YER ALTINDA BİR MABED(TANRI:APOCALYPSE)(KAOS, KATLİAM,

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Post Reply
User avatar
yuceeren
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 52
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Contact:

Post by yuceeren »

kapıdan giriyorum içeride koskoca bir salon görüyorum iyi ama burda hazine yokki yanlızca kan kokusu var !!
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Salon'daki kan havuzunun iki yanında duran iki metrelik kara zırhlar içerisindeki heykellerden birinin gözleri kırmızı bir ışıkla parladı. Tıslamaya benzeyen fakat kalın derinden bir ses holde yankılandı:
"Burada ne işin var yabancı... Cevap ver ya da öl..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Hükümlü
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1548
Joined: Mon Jun 09, 2003 5:31 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Hükümlü »

Tapınaktan çıkmaya hazırlanan soytarı o sırada heykellerden birinin konuşmaya başladığını duydu ve kafasını oraya çevirdi...işte bir eğlence daha diye düşündü.
Küçük ayakları ile hızlı hızlı oraya gitti. Her hareketinde zilleri inanılmaz rahatsız ediyordu kulakları.
Soytarı heykelle sakinleştirici bir tonla konuşmaya başladı :
"Tamam ahbap ben burdayım sen sakin ol keyfine bak..." deyip adamla ilgilenmeye başladı...
"Aslında heykelin sorusu pek de mantıksız değil...ne işin var burda bakıyım senin?" Gülmeye başladı soytarı "Hadi bakalım gel sen şöyle içeriye ne aradığını bir öğrenelim..."

Soytarı adamı içeriyi gösterdi elleriyle...
User avatar
yuceeren
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 52
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Contact:

Post by yuceeren »

Drimnahil birden heykele doğru döndü aklında bir görüntü canlandı burası rüyalarında gördüğü karşı çıkmaya çalıştığı fakat artık tamamen teslim olması gerektiğini hissettiği yerdi
-buraya ulu tanrımıza hizmet etmeye geldim kaosun tanrısına ruhum tanrımız için ne gerekiyorsa yapmak için hizmetindedir !
User avatar
yuceeren
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 52
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Contact:

Post by yuceeren »

drimnahil soytarıya pekde güvenmemişti drow hislerinin de verdiği bir dikkatle soytarıyı kontrol ederek içeri girdi
Hükümlü
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1548
Joined: Mon Jun 09, 2003 5:31 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Hükümlü »

"O bakışlar ne öle bakıyım dombili hadi geç içeriye...peki tanrın sana tecavüz edilmesini istese kabul edicek misin bakıyım yavrucuğum?" soytarı kahkahalarla gülmeye başladı...
"Nerden gelirsin bakalım anlat hikayeni..." soytarı adamın arkasından yürüyordu yan yan sırıtarak
User avatar
yuceeren
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 52
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Contact:

Post by yuceeren »

- karanlıktan geldim karanlıkta avlandım karanlıkta öleceğim ve tanrım bana tecavüz etmez ancak tecavüz etmeyi emreder ve bende ederim hikayem şu ki rüyalarımda gördüm bu mabedi ve aradım fakat ancak kaderin ufak bir cilvesi ile başka bir yeri ararken buldum burayı fakat terk etmeye de niyetim yok


adamın eli sürekli kılıcının kabzasındaydı yürürken duvarları inceliyordu soytarı ile konuşmaya ise pek niyeti içinde bulunduğu yeri anlamaya çalışıyordu
dreamshadow
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 138
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Location: karşıyaka
Contact:

Post by dreamshadow »

Geçmişinde yaşadığı olayların izlerini taşıyarak; babasının yolundan, ağabeyinin intikamı için çıktı tekrar yollara. Tek amacı içindeki karanlığı yayıp daha da ulaşılmaz olmaktı. Göz bebekleri gözlerinin siyahlığında kaybolan Thor'un bakışları, etrafında dolanan tüm varlıklar için büyük bir tehlike yaratıyordu. Ã?ünkü; Thor'un bakışlarındaki nefret; yoğun karanlığı, yok etme içgüdüsünü fark edilemez olmasını ortadan kaldırıyordu.

