Yüksek Büyücülük Kulesi (RPG) / Sınava Gir
Kule sesiz'di huzursuz edici bir sessizlik...
Vilthas uzunca bir süre kulede gezindi,boş odalara girip çıktı,burada neyin olmuş olabileceğine dair bir işaret aradı...ama bu çabaları sonuçsuz kaldı...
Kule bir yandan terkedilmiş gibi duruyor,bir yandansa birkaç dakika önce insanlar bu koridarlarda dolaşıyormuş gibi bir havayı üzerinde taşıyordu...kimi masalarda kitaplar açık bırakılmıştı,belliki çıraklar büyü çalışırlarken olmuştu her ne olduysa...
Bir odaya yanaştı Vilthas...bu odayı biliyordu...kendisi kimi ziyaretlerinde burada kalmıştı...büyük ihtimalle şimdi başka bir çırak kullanıyordu,yada en azından kullanıyor olmalıydı...kapıyı zorlanmadan açtı,kim kalıyorduysa ya çok gençti yada bir koruma büyüsü yapıcak vakti olmamıştı...belkide yapmasını gerektirecek bir durum yoktu,belki kulenin bu durumuna bir ihanet sebep olmuştu...'lanet olsun' dedi Vilthas kendi kendine...bu yerde ne olmuştu böyle...düşüncelerinden sıyrıldığında odanın kapısını aralamış ve içeri girmişti bile...
oda derli topluydu,diğerleri gibi tasarlanmıştı,aynen hatırladığı gibi...pencerenin önünde bir yatak,sol taraftaki duvarda bir kitaplık,ve hemen yanında bir çalışma masası,masanın üzerinde açık bir kitap ve hemen yanında bir tüy,birde fincan...üzerinde duman tüten bir fincan...
Vilthas uzunca bir süre kulede gezindi,boş odalara girip çıktı,burada neyin olmuş olabileceğine dair bir işaret aradı...ama bu çabaları sonuçsuz kaldı...
Kule bir yandan terkedilmiş gibi duruyor,bir yandansa birkaç dakika önce insanlar bu koridarlarda dolaşıyormuş gibi bir havayı üzerinde taşıyordu...kimi masalarda kitaplar açık bırakılmıştı,belliki çıraklar büyü çalışırlarken olmuştu her ne olduysa...
Bir odaya yanaştı Vilthas...bu odayı biliyordu...kendisi kimi ziyaretlerinde burada kalmıştı...büyük ihtimalle şimdi başka bir çırak kullanıyordu,yada en azından kullanıyor olmalıydı...kapıyı zorlanmadan açtı,kim kalıyorduysa ya çok gençti yada bir koruma büyüsü yapıcak vakti olmamıştı...belkide yapmasını gerektirecek bir durum yoktu,belki kulenin bu durumuna bir ihanet sebep olmuştu...'lanet olsun' dedi Vilthas kendi kendine...bu yerde ne olmuştu böyle...düşüncelerinden sıyrıldığında odanın kapısını aralamış ve içeri girmişti bile...
oda derli topluydu,diğerleri gibi tasarlanmıştı,aynen hatırladığı gibi...pencerenin önünde bir yatak,sol taraftaki duvarda bir kitaplık,ve hemen yanında bir çalışma masası,masanın üzerinde açık bir kitap ve hemen yanında bir tüy,birde fincan...üzerinde duman tüten bir fincan...
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Sessizlik.. Kulede doğal olmayacak biçimde ölü sessizliği hüküm sürüyordu.. Girdiği hiç bir odada birilerine rastlayamadı.. Masaların üzerinde büyü kitapları açık bırakılmıştı, sanki Vilthas gelmeden önce birileri çalışıyordu buralarda..
En sonunda bir odaya yaklaştı.. Bu odaya daha önce birçok kez girdiğini hatırlıyordu, ama hiçbirinde şu anki duygulara sahip değildi.. İçine umutsuzluk tohumu ekilmişti adeta.. Kulenin bu hale gelmesine neden olabilecek tek bir şey aklına geldi Vİlthas'ın.. İhanet.. Başka türlü büyücülere karşı diyarda kim karşı durabilirdi ki?? Ayrıca büyücülerin hiç düşmanı da yoktu, en azından görünürde..
Kapını hiç zorlanmadan açıldığını görünce şaşırdı.. Odanın görüntüsü genel olarak düzgün ve normaldi.. Bir kitaplık, yatak ve de yanlarında bir çalışma masası.. Masanın üzerinde... Açık bir kitap.. Ve üzerinde duman tüten bir fincan.. Kitabın yanında da bir tüy duruyordu..
