Page 20 of 71

Posted: Sun Apr 13, 2008 9:21 am
by devrimk
Wulfgar kaptana vurdu.
Saldırı 17+11=28 başarılı
Hasar 4+11=15 vitality


Huor müziğini çalmaya başladı.
Fascinate (Savaşta işe yaramıyor)

Yenenthidas örümcek ağlarını ördü iki kişinin büyüsüne yakalandığını farketti.
Web

Darthu gizlendiği yerden saldırdı
Sinsi saldırı 13+10=23 başarılı
3+3+12=18 Vitality 2 Wound


Ağlara yakalanmayan iki kişi Wulfgar'a saldırdı fakat biri yere yuvarlandı.
Saldırı 1 kritik ıska
Saldırı 10+7=17 başarılı
Hasar 5+2=7

Posted: Sun Apr 13, 2008 4:51 pm
by Tersyuz
Wulfgar saldırganların ortasında kalmamaya çalışıken kaptana vurmaya devam ediyordu.

Posted: Sun Apr 13, 2008 7:35 pm
by Edmond
Huor, savaşın ani telaşıyla ne yapacağını şaşırmıştı, boşuna vakit geçirdiğini farketmişti.Hemen daha güçlü bir şeyler yapmaya çalıştı.

[INSPIRE COURGE +3]

Posted: Sun Apr 13, 2008 9:27 pm
by Mark
Olafın üzerinden, iyileştirme asasını aldı. Yarılmış yerin biraz üzerine değdirdi, kenarında yazan sözcüğü telafuz etti.

Posted: Sun Apr 13, 2008 10:23 pm
by devrimk
Wulfgar tekrar kaptana vurdu. Pençeleri en sonunda kaptanın zırhında bir delik açarak etini parçaladı.
Saldırı 14+11=25 başarılı
Saldırı 15+11=26 başarılı
Hasar 2+11=13
Hasar 2+11=13 (24 Vitality 2 Wound)


Kaptan yaralanmanın verdiği hırsla Wulfgar'a doğru kılıcını savurdu.
Saldırı 14, 13 başarılı
Hasar 14,9 (23 Vitality)


Olaf'ın göğsünden akan kanlar gittikçe yayılıyor, yerde yaşam mücadelesi veriyordu.
Fort save 15+4=19 başarılı

Darthu gizlendiği yerden okunu Wulfgar'a saldıran askere yaptı.
Sinsi saldırı 12+7=19 başarılı
Saldırı 12+7=19 başarılı
Sinsi saldırı hasar 6+3+8=17
Hasar 6+3=9 (24 Vitality 4 Wound)


Huor nağmelerini değiştirdi, temposunu hızlandırarak arkadaşlarının moralini yükseltti.
Inspire Courage +2 saldırı +2 hasar

Yenenthidas Olaf'ın belinden asayı çıkarttı ve tetiğine bastı, herhangi bir şey olmadı asanın içindeki büyü Yenenthidas'a yabancıydı.
Use magic Device check yok

Yere düşen asker kalkarken Wulfgar fırsattan istifade adama saldırdı.
Saldırı 19+11=30 Kritik vuruş
Hasar 3+11=14 Wound


Adam kalkmaya çalışırken cansız yere yığıldı.
Yaralı asker Wulfgar'a tekrar saldırdı
Saldırı 12+7=19 başarılı
Hasar 6+3=9 (9 Vitality)


Bir çocuk ağlamasıyla hepsi girdikleri kapıya baktılar, Willibald elindeki çocukla gelmiş donmuş bir şekilde olanları izliyordu.
Kaptan kıpkırmızı olmuş bir şekilde tüm gücüyle bağırdı:
"Ã?ocuğu! Ã?ocuğu öldürün!"

Kimi saldırmak kimi korumak için çocuğa doğru hamle edecekti ki, sert bir kadın sesi odayı doldurdu.
"Kral adına DURUN! Nedir bu çılgınlık."

Sesin geldiği yönde ağır ve süslü zırh giymiş güzel bir kadın ve arkasında silahlı on kadar asker gördüler.

Image

Posted: Sun Apr 13, 2008 10:33 pm
by Tersyuz
Wulfgar herkes gibi durdu, sonra arkasında yatan Olaf'a baktı.
"Arkadaşıma yardım etmem lazım!" diye bağırdı.
Yere çöküp belinden çıkardığı şurubu Olaf'ın ağzına döktü.

