Page 3 of 14
Posted: Wed Aug 08, 2007 4:29 am
by Hakikatli-TormII
Nielas Lieronun yanında yürüyordu. Geldikleri yol ona şimdi daha güzel geliyordu. Meşe ağaçlarının üzerinde öten kuşlar ona güzel ve mutlu şeyleri çağırıştırıyorlardı. Ã?am ağacının dallarınaki kozalakları fark etti ve gidip bir iki tane koparttı. Daha tam olgunlaşıp kurumamışlardı ama bir şekilde işine yararlardı. Enazından canı sıkıldığında oynardı. Kozzlakları çantasına attı ve yürüyüşüne kaldığı yerden devam etti.
Posted: Wed Aug 08, 2007 5:18 am
by liero
Asasından destek alarak Nielas'ın yürüyordu. Yoldan ayrıldıkları yere geri dönüyorlardı şimdi. Fazla ormanın derinliklerine girmemişlerdi, ana yola dönmeleri kolay olacaktı.
Posted: Wed Aug 08, 2007 5:38 am
by Barzini
Bors diğerlerinin önündeydi, atının dizginlerini elinde tutmuş, yanında yürüyordu, birden duraksadı, arkasından gelen adamlara dönerek; "ne kadar yolumuz var bilen var mı?" dedi. Hala aceleci ve sabırsızdı. mümkün olan en kısa zamanda bir kasaba ya da şehir, her neyse oraya ulaşması gerekiyordu.
Posted: Wed Aug 08, 2007 6:26 am
by slickblade
Çok geçmeden toprak yolun geçtiği açık alan görünmüştü. Bu sabah ormana daldıklarındakinden bir farkla...
Ortak dilin dışında hızlı bir dilde homurtular duyuluyordu ve yolun ortasında durmuş, hafiften sol-öne yatmış sade bir karavan göze çarpıyordu. Karavan normallerinden biraz daha küçüktü ve iki eşek tarafından çekiliyordu.
Ahşap karavanın çatısı kapalıydı ve maceracıların gördüğü sağ yüzünde bir penceresi dışında herhangi bir aksesuar yoktu. Pencerede görünen şey bir elf kadını yüzüydü. Sebepsiz bir şekilde karavanın ön tarafına doğru bakıyordu ve sabit bir tebessüm dışında duygusuzdu. Profilden gözüküyordu maceracılara.
Anlaşlmaz dildeki homurtularsa arabanın öteki tarafından, sol yanından, maceracıların göremediği bir kaynaktan geliyordu.

Posted: Wed Aug 08, 2007 7:23 am
by Hakikatli-TormII
Kısa süre sonra yola vardılar. Yolun ortasındaki karavanı gördüğünde şaşırdı. Niye burada durduğunun sebebini bulmaya çalıştı. Elbette kendileriyle ilgili olamazdı. Sonradan karavanın yatık olduğunu ve tekerinin kırılmış olabileceğini düşündü. Konuşmalar duyuyor fakat konuşanları göremediği gibi söylenenleride anlamıyordu. Karavanın sağ tarafın fadaki camda bir elf bayan gördü. Kadın onları henüz farketmemiş gibiydi. Hatta herhangi birşeyi farkedebilirmiş gibi durmuyordu. Sabit bir bakışla önüne bakıyordu.
Tek başına hareket etmemeliydi. Arkadaşlarına döndü dikkatlerini çekmek için parmaklarını şıklattı ve " Ne yapmalıyız?" diye sordu. Karavandakilerin kendilerine bir tehdit oluşturacağını sanmıyordu ama ihtiyatlı davranmakta fayda vardı.
Posted: Wed Aug 08, 2007 9:09 am
by Barzini
Bors karavanı gördüğü anda durdu, gelen seslere kulak verdi ama ne konuşulduğunu anlamadığı bir dildeydi. Eli yavaşça kılıcının kabzasına gitti ve arkasını döndü, Nielas'ın sorusunu duymuştu, ama bu bir tuzak olabilirdi pek tabi. Eğer kendisine kurulmuş bir tuzağın içindeyse derhal bir çözüm bulması gerekirdi.
Elini kaldırıp diğerlerine beklemelerini işaret etti. "Ben karavanın etrafından dönüp geleceğim." Bunun aptalca bir fikir olduğunun o da farkındaydı ama en kötüsü için bunu yapmalıydı, gafil avlanamazdı, o savaşa her daim hazır olmalıydı.
Atına bindi ve kılıcını çekti. Arkasındakilerin tepkisini görmek için onlara baktı hareket etmeden önce. "Sakın bir yere kıpırdamayın."
Posted: Wed Aug 08, 2007 5:03 pm
by liero
Liero açık alana yaklaşırken karavanı görünce durakladı. Anlamadığı bir dilde homurtular duyunca 'tehlikeye karşı tetikte olmalıyım' diye düşündü. Karavanın sol ön tekeri kırılmışa benziyordu. Karavanda da bir elf kadını oturuyordu.
Elf kadını tutsak mıydı? Karavanın tekerinin kırılmasına o mu sebep olmuştu acaba? Yüzündeki gülümsemeye bakılırsa düşündüklerinin doğru olması muhtemeldi.
Nielas'ın 'Ne yapmalıyız' sorusuna cevap veremeden Bors fırlayıp atına binmişti. En iyisi Nieals'ın gizlenip karavanın arkasındakiler hakkında bilgi toplamasıydı ama Bors'un sorunlara kılıcıyla atlama gibi bir huyu vardı. Madem bu kadar hevesli, kılıcını biraz kullansın da hevesi geçsin bakalım diye düşündü.
'Tamam. Tehlikeli bir durum olursa arkandayız merak etme' dedi Bors'a.
Posted: Wed Aug 08, 2007 8:55 pm
by Hakikatli-TormII
Nielas hiç birinden cavap alamadı. Bors elini kılıcına atıp atına bindi. Ne yapmaya çalışıyordu bu adam? Adam onlara döndü " sakın bir yere kıpırdamayın" dedi. Emrin olur diye içinden geçirdi Nielas orada başına bir şey gelirse de olduğumuz yerde durmamızı istermiydi? içinden güldü.
Ne olursa olsun tek kişinin gitmesi mantıklı gelmiyordu." Bende seninle geleyim, bekle" dedi Bors'a sessizce.
Posted: Wed Aug 08, 2007 9:47 pm
by slickblade
"Bence birimiz gidip dostça yaklaşsın, diğerleri belli bir mesafede durarak onu korusun. Böylece herhangi bir tuzak varsa gafil avlanmamış oluruz." diye öneride bulundu Huor ve ekledi " Ben gönüllüyüm bu dostça yaklaşımı yapmaya, hem elf bayan hiç de düşmani durmuyor"
Posted: Thu Aug 09, 2007 8:10 pm
by liero
'Herkes neden bilinmeyene atlamaya bu kadar merakl'ı diye düşündü Liero.
Aralarında karar vermelerini beklemeye başladı.
Posted: Fri Aug 10, 2007 2:21 am
by Barzini
Evet onlar içinde sürpriz olmuş gibi duruyordu, tuzak bile olsa onlar kurmamış gibiydi. Sonra yüzünü karavana çevirdi, elf kadın hala hareketsiz duruyordu ve bu durum Bors'un sinirlerini bozuyordu, "Ben giderim" dedi sessizce ve ekledi; "sorun çıkabilir tetikte olun"
Atına bacaklarıyla hafifçe vurdu ve yavaşça karavana doğru ilerlemeye başladı. Seslendi; "Kim var orada?" Atının üzerinde, elinde kılıcı karavanın yanında cevap bekliyordu.
Posted: Fri Aug 10, 2007 3:02 am
by slickblade
Yaklaştıkça elf kadının yamuk çenesi dışında daha da güzelleştiğini farketti
Bors ama kadın onu farketmişe benzemiyordu.
Sr.Bors wrote: "Kim var orada?"
" Ben varım" dedi arabanın arkasındaki kibar sayılabilecek kalın bir erkek sesi
" gnom mucit Muçalanta "
Konuşmasının hemen ardından araba ufak bir çatırtıyla sol öne doğru daha da yattı.
"Kahretsin!" diye tepki verdi buna arabanın ardındaki kalın ses.
Sessiz geçen 3-4 saniyeden sonra arabanın arka tarafında kendini gösterdi sesin sahibi. Borsun beline ancak yetişebilecek boylarda, gri bir ceket ve bileklerine doğru daralan bir pantolon ile giyinmiş bir gnomdu .Omzuna kadar uzun sarı saçlara ve alt dudağının hemen altından başlayıp incecik bir çizgi şeklinde göbeğine kadar inen bir sakala sahipti.
Posted: Fri Aug 10, 2007 3:31 am
by Barzini
Bors herhangi bir sert tepki gelmeyince rahatladı.Arabanın biraz daha yatmasıyla, sol ön tarafa bakmak karavanın ön tarafına geçti. Ã?nce arkasına dönüp geride kalan üç kişiye elini kaldırarak gelmelerini işaret etti. İçeride ki kadın galdi ardından aklına, tehlikede olabilridi. Arabanın önüne geçerken, Muçalanta'ya bakarak, "senden başka kimse var mı arabada?" dedi.
Posted: Fri Aug 10, 2007 6:35 am
by Hakikatli-TormII
Nielas Bors'un gittiğini, sorusunu ve aldığı cevabı duydu. Kendiside cevaptan tatmin olmuştu. Büyük ihtimalle işin içinde gnom bir mucit varsa arabanın yatmasının sebebi o tekerin kırık olmasıdır diye düşündü. Ve gnom ona yenilikçi bir çözüm arıyordur .içinden güldü bu fikre.
Bors'un işaretini gördü ve adamın onları bu şekilde belaya çekmeyeceği kesindi. Cesur hareketinden dolayı adamı takdir etmişti ama biraz gereksiz bir cesaretti. Nielas kendisi bilmediği bir yere asla ilk giren olmak istemezdi." Neyse, olmuş bitmiş" dedi kendi kendine ve Bors'un yanına yürüdü.
Posted: Fri Aug 10, 2007 7:21 am
by liero
Sonunda karavanın arkasından duyulan homurtuların sahibini görmüştü. Bir gnom vardı. Tahmin ettiğinden de tehlikeli bir durumdaydı elf kadını. Gnomların çalışan şeyleri bozmak gibi bir huyları vardı.
Bors'un işaretini görünce karavana doğru ilerlemeye başladı.'Merhaba' diyerek gnomu selamladı ve tekerin durumunu incelemeye başladı, acaba bir yardımları dokunabilir miydi.