Vilthas kitapta yazanları görebilmek için iyice yaklaştı.. Yanına bir tüy ve de kitap açıksa.. Belki de son dakikaya kadar burada bulunan kişi olanları kaydetmişti bu kitaba.. Fincanın üzerinde duman tütüyordu, ki bu da Vilthas'a fincanın içindekini sıcak olduğunu yani birkaç dakika önce terkedildiğine bir işaretti bu.. Çok garip.. O zaman neden kimseyi göremedim..
Aklındaki düşünceleri uzaklaştırarak zihnini kitaba yoğunlaştırdı.. Önemli birşey olabilirdi kitapta..
En sonunda bir odaya yaklaştı.. Bu odaya daha önce birçok kez girdiğini hatırlıyordu, ama hiçbirinde şu anki duygulara sahip değildi.. İçine umutsuzluk tohumu ekilmişti adeta.. Kulenin bu hale gelmesine neden olabilecek tek bir şey aklına geldi Vİlthas'ın.. İhanet.. Başka türlü büyücülere karşı diyarda kim karşı durabilirdi ki?? Ayrıca büyücülerin hiç düşmanı da yoktu, en azından görünürde..
Kapını hiç zorlanmadan açıldığını görünce şaşırdı.. Odanın görüntüsü genel olarak düzgün ve normaldi.. Bir kitaplık, yatak ve de yanlarında bir çalışma masası.. Masanın üzerinde... Açık bir kitap.. Ve üzerinde duman tüten bir fincan.. Kitabın yanında da bir tüy duruyordu..
Vilthas kitapta yazanları görebilmek için iyice yaklaştı.. Yanına bir tüy ve de kitap açıksa.. Belki de son dakikaya kadar burada bulunan kişi olanları kaydetmişti bu kitaba.. Fincanın üzerinde duman tütüyordu, ki bu da Vilthas'a fincanın içindekini sıcak olduğunu yani birkaç dakika önce terkedildiğine bir işaretti bu.. Çok garip.. O zaman neden kimseyi göremedim..
Aklındaki düşünceleri uzaklaştırarak zihnini kitaba yoğunlaştırdı.. Önemli birşey olabilirdi kitapta..
Bu bir büyü kitabıydı...yeni bir büyü kitabı,son sayfa yarımdı bir büyünün sözleri yazılmaya başlanmış ama sonra sayfada biriken birkaç damla mürekkeple aniden sonlandırılmıştı,belliki bu kitap burada kalan çırağın ilk büyü kitabıydı,cild'i dahi bozulmamıştı...
Ne kadar zamandır dolaşıyordu burada böyle,hiçbir fikri yoktu,ama odaya giren ışığa bakılacak olursa en fazla birkaç dakika geçmiş olabilirdi...
Düşüncelerini arkasında gözüne ilişen bir hareket dağıttı,kapıda,koridorda birşey vardı bu kesin...belki ormandaki gölgeler...
Ne kadar zamandır dolaşıyordu burada böyle,hiçbir fikri yoktu,ama odaya giren ışığa bakılacak olursa en fazla birkaç dakika geçmiş olabilirdi...
Düşüncelerini arkasında gözüne ilişen bir hareket dağıttı,kapıda,koridorda birşey vardı bu kesin...belki ormandaki gölgeler...
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Kitabın sıradan bir çırağın büyü kitabı olduğunu görünce hafif bir hayal kırıklığına uğradı.. Zaten ne bekliyordun ki cennete bir boyut kapısı açan bir büyü mü?? Ne kadar zaman geçmişti kulenin içinde dolaşalı, ona birkaç saat gibi gelmişti ama garip bir biçimde odaya giren ışık ona birkaç dakika olduğunu söylüyordu..
O sırada koridorda bir hareket sezdi..
Yine mi gölgeler diye homurdandı Vilthas. Zihnim benle oyun oynamayı ne zaman bırakacaksın.. Belki.. Bir olasılık, kulede birileri kalmış olabilir.. Bu olasılığı bir kenara fırlatamam.. Hem ne zarar gelebilir kendime?
Ã?nlem olarak zihninde bir koruma büyüsüyle birlikte kapıya yöneldi.. Temkinlice kapıdan dışarı çıktı ve koridoru dikkatlice taramaya başladı elf gözleriyle...
O sırada koridorda bir hareket sezdi..
Yine mi gölgeler diye homurdandı Vilthas. Zihnim benle oyun oynamayı ne zaman bırakacaksın.. Belki.. Bir olasılık, kulede birileri kalmış olabilir.. Bu olasılığı bir kenara fırlatamam.. Hem ne zarar gelebilir kendime?