Cure Light Wounds pot

Posted: Mon Apr 14, 2008 2:14 am
by Mark
" Kralınızı seviyorsanız, bayan. Bebeği öldürmelerine izin vermeyin! O, kralın kanından! "

Elminster'in asasını kaldırdı.
" Bebeğe yaklaşmayın! "
Etrafına bakıyordu. Kadının müdahale etmesini beklerken, biri bebeğe yaklaşırsa hafızasında büyüsünü hazırlamıştı.

* ready for maximize scorhing ray

Posted: Mon Apr 14, 2008 4:23 am
by Edmond
Huor sazı elinde öylece bakakalmıştı.Kadına baktı, *Onu öldürmelerine izin vermeyin!* dedi yalvarırcasına.Sonra başını öne eğdi.

Posted: Mon Apr 14, 2008 2:33 pm
by devrimk
Kadın sert bir sesle konuştu:
"İster kral ister köylü çocuğu olasun kimse çocuk öldüremez Cormyr'de. Andreas anlat neler oluyor? Sizin de bahsettiğiniz kan bağını ispatlayacak kanıtınız varmı?"
Andreas yarasını tutarken başını öne eğmiş bekliyor, cevap vermiyordu.

Olaf Cure Light Wounds (6 Vitality 1 Wound iyileşti)

Posted: Mon Apr 14, 2008 7:59 pm
by Tersyuz
Wulfgar Olaf'a baktı kendine gelmişti ama zor hareket ediyordu. Cebinden yüzüğü çıkarıp Wulfgar'a uzattı. Wulfgar yüzüğü kaldırıp kadına doğru uzattı.
"Bu istediğiniz kanıt!"
Sesi düşündüğünden daha kalın çıkmıştı, öfkesi hala yatışmamış savaş elleri hala pençe halindeydi. Kanlı pençelerinde minik yüzük görünüyordu.

Posted: Mon Apr 14, 2008 11:59 pm
by Edmond
Huor kanıt için *Willy, bebeği getir!* diye bağırdı.Willy'nin arkada durduğunu hatırlıyordu en son, tabi bebeği kaçırmamışsa!

Posted: Tue Apr 15, 2008 12:04 am
by Mark
" Kendiniz duydunuz, bebeği öldürmek için buradalar! Bu yüzük, dün öldürülen elf kadınının üzerinden çıktı. Rahip arkadaşımla, bebeği hemen doğurtmak zorunda kaldık. Karnı bu yüzden yarıktı, kadını öldürdüler. Bebeği de, istiyorlar. Suzail'de kurallar, hamile bir kadını infaz etmek üzerine mi kurulu? Yüzükteki, sembole bakın! "

Yarıelf, kadının gözlerinin içine baktı.

" Andreas'ın burada olduğunu siz de, bilmiyordunuz? " Bu bir soru değildi.

" Siz kimsiniz, bilmiyoruz. Ama büyük bir entrika dönüyor. Biz de, bunun içine çekildik. Güvendiğiniz adam, şafak vakti yeraltında onbin altınla takas için beklediğini görüyorsunuz. Bebeği öldürün, diye bağırdığını duydunuz. Eğer Suzail'de kurallar dediğiniz gibiyse, bize yardım edin. Benim adım, yenendithas. Arkadaşlarımla birlikte şehrin adaletini talep ediyoruz. "

Posted: Tue Apr 15, 2008 3:53 am
by devrimk
Kadın Yenenthidas'a sertçe cevap verdi.
"Genç yarımelf heyacanına hakim ol! Karşında Kral vekilharcı duruyor ona göre davran. Alın şu.." nediyeceğini bilemedi bir an "...adamın elinden ve bana getirin yüzüğü."

İki asker silahları ve kalkanlarıyla korunma pozisyonunda Wulfgar'a yaklaştılar, yaklaşma biçimleri ve birbirleriyle uyumlu hareketleri tecrübeli askerler olduklarını belli ediyordu.
Biri yüzüğü alırken diğeride gözünü kırpmadan Wulfgar'a bakıyor ve saldırı pozisyonunda duruyordu. Yüzüğü alan asker mendiliyle temizledi ve eğilerek Ã?elik Leydi'ye uzattı. Kadın yüzüğü aldı ve elinde şöyle bir çevirdi rahatsız olmuş bir ifade belirdi yüzünde.

"Sen peki ne diyorsun Andreas? Söyleyecek sözün var mı?" dedi kadın.
Andreas başı eğik olarak konuştu.
"Krallığımız zayıf düştü kraliçem, ikinci bir prens daha fazla karışıklık yaratır, ne yaptımsa ülkem için yaptım."
"Yaşlılıktan doğruyu göremez mi oldun? Zayıflığımızı bende biliyorum ama bunun için çocuk öldürmek?" Ã?elik Leydi son derece hiddetlenmişti. "Tutuklayın ve götürün bunları daha sonra cezasını tayin ederiz." Askerler karşı koymadan teslim oldular sadece Andreas giderken fısıltıyla: "Kehanet..." dedi.

