarıya tırmanacak bir şey olduğunu mu düşünüyorsun? tırmansak bile yukarıda ne yapacaksın? yukarı tırmanman için küçük birşey önerirdim ama benim yanımda ip yok. eğer başarılı bir atış yapsaydım ok iple tavana saplanabilirdi, ama sanırım bu biraz uğraştırır"

sakince gözlerini kıstı

"benim başka bir fikrim var, görüyormusun?

bu sırada eliyle etfafı balçığa çevirerek koşup giden adamı gösterdi

"gelenleri o çamur kitlesinin içine sürüyebilriz. en azından onları oyalar yada bir işe yarayabilir. bunun için sen bir şeyler yapabilrmisin"

sonra çevresindeki herkeze baktı

"hadi acele edin, aklına başka bir şey gelen var mı? arbade gitgide buraya yaklaşacak ve arkamızda kaçabileceğimiz ne kadar yer olacak?"

bu sırada gözleri ileriyi tarıyordu...
Image
Swain
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 103
Joined: Thu Aug 18, 2005 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Swain »

Swain ona doğru gelen cüce dalgasına karşı adeta bir dalgakıran vazifesi görerek savaşmaya devam ediyordu. Etrafında olan gürültüler herkesin çetin bir mücadelede olduğunu anlatıyordu ona.

Ã?ekicini bir oyana bir bu yana sallarken artık tek tek onlara vurmanın yetersiz kalacağı kesinleşmişti. Böyle giderse onlara bu şekilde yetişemeyecekti ve eğer bu ufaklıkları kaçıracak olursa arkasındaki insanları ne gibi tehlikeye atabileceğini düşünmüştü. Bu düşünce onu harekete geçirmeye fazlasıyla yetmişti.

Tanrı adına yemin etmişti. Hayatında güvendiği yegane varlığın adını kullanmıştı ve o bir Paladindi. Tanrının hizmetkarı. Hiçbir paladin kanının son damlasına kadar savaşmadan vazgeçmez.. Hiçbir paladin tanrı inananları yüzüstü bırakmaz.. ve eğer ölecek olursa onuruyla ölmek ister. Oda tam olarak bunu yapacaktı..
Ã?ekicinin elinden fırmaması için sıkıca kavradı onu. Savaşın verdiği heyecan ellerinin biraz terlemesine neden olmuştu. Kendisine gelen darbelerden mümkün olduğunca kaçmaya çalışıyordu ama ağır zırhı çevik hareket etmesini engeller olmuştu. Bir anlık bir kararla önünde duran ve ona darbeler vurmaya çalışan yaratıkları kalkanıyla yere devirdi. Amacı sadece çekicini savurmak için gerekli mesafeyi yaratmaktı. Böylece geniş dairelerle birden fazlasının canını acıtabilir veya önünde duran birkaçının yaşamına son verebilirdi. Her ne kadar böylesi hoşuna gitmesede.
Kathranis
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 65
Joined: Wed Jan 10, 2007 10:00 am
Contact:

Post by Kathranis »

Kathranis hiç vakit kaybetmeden diğer tünele yöneldi ; ortalık iyice kızışmıştı.Kuzey tünelinin yıkıldığını huşu içinde gördü, ancak yapabileceği birşey yok tu.

Etrafına baktı görebildiği kadarıyla çıkış yolları diğer iki tünelden oluşuyordu. En azından birini koruyabilmeliydiler , kendileri için. Ancak önce şu cüce devlerini halletmeliydiler.Bu yüzden yayının pek bir işe yaramayacağını düşünüyordu.

Hızla diğer tünele vardı. Savaşçılara zarar vermemeliydi bu yüzden savaşçıların biraz ilerisine ama yaratıkların etkileneceği uzaklığı konsantre oldu,ardından fısıldamaya başladı :
"Delos baur goher labin ur bis sao!" (ice storm)
aransayes
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1861
Joined: Fri Oct 08, 2004 10:00 am
Location: aksaray-izmir
Contact:

Post by aransayes »