Ã?nlem olarak zihninde bir koruma büyüsüyle birlikte kapıya yöneldi.. Temkinlice kapıdan dışarı çıktı ve koridoru dikkatlice taramaya başladı elf gözleriyle...
Hımm koridor sessiz gözüküyordu,ama daha aydınlık değilmiydi...gerçi en azından 2 saattir burada olmalıydı,bu karanlık normaldi...
Tam vazgeçip odaya geri yönelmitiki hareketi bir daha yakaladı gözleri koridorun ilerisinde.Hızla o tarafa koştu,gölgelerin arasındaydı burada biryere girmiş olmalıydı...ah ama bu lanet yerde gölgelerden başka birşey yoktu,birazda soğuktu,belliki güneşin ışıkları bu kuytu köşeyi ısıtmaya yetmemişti...
'Araştırmaya devam etsem iyi olacak' diye geçirdi içinden Vilthas,tam ters yöne ilerlemeye başlamıştı ki,gördü bu hayal olamazdı,beyaz bir figür,koridorun ucundaki merdivenlerden yukarıya doğru çıkıyordu...
Tam vazgeçip odaya geri yönelmitiki hareketi bir daha yakaladı gözleri koridorun ilerisinde.Hızla o tarafa koştu,gölgelerin arasındaydı burada biryere girmiş olmalıydı...ah ama bu lanet yerde gölgelerden başka birşey yoktu,birazda soğuktu,belliki güneşin ışıkları bu kuytu köşeyi ısıtmaya yetmemişti...
'Araştırmaya devam etsem iyi olacak' diye geçirdi içinden Vilthas,tam ters yöne ilerlemeye başlamıştı ki,gördü bu hayal olamazdı,beyaz bir figür,koridorun ucundaki merdivenlerden yukarıya doğru çıkıyordu...
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Merdivenlerden yukarı çıkan beyaz figürü gördüğünden aklına yine gölge olabileceği geldi.. Bir saniye sonra ise beyaz gölge olamayacağının farkına vardı zihni.. Bu bir işaret olabilir diye geçirdi içinden..
Beyaz figürü kaybetmemek için arkasından hızlıca koştu, merdivenleri seri şekilde çıktı, bir kaç kez tökezlemişti ama merdivenleri geçmesi nispeten kısa sürdü..
Yukarı çıktığında ilk başta pek bir şey göremedi karanlık yüzünden.. Sonra yavaşça elf gözleri karanlığa alıştı ve Vilthas koridorda temkinlice ilerlemeye başladı.. Beyaz figür ortalıkta görünmüyordu.. Bu kadar hızlı hareket etmesi imkansız, tabi benim gördüğüm bir hayal değilse...
Beyaz figürü kaybetmemek için arkasından hızlıca koştu, merdivenleri seri şekilde çıktı, bir kaç kez tökezlemişti ama merdivenleri geçmesi nispeten kısa sürdü..
Yukarı çıktığında ilk başta pek bir şey göremedi karanlık yüzünden.. Sonra yavaşça elf gözleri karanlığa alıştı ve Vilthas koridorda temkinlice ilerlemeye başladı.. Beyaz figür ortalıkta görünmüyordu.. Bu kadar hızlı hareket etmesi imkansız, tabi benim gördüğüm bir hayal değilse...
Vilthas'ın ilk başta peşine düştüğü figüre odaklanmış olan zihni,şekli kaybettikten sonra nerede olduğunu kavradı...burası kütüphanenin olduğu kattı,karşısında duran muazzam çift kapı...yada durması gereken...
Burası diğer katlardan farklıydı,gölgeler heryeri kaplamıştı,hava soğuktu,ürperiyordu Vilthas,ve bir yanık kokusu hakimdi heryere...adımları iyice yavaşladı,sessizce ilerliyordu...Heran bir yerlerden birşeylerin fırlamasını bekliyordu...bu his ona ürpertinin havadan değil de,tedirginlikten olduğunu düşündürüyordu...
Çok uzun sürdüğünü düşündüğü birkaç adımın sonunda kütüphaneye girmişti...bu manzara yukarıya doğru yükselen binlerce raftaki onbinlerce kitap yıkılmıştı,yanık kokusu odanın ortasında duran büyük kitap kütlesinden geliyordu...
Ama çevredeki tek koku bu değildi,sonra daha dikkatli bakınca havada asılı duran bedenleri gördü,küle dönmüş bedenleri...
