Yüksek Büyücülük Kulesi (RPG) / Sınava Gir
Demekki bu hale böyle gelmişti.. Büyücüler hazırlıksız yakalanmış, bir anda gelen bu tehlikeye karşı yapacak hiç bir şeyleri yokmuş. Ama Vilthas'ın anlayamadığı iki şey vardı. Birincisi, kule bu boyuta nasıl çekilmişti.. Firble bile on kasabayı cehenneme bir dilek büyüsü ile çekmişken bu kadar zor bir şeyi nasıl yapmışlardı.. Eğer lordunun bunu yaptığını ima eden adam haklıysa, ikinci soru yanıyordu beyninde Vilthas'ın..
Neden?
Uzun bir süre bu soruya kafa verdi, ama bir türlü mantıklı bir neden bulamıyordu.. Lordunun büyücülük kulesini bir tehdit olarak algıladığını düşündüğünde, bunun da gerçek bir neden olamayacağı fikrine kapıldı. Peki o zaman lordum neden yaptın bunu, tabi eğer sen yaptıysan??
Son adam da gittiğine göre yalnız başımayım diye düşündü Vilthas. Dizleri üzerine çöküp lorduna dua etmeye başladı. Lordum sorgulamadan cevaplar alamayacağımızı söylemiştiniz bana bir zamanlar.. şimdi, sizden bana neden burayı bu hale getirdiğinizi bahşetmeniz için dua ediyorum..
Vilthasın düşünceleri hayatını etkileyen iki büyük güç arasında gidip geliyordu.. Büyücülük... ve.. Lordu....
Neden?
Uzun bir süre bu soruya kafa verdi, ama bir türlü mantıklı bir neden bulamıyordu.. Lordunun büyücülük kulesini bir tehdit olarak algıladığını düşündüğünde, bunun da gerçek bir neden olamayacağı fikrine kapıldı. Peki o zaman lordum neden yaptın bunu, tabi eğer sen yaptıysan??
Son adam da gittiğine göre yalnız başımayım diye düşündü Vilthas. Dizleri üzerine çöküp lorduna dua etmeye başladı. Lordum sorgulamadan cevaplar alamayacağımızı söylemiştiniz bana bir zamanlar.. şimdi, sizden bana neden burayı bu hale getirdiğinizi bahşetmeniz için dua ediyorum..
Vilthasın düşünceleri hayatını etkileyen iki büyük güç arasında gidip geliyordu.. Büyücülük... ve.. Lordu....
Vilthas Lorduna dua'sını tamamlamıştı,gözlerini açtığında ortalık dahada karanlıktı,sanki tüm gölgeler çevresinde toplanmış gibiydiler.Gölgelerden yayılan soğuk Vilthas'ın dahi üşümesine sebep oluyordu.
Sonra bir ses yankılandı kulenin koridorlarında,Vilthas'ın tanıdığı bir ses,ve Vilthas biliyordu ki bu ses yanlızca kulenin koridorlarında değil bütün cehennemde yankılanmıştı
"Neden yaptıklarım için kullarıma hesap vermek zorundayım Vilthas....ama sen sıradan bir KUL değilsin...sana anlatayım o zaman BU sözde büyücüler konseyi,diyarın dengesini bozacaklardı....Yanlış bir tanrının yanında yer alacaklardı....BEN onlara denge olmazsa büyünün yok olacağını anlattım....ama dinlemediler....Elbette niyetim ONLARI cehenneme çekmek değildi....ama bu hatanın sebebini...biliyorum....O beceriksiz....O güç aşığı APTAL büyücü....bu yüzden onuda buraya aldım....AMA görüyorum ki BU bir hataymış....büyücülerin kurtarılması için yok edilmesi gerekiyor....bu yaptığı herşeyi GERİ almamı engelleyen kilidi açıcak...ve...geri döndüklerinde sen onlara adaletin yolunu gösterebilirsin....HATALARINI gösterebilirsin..."
Sonra Vilthas arkasında bir kıpırtı gördü,beyaz cübbeli ayağa kalkıyordu...
"Heheheheeee....adaletin tanrısı yalan mı söylüyor?.....heheeeeheeee....bana ihanet ettiğini inkarmı ediyor....ah...benden istediğini yaptım oren burada olmayı haketmiyorum...."
Vilthas deliyi dinlerken gölgeler dalgalanmaya başladı.Aysız bir gecede denizi seyrediyormuş hissine kapıldı birden Vilthas,Korkmuyordu burası lordunun cehennemi idi.Derken Gölgelerden bir tanesi ileri çıktı,bir insan silüeti karanlığın içinde güçlükle farkedilsede ona doğru yaklaştı.Sonra silüet kolunu koridorun ucuna doğru uzattı,bir kağıt parçası rüzgarla savruluyordu...Taki rüzgar onu ayaklarının dibine getirinceye kadar.
Sonra bir ses yankılandı kulenin koridorlarında,Vilthas'ın tanıdığı bir ses,ve Vilthas biliyordu ki bu ses yanlızca kulenin koridorlarında değil bütün cehennemde yankılanmıştı
"Neden yaptıklarım için kullarıma hesap vermek zorundayım Vilthas....ama sen sıradan bir KUL değilsin...sana anlatayım o zaman BU sözde büyücüler konseyi,diyarın dengesini bozacaklardı....Yanlış bir tanrının yanında yer alacaklardı....BEN onlara denge olmazsa büyünün yok olacağını anlattım....ama dinlemediler....Elbette niyetim ONLARI cehenneme çekmek değildi....ama bu hatanın sebebini...biliyorum....O beceriksiz....O güç aşığı APTAL büyücü....bu yüzden onuda buraya aldım....AMA görüyorum ki BU bir hataymış....büyücülerin kurtarılması için yok edilmesi gerekiyor....bu yaptığı herşeyi GERİ almamı engelleyen kilidi açıcak...ve...geri döndüklerinde sen onlara adaletin yolunu gösterebilirsin....HATALARINI gösterebilirsin..."
Sonra Vilthas arkasında bir kıpırtı gördü,beyaz cübbeli ayağa kalkıyordu...
"Heheheheeee....adaletin tanrısı yalan mı söylüyor?.....heheeeeheeee....bana ihanet ettiğini inkarmı ediyor....ah...benden istediğini yaptım oren burada olmayı haketmiyorum...."
Vilthas deliyi dinlerken gölgeler dalgalanmaya başladı.Aysız bir gecede denizi seyrediyormuş hissine kapıldı birden Vilthas,Korkmuyordu burası lordunun cehennemi idi.Derken Gölgelerden bir tanesi ileri çıktı,bir insan silüeti karanlığın içinde güçlükle farkedilsede ona doğru yaklaştı.Sonra silüet kolunu koridorun ucuna doğru uzattı,bir kağıt parçası rüzgarla savruluyordu...Taki rüzgar onu ayaklarının dibine getirinceye kadar.
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Yanlış bir tanrıya tapınma mı... BÃ?yücü konseyinin ana maddeleri arasında tarafsızlık en büyük kısmı oluşturuyordu.. Lordunun müdahele etmesi, tabi onları uyarması müdahele sayılırsa, bu durumda Vilthasa kabul edilebilir geliyordu.. Ama gene de lordunun seslenişi içinde derinlerde bir yerde saklı olan tereddütünü tamamen yoketmemişti, sadece onu kaplamıştı.. Bunda beyaz cüppelinin sözleri de büyük etkendi.. Vilthas lorduna inanmak istese ve bu adamın deli olduğunu bilse de konuşmalarında bir gariplik vardı adamın.. Sanki Vilthası birşey hakkında uyarmak istiyordu..
Bir insan silüeti sezdi gölgelerin arasından ileri çıkan.. Karanlık yüzünü örtüyordu gizemli adamın.. Adam koluyla koridorun ucunu işaret etti, ve ardından Vilthas kendisine doğru rüzgarla savrulan bir kağıt parçası gördü.. Kağıdın uçuşu yavaştı, havada yüzüyordu.. Sonunda ayaklarının dibine gelince yere hafifçe iniş yaptı kağıt.. Vilthas eğilerek kağıdı aldı, ve üstünde yazanları okumaya başladı.. Başta bilmediği bir dilde yazılmış gibi geldi ona, ama daha dikkatlice bakınca bu yazıyı daha önce görmüş olduğunu farketti.. Bakışları kağıtla gizemli silüet arasında gidip geliyordu.
Bir insan silüeti sezdi gölgelerin arasından ileri çıkan.. Karanlık yüzünü örtüyordu gizemli adamın.. Adam koluyla koridorun ucunu işaret etti, ve ardından Vilthas kendisine doğru rüzgarla savrulan bir kağıt parçası gördü.. Kağıdın uçuşu yavaştı, havada yüzüyordu.. Sonunda ayaklarının dibine gelince yere hafifçe iniş yaptı kağıt.. Vilthas eğilerek kağıdı aldı, ve üstünde yazanları okumaya başladı.. Başta bilmediği bir dilde yazılmış gibi geldi ona, ama daha dikkatlice bakınca bu yazıyı daha önce görmüş olduğunu farketti.. Bakışları kağıtla gizemli silüet arasında gidip geliyordu.
Vilthas önüne gelen kağıdın bir büyü parşomeni olduğunu çok geçmeden anlamıştı,tanıdığı draconic rünler sade bir biçimde yanyana dizilmişti.
Ancak Vilthas bu rünlerden bir anlam çıkaramıyordu,oluşan sözcükler anlamsızdı...sanki rünler rastgele yanyana konmuş gibiydi...Vilthas'ın gözleri gölge silüete kaydı...
Ancak Vilthas bu rünlerden bir anlam çıkaramıyordu,oluşan sözcükler anlamsızdı...sanki rünler rastgele yanyana konmuş gibiydi...Vilthas'ın gözleri gölge silüete kaydı...
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Yavaşça gölgeli silüete doğru yürümeye başladı.. Belki de buradan çıkış bileti bu gizemli silüetti. Kağıtta yazanlar tekrar normal boyuta dönmesi için gerekli bir büyü olabilirdi.. Kendisini buradan çıkarabilir, lordunun dediği gibi büyücü konseyine adalet yayabilir, hatta başbüyücü bile olabilirdi.. Biran önüne bir görüntü geldi.. İnsanlar önünde eğiliyor, Oren'e şükranlarını sunuyorlar, yoldaşları ona büyük bir saygıyla bakıyordu.. Lordunun kendisine verdiği güçle ve başbüyücülüğüyle diyara düzeni getiriyordu..
Yavaşça başını salladı.. Çok zaman önce öğrendiği gibi diyarda denge olmazsa büyücülük de yaşayamazdı.. Diyarda düzen için savaşanlar olacaktı, aynı kaos, kötülük, ve iyilik için savaşanlar olduğu gibi. Eğer büyücülük kulesi bir yönelimin eline geçerse işte o zaman Vilthasın ömrü boyunca çabaladığı şey bozulmuş olacaktı.. denge.. Hem yoldaşları ona şu anda da saygı duyuyordu, sevginin yanında.. şu anda çok mutluyum.. Başbüyücülük.. Belki.. Ama şu anda değil, belki 100-200 yıl sonra.. Ã?nümde daha bu hayallerimi gerçekleştirecek çok zaman var.
Silüete yaklaşırken bir anlığına durdu.. "Hayır lordum, onlara adaletin yolunu göstermeyeceğim.. Bu diyarda herkese adalet dağıtmak benim görevim, ama büyücü konseyinin tarafsız kalması da diyardaki denge için en temel taş.. Eğer konsey bir tanrının eline geçerse buna bütün gücümle karşı çıkarım, ama sizin isteğiniz, yani onları adalete çekme isteğiniz, karşı çıktığınız şeyden farksız.. Konseyi oluşturan öğeler bir bütünün parçasıdır ve konsey içinde birbirine zıt görüşleri olan büyücülerin olması da en doğal şeydir.. Lordum beni anlamanızı ve bu isteğinizi yerine getiremeyeceğim için beni affetmenizi diliyorum sizden.." diye seslenir karanlığa doğru.. Ardından silüete daha da yaklaşır..
