Page 3 of 7
Posted: Sat Apr 11, 2009 5:56 am
by Firble
Birçoğunun isimleri zaten Eski Yunanlılar, Mısırlılar, Mayalılar ve sanırım Ã?in ve Hindistanlılar tarafından ayrı ayrı konmuş. Sanırım tüm bunlardan daha farklı olarak bir de Arapça ve bazı yıldız ve gezegenler için Türkçe isimleri de yıldızların ve gezegenlerin.
Günüzde kullanılan modern isimlerin çoğu Yunan kültüründen esinlenmiş batı bilimadamlarınca kullanıldığı için Yunanca ve Latince...
Venüs mesela Romalıların Güzellik Tanrıçası, Mars Savaş Tanrısı...
Sonraları yeni gezegenler, gök cisimleri ve yıldızlar bulununca da bu geleneği sürdürüp henüz ismi konmamış Roma mitolojisi karakterlerinin isimlerini koymuşlar sanırım.
Mesela Uranüs, Neptün Plüton sonradan bulunan gezegenler....
Lord Feanor konu bitmez kardeş. Yeter ki sen iste hani konuyu istiyorsun yaz tartışalım.
Posted: Sat Apr 11, 2009 6:08 am
by Lord_Feanor
bir yıldız bulunduğu zaman önce ona yerini ve keşif sırasını bazen de bulan kişinin adının belirtildiği bir kod verilir. daha sonra da mitolojik bir isim beğenip kullanırlar
Lord Feanor konu bitmez kardeş. Yeter ki sen iste hani konuyu istiyorsun yaz tartışalım.
ben sizden beklemiştim

bana hepsi uyar
Posted: Sat Apr 11, 2009 6:25 am
by Lord_Feanor
örnek vermeden odun gibi geçmişiz
mesela güneşin kodu henry draper kataloğunda HD86590 dır.. 86590 ın şuan ne anlama geldiğini hatırlamıyorum
VY Canis Majoris de ayrı bir sistemle adlandırılmıştır. latince keşif sırasına göre R den başlayarak giden(R, S, T, U, V, W, X, Y, Z; RR, RS.. vs.) harfler verilir. Canis Majoris de zaten latince Büyük Köpek demektir ki bu da yıldızın bulunduğu takımdır.
messier kataloğunu oluşturan kişi fransız bilim adamı charles messier dir. onun sistemi daha sadedir. örneğin andromeda galaksisinin kodu m31 dir, yani messier-31.. andromeda bu elemanın isimlendirdiği 31. gökcismidir

Posted: Sat Apr 11, 2009 6:32 am
by Starfell
Sizin yüzünüzden bu hafta sonumu kültürlenmeye ayırıyorum

itü de uzay şenliğimi ne varmış ona katılıcam bu hafta sonu. Artık bütün gece bira eşliğinde yıldızlara bakar bakar dururum

Posted: Sat Apr 11, 2009 6:35 am
by Lord_Feanor
Starfell wrote:Sizin yüzünüzden bu hafta sonumu kültürlenmeye ayırıyorum

itü de uzay şenliğimi ne varmış ona katılıcam bu hafta sonu. Artık bütün gece bira eşliğinde yıldızlara bakar bakar dururum

bira değil de votka iç.. o zaman yıldızlara bakmayı bırak, gider gelirsin bile

Posted: Sat Apr 11, 2009 8:07 am
by Firble
Yok maksat yıldızlara bakmaksa o zaman önce bakmak lazım. Baktıktan sonra istediğini iç...
İlkbahar gökyüzünü çok bilmiyorum benim daha çok kış aklımda kalmış. Satürn, Jüpiter, Venüz üçlüsünden birisi gökyüzündeyse mutlaka bak onlara...
Ama İTÃ? söz konusu işi İstanbulda yapıyorsa o zaman görmek biraz zor olur. Tabii teleskopla biraz daha iyi hale getirebilirler ama bir yere kadar...
Posted: Sat Apr 11, 2009 9:22 pm
by Possessed
CLiCKs wrote:Yahu varmı bunun ötesi. Bu kadar gezegen insana kafayı yedirtir. Ben hala bilim adamlarının gezegen görünüşlerini nasıl belirlediklerini anlamadım. Ayrıca bu gezegen isimleri neye göre yapılıyor bilen var mı?