Burası diğer katlardan farklıydı,gölgeler heryeri kaplamıştı,hava soğuktu,ürperiyordu Vilthas,ve bir yanık kokusu hakimdi heryere...adımları iyice yavaşladı,sessizce ilerliyordu...Heran bir yerlerden birşeylerin fırlamasını bekliyordu...bu his ona ürpertinin havadan değil de,tedirginlikten olduğunu düşündürüyordu...
Çok uzun sürdüğünü düşündüğü birkaç adımın sonunda kütüphaneye girmişti...bu manzara yukarıya doğru yükselen binlerce raftaki onbinlerce kitap yıkılmıştı,yanık kokusu odanın ortasında duran büyük kitap kütlesinden geliyordu...
Ama çevredeki tek koku bu değildi,sonra daha dikkatli bakınca havada asılı duran bedenleri gördü,küle dönmüş bedenleri...
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Onbinlerce kitap yanıyordu.. Yüzyıllarca birçok farklı ırktan büyücülerin bazen kara bazen de ak büyüye dayanarak yaptıkları çalışmalar yokolmuştu.. Bunu yapanın ne gibi bir amacı olabilirdi ki.. Hangi deli zihin böylesine bir işe kalkışmış olabilirdi??
Vilthas kitaplara bakarken gözüne havada asılı birşey ilişti.. Gözlerini kısarak havada asılı duran nesnenin ne olduğunu çıkarmaya çalıştı.. Gerçeği farkettiğinde ise dizlerinin bağının çözülmesine engel olamadı.. Bu bir bedendi.. Daha da beter olanı ise burada birden fazla beden vardı, havada asılı duruyorlardı hepsi.. Küle dönmüştü, Vilthas onları bu hale getirebilecek büyüyü nasıl bir caninin yaptığını düşündü.. Neden.. Onların suçu neydi.. Lorduna hafif bir dua fısıldadı, onların ruhlarına huzur bahşetmesi için..
Etrafına göz gezdirdiğinde odanın ortasında bir kitap kütlesi yığılmış olduğunu gördü.. Gözünü bir kez daha cesetlere çevirdi.. Üzerlerinde kim olabileceklerine dair en ufak ipucunu bile gözden kaçırmak istemiyordu, bunun için dikkatlice inceledi her bir cesedi..
Vilthas kitaplara bakarken gözüne havada asılı birşey ilişti.. Gözlerini kısarak havada asılı duran nesnenin ne olduğunu çıkarmaya çalıştı.. Gerçeği farkettiğinde ise dizlerinin bağının çözülmesine engel olamadı.. Bu bir bedendi.. Daha da beter olanı ise burada birden fazla beden vardı, havada asılı duruyorlardı hepsi.. Küle dönmüştü, Vilthas onları bu hale getirebilecek büyüyü nasıl bir caninin yaptığını düşündü.. Neden.. Onların suçu neydi.. Lorduna hafif bir dua fısıldadı, onların ruhlarına huzur bahşetmesi için..
Etrafına göz gezdirdiğinde odanın ortasında bir kitap kütlesi yığılmış olduğunu gördü.. Gözünü bir kez daha cesetlere çevirdi.. Üzerlerinde kim olabileceklerine dair en ufak ipucunu bile gözden kaçırmak istemiyordu, bunun için dikkatlice inceledi her bir cesedi..
Lorduna fısıldadığı dua'nın daha önce hiç duyulmadığını sezinledi Vilthas...En azından Lord'u onunlaydı ve belliki onu gözlüyordu...
Cesetler tanınmıyacak haldeydi çoğu yerde kemikler meydandaydı dahada çok yerde,bu kemikler gölgelerde görülemiyecek kadar kararmıştı...Tüm dikkati bu mide bulandırıcı manzaraya odaklanmış olan Vilthas arkasında bir tıkırtı işitince ister istemes irkildi...
Süratle arkasını dönen Vilthas,aradığını buldu şu beyaz figür,bu sefer kaçmıyordu...öylece dikiliyordu...aslında bu figür beyaz cübbeli bir insandı,perişan bir hali vardı,cübbesinin beyaz olduğu bile güçlükle seçiliyordu,üstü kan kir ve kurumla kaplı siyah gri ve kırmızının tonlarıyla bezenmişti...
Cesetler tanınmıyacak haldeydi çoğu yerde kemikler meydandaydı dahada çok yerde,bu kemikler gölgelerde görülemiyecek kadar kararmıştı...Tüm dikkati bu mide bulandırıcı manzaraya odaklanmış olan Vilthas arkasında bir tıkırtı işitince ister istemes irkildi...
Süratle arkasını dönen Vilthas,aradığını buldu şu beyaz figür,bu sefer kaçmıyordu...öylece dikiliyordu...aslında bu figür beyaz cübbeli bir insandı,perişan bir hali vardı,cübbesinin beyaz olduğu bile güçlükle seçiliyordu,üstü kan kir ve kurumla kaplı siyah gri ve kırmızının tonlarıyla bezenmişti...
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
İşte aradığı kişi buydu.. Beyaz cüppeliydi eskiden herhalde diye geçirdi içinden Vİlthas, adamın cüppesi kanla lekelenmiş ve beyazdan çok koyu kırmızı bir renk almıştı. Ama bu adamın merdivenlerde gördüğü beyaz figür olduğu kesindi.. Belki de burada canlı kalmış tek büyücü.. O biliyordur burada ne olduğunu.. bu katliamın kimin elinin altından çıktığını...
Vilthas tedbiri elden bırakmadan beyaz cüppeliye doğru yaklaştı.. Merdivenlerde kaçmıştı kendisinden, bu sefer hiç hareket belirtisi sezilmiyordu adamda. Adamın yüzünü sezebilecek kadar yaklaştığında konuşmaya başladı:
"Burada ne oldu anlatır mısın bana?? Ve siz nasıl kurtulabildiniz??"
Adamın yüz ifadesini incelemeye başladı konuşmasını bitirdiğinde.. Adam da bir gariplik vardı, ama bir türlü çıkaramıyordu neyin garip olduğunu.. Hem buraya kadar geldikten sonra geri dönmem saçma olur diye tekrarladı içinden.. Belki de bu gerginliğimin nedeni vahşice öldürülmüş bunca ceset görmemdir.. Kim bilir..
Vilthas tedbiri elden bırakmadan beyaz cüppeliye doğru yaklaştı.. Merdivenlerde kaçmıştı kendisinden, bu sefer hiç hareket belirtisi sezilmiyordu adamda. Adamın yüzünü sezebilecek kadar yaklaştığında konuşmaya başladı:
"Burada ne oldu anlatır mısın bana?? Ve siz nasıl kurtulabildiniz??"
Adamın yüz ifadesini incelemeye başladı konuşmasını bitirdiğinde.. Adam da bir gariplik vardı, ama bir türlü çıkaramıyordu neyin garip olduğunu.. Hem buraya kadar geldikten sonra geri dönmem saçma olur diye tekrarladı içinden.. Belki de bu gerginliğimin nedeni vahşice öldürülmüş bunca ceset görmemdir.. Kim bilir..
Adamın bariz korkusu gözlerinden okunuyordu...gözleri yuvalarında sabit durmuyor sürekli bir sağa bir sola bakıyordu...her an birşeylerin tepesine binmesini bekliyormuş gibi bir hali vardı...
Vilthas yaklaştıkça adam geriledi,belliki ondanda korkuyor ama bir sebepten dolayı kaçmıyordu,adam çok hızlı soluk alıp veriyordu ve her nefesinde havaya doğru yükselen buharlar oluşturuyordu...Vilthas yaklaştıkça farketti adam titriyordu,yüzü mosmor olmuştu.Aslında canlıdan çok bir ölü gibiydi...
Vilthas'ın sorusunu adam ilk önce anlamamış gibiydi,bir süre boş boş çevresine bakındı,tam Vilthas sorusunu tekrarlamak üzereydi ki adam konuşmaya başladı
"Aptal büyücüler....göremediler...o güçlüydü...bizi güçlendirecekti...büyüyü yüceltecekti...hehehehee....aptallar...onlar göremedi....ama ben gördüm...heheheee...evet.....evet...ben gördüm....ona yardım...ettim...ettim...bana gücü verecekti...heheee...büyüyü güçlendirecektim...onu hakettiği yere taşıyacaktım...ama ihanet etti....benide kandırdı....yoksa aptal olan benmiydim...hayıııııır...."
sözleri adamın dizleri üzerine yığılıp kafasını kolları arasına almasıyla son bulmuştu...hıçkırıkları adamın konuşmasını engelliyordu...
Vilthas yaklaştıkça adam geriledi,belliki ondanda korkuyor ama bir sebepten dolayı kaçmıyordu,adam çok hızlı soluk alıp veriyordu ve her nefesinde havaya doğru yükselen buharlar oluşturuyordu...Vilthas yaklaştıkça farketti adam titriyordu,yüzü mosmor olmuştu.Aslında canlıdan çok bir ölü gibiydi...
Vilthas'ın sorusunu adam ilk önce anlamamış gibiydi,bir süre boş boş çevresine bakındı,tam Vilthas sorusunu tekrarlamak üzereydi ki adam konuşmaya başladı
"Aptal büyücüler....göremediler...o güçlüydü...bizi güçlendirecekti...büyüyü yüceltecekti...hehehehee....aptallar...onlar göremedi....ama ben gördüm...heheheee...evet.....evet...ben gördüm....ona yardım...ettim...ettim...bana gücü verecekti...heheee...büyüyü güçlendirecektim...onu hakettiği yere taşıyacaktım...ama ihanet etti....benide kandırdı....yoksa aptal olan benmiydim...hayıııııır...."
sözleri adamın dizleri üzerine yığılıp kafasını kolları arasına almasıyla son bulmuştu...hıçkırıkları adamın konuşmasını engelliyordu...
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Adam korkuyla birinden bahsediyordu, o diye bahsettiği kişi konseye güç getireceğini vaadetmiş ama herkesi kandırmıştı.. Asıl acı olanı ise Vİlthasın karşısındaki adamın ona yardım etmiş olmasıydı.. O, bu adamı da kandırmıştı demekki.. Adamın sözleri pişmanlık ve üzüntü ile birleşmişti..
Vilthas dışardan sakin gözükse de burayı bu hale getirenin kim olduğunu, en azından dolaylı olarak, öğrenmesi onun elf/insan kanını kaynatmış, öfke ve sinirle doldurmuştu.. Karşısındaki adamı elleriyle boğmak, bütün hıncını ondan çıkarmak, bildiği bilmediği bütün işkence yöntemleriyle öldürme isteği geçti içinden bir saniyeliğine..
Fakat hemen sonra bunun hiçbir işe yaramayacağını, o diye bahsedilen kişinin yaptıklarından bir farkı olmayacağını anladı Vilthas.. Lordunun ona bir öğüdü geldi aklına: Korku öfkeyi, öfke nefreti, nefret acıyı doğurur..
Lordunu düşünmek onun içindeki ateşi söndürdü, tekrar sakinleşmesini sağladı.. Karşısındaki adam burayı yok edene yardım etmişti, ama şu anda pişmandı ve bu Vilthasın adama ikinci bir şans vermesi için yeterli bir nedendi.. En azından adamı sorgulaması onu bu olay hakkında daha fazla bilgilendirirdi..
Adamın yanına eğilip sakinleştirici bir sesle "Sakinleş biraz, bak böyle ne kendine ne de başkalarına yararın var.." ardından kütüphanede yanmamış bir sandalye gördü, onu adamın yanına taşıyıp oturmasını buyurdu.. "Hah şöyle, şimdi bana, o, diye çağırdığın adamın kim olduğunu ve burayı bu hale nasıl getirdiğini sakin sakin ve de uzunca, en ince ayrıntısına kadar anlatır mısın??" sesinde ikna edici bir ton vardı..
Vilthas dışardan sakin gözükse de burayı bu hale getirenin kim olduğunu, en azından dolaylı olarak, öğrenmesi onun elf/insan kanını kaynatmış, öfke ve sinirle doldurmuştu.. Karşısındaki adamı elleriyle boğmak, bütün hıncını ondan çıkarmak, bildiği bilmediği bütün işkence yöntemleriyle öldürme isteği geçti içinden bir saniyeliğine..
Fakat hemen sonra bunun hiçbir işe yaramayacağını, o diye bahsedilen kişinin yaptıklarından bir farkı olmayacağını anladı Vilthas.. Lordunun ona bir öğüdü geldi aklına: Korku öfkeyi, öfke nefreti, nefret acıyı doğurur..
Lordunu düşünmek onun içindeki ateşi söndürdü, tekrar sakinleşmesini sağladı.. Karşısındaki adam burayı yok edene yardım etmişti, ama şu anda pişmandı ve bu Vilthasın adama ikinci bir şans vermesi için yeterli bir nedendi.. En azından adamı sorgulaması onu bu olay hakkında daha fazla bilgilendirirdi..
Adamın yanına eğilip sakinleştirici bir sesle "Sakinleş biraz, bak böyle ne kendine ne de başkalarına yararın var.." ardından kütüphanede yanmamış bir sandalye gördü, onu adamın yanına taşıyıp oturmasını buyurdu.. "Hah şöyle, şimdi bana, o, diye çağırdığın adamın kim olduğunu ve burayı bu hale nasıl getirdiğini sakin sakin ve de uzunca, en ince ayrıntısına kadar anlatır mısın??" sesinde ikna edici bir ton vardı..
Adam Vilthas'ın sözleriyle sakinleşmiş gibiydi...getirdiği sandalyeye oturdu,bunu yaparken üzerindeki cübbeye bir çeki düzen vermeyide ihmal etmedi...tabi verebileceği kadar...Belliki saygınlığını geri kazanmaya çalışıyordu ve belli ki adam cübbeyi başka bir yerden bulmuştu,çünkü üzerine olmuyordu...
Adam kendisini toparladıktan sonra konuşmaya başladı...
"Heheheee...o kişiyi bilmiyormusun Vilthas...evet seni tanıyorum,buradaki herkez gibi bende seni tanıyorum,kuleye ilk girdiğin anda tanımıştım,diğerleri gibi..."
Adamın sözleri engellemeye çalıştığı ama başaramadığı bir öksürük nöbeti ile kesilmişti...tekrar kendine geldiğinde cübbesinin koluna ağzını sildi,bu hareket beyaz cübbenin sızan kanla kırmızı bir leke daha edinmesine sebep oldu,ardından konuşmasını sürdürdü
"...burası sana tanıdık gelmiyormu Vilthas,bak ben donarken sen üşümüyorsun bile..."
Adamın konuşması bir öksürük nöbetiyle daha kesildi,ağzından kan sızıyordu,sanki ciğerleri parçalanmış gibiydi,adamın titremeside iyiden iyiye artmıştı...
Adam kendisini toparladıktan sonra konuşmaya başladı...
"Heheheee...o kişiyi bilmiyormusun Vilthas...evet seni tanıyorum,buradaki herkez gibi bende seni tanıyorum,kuleye ilk girdiğin anda tanımıştım,diğerleri gibi..."
Adamın sözleri engellemeye çalıştığı ama başaramadığı bir öksürük nöbeti ile kesilmişti...tekrar kendine geldiğinde cübbesinin koluna ağzını sildi,bu hareket beyaz cübbenin sızan kanla kırmızı bir leke daha edinmesine sebep oldu,ardından konuşmasını sürdürdü
"...burası sana tanıdık gelmiyormu Vilthas,bak ben donarken sen üşümüyorsun bile..."
Adamın konuşması bir öksürük nöbetiyle daha kesildi,ağzından kan sızıyordu,sanki ciğerleri parçalanmış gibiydi,adamın titremeside iyiden iyiye artmıştı...
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
"...burası sana tanıdık gelmiyormu Vilthas,bak ben donarken sen üşümüyorsun bile..." Vilthas etrafına bakındı.. Hayır tanıdık gelmiyordu.. yoksa geliyor muydu.. Adamın sözlerini tekrardan düşündü. Ben donarken.. sen üşümüyorsun.. bu tanım aynen.. Lordunun cehennemine uyuyordu.. Ayrıca adam "..evet seni tanıyorum,buradaki herkez gibi bende seni tanıyorum..." demişti, ki bu da Vilthasın cehennemde olduğunu doğruluyordu, çünkü Lordunun sözcüsünü, yani kendisini bu boyutta tanımaları çok kolaydı.. Hayır buraya nasıl gelmiş olabilirim.. ve yüksek büyücülük kulesinin burada işi ne..
Cehennemi düşünürken adamın daha önce dediği şey aklının bir köşesinde saklanıyordu.. Vilthas cehennemi bırakıp tekrar adamın dediklerini düşünmeye başladığını açığa çıktı o sözler.. Adam o kişiyi tanımıyor musun diye sormuştu Vilthasa.. İyi de tanıdığı büyücüler arasında böyle bir şey yapabilecek vardı, ama böyle kara bir niyete eski lich yeminer bile sahip değildi..
Adamın öksürüğü vilthası düşüncelerinden uzaklaştırdı ve tekrar cehennemde olduğunu hatırlattı.. Adamın ağzından kan sızıyordu, belli ki soğuktan iyice etkilenmiş ve de ciğerleri parçalanıyordu.. Adamı kaybetmeyi göze alamazdı, şu anda bilgi edinebileceği birtek o vardı..
"Yardım edebilir miyim?? Soğuğu kısmen kesecek bir büyüm var.." dedi adamın haline acıyarak.. Lorduna fısıltı halinde bir dua daha etti..
"Lordum bana burada ne olduğu hakkında bilgi bahşetmeniz için size yakarıyorum.."
Cehennemi düşünürken adamın daha önce dediği şey aklının bir köşesinde saklanıyordu.. Vilthas cehennemi bırakıp tekrar adamın dediklerini düşünmeye başladığını açığa çıktı o sözler.. Adam o kişiyi tanımıyor musun diye sormuştu Vilthasa.. İyi de tanıdığı büyücüler arasında böyle bir şey yapabilecek vardı, ama böyle kara bir niyete eski lich yeminer bile sahip değildi..