Güzel bir av ziyafetinden sonra dinlenmek amacıyla bir ağaç gölgesine uzandı. Uyandığında, bir türlü anlam veremediği, fakat yok etme dürtülerini daha da hırçınlaştıran bir yanı ortaya çıkıyor ve bu duyguyu bastırmakta zorlanıyordu. Aslında bu duygu Thor'un hoşuna gidiyor, gücüne daha da güç katıyordu. Bu yok etme içgüdüsüne uyarak uzandığı ağaç gölgesinden kalktı ve avuçlarıyla sımsıkı tuttuğu devasa kılıcını kınına sokup huzur bulduğu karanlıklara doğru ilerlemeye başladı.

Öldürmek için kurban arayan gözleri birden karanlığın en yoğun noktasındaki gizli kalmış bir mağaranın girişine ilişti. Birden aradığı şeyin bu mağarayla bir bağlantısı olduğunu hissetti. Bu his Thor'u mağaranın karanlığına doğru çekiyordu ve bu hisse daha fazla karşı koymadan salıverdi kendini mağaranın karanlık ve şehvetli büyüsüne. Hiç tereddüt etmeden içinde nelerle karşılaşacağını bilmediği mağranın karanlığında ilerler.
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Kendine ait olan mekanda ilgilenecek çok fazla şey bulmuştu. Onca kitabın sunduğu onca bilgi, her biri kaosun gücüyle donatılmış onca eşya... Kısa bir süre öylece inceleyip neyin ne olduğunu anlamaya çalıştı. Fakat Kaos'un gözleri için "değişikliğe" alışmak o kadar da zor olmasa gerekti. Bir süre sonra tamamen konsantre olmuş ve çalışmaya başlamıştı. Planlarını uygulamak için yeterince çalıştığına kanaat getirene kadar çalıştı ve son bir kez kontrol etti herşeyi. Bu ölümlü hayatından kalma bir alışkanlıktı çok da yararsız olduğu söylenemezdi. Nihayet laboratuarını terkedebilmişti. Hazırladığığı şeyleri bir kesenin içerisine koydu ve cebine attı. Ve diğer bir kese vardı. Bunu da diğer bir cebine attı. Ona hediye edilmiş olan yüzüğe gözü çarptı, geri dönüp yüzüğü parmağına taktı. Tekrar denedi iletişim kurmayı yüzüğün içindekiyle. Herşey hala aynıydı, intikam naralkarı savuruyordu ne nefret besliyordu. Ondan nefret ediyordu ama ne garipti ki onun işine yarayacaktı. Yüzünde hafif bir sırıtış belirdi. şimdi iletişim kurmaya çalışmak gereksizdi. Bir an önce gitmeliydi. Tapınağın dışına doğru yolu emin adımlarla ilerledi...
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
User avatar
yuceeren
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 52
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Contact:

Post by yuceeren »

burada başkaları da olmalı diye düşündü drimnahil bu zavallı soytarıdan çok daha kuvvetlileri olmalı ve onlarla tanıştığında yada her hangi bir karmaşa çıktığında bu soytarının kaburgalarının arasından geçirerek kalbiyle buluşturmalıydı kılıcını tabi eğer bir kalbi var ise
başka kimse yokmu burada diye seslendi drimnahil kutsanmış kişileri arıyordu ama henğz sesine bir cevap alamamıştı !
Par-Salian
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 184
Joined: Tue May 04, 2004 10:00 am
Location: Sanane taniyorsan beni zaten biliyorsundur...
Contact:

Post by Par-Salian »

ParSalian uzun bir göreve çıkmıştı görev bu diyarlarda değildi ne zaman gittiğini kendi bile bilmiyordu yaklaşık 1 veya 2 kış olmuştu gideli uzun bir yolculuktu görev sırasındayken bir çağrı duymuştu kulaklarında ki bu çağrı onu adeta mest etmişti eski topraklarından geliyordu bu çağrı eski kötülerden geliyordu özüne kavuştuğu yerden geliyordu görevini bitirdikten sonra bu çagrıya kulak vermişti yola çıktı uzun zaman geçti tekrar topraklarına dönmek o kadar uzunduki birisini ilk defa bu kadar uzun takip ettiğini fark etmişti en sonunda ama amacına ulaşıp hedefini aşkam vakti yatağında karısıyla birlikte tamamen yok etmişti buda kendisini o kadar zorlama bedeliydi geriye döndüğünde garip bir şeyler hissetti bu çagrı ona katiller yoncasından değilde garip bir taşın oradan geliyordu yanına yaklaştı elleri pelerininde iyice inceledi bu taşı sonra anladı bu sadece bir yanıltmacaydı sonra giriş yavaş yavaş belirlemeye başladı önünde içerisi garip bir şekilde karanlığın sıcağıyla kaplıydı hayatın hiçbirşeye güvenmemeyi öğrenmişti ama burası başkaydı burada başka bir duygu içini kaplıyordu bir katilin hiçbir zaman içinde olmaya duygulardı içeriye adım attı her adımında heyecanı giderek artıyordu en sonunda tünellerde kuru kafalar bitmişti ama yol hala devam ediyordu birini görmek umuyduyla yürümeye devam etti tünellerde vede karanlıkta kayboldu
User avatar
yuceeren
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 52
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Contact:

Post by yuceeren »

dışarıdan sesler geliyordu ayak sesleri ama başka bir şey yoktu soytarıda ortalıktan kaybolmuştu artık etrafta kimse yoktu yanlızca ayak sesleri duyuyordu drimnahil yalnızca ayak sesleri
Hükümlü
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1548
Joined: Mon Jun 09, 2003 5:31 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Hükümlü »

Yeni gelenlere göz atıyordu soytarı içinden 'gelin kuzucuklarım gelin babanıza diyordu...'

Diğer gelen savaşçıyı boşvermişti çok boş beleş bir varlıktı belli ki pek de ukala! Neydi o öyle eli kılıcının kınında oldukça komikti er geç ona bir şeyler öğretebilirdi soytarı...

O sırada ard arda gelen ayak sesleri duydu ve girişe yöneldi...
Gelen ilk savaşçıyı karşıladı soytarı.

Karanlıktan birden kahkahlar atarak atldı savaşçının önüne. Bütün duvlarda yankılanıyordu o korkunç ince ve rahatsız edici kahkaha.

"Sıcak yuvamıza hoşgeldin yavrucuğum hangi amaçla buradasın bakalım? E içi...." sözünü bitirmeden arkasından gelen adamı gördü ve hafifçe
önünde duran savaşçının solundan arkasına baktı eğilerek.

"Sen burda kal bir yere kaybolma ufaklık!" dedi savaşçıya ve arkadakine yöneldi.
Parmaklarını ağzına götürerek diğer adamı da o tarafa çağırdı...
"sesleri takip et babalık! ışığa ulaşacaksın elbet!" Yine ince bir kahkaha attı.
Yanında durana baktı gel bakıyım sen buraya benimle. sonra arkadakinin bunları takip etmesi için şarkılar söylerek ilerledi ve taht odasını olduğu yere geldi orada yeni gelen kara elfi de gördü...

"Ahaha kara oğlan sen de mi buradasın gelk bakıyım yanımıza çekinme...Boy sırasına geçin bakıyım. Bursı ana kucağı değil!" sonraz ileri gidip elleri belinde adamların sıra olmasını bekledi.

"HEY SEN ARKADAKİ KIÃ?INI KALDIR DA GEL Ã?ABUK BURAYA!!!!"

sonra tekra büyük bir ciddiyetle elleri belinde, başı ve sırtı dik adamları izliyordu...
Par-Salian
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 184
Joined: Tue May 04, 2004 10:00 am
Location: Sanane taniyorsan beni zaten biliyorsundur...
Contact:

Post by Par-Salian »

Benim bir soytarıdan emir alıcağım yok sende kimsinki bana emir veriyorsun senin usterin yokmu ben guclu birisinden cagri aldim burada senin gibi bir palyacodan geldiginide hic sanmiyorum buranin buyuk kişisi kim bu arada bana bir daha kara oglan diye seslenirsen bogazında ince bir sızı hissedebilirisn şimdi beni senin ustune götür yada sende bilmiyorsan çekil yolumdan
Par-Salian
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 184
Joined: Tue May 04, 2004 10:00 am
Location: Sanane taniyorsan beni zaten biliyorsundur...
Contact:

Post by Par-Salian »

Bu arada ben yanlız kendi kazancıma çalışırım buraya sadece benim gibi kötülerden aldığım çağrı için geldim buranın lejyonu gibi olma amacım yok bana bazı zamanları isterseniz görev verirsiniz onu yerine getiririm göreve tek başıma çıkarım kimseyede hesap vermem görev dışına çıktığım anda ama görev mutlaka sona erer ya ben ölürüm yada hedefim ölür tabi beni tutmanında yüksek ücreti vardır şimdi burada bana ihtiyaç varmı yoksa boşuna zamanımı harcamayın
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests