Butona basınca portal önceki boyut kapısında olduğu gibi çalışır ve birazdan kendinizi bambaşka bir yerde buldunuz. Geldiğiniz yer sık bir ormanın içindeki harabeler. Gece vakti ve etrafta kimseler yok. Ne tarafa gitmeniz gerektiğini düşünüyorsunuz.
"Ne yapıyoruz ne?" kendine yeni gelmiş gibi silkindi.
"Yeter be abi oradan oraya oradan oraya namevtiz tamamda bizimde canımız var" sonra biraz salaklaşmış gibi durdu.
"Var mı lan hakatten?"
Thanks Mario but The princess is in another castle!!
.
Sabaha kadar kuzeye doğru yürüdünüz. Güneş doğalı birkaç saat olduğunda ise ormanın bitimine geldiniz. (vampir sen büyülü karanlıkla kaplısın pelerinden ötürü) Karşıda tarlalar var ve iki çiftçi bir öküzü idare ederek tarlayı sürüyorlar. Sizler ağaçların gölgelerindesiniz, adamlar sizi görmüyor, işleriyle meşguller. Sizden 200 metre kadar uzaktalar. İster doğu ya da batıya ağaçların arasından görünmeden gidin, ister adamlara?
"Millet siz burda bekleyin. Ben size işaret verirsem gelin. Vermezsem doğudan dolaşarak gidin. Geri dönmiyceğime emin olabilirsiniz. Açım çünkü."
Yanlarına gitti daha sonra çiftçilerin. Eğer arkada başkaları varsa, kalabalıklarsa hiç denemeyecekti. Dümdüz ilerleyecekti. Eğer kimse yoksa. İşaret verecekti. Pençelerini iki adama sırasıyla saplayarak.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
Hortmal saldırırsa Aegron'da saldıracaktı. Onunda karnı açtı. Ağzının suları şimdiden akmaya başlasada kendine hakim olmaya çalışıyordu. Her ne kadar zor olsa da...
"Millet siz burda bekleyin. Ben size işaret verirsem gelin. Vermezsem doğudan dolaşarak gidin. Geri dönmiyceğime emin olabilirsiniz. Açım çünkü."
Yanlarına gitti daha sonra çiftçilerin. Eğer arkada başkaları varsa, kalabalıklarsa hiç denemeyecekti. Dümdüz ilerleyecekti. Eğer kimse yoksa. İşaret verecekti. Pençelerini iki adama sırasıyla saplayarak.
Köylülere doğru yürümeye başladın. 40-50 metre kala seni farkedip durdular, beklerler. Sen biraz daha yaklaştın, artık aranızda 20 metre bir mesafe kalmıştır.
Köylüler İrade: 2d6-2= 5
Hortmal Karizma: 2d6-4= 6 başarılı
İki köylüden biri: "Heyo yabancı, hayırdır yolunu mu kaybettiniz?" diye bağırır gülümseyerek
Kendini tutamayıp adamın üzerine saldırdın. Pençelerinle yakalayıp, sivri dişlerinle kanlar fışkırtarak adamlardan birini ısırırken öküz ve diğer adam olanlardan kafayı yiyerek feryat figan kaçmaya başlarlar.
"Aç abi bu! Bildiğin aç! Başka yemek isteyen varsa gidip 1-2 ısırık alsın. Ben burada saklanmaya devam edicem. İleriki çalılıkta buluşuruz. Gözüm sizde. Birie saldırırsanız el edin."Diyerek ilerledi. Etrafı iyice kolaçan ederek... Dikkatlice...
.
Karnınızı doyurduktan sonra kuzeye doğru ilerlemeye devam ettiniz. Saatler saatler geçtikten sonra hava kararır. Gecenin karanlığında uzaktan ışıklar gördünüz. Yaklaşınca ışıkların çokluğundan, bunun bir köy değil, bir kasaba olduğunu tahmin ettiniz. Nitekim iyice yaklaşınca "Zander"e Hoşgeldiniz" yazan bir tabelaya rastladınız. İyice yakına geldiğinizde kasabanın girişinde büyük taştan bir bina görürsünüz, kapısında iki zırhlı nöbetçi var. Belli ki bu bina muhafız garnizon binası. Daha fazla yaklaşırsanız nöbetçilerin sizi görme riski var, ana yol zaten tam bu binanın önünden geçiyor. Kasabanın etrafı duvarla çevrili değil ama evlerde genelde bahçelerini çeviren çitler mevcut.