Adamın öksürüğü vilthası düşüncelerinden uzaklaştırdı ve tekrar cehennemde olduğunu hatırlattı.. Adamın ağzından kan sızıyordu, belli ki soğuktan iyice etkilenmiş ve de ciğerleri parçalanıyordu.. Adamı kaybetmeyi göze alamazdı, şu anda bilgi edinebileceği birtek o vardı..
"Yardım edebilir miyim?? Soğuğu kısmen kesecek bir büyüm var.." dedi adamın haline acıyarak.. Lorduna fısıltı halinde bir dua daha etti..
"Lordum bana burada ne olduğu hakkında bilgi bahşetmeniz için size yakarıyorum.."
"Heeehehehhee....Lordun sana burada ne olduğunu gösterecekmi dersin Vilthas...Bunu Lorduna yakıştıramadınmı yoksa...bunu Lordunun yaptığına...heheeeööhööhöö..."
Adamın öksürükleri arasında sarf ettiği cümleleri Vilthas bir an kavrayamadı...yoksa bu kişi,bu işten lordunun sorumlu olduğunumu iddia ediyordu...Vilthas'ın düşünceleri adamın ızdırap dolu ama ilk defa bilinçli çıkmış sesiyle dağıldı...
"Kahretsin...yine zamanı geldi...izle Vilthas,Lordunun neler yapabileceğini gör...."
Adamın kıyafetleri temizdi,biranda olmuştu herşey,'bu büyüde nedir' diyebildi yanlızca kendi kendine,adamın yüzünde bir beklenti vardı,bir hüznün gölgelediği bir beklenti...
Neden sonra adamın arkasında belli belirsiz bir silüet gördü,güçlükle farkediliyordu.Adamın ağzından son bir söz duyuldu..."...izle..." ve bu sözün sonlanmasıyla birlikte göğsünden dışarıya oluk oluk kan fışkırmaya başladı,sanki bir kılıç sırtından saplanmıştı...
daha bu görüntüye alışamadan Vilthasın dikkatini arkasından gelen sesler çeldi...arkasını döndüğünde raflardaki kitapların yerlere düşmekte olduğunu gördü,kütüphanenin orasında burasında büyücüler şaşkınlıkla ne olup bittiğini anlamaya çalışıyorlardı...
son kitapta yere düştüğü anda gökten bir ateş sütunu odanın tam ortasına indi,muazzam bir ışık patlaması Vilthas'ı gözlerini kapatmaya zorladı...büyücülerin çığlıklarını ve yanan etin kokusunu hissetti,gözlerini açtığında büyücüler patlamanın etkisiyle fırladıkları ama yere düşemedikleri yerde asılı duruyorlardı,aynen daha önce olduğu gibi....
Adamın öksürükleri arasında sarf ettiği cümleleri Vilthas bir an kavrayamadı...yoksa bu kişi,bu işten lordunun sorumlu olduğunumu iddia ediyordu...Vilthas'ın düşünceleri adamın ızdırap dolu ama ilk defa bilinçli çıkmış sesiyle dağıldı...
"Kahretsin...yine zamanı geldi...izle Vilthas,Lordunun neler yapabileceğini gör...."
Adamın kıyafetleri temizdi,biranda olmuştu herşey,'bu büyüde nedir' diyebildi yanlızca kendi kendine,adamın yüzünde bir beklenti vardı,bir hüznün gölgelediği bir beklenti...
Neden sonra adamın arkasında belli belirsiz bir silüet gördü,güçlükle farkediliyordu.Adamın ağzından son bir söz duyuldu..."...izle..." ve bu sözün sonlanmasıyla birlikte göğsünden dışarıya oluk oluk kan fışkırmaya başladı,sanki bir kılıç sırtından saplanmıştı...
daha bu görüntüye alışamadan Vilthasın dikkatini arkasından gelen sesler çeldi...arkasını döndüğünde raflardaki kitapların yerlere düşmekte olduğunu gördü,kütüphanenin orasında burasında büyücüler şaşkınlıkla ne olup bittiğini anlamaya çalışıyorlardı...
son kitapta yere düştüğü anda gökten bir ateş sütunu odanın tam ortasına indi,muazzam bir ışık patlaması Vilthas'ı gözlerini kapatmaya zorladı...büyücülerin çığlıklarını ve yanan etin kokusunu hissetti,gözlerini açtığında büyücüler patlamanın etkisiyle fırladıkları ama yere düşemedikleri yerde asılı duruyorlardı,aynen daha önce olduğu gibi....
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest