Page 3 of 3

Posted: Mon Nov 05, 2007 8:05 am
by dwaxer
Yok seni yanlış anlamadım Firble. Sandığın şekilde bir düşünce aklımdan geçmemişti. Bak: :D Hayır sadece o öykü, benim Mavitaş Ã?ykülerinden biri oldu ki, kısmetse ileride yazmak niyetinde olduğum, frp meraklılarına hitap edecek türde bir romanlar serisinin (Ah hah hah ne hayaller? :D ) geçtiği bölge. Neyse özetle vampir figüran olduğu için üzüldüm sadece.

Posted: Mon Nov 12, 2007 12:09 am
by dwaxer
.
Evet, naçizane attım bir vampir öyküsü daha. :D Bu seferki, vampirlerin dünyası ile daha bir iç içe oldu sanki. Bir yandan da topluma ayna tutan mecazlı bir yönü var öykünün. En azından bunu yapmaya çalışarak yazdım. Becerebildiğim kadar... Umarım beğenirsiniz.



Not: İmlaları sitedeki teknik olaylar vs yüzünden göz ardı ettim. Kusura bakmayın. :(

Posted: Fri Nov 16, 2007 7:10 am
by Firble
dwaxer hikayen muhteşem... Diğer üç hikayede de (kendiminki dahil) vampirleri önemli bir öge olarak hissetsem de asıl etkiyi bırakan vampirlerin öyküsünün dışındaki bir duyguydu... Seninki ise vampirler öyküdeyse en güçlü ve en unutulmaz yanıydı.. Üstelik basit bir korku öyküsü de değildi. Ölümle yaşamı ya da iki canavar arasındaki seçimi de düşündürdü bana...

Sonuç olarak kesinlikle şimdiye kadar okuduğum ve dinlediğim vampir öyküleri içinde bir vampiri en güzel anlatan öykü sanırım seninkiydi. Umarım yazmaya devam edersin kardeş....

Posted: Fri Nov 16, 2007 7:19 am
by dwaxer
Sevgili Firble, beni şımarttın.:D Estağfurullah demek durumundayım. Muhteşem sıfatını hak edemem ama okuduğun, yorumladığın için teşekkür ederim ve beğenmene sevindim. :ayyyy!:

Posted: Fri Nov 16, 2007 7:37 am
by dwaxer
Peki vampiri ünlü aktör Brad Pitt'ten esinlenerek yazdığım anlaşıldı mı acaba? :schemes:

Otis de Dany Devito deermişim. :mrgreen:

Posted: Fri Nov 16, 2007 9:15 am
by Artemis Entreri
Çok hoş dwaxer, tebrikler :clap:

Posted: Fri Nov 16, 2007 10:58 pm
by Firble
Abi Birey Pit i çok iyi tanımıyorum desem bilmiyorum inanır mısın? şu vampirle görüşmedeki vampir miydi? Ã?bürünü Dany Devito yu hiç tanımıyorum. Ancak benim asıl odaklandığım Otis di sanırım. Zaten hikaye de onun gözünden vampirlerin yanında olsa da aslında onların dehşetini hala çok derinden hissedebilen birinin gözünden anlatılıyor. Ve adam onlarla oldukça aslında normalde bir insanı kahredebilecek onca soruna rağmen sadece hayatta olma sayesinde bile teselli olabiliyor. Zaten onun ne olursa olsun sonuçta hayatta olduğunu hatırlayıp gülümseyebilmesi gerçekten güzel ayrıntı. Vampirin onun kendi hizmetkarı olduğu için hayatta olduğunu anlatması, gerçekten dürüst insanların ise kurt adamla vampir arasında tercih yapmak zorunda kalacağını anlatması da çok güzel olmuş... Büyük ihtimalle o amaçla yazmadın ancak içinde gizli bir anlamı olan bir hikaye olarak bile düşünülebilir hikaye...

Bu arada kış da yaklaşıyor.... Acaba yeni tema ne olacak? ? ?

Posted: Sat Nov 17, 2007 12:54 am
by dwaxer
Saol Artemis :D

Kont Brad von Pitburg'u aynen türkçe okur gibi okuyun siz yine de. Brad Pitt ise Bred Pit diye okunuyor ya. :mrgreen: Neyse önemli değildi, minik bir şaka işte. Seviyorum okuyucuyla kafa geçmeyi. :schemes: Ama önce okuyucu bulmak lazım tabii.

Hani hayvanlar kullanılarak mecaz öykü ve romanlar yazılır ya (fabel mi deniyordu onlara?) Ben de bu öykümde vampir ve kurtadamı bu amaçla kullandım güya. Yani bu ancak ben çok meşhur olursam ve öldükten sonra ders konusu olursam anlaşılacak bir şey. :mrgreen: Bence burada kurtadam, gözü dönmüş güruhu temsil ediyor. Kutuplaşan, gaza gelen, kana susamış, vs yanımız. Ama kızgınlığı geçince belki de yaptığından pişmanlık duyacak ya da eline bulaşmış kanı gördüğü halde yaptıklarını hatırlamayacak bile. Vampir ise organize kötülüğü temsil ediyor. Yaşamak, gelişmek, güçlenmek, vs için her yolun (ya da bazı yolların) mübah olduğunu düşünen yanımız. Otis bizi temsil ediyor. Otisin kızına benzeyen (bak buna dikkat edin öyküde özellikle vurguladım onun kızı da olabilirdi, bunun farkında) Helga ise beni temsil ediyor. Saf dürüst ve iyi insan. Olabilecek en duyarlı vicdana sahip :schemes: Ve belki benim gibi birkaç bin insanı. Koskoca dünyada kalmıştır muhakkak. Ama yakında kalmayacak. Ya parçalanacaklar ya da ısırılıp enfekte olup dönüşecekler. Son. :D

Posted: Sat Nov 17, 2007 9:33 pm
by Firble
Ve kritik bir nokta kız güruhu tercih etmek yerine organize kötülüğü tercih ediyor. Üstelikte aslında kötü olan birisinin yanına sığınıyor.

Aslında kızın kötülükle savaşmıyor olması da başka bir nokta... Kız gibileri ancak kötülükle savaşanlar var oldukça yaşayabilirler. Ancak bunu kendileri de bilmez. Otis gibiler ise kötülükle savaşanlardan nefret eder çünkü her şeyden önce onlar Otis gibilerin kendi kendilerini kandırmalarına hayat kalıyor olmanın her şeye bedel olmadığını ispatlarlar...

Posted: Sat Nov 17, 2007 11:17 pm
by dwaxer
Teşekkürler Firble! :clap: Yorumların bana işte budur dedirten cinsten. Evet bazı insanlar belli bir hayat tarzını kabullenmektense ölmeyi tercih ederler. Eski tarz japon anlayışında bunun örnekleri görülüyor zannedersem.

Ancak Helga'nın son anda vampir tarafından uyuşturulduğunu, hipnotize edildiğini de göz ardı etme lütfen. Anladın mı ne demek istediğimi? Organize kötülük işini bilir. Orda ince bir ayrıntı var. :schemes:

Posted: Sun Nov 18, 2007 7:12 am
by Firble
Ã?yle kızı ikna etmeyi çok daha iyi başarıyor. Aslında kanının emilmesi belki de daha korkunç bir ölüm ötekine göre oysa... Bir ayrıntı da organize kötülük devreye girdiğinde kurtadamın sesinin kesilmesi aslında organize kötülük organize olmayanı denetliyor gibi...