Ã?ncelikle bir yanlışı düzelteyim;
CLiCKs orada giderek büyüyen gök nesneleri gezegen değil, Güneş ve sonrasındakilerin hepsi yıldız. O kadar büyük gezegenler olamaz zaten

Ã?rneğin Jüpiter biraz daha büyük olabilseydi, merkezinde yeteri kadar ısı olabilecekti ve küçük bir yıldıza dönüşecekti. Böylece sistemimiz iki yıldızlı bir sistem olacaktı ve muhtemelen Dünya Star Wars'taki Tatooine gibi çöllerle kaplı bir gezegen olurdu ya da bilimkurguyu bir kenara bırakırsak kavrulurdu.
İstanbul içinde bir gözlem yapmak zordur evet; ama güçlü bir teleskopla amatör gözlem yapılabilir, parlaklığı yüksek nesneler gözlemlenebilir. Gerçi biraz şehirdışına çıkılsa daha müthiş olur

Ah keşke ben de gidebilseydim...
Firble, sen "ilkbahar gökyüzünü çok bilmiyorum" deyince aklıma geldi. Belki biliyorsundur ama sana bir gök atlası sitesi önermek istiyorum:
http://www.neave.com/planetarium/
Ã?ıplak gözle görünür gök çizilmiş burada, istediğin zamanı giriyorsun, o zamanın gök haritasını elde ediyorsun. Ayrıca gezegenler ve Ay da gösteriliyor, yani gökte o belirlediğin tarihte ne varsa aynen sana gösteriyor.
Starfell sen de şu etkinliğe katılacağın günün tarihini girip bak istersen gökte neler varmış. Kendi koordinatlarınızı da sağdaki küçük haritadan ayarlamayı unutmayın.
Posted: Sun Apr 12, 2009 10:23 am
by Firble
Benim elimde birkaç gök atlası var. Daha doğrusu elimde değil İstanbulda.... Ama tabii bakıp görünce insanın kafasına yerleşiyor.
Ã?rneğin yaz gökyüzünde Samanyolu mütiştir. Bana göre geri kalan her şey hatta Ay bile Samanyolu'nun görkeminin yanında sönük kalır.
Kışın ise Avcı takım yıldızları ( Orion ) ile Sirius kesinlikle gökyüzünün en görkemli yıldızları.
Belki biraz da onların tam olarak ne olduklarını bildiğim içindir ama kışın her gökyüzüne baktığımda ilk olarak o takım yıldızları ararım.
Yazın ve sanırım ilkbaharda da Büyük Ayı görünür hale geliyor, e haliyle en ünlü gök cismi olduğu için ilk o dikkati çekiyor.
Ancak ne İstanbul ne de Ankara da Büyük Ayıdan yola çıkarak Kutup Yıldızını hiç bulamadım. Ufuk çizgisine nisbeten yakın, zaten sanırım çok parlak da değil, o nedenle galiba şehirlerden biraz zor gözleniyor. Bir de bir parça yükselti varsa, o zaman iyice zor.
Posted: Mon Apr 13, 2009 12:20 am
by Starfell
Yaw bizim kafalar biraz fazla güzeldi

Sadece saturn ve pollux(yada onun gibi bişi) a baktım. Sonrasında ay beni çağırdı ama gitmekten vazgeçtim
Yuri gecesi kapsamında bir etkinlikmiş bu 12 nisan yuri gagarinin uzaya çıktığı gün olduğundan. 11 Nisan 15.00 dan 12 nisan 7.00 ra kadar devam ediyordu. Gayet iyi bi arganizasyondu bence. (pek anlamam ama zevk aldım)

Posted: Mon Apr 13, 2009 1:42 am
by Firble
Bizim ODTÃ?de de yapılırdı ancak genelde hep hava bulutlu olduğundan adam gibi gözlem yapamadık hiç.
Ancak ben kendi adıma Ay'ı çok gözledim. Eğer gökyüzünü gözlemeye ilk başlayan bir kişiyseniz mutlaka Ay'a bakın derim. Ama sakın Dolunay da bakmayın. En güzel zamana Yarım Ay olduğu zamandır. O zaman Güneşin battığı bölgede ( siyah ve parlak yanları ayıran bölge ) Güneş kareterlerin içlerinde gölgeli alanlar yaratır. Kraterler sanki birisi Ay ı ısırmış gibi gözükür.
Bence çok etkileyici bir sahnedir, insana ilk defa gökyüzünün aslında görüldüğünden de daha etkileyici sırlar barındırdığını anlatır bence...
Posted: Mon Apr 13, 2009 3:15 am
by Lord_Feanor
size bir soru;
teorik astronomi mi daha zevkli yoksa gözlemsel astronomi mi?

Posted: Mon Apr 13, 2009 6:33 am
by Possessed
Lord_Feanor wrote:size bir soru;
teorik astronomi mi daha zevkli yoksa gözlemsel astronomi mi?

Oooo! Abi durdun durdun ne patlattın be! Müthiş soru! Eee- benden önce başkası yanıtlasın
şaka şaka söyleriz bir iki cümle. İkisi de birbiriyle etkileşim halindedir bana göre. şöyle anlatabilirim; ben öncelikle amatör bir araştırmacıyım, konunun çok derinlerini bilemem. Ama ben daha çok işin teorisiyle ilgileniyorum. Yasaları okurum, kuralları araştırırım, adlara bakarım, olayları öğrenmeye çalışırım. Yalnız bu kağıt üzerindeki şeyleri uygulamalı görmek ise müthiş bir his. Bunca okuduğun yazının canlanması gibi bir şey. Ne yazık ki pek gözlemcilik yapmadım, daha çok teoriyle ilgilendim. İleride Starfell'in katıldığı gibi etkinliklere katılarak okuduklarımı gerçekte görmek isterim. NASA fotoğraflarına bak bak bir yere kadar

Bu aynen gezi kitabından bir yeri önce okuyup sonra onu gidip görmek gibi bir şey. Kitapta okurken/fotoğraflara bakarken "aa, gidip görmek lazım" dersiniz ya. Aynen o duygudan bahsediyorum işte, umarım anlatabildim.
Posted: Sat Apr 25, 2009 4:20 pm
by Firble
İkisinin de yeri ayrıdır be Starfell kardeş... şimdi gecenin bir saatinde mesela kışın titreyerek bir yandan yıldızlara bakmak ayrı bir zevktir. Baktığın yıldızlara anlamlar vermek şekillerinden renklerinden bir şeyler çıkarmak, hatta kendince öyküler yaratmak veya sadece onları seyretmek de bir zevktir.
Ama onların gerçekten ne kadar uzakta olduklarını ne kadar büyük olduklarını... Ve aslında o anda dev gibi bir galaksinin nasıl apaçık gözünün önünde olduğunu anlamak da apayrı bir zevktir.
Ki bu zevki de sana teorik astronomiden edindiğin bilgiler verir...
Zaten bildiğim kadarı ile teorik astronomi de çoğu bilgiyi gözlemlerden edinmiştir. Elbette bir kısmı çok daha sağlam gözlemlerden. Bir bakıma gözlem astronominin en heyecan verici yanıdır.
Yani bir bakıma teorik astronomi Japonya hakkında bilgi içeren bir kitap okumaksa, gözlemsel astronomi bizzat Japonya ya gitmek gibi sayılabilir. ( Tamam bizzat değil ama işte.. )
Yani ikisi birbirini tamamlıyor.
Posted: Tue Apr 28, 2009 10:03 pm
by Possessed
Ee
Lord_Feanor, soru sordun kaçtın
Firble, sanırım sen de benim gibi çıplak gözle bakıyorsun. Zaten şehirde yaşıyorsan birkaç yıldız dışında bir şey yok. Teleskopla nebulaları, yıldızları, kümeleri incelemeyi ne çok isterdim

Posted: Thu Apr 30, 2009 4:20 am
by Lord_Feanor
en güzel deneyim bile bir yerden sonra sıkıcı olur.. Firble teorik astronomi ve gözlemsel astronomi arasındaki farkı japonya ya gitmek ve kitabını okumak arasındaki farka benzetmiş, aslında kitabını okumak ve resimli kataloğuna bakmak desek daha doğru olur sanırım..
gözlemsel astronomiyle keşfedebilecekleriniz çok azdır, tüm keşifler öyle veya böyle teorik astronominin hesaplamalarına bakar. ancak burda eğlenceden bahsediyoruz ve şunu söyleyebilirim, ilk kez teleskopla gözlem yapan biri için bir kuyrukluyıldıza, bulutsuya, satürn ün halkalarına, andromeda veya sombrero ya bakmak çok heyecan vericidir. fakat bir astronom integral ve polinom hesaplarına gömülmüş halde yeni bir gökcisminin yerini hesaplamak veya bir hipotezi kanıtlamak üzereyken bundan çok daha büyük bir heyecan duyar.
bana gelirsek; ben bir kara deliğin veya kuasarın görünümünü hayal etmek, düz uzay-zamanın(evet uzay-zaman düz, kanıtlandı) kara delikler tarafından nasıl büküldüğü, evren 13,5 milyar yaşında olduğu halde genişliğinin nasıl 27 milyar ışık yılından daha fazla olduğu üzerinde düşünmeyi, okumayı, hesaplamayı daha zevkli buluyorum.. ama bunun nedeni belki de gözleme doymuş olmamdır.
