Page 19 of 28
Posted: Tue Jul 22, 2008 11:49 pm
by Darkgnome
Code: Select all
Jessica çarpık bir gülüş attı. Sonra masum gözlerini kocaman açarak, alaycı bir sesle "Fakat bay Priston. Ben sizin bana iş değil, yemek ısmarlayacağınızı sanıyordum." Masanın üstündeki kartlarını tekrar toplarken "50 dolar dışında başka şeylerde isteyeceğim bay Priston. Devlet adına çalıştığıma dair bir belge bir başlangıç olabilir." Sonra kocaman gözlerini, kartlarını koyduğu küçük çantasından kaldırıp, küçük masum bir gülüş eşliğinde "Ayrıca bana güzel bir yemek ısmarlamanızda listenin içinde."
Posted: Wed Jul 23, 2008 12:19 am
by Tersyuz
Code: Select all
"Douglas Mortimer bayan." Elini şapkasına götürerek selam verir. Bu düşük seviyeli kadınla konuşmak doğrusu hiç cazip gelmemektedir artık. Arkasına yaslanıp bardaki insanları süzmeye başlar.
Posted: Wed Jul 23, 2008 12:23 am
by dwaxer
.
Darkgnome
.
Code: Select all
“Ah, size yemek ısmarlamak için burdayım zaten ve benim için zevktir!” der Priston. “Yani kabul ediyor musunuz işi? Size tabii ki bir kimlik belgesi vereceğiz, bu belgeyi ilgili kimselere gösterdiğinizde yardımcı olacaklardır. Pinkerton, resmen devlete bağlı değildir Jessica ama çok prestijli bir kurumdur. Başkentte bizi sonuna kadar destekleyen güçlü senatörler vardır. O yüzden kasabalardaki şerifler bizim dedektiflerimizin ricalarını kırmaz kolay kolay. Ama yine de senin görevin gizli olacağından kendini herkese tanıtmamalısın. Yani cidden kabul ediyor musun işi?”
.
Posted: Wed Jul 23, 2008 12:40 am
by Illyra
Code: Select all
Aline gülümseyerek cevap verdi, ama bir yandan içinde şüphe vardı. Bu şüphe Pinkertın'a girmekle ilgiliydi. Hem neden dayısı ile tanıştırsındı ki?
"Peki öyleyse. Ama sanırım kot pantolon ve çizmelerim ile daha rahatım. Sanırım siyah takım giymek bana zaten yakşmazdı..."
Sözlerini şirin bir gülümseyişle sözünü bitirdi ve gitmek için hazırlandı.
Posted: Wed Jul 23, 2008 12:41 am
by Edmond
Code: Select all
"Bir ayı gördüm!" diye söze başladı Boğa Avcısı.
"Ayının postunun başka kızılderili dostlarımla dostluk işareti olduğunu düşündüm, postu için öldürürken önemli olmayan bir yara aldım."
Sonra biraz duraklayarak:
"Peki, aslında ayı benden güçlüydü, ama bu benim gücümü test etmek için gerekliydi.Ã?ünkü bir sürü beyaz adamla savaşaktım, ve beyaz adamlar bu ayılardan güçlü, çünkü onların patlayan yayları var."
Biraz başını öne eğdi:
"Ve o beyaz adamlar için gerekli bir testti bu.Artık yaşama şansları olmadığını biliyorum!"
Posted: Wed Jul 23, 2008 3:15 am
by dwaxer
.
Tersyuz
.
Code: Select all
“Douglas... İsmin de sana yakışıyor doğrusu...” der Janet. Elini adamın kolunun üzerine koyar, biraz daha yanaşır. Parfümü güzel kokmaktadır. “Bu gece senin odanda kalmak istiyorum Douglas!” der. Kadının bakışlarından çekicilik akmaktadır adeta. Hafifçe adamın kolunu sıkar.
.
Posted: Wed Jul 23, 2008 5:25 am
by Tersyuz
Code: Select all
Douglas sırıtır, insanı rahatsız eden o yılan bakışlarıyla bakmaya başlamıştır.
"Kusura bakmayın bayan bu gece başka bir av aramanız gerekecek."
Kadının yanından kalkar, bara gidip hesabı öder ve dışarı çıkar.
Açık havada biraz dolaşmaya başlar.
Posted: Wed Jul 23, 2008 6:36 pm
by dwaxer
.
Tersyuz
.
Code: Select all
(Douglas: +10 exp.)
Douglas Boston sokaklarında dolaşmaya başlar. Bu kasaba geç vakitlerde bile hareketli bir yerdir. Dolaşa dolaşa nehir kıyısına iner. Rıhtıma bağlı yandan çarklı eğlence gemisi dikkatini çeker. Vapurun her yerine ışıl ışıl fenerler asılmıştır ve içeriden müzik sesleri eşliğinde eğlenceli gülüşler, konuşmalar ve kahkahalar duyulmaktadır. Vapura uzanan iskelenin başındaki iki görevliden biri Douglas’a “buyrun bayım; en kaliteli restoran, bar ve kumar salonları bu gemide! Buyrun beyefendi, şık bir restoranda yemek ve sonrasında içkinizi yudumlarken şansınızı denemek istemez misiniz? Bayım, rulet masasında şansınızı deneyin, siz şanslı birine benziyorsunuz!” der.
.
Posted: Wed Jul 23, 2008 6:55 pm
by dwaxer
.
Edmond
.
Code: Select all
Kara Kanatlı Ölüm, BoğaAvcısı’nı ne düşündüğünü belli etmeyen bir bakışla süzer. Neden sonra konuşur: “Tek başına bir ayıyı öldürecek cesaretin olması güzel BoğaAvcısı, ancak sana bir görev verilmişti ve sen oyalanmadan o görevi takip etmeliydin. Sana güvenebilmem için verdiğim ya da örgütün verdiği görevleri ilk sırada tutmalısın. Bir daha ki sefere önce sana verilen göreve odaklan ve görevi en kısa sürede sessizce bitir. Henüz Kara Ölüm Ã?rgütüne kabul edilmiş sayılmazsın o yüzden daha bazı sırlarımızı öğrenmedin. Bizim özel işaretlerimiz, haberleşme tekniklerimiz vardır; ancak kendini ispatladığında bunları sana öğreteceğim. Ve eğer başarılı olursan zaman zaman örgütün birçok adamının kullandığı tılsımlı silahlardan vereceğiz sana da,” der.
Küçük bir kağıt parçası uzatır. Bu basit bir haritadır. Alabama yakınlarında bir çiftlik evidir haritada gösterilen. “İşte yeni görevin: Bu haritadaki çiftliğe gizlice girip adamı öldürmen gerekiyor. Yapabilecek misin?”
.
Posted: Wed Jul 23, 2008 7:02 pm
by Tersyuz
Code: Select all
Kumarhane gemileri, çok gençken bir kere binmiştir Douglas. Tekrar bir içini dolaşmaya karar verir.
"Bir centilmenin eğlence için kaybedecek birkaç doları bulunur her zaman." diye cevap verip içeri doğru girer.
Etrafı dolaşır biraz fiş alıp açık poker oynamaya başlar. (50$)
Posted: Wed Jul 23, 2008 7:52 pm
by Edmond
Code: Select all
Boğa Avcısı somurtarak Kara Kanatlı Ölüm'e bakar.
"Hemen gidiyorum!"
Gidecek ve öldürecektir.Sessizce.
Posted: Thu Jul 24, 2008 1:17 am
by devrimk
Code: Select all
Kid atından inip atını ağacın dalına bağlar. Tüfeğini eline alır sessizce mağaraya doğru yaklaşır ve içeri girer.
İçeride kaç kişi olduğunu ve adamın demirciden neler aldığını öğrenmeye çalışacaktır.
Posted: Thu Jul 24, 2008 3:15 am
by Darkgnome
Code: Select all
Ellerini parmaklarından kenetleyerek çenesinin altına koydu. Büyük masum gözleri biraz daha olgun kadın gibiydi şimdi. Deminki kız çocuğu masumluğu yerine çok bu yüz ona daha çok oturuyor ama daha az yakışıyordu. "Evet bay Priston. Ortak çıkarların çakışması diyelim." Yine masumca güldü ve hınzır bir sesle "Ama isterseniz yazı-tura da atabiliriz." dedikten sonra göz kırptı. "Ancak bir ön ödemeyi de istiyorum. 80 dolar aylık iyi ama sanırım 300 dolarlık bir ön ödeme ile daha da cazip olabilir. Kimseye söylemeyin ama son zamanlarda kartlarla aram iyi değil. Hem ne derler bilirsiniz 'Kumarda kaybeden aşkta kazanır" Jessica'nın, numardan, 'içinde saklamaya çalıştığı, pinlerton şefine olan ilgiisini', sesi ortaya koyuyordu.
Posted: Fri Jul 25, 2008 3:12 am
by dwaxer
.
Darkgnome
.
Code: Select all
“80$ değil hanımefendi 50$, sanırım diliniz sürçtü. Bir aylık maaşınızı avans olarak verebiliriz. O halde yarın Büroya uğrayın hem sözleşmenizi yapalım, hem de sizi mini bir kurstan geçirelim,” der Priston. Yemekleri söylerler ve şarap kadehlerini Jessica’nın yeni işi şerefine kaldırırlar.
“Ah yeğenim James de burdaymış!” der Pinkerton müdürü. Ã?teden genç bir adam yanında güzel bir kızla masalarına doğru gelmektedir. Priston Jessica’nın duyacağı bir şekilde “masaya davet etmemin bir mahsuru yoktur umarım, hem tanışırsınız, çünkü Pinkerton’a intibak kursunu yarın size James verecek,” der.
.
Posted: Fri Jul 25, 2008 3:25 am
by dwaxer
.
Illyra
.
Code: Select all
Ã?iftin yanına giderler “Ah James bakıyorum da ikimizin yanında gecenin en güzel iki bayanı var. Tanıştırayım Jessica Amber James,” diyerek yanındaki bayanı işaret eder. “Bak James, Jessica’nın soyadıyla adaşsınız! Ha ha! Jessica da biraz önce Pinkerton’a girmeyi kabul etti, yarın ona kurs vereceksin. Ama sen yanındaki bu güzel genç hanımı neden bize tanıştır mıyorsun?” der Pinkerton müdürü Junior Priston.
“Ama amca senin konuşmandan fırsat bulamadım ki! Bu hanımefendi de Aline Redfox. Azılı haydut Bob Troble’ı yakaladı!” der James.
Amcası çok şaşırır. “İnanmıyorum! İnanamıyorum, benim adamlarımın yakalamayı beceremediği Bob Troble’ı siz mi yakaladınız! Nasıl olabilir bu? Etrafımız hem güzel hem yetenekli kadınlarla çevrildi. Gerçekten de siz mi yakaladınız o haydutu?”
.