Page 18 of 28
Posted: Mon Jul 21, 2008 6:00 pm
by dwaxer
.
Tersyuz
.
Code: Select all
“Yakışıklı, bana da bir içki ısmarlama nezaketi gösterirsin herhalde,” der Douglas’ın yanına yanaşan orta yaşlı bir bayan. Sarışın ve güzeldir. “Adım Janet.”
.
Posted: Mon Jul 21, 2008 6:14 pm
by dwaxer
.
Edmond
.
Code: Select all
Boğa Avcısı, ağacın üzerinden ayıya bir ok daha sallar.Amacı hem ayıyı vurmak, hem de ayının ağaca çıkmasını engellemektir. (BoğaAvcısının yarası kanıyor: HP=-2)
Ayı korunma(20)=50 (ağaçta olduğundan çevikliğini kullanamaz)
BoğaAvcısı isabet(40)=87 başarılı – Hasar: 1d100=64
İkinci ok da ayının gövdesine saplanınca havvan kendini aşağıda bulur ve koşarak uzaklaşmaya başlar. 35 metre kadar öteye kaçmıştır.
BoğaAvcısı HP=110-26=84-2=82
Ayı HP=350-93=257-64-9=184
.
Posted: Mon Jul 21, 2008 6:26 pm
by dwaxer
.
Devrimk
.
Code: Select all
Kid atına binip adamın peşine düşene kadar adam gözden kaybolmuştur bile. Adamın gittiği yöne doğru taze izleri takip etmeye çalışır.
Kid takip(86)=121 başarılı.
Sonunda izleri takip ederek sarışın zayıf adamı tam eski bir maden ocağına girerken görür. Maden (en azından girişi) herhalde geniş olmalıdır ki adam atıyla beraber girmiştir mağaraya.
.
Posted: Mon Jul 21, 2008 6:52 pm
by Tersyuz
Code: Select all
"Memnun olurum lütfen oturun."
Barmene eliyle işaret etti.
"Bayana ne istiyorsa getirin lütfen."
Posted: Mon Jul 21, 2008 7:51 pm
by Edmond
Code: Select all
Boğa Avcısı sırıttı, "Artık adımı Ayı Avcısı yapmalıyım!" fakat ağaçtan inmek yapacağı elbette son şeydi.Olduğu yerden (mümkünse yüksetten) ayıya ateş etti, neticesinde yüksekteki menzil, alçaktaki menzille kıyaslanamazdı.Oku tahminen az hasar verirdi, ama neticesinde ayıyı kaçırmaya yeterdi.
Posted: Mon Jul 21, 2008 8:05 pm
by Darkgnome
Code: Select all
Jessica gemi pervanesinin etrafında dans eden köpüklerin dalmış gözlerini ayırmadan, uzaklara dalmış sesiyle "Kumar diye bir meslek olmaz bay Priston. Kumar'ın ne zaman ne yapacağı belli olmaz. Bu sebeple bazen insanlar istemedikleri başka işleride yaparlar." der. Sonra büyük mavi gözlerini Pinkelton şefine kaldırır. Deminki hüzün ve olgunluk yerini biraz neşeye biraz da masum bir çocuksuluğa bırakmıştır.
"Ama bir insanın zevk aldığı ve para kazandığı bir işi meslek olarak adlandırmasında ne sakınca varki değil mi? İsteyen istediği gibi adlandırabilir ama bence bu sadece eğlencedir."
Gözlerini denizden ayırdığından beri dediklerine aslında kendi bile katılmamaktadır. Kumar, hayali hep oyuncu olmak isteyen bir kız çocuğunun yok olmuş hayallerinin son kalesi ve ne acıki en büyük simgesidir. Küçük çantasının içinden kartlarını çıkartır. Destenin başını ve sonunu daha yeni kontrol ettiğinden bilmektedir.
"Söyleyin bana bay Priston. Benim kartlarla yaptığımı siz tabnacanılz yapmıyor musunuz?" derken kartların içinden bir kupa kızı ve sinek kralını çıkartır. "Ancak ben ortaya sadece paramı koyuyorum ve kazanan mutlu olurken kaybeden sadece parsından oluyor. Siz ise ortaya canınızı koyuyorsunuz."
Baş ve işaret parmaklarını sinek kralının üstüne koydu ve Pinkerton şefine doğru kartı uzatırken, kendi çevresinde bir tur atmasını sağlar. Kartın her iki tarafından da görünüşü aynıdır.
"Herşeyin iki yüzü vardır."
"Ama böyle konularda konuşmayalım. Bizi mesleklerimizin sıkıntısından kurtarmak için bir gemi dolusu adam çalışıyor. Bence onlara haksızlık etmeyelim."
Posted: Mon Jul 21, 2008 10:18 pm
by dwaxer
.
Tersyuz
.
Code: Select all
Barmen yeşil renkli cam bir bardağa tezgahın arkasında bir içki doldurup kadının önüne koyar. Janet bir dikişte içkisini bitirir. “Sizin gibi bir silahşor’u buralarda önceden görsem hatırlardım, Boston’a ilk defa geliyor olmalısınız,” der. Barmene işaret eder tekrar aynı içkiden gelir.
.
Posted: Mon Jul 21, 2008 10:25 pm
by dwaxer
.
Edmond
.
Code: Select all
BoğaAvcısı’nın attığı diğer ok hedefe ulaşmaz. Ayı koşa koşa gözden kaybolmuştur. Kızılderili ağaçtan inerek kendi hafif yarasına özel yapraklar bastırarak kanamayı önlemeye çalışır. (kendi kendine tedavi=-50)
Tedavi(80)=60 başarılı
Kanama durmuştur ama iyileşmek için birkaç gün yolculuk etmeden dinlenmesi gerekmektedir. Bu arada ayının kan izleri gözüne çarpar; ağır yaralı hayvan büyük ihtimalle yakında yığılıp kalacaktır.
.
Posted: Mon Jul 21, 2008 10:40 pm
by Edmond
Code: Select all
Boğa Avcısı kan izlerinden yavaşça, ayının biraz daha önde gitmesine özen göstererek ierlemeye başladı, ayıyı gördüğü an tekrar ok atacaktı ama görmemeye özen gösterecekti.Ayıyı vurunca güzelce dinlenecekti.
Posted: Mon Jul 21, 2008 10:44 pm
by Tersyuz
Code: Select all
"Evet Bob Trouble diye bir serseriyi yakalayıp Pinkerton'a teslim etmek için geldim."
Piposunu tüttürür barmene de şişeyi bırakmasını işaret eder.
"Sakin bir bölgeye benziyor burası, Pinkerton burada nefes aldırmıyordur suçlulara herhalde."
Posted: Tue Jul 22, 2008 3:08 am
by Illyra
Code: Select all
"Aslında..."
Diye söze başlar kızıl saçlı Aline.
"Bu işlere bulaşmam dışında sıradan birisi olduğumu söyleyebiliriz. Sanırım ailem olmadığı kendimi bu tip şeylere bulaştırdım. Biraz olsun insalara güvenlik sağlamak için. Ganimet ve para benim için önemli değil, asıl önemsediğim şey ruhsal zenginlik ve mutluluk. Yani güvende hissetmek. Evet bu benim için en önemli şey..."
Sonra hafifçe gülümsyerek çevresine bakınmaya başladı. Böyle bir yere ilk defa gelmişti ve suyun üzerinde yemek yemek biraz ruhafına gitse hoş bir histi.
"Peki siz nasıl bir dedektif oldunuz?"
Posted: Tue Jul 22, 2008 10:28 pm
by dwaxer
.
Illyra
.
Code: Select all
“Aslında bizim aile hep kanun adamı olmuştur benim dayım da Pinkerton şirketinin müdürüdür, o sayede ben de Pinkerton’a girdim mecburen,” der James ve Ally’e restoranın öbür ucunda yemek yiyen bir çifti işaret eder. Güzel bir bayan ile pos bıyıklı bir adam yemek yemektedir. “Dayım demişken... O da buradaymış anlaşılan. Zaten geceleri poker oynamaya buraya uğradığını duymuştum. şimdi gidip bir selam vermezsek bana gücenir. Ne dersin yanına bir uğrayıp selam verelim mi? Hem seni tanıştırayım, belki işe almak ister... Sahi Aline Pinkertonda çalışmak ister miydin? Ama daima siyah takım elbise giymen gerekir!”
.
Posted: Tue Jul 22, 2008 10:37 pm
by dwaxer
.
Tersyuz
.
Code: Select all
“Boston da sarhoşların bar kavgalarından öteye suç işlenmez. Burası kanun adamlarının cenneti gibidir adeta, her yerde ya Pinkertonlu dedektifler, ya Marşıllar, ya da şerif ve şerif yardımcıları doludur. Burada düello etmek bile yasaktır, oysa ne kadar heyecanlı! Sizin gibi tehlikeli işlerle uğraşan erkekler beni cezbeder. Adınız neydi yakışıklı?” der Janet ve kadehi dikiverir kafasına
Bu arada barmen içki şişesini Douglas’ın önüne koyarken hesap 15$ der.
.
Posted: Tue Jul 22, 2008 10:54 pm
by dwaxer
.
Darkgnome
.
Code: Select all
“Yanlış anlama ama Jessica, biz Pinkerton olarak ortaya canımızı koysak da bunu kutsal bir amaç için, suçlu ve kötü insanları yakalayıp adalete teslim etmek için yapıyoruz. Aldığımız maaşlar canımızı tehlikeye atmamıza değmez aslında ama eşleri dul bırakmayı adet edinmiş iğrenç katilleri ya da üç kuruş için çalışan fakir insanların paralarını gasp eden haydutları sokaklardan temizlemenin verdiği manevi tatmin hissini hiçbir zenginliğe değişmem doğrusu,” der Priston.
“Jessica aslına bakarsan dedektiflerime geri planda bilgi sağlayan istihbarat elemanları işe alıyoruz. Aylık maaş 50$, ayrıca posta arabası ve tren masraflarını Pinkerton karşılıyor, fena sayılmaz aslında. Düşünür müsün? Tek yapman gereken kasabaları dolaşıp, otellerde konaklamak ve kumar oynarken ya da barda eğlenip sohbet ederken kulaklarını açık tutmak. Eğer aranan kanun kaçakları hakkında bir şey öğrenirsen telgrafla merkeze bildirmek.”
.
Posted: Tue Jul 22, 2008 11:25 pm
by dwaxer
.
Edmond
.
Code: Select all
BoğaAvcısı ayıyı takip eder ve iki saat sonra ayının kan kaybından ölmüş olduğunu görür. (50 exp kazandın) Derisini yüzer ve etinin bir kısmını pişirip yer. Ayrıca etlerin geri kalanını tuzlayarak atına yükler. Yakınlardaki bir kızılderili köyüne gider. “Tuix”ler (C5 bölgesi) kendi kabilesiyle düşman olmadığından onu misafir olarak kabul ederler. BoğaAvcısı da Ayı postunu ve etlerini kabileye hediye olarak sunar. Artık Tuixlerle dost olmuştur. Kabile büyücüsü yarasıyla ilgilendiği için normalde 25 günde ancak iyileşecek yara 15 günde iyileşir. Bir gün büyücü “artık iyileştin BoğaAvcısı, bunu al ileride ihtiyacın olabilir,” diyerek meşin bir kese uzatır. Bu torbanın içinde kanamayı durdurucu şifalı otlar, macunlar ve bandaj yapmaya uygun kokulu bez parçaları vardır. (Büyücü torbası: Tedavi=+20)
O gece BoğaA vcısı küçük misafir çadırında uyurken, rüyasında kara bir kuzgun görür. Kuzgun bir beyaz adam cesedinin gözlerini didiklemektedir. Sonra kuş kafasını kaldırıp yan yan BoğaAvcısı’na bakar. Boğa Avcısı irkilerek uyanır ve yarı karanlıkta tepesinde dikilen bir hayalet görür. Daha da korkmuştur şimdi ama bir saniye sonra bu hayaletin aslında Kara Kanat olduğunu idrak eder. Kara Kanat her zamanki gibi savaş boyalarını sürdüğü için ürkünç görünmektedir ve bir heykel gibi BoğaAvcısı’nı süzmektedir. Neden sonra konuşur: “Sana verdiğim göreve gitmene artık gerek kalmadı, çünkü geç kaldın. Duyduğuma göre bir ayı öldürürken yaralanmışsın. Nasıl oldu bu olay? Anlat bana,” der.

.