Adamın soluk alıp verişini çok rahat duyabilmektedir. Adama kağıdı gösterip, "Senden bu parşömende yazanları anlatmanı istiyorum ki kuleyi tekrar eski yerine götüreyim ve konseyin tekrar kurulmasında kendi payıma düşen görevi yerine getireyim, gizemli kişi...."
Yavaşça başını salladı.. Çok zaman önce öğrendiği gibi diyarda denge olmazsa büyücülük de yaşayamazdı.. Diyarda düzen için savaşanlar olacaktı, aynı kaos, kötülük, ve iyilik için savaşanlar olduğu gibi. Eğer büyücülük kulesi bir yönelimin eline geçerse işte o zaman Vilthasın ömrü boyunca çabaladığı şey bozulmuş olacaktı.. denge.. Hem yoldaşları ona şu anda da saygı duyuyordu, sevginin yanında.. şu anda çok mutluyum.. Başbüyücülük.. Belki.. Ama şu anda değil, belki 100-200 yıl sonra.. Ã?nümde daha bu hayallerimi gerçekleştirecek çok zaman var.
Silüete yaklaşırken bir anlığına durdu.. "Hayır lordum, onlara adaletin yolunu göstermeyeceğim.. Bu diyarda herkese adalet dağıtmak benim görevim, ama büyücü konseyinin tarafsız kalması da diyardaki denge için en temel taş.. Eğer konsey bir tanrının eline geçerse buna bütün gücümle karşı çıkarım, ama sizin isteğiniz, yani onları adalete çekme isteğiniz, karşı çıktığınız şeyden farksız.. Konseyi oluşturan öğeler bir bütünün parçasıdır ve konsey içinde birbirine zıt görüşleri olan büyücülerin olması da en doğal şeydir.. Lordum beni anlamanızı ve bu isteğinizi yerine getiremeyeceğim için beni affetmenizi diliyorum sizden.." diye seslenir karanlığa doğru.. Ardından silüete daha da yaklaşır..
Adamın soluk alıp verişini çok rahat duyabilmektedir. Adama kağıdı gösterip, "Senden bu parşömende yazanları anlatmanı istiyorum ki kuleyi tekrar eski yerine götüreyim ve konseyin tekrar kurulmasında kendi payıma düşen görevi yerine getireyim, gizemli kişi...."
Silüet konuştuğunda sanki onlarca ses konuşuyormuş gibiydi,hatta Vilthas bu ayrı ses renklerinden bir kısmını tanıdığını farketti...Evet bunlar burada hapsolmuş büyücülerdi....
"Sana söyliyecek birşeyimiz yok Vilthas...Sen kararını verdin..."
Sonra Vilthas elindeki parşomene baktı...anlıyabiliyordu...bu büyü...hızla bir göz gezdirdi...oldukça karmaşıktı...ama zamanla daha rahat anladığını farketti...Büyü zamanı geri döndürmesini sağlıyacaktı...böylece bu olay hiç olmamış olacaktı...herkezi kurtarabilirdi...
Vilthas kafasını silüete doğru kaldırdı...ama artık orada değildi...gölgeler dağılmıştı...yine o gün batımının loş ışığı dönmüştü...Parşomeni kaldırdı...Kadim sözler ağzından dökülmeye başladı...sözleri okudukça çevresinin kararmaya başladığını farketti,biran için bu karanlığın herşeyi kapatacağını ve büyüyü tamamlıyamayacağını düşündü...bir kelimeyi güçlükle telafuz edince,bu düşünceyi kafasından uzaklaştırdı,yoksa konsantrasyonunu kaybedecekti...Son kelimeyide söylediğinde karanlık onu tamamen yutmuştu...hiçliğin ortasındaymış gibi hissetti...eğer o lanet kahkaha ve deli büyücünün teşekkürleri olmasaydı buna inanıcaktıda...
Sonra herşey aydınlandı...kuşların sesleri kulaklarını doldurdu...bahar havasını ciğerlerine çekti...Karşısında kuleyi gördü...sonra ellerine baktı...parşomen orada değildi...yerinde beyaz bir cübbe vardı...
"Sana söyliyecek birşeyimiz yok Vilthas...Sen kararını verdin..."
Sonra Vilthas elindeki parşomene baktı...anlıyabiliyordu...bu büyü...hızla bir göz gezdirdi...oldukça karmaşıktı...ama zamanla daha rahat anladığını farketti...Büyü zamanı geri döndürmesini sağlıyacaktı...böylece bu olay hiç olmamış olacaktı...herkezi kurtarabilirdi...
Vilthas kafasını silüete doğru kaldırdı...ama artık orada değildi...gölgeler dağılmıştı...yine o gün batımının loş ışığı dönmüştü...Parşomeni kaldırdı...Kadim sözler ağzından dökülmeye başladı...sözleri okudukça çevresinin kararmaya başladığını farketti,biran için bu karanlığın herşeyi kapatacağını ve büyüyü tamamlıyamayacağını düşündü...bir kelimeyi güçlükle telafuz edince,bu düşünceyi kafasından uzaklaştırdı,yoksa konsantrasyonunu kaybedecekti...Son kelimeyide söylediğinde karanlık onu tamamen yutmuştu...hiçliğin ortasındaymış gibi hissetti...eğer o lanet kahkaha ve deli büyücünün teşekkürleri olmasaydı buna inanıcaktıda...
Sonra herşey aydınlandı...kuşların sesleri kulaklarını doldurdu...bahar havasını ciğerlerine çekti...Karşısında kuleyi gördü...sonra ellerine baktı...parşomen orada değildi...yerinde beyaz bir cübbe vardı...
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
İşte o zaman anladı bunun sınavı olduğunu.. Beyaz cüppe... Hiç de fena değildi.. Bir kahkaha koparıverdi. Sonra kahakahasını aniden keserek kendi kendine ciddi bir şekilde konuşmaya başladı. Teşekkürler Erethan.. Biliyordu ki başbüyücü erethan onu duyacaktı.. Nasıl olacağını bilemiyordu, hem bu diyarda daha keşfedilmeyi bekleyen nice gizem vardı..
Ardından Lorduna bir dua fısıldadı.. Lordunun da sınavını izlediğinden emindi.. Eh en azından lordum büyücülük hakkındaki düşüncelerimi artık kesin öğrenmiştir diye geçirdi içinden. Ardından eski kahverengi cüppesinin çıkardı ve yerine yeni beyaz cüppesini giydi.. Ardından lorduna bir dua ve hafif bir büyü okudu. Beyaz cüppede daha önce görülmeyen bir işaret belirdi. Cüppenin göğüs kısmında beyaz bir tüy figürü oluştu..
Vilthas İlyamaini tapınakta yalnız bıraktığını hatırlayarak tapınağa dönmeye karar verdi.. Ne kadar zaman geçmişti? Ona bir iki gün gibi gelmişti ama havaya bakılırsa bir dakika bile geçmemişti.. O zaman kaybettiğim bir şey yok diye geçirdi içinden.. Hızlı adımlarla tapınağa ilerlemeye başladı.. Son kez geriye bakıp kulenin heybetli görüntüsü karşısında gururlandı.. Ardından yoluna devam etti..
Ardından Lorduna bir dua fısıldadı.. Lordunun da sınavını izlediğinden emindi.. Eh en azından lordum büyücülük hakkındaki düşüncelerimi artık kesin öğrenmiştir diye geçirdi içinden. Ardından eski kahverengi cüppesinin çıkardı ve yerine yeni beyaz cüppesini giydi.. Ardından lorduna bir dua ve hafif bir büyü okudu. Beyaz cüppede daha önce görülmeyen bir işaret belirdi. Cüppenin göğüs kısmında beyaz bir tüy figürü oluştu..
Vilthas İlyamaini tapınakta yalnız bıraktığını hatırlayarak tapınağa dönmeye karar verdi.. Ne kadar zaman geçmişti? Ona bir iki gün gibi gelmişti ama havaya bakılırsa bir dakika bile geçmemişti.. O zaman kaybettiğim bir şey yok diye geçirdi içinden.. Hızlı adımlarla tapınağa ilerlemeye başladı.. Son kez geriye bakıp kulenin heybetli görüntüsü karşısında gururlandı.. Ardından yoluna devam etti..
Atını bütün ihtişamı ile göğü delen kuleye doğru sürdü yaşayan ölü.Daha önce bu kule yi hatırlıyordu ve unutamayacaktı.Yıllar önce burda bir sınav vermiş ve sınavı kazanamamıştı.Uzun uykusundan yeni uynamıştı calis valheru.Tanrısı artık dualarına cevap vermemeye başladığı zamnada işte calis valherunun aklına bu kule geldi.İçinde var olan gücü keşfetmek için buraya gelmişti.Evet keşfetmişti içindeki büyü gücünü ama büyünün gücüne ve ihtirasına kapılarak tanrılara hizmet etmeye başladı.Dünya üzerinden var olan en önemli güç büyüyü kullanmayıp tanrılarda aramıştı gücü.Ve yeminerde onu calis i kendisine karşı yaptığı saygısızlıktan sonra bir undead e çevirmişti.
Calis kendini artık büyüye adayacaktı.Ve büyüyye olan sadakatini bu kulede verecekti.Ama yinede diyarda uyandıktan sonra çeşitli söylentiler duymuştu.KAOS BÃ?YÃ?SÃ?."kaos" dedi içinden calis sesizce.Yıllar önce bu diyara geldiğinden eski kaosun tanrısı oren e hizmet etmişti.Ozmanlar çok gençti.Oren i karanlığın tanrısı yeminere satmıştı ve yeminerin saflarına geçmişti.Tiksinerek oreni getirdi aklına.Ona sadakatını sunmuştu tıpkı yeminere yaptığı gibi ama bu diyardaki tanrılar ona sadakatinin karşılığını vermemişti.Ama büyü öyle değildi.Calis bunları aklından uzkalaştırıp atının kulenin önünde durduğunu fark etti.
Calis atından indi.Rüzgar calis in kara cüppesini hoş bir şekilde dövüyordu.Calis kulenin kapısına dahada yaklşarak asasını yere vurdu.Asasının ucunda ki küre kırmızı bir ışıkla parlamaya başladı.Ellerini havaya kaldırarak içinden
-"Sana sesleniyorum kudretli yüksek büyücülük kulesi.Beni içeriye kabul et.Kabul etki araştırmalarımı yapıp büyüyü kudretlendimr çalışmalarıma başlayayım".....
Calis kendini artık büyüye adayacaktı.Ve büyüyye olan sadakatini bu kulede verecekti.Ama yinede diyarda uyandıktan sonra çeşitli söylentiler duymuştu.KAOS BÃ?YÃ?SÃ?."kaos" dedi içinden calis sesizce.Yıllar önce bu diyara geldiğinden eski kaosun tanrısı oren e hizmet etmişti.Ozmanlar çok gençti.Oren i karanlığın tanrısı yeminere satmıştı ve yeminerin saflarına geçmişti.Tiksinerek oreni getirdi aklına.Ona sadakatını sunmuştu tıpkı yeminere yaptığı gibi ama bu diyardaki tanrılar ona sadakatinin karşılığını vermemişti.Ama büyü öyle değildi.Calis bunları aklından uzkalaştırıp atının kulenin önünde durduğunu fark etti.
Calis atından indi.Rüzgar calis in kara cüppesini hoş bir şekilde dövüyordu.Calis kulenin kapısına dahada yaklşarak asasını yere vurdu.Asasının ucunda ki küre kırmızı bir ışıkla parlamaya başladı.Ellerini havaya kaldırarak içinden
-"Sana sesleniyorum kudretli yüksek büyücülük kulesi.Beni içeriye kabul et.Kabul etki araştırmalarımı yapıp büyüyü kudretlendimr çalışmalarıma başlayayım".....
No one hears him cry so he turns to evil...
Calis kapıların açılması ile içeri girdi.Boş holde yawaş yawaş ilerleerlerken bir masa ya rast geldi.Masa nın üzerinde scrollar ve çeşit çeşit iksirler vardı.Masanın ortasın duran bir scrolu eline alan calis okumaya başladı.Scrol da
Kule gizemlidir çırak, senin ulaşmak için yıllarını feda etmen gereken güç onun ellerindedir.Ve kullanıma hazırdır her zaman.
Ã?ırak...Kuledeysen kulenin elindesin demektir.
Kulenin elindeysen feda edebileceğin en basit şey hayatın demektir.heyhat ,fazla basit olmasa gerek senin için!
Ve şimdi çömez...ikinci bir fırsatın elinde olmayacağı yerler olacaktır...o yüzden çok dikkatli olmak gereklidir...ölümcül hatalar yapma asla!
-------------------------Yüksek Büyücülük Kulesi
Calis scrolu okuduktan sonra kapının kapandığını fark etti.Bu son şansı ve hızlıca karar vermsini gerektiren durumdu.Ve kararını verdi.Bu sefer sınavı alıcaktı.Ve kapının sertçe kapnmasını izledi
Rp dışı:eldarin okul nedeni ile fazla online olamıyorum o yüzden biraz aralıklar la rp lerimi yolluya bilcem.Saygılar...
Kule gizemlidir çırak, senin ulaşmak için yıllarını feda etmen gereken güç onun ellerindedir.Ve kullanıma hazırdır her zaman.
Ã?ırak...Kuledeysen kulenin elindesin demektir.
Kulenin elindeysen feda edebileceğin en basit şey hayatın demektir.heyhat ,fazla basit olmasa gerek senin için!
Ve şimdi çömez...ikinci bir fırsatın elinde olmayacağı yerler olacaktır...o yüzden çok dikkatli olmak gereklidir...ölümcül hatalar yapma asla!
-------------------------Yüksek Büyücülük Kulesi
Calis scrolu okuduktan sonra kapının kapandığını fark etti.Bu son şansı ve hızlıca karar vermsini gerektiren durumdu.Ve kararını verdi.Bu sefer sınavı alıcaktı.Ve kapının sertçe kapnmasını izledi
Rp dışı:eldarin okul nedeni ile fazla online olamıyorum o yüzden biraz aralıklar la rp lerimi yolluya bilcem.Saygılar...
No one hears him cry so he turns to evil...
-
Finrod_Isilra
- Kullanıcı

- Posts: 166
- Joined: Sat Jan 22, 2005 10:00 am
- Contact:
Osiris bu ustaya gitme fikrinden hoşlanmamıştı ama yapıcak başka bişey yok gibi görünüyordu usulca çırağı izlemeye başladı bir yandanda eğer hızlı haraket etmeleri gerekirlerde işe yarayabilecek büyülerini düşünüyordu
purometos, bir hırsız
tanrıları soymuş,
ateşi çalmış
yanar gazı,
sen misin purometos!..
kafkas dağlarında bir
kayaya çakılmış,
karaciğerine de iki kartal,
vur, allah vur!..
tanrıları soymuş,
ateşi çalmış
yanar gazı,
sen misin purometos!..
kafkas dağlarında bir
kayaya çakılmış,
karaciğerine de iki kartal,
vur, allah vur!..
Maltahen patlamayla biran afalladıktan sonra scroll u çantasına attı.Bu da neyin nesiydi ve yeminer adı kulağına hiç hoş gelmemişti.şimdilik şu çırağı takip edip ne yapacağına sonra karar verecekti. Buraya kendi isteğiyle gelmemişti ve gelişecek olaylar acaba ne kadar iradesi dahilinde gerçekleşecekti. Bu düşüncerle birlikte diğerlerine bakarak ne yapacaklarını izlemeye koyuldu.
-------------------------------------0-------------------------------------
RP DIşI : Eldarin bu scroll un ne olduğunu anlayabildim mi?
-------------------------------------0-------------------------------------
RP DIşI : Eldarin bu scroll un ne olduğunu anlayabildim mi?
İsim : Maltahen
Irk : Half-Elf
Sınıf : Wizard
Yaş : 60
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşcesine...
Irk : Half-Elf
Sınıf : Wizard
Yaş : 60
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşcesine...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests