Posted: Wed May 03, 2006 5:10 am
"Yaşamı sorguluyorsun görüyorum ki!" dedi Kinisson derin bakışları karşısında ki genç adamın ruhunu delip geçerken... "Birileri senin yanında ve bunu ben bile hissediyorum, ama sen... yaşamı sorguluyorsun. Sorarım sana; yaşama hakkının kimde olduğunu sorgulamak bize mi düşer? Kendinin yaşamasına izin verip vermemek bize mi kalmış?"
Bakışları artık boş olan sokakta gezinen Kinisson yeniden ona döndü. "Bir zamanlar tanıdığım bir adamı -ki o zamanlar çok gençtim- bir ucube olarak görürdüm. Aslında bir ucube demek doğru olmaz ama çok gereksiz birisiydi işte benim gözümde. Yorucu, bıktırıcı ve..." Tam o anda Kinisson bir kahkaha patlattı ve gergin ortam sanki bir anlığına dağıldı. "...ve kel kafalı yaşlı bir bunaktı bu adam..."
Derin bir nefes aldı ve konuşmaya devam etti. "Ama adam -her ne kadar hoşlanmasam ve benimle aynı fikirde olan bir çok kişi olsa da- bir halkı kurtardı ve onların ruhlarını kazanmalarına yardım etti.
Sen burada durmuş kendini sorgularken dünya dönüyor oğlum!" dedi Kinisson. "Eğer yaşıyorsan senin de yaşamaya hakkın vardır. Hakkın olmasaydı asla burada olamazdın!"
Bakışları artık boş olan sokakta gezinen Kinisson yeniden ona döndü. "Bir zamanlar tanıdığım bir adamı -ki o zamanlar çok gençtim- bir ucube olarak görürdüm. Aslında bir ucube demek doğru olmaz ama çok gereksiz birisiydi işte benim gözümde. Yorucu, bıktırıcı ve..." Tam o anda Kinisson bir kahkaha patlattı ve gergin ortam sanki bir anlığına dağıldı. "...ve kel kafalı yaşlı bir bunaktı bu adam..."
Derin bir nefes aldı ve konuşmaya devam etti. "Ama adam -her ne kadar hoşlanmasam ve benimle aynı fikirde olan bir çok kişi olsa da- bir halkı kurtardı ve onların ruhlarını kazanmalarına yardım etti.
Sen burada durmuş kendini sorgularken dünya dönüyor oğlum!" dedi Kinisson. "Eğer yaşıyorsan senin de yaşamaya hakkın vardır. Hakkın olmasaydı asla burada olamazdın!"