Saelnir tünellerden çıkan cücelere baktı ve sayılarının savaşçıları çok zorlayacağını anladı. Fakat hala drow büyücünün hala yapacak büyüleri vardı ve kendisinin de öyle. Aklına gelen büyünin işe yarayacağını umarak sağa doğru arkadaşlarından uzaklaşmaya başladı. Savaşan iki kadının birbirlerine yardım ettiğini gördüğünde en azından daha çok dayanacaklarını umut etti.
Duasını okuduktan sonra cücelere doğru gönderdi.
( yanımdakilere zarar vermeyecek kadar uzaklaştım ve area içinde arkadaşlarımdan birinin kalmayacağı şekilde büyüyü yaptım)
Bir tek seni bana çok gördü dünya
İyiler bu savaşı kaybetmiş
Peki ben nası büyük adam olucam
Kötü olmak seni geri getirir mi acaba...
WizardOfQuarks
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 757
Joined: Sun Nov 28, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by WizardOfQuarks »

Tünelin yıkılışının ardından oradan çıkabilen iki cücenin işini bitirmek için hamle yapacağı sırada bunun için geç kaldığını gözlemledi. Nitekim kara cüppeli büyücü ve drow melezi hemen harekete geçmişti.

Hiç zama kaybetmeden o da orte tünele dönmüştü. Gözüne kestirdiği ilk cüceyi hedefleyip büyüsüne başladı.

Kadim lisandaki güç sözlerini telafuz etmesiyle birlikte avuçlarında mavi kristaller şeklinde buzlar belirmeye başladı ve iradesini bu kristaller üzerinde yoğunlaştırıp onları hançer şekline soktu. Sonra tek bir güç sözcüğüyle buzdan hançer hedefine doğru gitti. (Ice Dagger)
"Ã?n yargıları yıkmak, atomu parçalamaktan daha zordur..."  Einstein
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Edmond kadını taşırken aynı zamanda da etraftakileri tünelin girişini yıkmaları konusunda uyarmaya çalışıyordu. Onun çabaları ne kadar etkili olmuştu bilinmez ama en alttaki tünelin ağzı gürültü ile yıkılınca birşeylerin başarıldığını hissetti Edmond. Kadının istediği oluyordu anlaşılan.

Clesnyé savaşın gerisinde kalmaktan sıkılmıştı ve artık katılmanın vaktinin geldiğini düşünüyordu. Zaten biraz ilerisinde devam eden savaş bir süre sonra istemese de onu bulacaktı. Silahını biraz ilerisinde duran cüceye salladığında gelen düşmanları da görebiliyordu. İşleri pek de kolay lacak gibi görünmüyordu, ama o da bunu beklemiyordu zaten. Hiç değilse bir tane eksilmişti çünkü düşmanın kafasına çarpan silah kemikleri parçalarken düşman sayısı bir tane eksilmiş oluyordu.
(Clesnyé +1 Seviye)

Balamir saplandığı yerden hançerine hamle yapmıştı ama yere devrilen cüceden hançerini almaya çalışırken önündeki cücenin fırlattığı balta Balamir'i omzundan yaralamıştı. Balta saplanmamıştı ama her ne kadar sıyırsa da Balamir'in canını yakmaya, kanını akıtmaya yetmişti. Bu balta darbesi ile sarsılsa da hala savaşacak durumdaydı ve bırakamaya kesinlikle niyetli değildi. Cüceden kurtardığı hançerle tekrar saldırıya hazırlandı, düşmanını gözüne kestirmişti bile.
(Balamir 3 dmg )

Argay tünelin zeminin kaydığını, tünelin çökmek üzere olduğunu farketmişti. Bunu cüceler farketmiş miydi bilinmez ama hiç aldırmadan onlara doğru ilerlediklerine göre çok da önemsemiyorlardı. Argay tünelin üzerine yıkılmaması için birkaç adım geri çekilip daha güvenli bir mesafeden düşmana saldırmak için mevzi aldı. Bu esnada onun bu durmundan faydalanmak isteyen bir cüce saldırmış fakat başarılı olamamıştı. Ama aynı şekilde Argay da küçük adama vurmakta başarısız olmuştu.

Amora geçmişte kalan anılardan birşeyler çıkarmaya çalışıyordu. Bir şekilde bu işareti vermeliydi, insanlar tünelleri yıkmaya başlamalıydı. Ama büyücünün sesi yeterince belli etmiyordu yapıması gerekeni. Gerçi buna gerek bile kalmayabilirdi. Ã?ünkü alttaki tünellerden biri zaten şökmüş ve birsürü cüceye mesar olmuştu. şimdi onlardan iki tane daha vardı. Bakalım şu büyücü ne yapabilecekti.

Piijek şimdi neden bar kavgalarını sevdiğini daha iyi anlıyordu, çünkü onlar ona gerçek savaşları çağrıştırıyordu. Yoksa böyle değil miydi ? Buna bir ara karar vermesi gerekecekti. şimdi ise sadece koparılacak kafaları düşünmesi gerekiyordu. Nitekim bu işte oldukça da başarılıydı. Ã?ünkü Susy seslendikten sonra yaptığı iki hamle de tam yerini bulmuş, bir cüceyi daha alaşağı etmesini sağlamıştı. Ama bu arada havada uçan baltanın ona çarpmasına engel olamamıştı. Neyseki çok ciddi değildi bu çarpış. Biraz yorulsa da savaş devam ediyordu.
(Piijek 3 dmg)

Xardas kendisinin yönlendirildiğini, kullanıldığını hissediyordu. Normalde yapmayacağı şeyleri yapıyor, düşünmeyeceği gibi düşünüyordu adeta. Belki bu geçiş ve çaresizlik onu etkilemişti, ama buna pek ihtimal vermiyordu kara cüppeli büyücü. Burada birşeyler dönüyordu ve o bunu çözmeye ararlıydı. Sersemce başkalarının kendine yaptığı bir sınava girmek istemiyordu. Bunu anlamanın en kolay yolu da düşmanlarının zihnini araştırmaktan geçiyordu. Bunun için gerekli zihinsel bağlantıyı kuracağı cücey, seçti ve çok zorlanmadan yaratğın zihnine aktı. Yaratığın zihni adeta buz gibiydi. Çok yavaş çalışıyordu, hırs ve korku doluydu. Daha derinlemesine incelemesi için konsantre olması gerekiyordu.

Cody son saldırısı yüzünden düştüğü duruma çok bozulmuştu, bu durumu hesaplayamamak canını sıkmıştı ama bu güçlü savaşçıyı çok etkilemedi, ayağa kaltığı gibi kendisine doğru koşan cüceye doğru saldırıya geçti. Aralarındaki mesafe biraz uzaktı, o yüzden koşmak zorunda kalmış, bu esnada da içine doğru yaklaştığı tünelin çökmek üzere olduğunu net bir şekilde anlamıştı. En fazla beş on saniyesi vardı, çünkü tünelin sarsılışlarını net bir şekilde hissedebiliyordu. Kılıcını savurdu ve koşmanın da verdiği devinimle birinci cücenin ciğerlerini biçen kılıcı ancak ikinci cücenin sağ kolu durdurabilmişti. Ama balta tutan koluna darbe yiyen cüce daha nasıl bu darbeyi yediğini bile anlayamamıştı. Oysa hemen diğer taraftaki cüce bu durumu avantajına çevirmeyi bilmişti. Ya da kayıp çekicini dizine vuruncaya kadar böyle olduğunu düşünüyordu.

Susy çevresindekilerle ilgileniyordu ama bunu mümkün olduğunca asgari seviyede tutması gerektiğini biliyordu. Ã?ünkü yandaşlarına yardım etmek için büyü yapması gerekiyordu. Ağ büyüsünün sözlerini söyleyip elindeki örümcek ağı parçalarını hedefine doğru fırlatırken ağ parçaları adeta devleşip tünelin arka kısımlarını yapıi yapış örümcek ağıyla doldurdu. Zaten kayganlaşan, balçığa dönmeye başlayan tünelde peydahlanan bu yapışkan maddeler cücelerin iyice canını sıkmıştı. Ã?ünkü ilerleyip arkadaşlarına yadım etmelerne izin vermiyordu bu inatçı şey.

Elenora kollarına gelen kuvvetle adeta yenilenmişti. İki palası düşmanlarının üzerinde deliler gibi dönüyor, onları kesiyor biçiyordu. Yaralanan kadını gördüğünde hemen onun yardımına koştu. İlk darbesi tam yerini bulmuştu, hızla gelen darbe cücenin boynundaki damarları koparmış ve onu hızlı bir ölüme göndermişti. Ama o bununla yetinmedi, dier kılıcını hemen yandaki cüceye hedefledi ve bir kez daha can yaktı. Gerçi bu az önceki kadar isabetli olmamıştı ama yine de bu darbe sayesinde cüce bir sonraki darbeye dayanamamış ve ölümün soğukluğunu kendi sıcak kanında bulmuştu.

Ales okunu düşmanına yolladıktan sonra alt tünelle ilgilenmek üzere yer değiştirdi, bu esnada kendini koruyacak büyücü zırhı büyüsünü yapmıştı. şimdi daha güvendeydi.

Alegria hem ıskalamasına hem de bacağına yediği darbeye sinirlenmişti. Lanet cüce canını acıtmıştı ve bunu ona ödetmeye kararlıydı. Nitekim ödetmişti de, savurduğu kılıcı cücenin karnına girmiş, ikinci kez savurduğundaysa onu boylu boyunca yere yatırmaya yetmişti. Düşmanı zayıftı, sadece biraz daha dikkatli olması gerekiyordu. Bu esnada diğer savaşçı kadın yanına gelmiş ve çevresini açmaya yardımcı olmuştu. Ama yenileri tünelden gelmeye devam ediyordu.

Shuriak aşağıdaki mağaraya geldiğinde karşılaştığı cücelere düşünmeden saldırdı, onların safların arkasına geçmesi çok değerli kişilerin zarar görmesi anlamına gelirdi ki ona yardım edecek kişilerin zarar görmesinden hiç hoşlanmazdı melez. Silahlarına davrandı ve karşısındaki yaratığa acımasızca iki darbe indirdi ve bu darbeler de yaratığı yere indirmişti. Ancak diğer yaratık bu fırsattan faydalanmış ve ayağına doğru yaptığı saldırıda başarılı olmuştu. Kesin bir çürük olacaktı ama Shuriak br ezik olmadığına şükretmeliydi.
(Shuriak 4 dmg)

Lineas'ın gözleri ileriyi tarıyor durumu anlamaya çalışıyordu. En alttaki tünel yıkılmıştı ve en üstteki de az sonra yıkılacak gibi görünüyordu. Bu iyiye işaretti. şimdi sadece ortadaki tünel kalıyordu savunacak.

Swain uzun süredir ağır çekicini sallıyordu, yorulmuş muydu ? Belki ama bunun onun için bir önemi yoktu. Koruması gerekenler vardı ve tanrısının adına onları koruyacaktı. Ã?ekici daireler çizerek düşmanlarını kendinden uzak cehenneme yakın tutuyordu. Hızla dönen çekicin kafasına isabet ettiği bir cüce bunun bizzat şahidi olmuştu. Bu arada yanındaki hanımlar da oldukça iyi idare ediyordu. Anlaşılan onlar da tecrübeli savaşçılardı. Her ne kadar çift silah kullanan kadın biraz çılgınca savaşsa da vuruşlarındaki ve silah tutuşundaki ustalık göz dolduruyordu. Biraz daha dayanması gerekiyordu paladinin. Bu sefil yaratıklar sonsuz lamazdı ya ! Ve birinin daha kafasına çarpan çekiç onu da yere devirdi.

Kathranis üstteki tünelden hemen aşağıdakine yönelmişti. Adeta coşuyordu ve imkansızı başarabileceğini hissediyordu. Sabah hazırlamadığı bir çağrıyı yapmayı deniyordu , bunu ustasından öğrenmiş ve şimdi yapabileceğini hissetmişti. Ama hisleri onu yanılttı:çünkü başaramamıştı. Bunu yapabilcek kudreti vardı, bunu farketmişti ama henüz hazırlamadan yapacak kadar bu büyü üzeride uzmanlık sağlayamamıştı. Bu çok büyük bir ustalık işiydi, hele yeni yapabilecek kudreti kazandığı bir büyü için imkansızdı.

Saelnir ufak birkaç hesaplama yapmış ve yandaşlarına zarar vermeyecek şekilde büyüsünü tünelina rka taraflarına yönlendirmişti. Bir anda aralarında patlayan yüksek ses dalgası cücelerin kimlerinin kulak zarlarını patlatmış, kimilerininse kalbini durduracak kadar etkili olmuştu. Başarılı ve yerinde bir dua seçmişti rahip ve tanrısı düşmanlarını adeta kahretmişti. Tünelin ortasında aval aval bakan şaşkına dönmüş cüce sürüsü bunun en iyi knıtıydı. Dostlarına zaman kazandırmış düşmanlarına zara vermişti.

Xyra ve yandaşları orta tüneli iyi idare etmişti ve alt tünelin çökmesi de işlerini oldukça kolaylaştırmıştı. Ortadan gelenleri iki kadın ve paladin adeta biçerdöver gibi kesip atıyordu. Üst tünelde de durum farksızdı. Anlaşılan ilk heyecanın ardından iyi orghanize olmuş ve düşmanı püskürtmeyi başarmışlardı. Bunun üstüne bir de rahibin yaptığı ses patlaması lokum gibi gelmişti. Bir anda mağaranın içinde kulak çınlatan yüksek telden bir ses yankılanmıştı ama herkes onun asıl etkisinin merkezinin çevresindeki cücelere oldupunu biliyordu. Nitekim ya şaşkınlıktan donup kalmışlar ya da patır patır dökülmüşlerdi. Gerçi etkilenmeyen ve hızla ilerleyenler de vardı ve yenileri de geliyordu ama baya kontrol eltına almışlardı düşmanı. Xyra da bu işe katkıda bulunmak için aklında buz hançerini canlandırdı, büyüsü ile iradesini birleştirip elinin içerisinde bulunan azcık su damlacığından bir buz hançeri yapıp cücelerden birine gönderdi. Buz ccenin midesinden girip arkasından çıkmıştı ve çelimsiz varlık onunla birlikte yere yapışmıştı.

Bu esnada Khedan da görüşmesine devam ediyordu. Kadim köle tacirinin birşeyden dolayı keyfi yerine gelmişti ama Khedan nedenini çıkaramadı. Ama her ne olursa olsun bu onu hiçö de sevindirmemişti. Yinede ne birşey diyebildi ne de sorabildi. Tek yaptığı çekilebileceğini, birazdan gerekli büyüyü yapacağını söyleyen tüccar krala inanmak ve büyüsüne son vermek idi.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Edmond kuru çağrı yapmaktan sıkılmıştı.Dikkat çekmesi gerekiyordu.Aslında neredeyse kimse onun dediği ile ilgilenmiyordu.Anlaşılan ya toplu bir çağrı yapması gerekiyordu ya da tek tek söyleyecekti.Aklına toplu bir çağrı yapmak geldi.Ancak toplu bir çağrı yapacak olursa herkes bulunduğu tüneli yıkmaya kalkabilirdi.Bu durumda açık tünel kalmazdı bu da zararlarına olurdu.Edmond'un karşısında iki tünel vardı.Birinden birini yıkmalıydılar.Sonra en yakında bulunan tünele doğru ilerleme kararı aldı.Kadını ne yapmalıydı?Bilemiyordu.Sonra kadını bırakmaya karar verdi.*Bayan, dediğinizi yapmak için sizi geçici bir süre bırakmam gerekiyor.Kimse dediğimi dinlemiyor anlaşılan.Tünelleri ben yıkacağım* diyerek en üstteki(Argay'ın olduğu) tünele doğru ilerlemeye başladı kadını bırakarak.Biraz ilerledikten sonra arkasına dönüp kadına baktı ve tünele doğru koşmaya başladı

[Eğer bu turda gidebilirsem, en öne geçip (Burnings Hands) yapıcam]
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
esen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Fri Sep 10, 2004 10:00 am
Contact:

Post by esen »

Büyücü bir an Amoraya dönerek *Bayan, dediğinizi yapmak için sizi geçici bir süre bırakmam gerekiyor.Kimse dediğimi dinlemiyor anlaşılan.Tünelleri ben yıkacağım* demiş ve en üsteki tünele doğru ilerlemeye başlamıştı. Amora hiç bir şey söylemeden büyücünün arkasından bakıyordu. Yaşlı adam biraz ilerledikten sonra arkasını dönüp ona bakmış ve tünele doğru koşmaya başlamıştı... Bu kısa bakışma anında Amora, büyücünün sırtına balta darbesi alarak kanlar içinde yere yığıldığını aynı anda yıkılan mağra taşlarının direk büyücünün bulunduğu yere düştüğünü görmüştü. Bu görü Amorayı derinden sarsmıştı. Kaderi değiştirmek insanların elinde olmalıydı, tanıdığı insanların zarar göreceğini bilipte hiç bir şey yapmadan daha fazla duramazdı. ve Amorada büyücünün zarar görmemesi için elinden geleni yapacaktı. Bulunduğu yerden yumruk büyüklüğünde bir taş aldı ve yaşlı adamın arkasından koşmaya başladı. Ne olursa olsun büyücüye bir şey olmasına izin vermeyecekti. En azından bunu yapabilirdi...
User avatar
devolet
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 31
Joined: Thu Jan 25, 2007 10:00 am
Contact:

Post by devolet »

"lanet olsası cüce al bakalım" diyerek saldırdı balamir. içindeki canavar uyanıyordu yavaş yavaş.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests