Page 23 of 48
Posted: Thu Jun 10, 2004 5:58 am
by isKENDER
insan savaşçı içeriye çok büyük bir gürültüyle giren şaklabanı hemen fark etti ve irkildi hemen eli kılıcının sapına yapıştı ama konuşmasını dinledikten sonra elini kılıcından çekti ve tekrar eskisi gibi oturmaya devam etti ama gözü şaklabandaydı.
Posted: Sun Jun 13, 2004 1:54 am
by NIGHT
"Bir süre önce hava almak için handan çıkmıştım. Bazı çığlık sesleri duydum, normalde ilgimi çekmezdi ama, belaya bulaşmayalı çok uzun zaman olmuştu."
Gülerek sandalyesinin arkasına yaslandı.
"Ã?ığlıkları ormanın içine kadar takip ettim, bir süre sonra sesler kesidi ve bende sesin kaynağını bulamadım. Hana geri dönmeye karar vermiştim. Ve.."
Olanlara bir isim verebilmek için durakladı.
"Garip olaylar da böyle başladı. Arkamı döndüğümde az önce orda olmayan biri vardı. İnce yapılı, sarışın bir adamdı.Yerde yatıyordu ve üstü başı kan içindeydi. Ona yakından bakmak için yaklaştığımda bileğimi tuttu.."
Kolunu uzattı, bileğinde yanık izleri vardı.
"Yara bere içindeki biri için çok kuvvetliydi, yanığın acısını saymıyorum bile. Kolumu geri alamadım, kıpırdayamadım bile. Aklıma sayılar, anlamsız sözler ve garip görüntüler hucum etti.Gözlerimi açtığımda adam gitmişti, geriye hiç bir iz bırakmadan. Adamı benden başka gören olmamış, çığlıkları duyanda. "
Dirseklerini masaya dayadı ve sandalyesinden ileri doğru kaykıldı.
"Geceleri hep aynı rüyayı görüyorum. Anlamsız bir ton söz, tanımadığım insan yüzleri. Sinirlendiğimde ya da üzüldüğümde, etrafımda bir şeyler kırılıyor veya yanıyor."
Tekrar geriye yaslandı ve dikkatle karşısında oturan adamın gözlerine bakmaya başladı.
"Ne dersin, sence deliriyor muyum?Ya da bunun başka bir açıklaması olabilir mi?"
Posted: Sun Jun 13, 2004 2:43 am
by Efla
şaklabanın bu teklifi kendisine pek de itici gelmemişti son günlerde yaşanan gerginliği dağıtabilirdi belki. Belki de han neşeli havaya bürünürdü tekrar. Ama bu işiyle ilgili aklını kurcalayan bazı şeyle vardı. Garip şeyler seznlemişti sanki. Ya da sadece kendisine öyle geliyordu. Bunu zamana bırakmak gerekir diye düşündü. Sonra yanına konuşmak için gitti. "Teklifinizi kabul edebilirim aslında ama bu hanın tek bir sahibi yok ortaklarımla da konuşmalıyım"
Posted: Sun Jun 13, 2004 5:03 am
by Hükümlü
birasını içtikten sonra yanına gelen adama baktı...
"ooo...demek bu güzel hanın sahibi sizsiniz. Tanıştığıma pek memnun oldum." yüzünde tekrar bir gülümse yayıldı sarı dişleri bütün ihtişamı(!) ile ortaya çıktı..."bana bir bira ısmarlarsanız emin olun çok daha rahat konuşabiliriz"
cevabı beklerken birasının son yudumlarını içmeye başladı
Posted: Sun Jun 13, 2004 8:12 am
by feverbeast
Hanın kapısında sessizce süzülüp içeri giren siyah deri giysiler içindeki hırsızı kimse fark etmemişti. İşine de gelmiyor değildi...
"Umarım bu civarda yeteneklerimi bileyeceğim bir iş vardır, [;)]" diye düşündü, "Yoksa paslanacağım! Ayriyetten şöyle güzel birkaç tabak domuz pirzolası da fena olmazdı. Biraz şarap. Tatlı. Cebi dolgun avanaklar. Hikâye dinlemeyi seven küçük çocuklar..." Birden durup ne kadar aç gözlü olduğunu belki bir milyonuncu kez hatırladı. "Neyse..."
Her adımıyla içerideki insanları süzüyordu; bunu yaparken direkt onlara değil etrafa bakıyormuş gibi yapıyordu. İşi bitince boş bulduğu bir masaya oturdu ve midesinden gelen gurultuları bastırmaya çalıştı. "İblis pisliği!" diye düşündü. İblis yanı yüzünden çok fazla enerji yakıyordu ve bu da çok fazla acıkmasına neden oluyordu.
"Buraya bakacak birisi var mıydı?" diye sordu sesini hafifçe yükselterek.
rp dışı: işte şimdi birkaç npc'nin eksikliğini hissettim... biraz "ne bulsam yerim pickpocket'i" yapacaktım

Ã?ylesine... Valla...
Posted: Sun Jun 13, 2004 5:52 pm
by Efla
Siyah deri giysili adamın servisini yaptı. Daha sonra mutfaktan bir bira alarak konuşmakta şaklabanın yanına geldi. "şöyle oturun" dedi bir sandalyeyi göstererek. Kendisi de masanın diğer tarafında yerini
aldı. "Sizi dinliyorum"
RP dışı"Kapıdaki güveliği unutmayalım:)"
Posted: Mon Jun 14, 2004 9:46 pm
by NIGHT
Oturduğu masadan kalktı ve etrafına baktı. Sonra da garip görünüşlü biriyle konuşan Efla'ya. Han işlerinin hepsini onun üzerine atmıştı. Hanın kapısından içeri giren ilk kişiyle kendisinin ilgilenmesi gerektiğine karar verdi.
Rp dışı"Han çok kayabalık olduğuna göre iyi para kazanmamız gerekiyor değil mi?:)
Posted: Tue Jun 15, 2004 1:20 am
by Hükümlü
Efla ile bütün kıyafeti pahalı kadifeden olan şaklaban köşede konuşmaya başladılar arada sırada şaklabanın ince kahkahaları duyuluyordu...
Posted: Fri Jun 18, 2004 9:43 pm
by NIGHT
Eflaya ve karşısına oturmuş garip kılıklı adama merakla baktı. Yanlarına gitti ve konuşmalarını dinlemeye çalıştı.
Posted: Fri Jun 18, 2004 10:05 pm
by Hükümlü
Konuşmalar oldukça yavaştı bir de içerideki gürültü eklenince....
yalnızca konuşmada geçen altın, bilmem kaç yüz altın lafları geliyor. şoytarı konuşurken etrafı kolaçan ederken dinleyeni fark eder....
"Bir şey mi istemiştiniz?..."
Posted: Sun Jun 20, 2004 1:47 am
by Efla
YÖzünde bir gülümsemeyle Night'a baktı. Soytarı görünüşlü adama Night'ı takdim etti. "Bu güzel bayan da Night. Hanın ortaklarından. Benle olduğu kadar onla da konuşmalısınız bu konuyu" Night'a tekrar dönerek "otursana dedi
Posted: Mon Jun 21, 2004 8:01 pm
by Blade3
elf savaşcı uzun süredir hana gelmiş olan insan savaçcıyı izlemektedir acaba yolu buraya nereden düştü diye düşünür bu civarda kulağına hiçbir savaş haberi gelmemişti çünkü
Posted: Sun Jun 27, 2004 8:23 pm
by Just_wiN
içeri tekrar giren cleric kendine bir arpa şarabı istedi we yerine oturarak kafasını dinlemeye başladı
Posted: Sun Jun 27, 2004 9:10 pm
by tifileray
Drow savaşçı içeri girdi ve hancıya 4 parça altın fırlattıktan sonra"herkese benden bir şarap beyler ve hanımlar" dedi garip bir şekilde hancıya bakarak.
Posted: Sun Jun 27, 2004 9:12 pm
by tifileray
Burası onun için oldukça garip bir yerdi.Yüzey dünyasında ilk defa bir hana giriyordu ve herkesin birbirinin konuşmalarını dinlediğini farketti birden.Burası ne kadar da anayurduna benziyordu!