Willibald'a döndü "Sen getir çocuğu buraya." Willibald korkudan gözleri faltaşı gibi açılmış titreye titreye kadının yanına gitti. Ã?elik Leydi çocuğu kucağına aldı, savaş elbisesisi ve silahları olmasına rağmen çocuk kucağındayken kadının bakışları değişti. Sevecen ve gülümseyen kucağındaki çocuğu anne sevgisiyle tutan bir kadın olmuştu. Bu görüntü sadece bir an sürmesine rağmen hepsinin aklında yer etti. Sonra tekrar o sert ve kararlı haline döndü:
"Siz de benimle gelin, yaralı arkadaşınızı iyileştirelim, misafirim olun."

Hep beraber kraliyet sarayına gittiler. Saray çok büyük ve genişti, aşırılık yoktu, güzel ve sade biçimde yapılmış en güzel malzemeler kullanılmıştı.
Yaralılar tecrübeli rahipler tarafından iyileştirildi. Her birine özel odalar verildi yıkanıp temizlenmelerine imkan tanındı.

Ertesi sabah Ã?elik Leydi'nin huzuruna çıktılar, olayları bildikleri kadarıyla anlattılar.
"Çok büyük bir adaletsizliği engellediniz, keşke o zavallı kadın da kurtulabilseydi."
Bir an durdu yanındaki askere işaret etti. Asker büyük bir keseyi getirip Huor'a verdi.
"Bu Cormyr için yaptıklarınıza karşılık küçük bir hediye. Sizden bir isteğim daha olacak. Bu çocuğun varlığını bu oda dışındaki kimse bilmiyor şu an. Andreas'ın yöntemi yanlış olmasına rağmen söylediği doğruydu, sallanan bir krallıktayız, düşmanlarımız pusuda bekliyor. İki kral bu ülkenin parçalanmasına kadar gidecek vahim sonuçlar doğurabilir."

"Bende o yüzden sizi tavsiye ettim çocuklar." İhtiyar ve hışırtılı bir adam sesi duydular odanın yanından. Sade beyaz bir elbise giymiş, kel kafalı beyaz sakallı bastonuna yaslanarak zorla yürüyen adam Olaf'a yaklaştı. Elini onun anlayabileceği şekilde, kardeşlik üyesi olduğunu anlatacak bir şekilde sıktı.
"Merhaba Olaf, gidince Naolas'a selamlarımı söyle." sonra diğerlerine döndü.
"Evet çocuklar bu bebeği buradan çok uzakta siz büyüteceksiniz. Kral soyundan olduğunu bilmeyecek, eğer günün birinde ki umarım Mystra o günleri göstermez Cormyr kralsız kalırsa çocuğu buraya getirecekler. O en soylu, en büyük krallardan birinin çocuğu onu kral olacakmış gibi yetiştirin."

Ã?elik Leydi yaşlı büyücüyü başıyla onayladı.
"Sağol Vangerdahast, buraya kadar geldiğin için ayrıca teşekkür ederim."
Bebeği Darthu'ya verirken sordu:
"Benden bir isteğiniz var mı?"

Posted: Tue Apr 15, 2008 5:05 am
by Tersyuz
Wulfgar zindan gibi tünellerden çıktıktan sonra sarayın yumuşak yataklarında rahat etmişti. Sabah kraliçenin huzuruna çıktığıklarında huzursuzlandı, bu gibi durumlarda ne yapacağını bilemiyordu. Konuşmayı değil savaşmayı seviyordu. şu son bir kaç hafta içinde ne kadar çok savaş gördüğünü düşündü, herkes ölüm tehlikesi atlatmıştı, kendisi de bir çok kez yaralanmıştı. Kraliçenin sorusuyla düşüncelerinden sıyrıldı:
"Benden bir isteğiniz var mı?"
Kraliçeden neler istenmez ki diye geçirdi içinden . Banyo yaparken su getiren genç kızı istemeyi düşündü. Suratında salak bir gülümsemeyle Darthu'ya yakalandı. Darthu'nun kızgın bakışlarıyla karşılaşınca somurtup başını öne eğdi, konuşmasa daha iyi olacaktı herhalde.

Posted: Tue Apr 15, 2008 4:57 pm
by dwaxer
.
"Sevgili Kraliçe, eğer lütfederseniz Suzail şehrinin büyük kütüphanesinden serbestçe faydalanabilmeyi isteriz. Bize böyle bir yetki verilebilirse müteşekkir oluruz," dedi Olaf.

.