Page 16 of 20

Posted: Tue Dec 23, 2008 12:33 am
by Quarion
"Orbis parayı hesaplar ve herkese bölüştürür."

Ardından devam eder,

"Han 2 ye gidelim dostlar. Kalazhad'a katılıyorum limanın yakınındaki yerler tekin yerler değildir.Zaten kasabada yeniyiz başımaza iş almayalım. Ama bundan önce Jones ve Banshee'yi almaya gidelim."Limana doğru ilerler ve arkasındakilere gelmeleri için el işareti yapar.

Posted: Tue Dec 23, 2008 2:09 am
by Alenthas
"Evet, Orbis'e katılıyorum. Hem tapınağa da yakın, gariptir ki günahkârlar din adamlarından korkarlar. Sorun yaşayacağımızı zannetmiyorum."

Posted: Tue Dec 23, 2008 10:51 pm
by Illyra
dwaxer wrote: Yarı-ork olanı Jones'e çok pis bakmaktadır. Tiefling olanı ise çok sinsi bir tiptir belli ki, konuşmaları da hep o yapıyor. "Baksana bebek suratlı, bu gemiyi nerden ele geçirdiniz; bu gemi Kaptan Borc'un gemisi!"

.
Banshee olaya müdahele etmesi gerektiğini hissetti. Trabzana kolarını yasalayıp biraz da tehditkar bir şekilde bağırdı.

"Evet serseri, bu kaptan Borc'un gemisi, yani daha fazla işine burnunu sokarsan seni şişleyecek adamın! şimdi ikile, karışmaman gereken şeylerden de uzak dur, seni köpek soyu!"

Posted: Tue Dec 23, 2008 11:43 pm
by dwaxer
Illyra wrote:
dwaxer wrote: Yarı-ork olanı Jones'e çok pis bakmaktadır. Tiefling olanı ise çok sinsi bir tiptir belli ki, konuşmaları da hep o yapıyor. "Baksana bebek suratlı, bu gemiyi nerden ele geçirdiniz; bu gemi Kaptan Borc'un gemisi!"

.
Banshee olaya müdahele etmesi gerektiğini hissetti. Trabzana kolarını yasalayıp biraz da tehditkar bir şekilde bağırdı.

"Evet serseri, bu kaptan Borc'un gemisi, yani daha fazla işine burnunu sokarsan seni şişleyecek adamın! şimdi ikile, karışmaman gereken şeylerden de uzak dur, seni köpek soyu!"
Yarı-orc olanın gözleri hiddetle açılır, eli sırtına asmış olduğu baltayı kavrayacakken, tieling olanı onu tutarak engel olur ve “burada olmaz kaptan!” der. İkisi de liman muhafızlarına bakarlar. Muhafızlar ellerinde mızrağa benzer “halberd” denilen silahları tutarken, davetsiz konuklarla gemidekilerin atışması izlemekteler ama onların görevi; gemiye, işi olmayan kimsenin girmesini engellemekti, o yüzden yerlerinden kıpırdamazlar. (gemiye çıkan iskelenin başında duruyorlar)

Tiefling olanı, “kaptan” dediği diğer yarı-orku sakinleştirmeye çalışıp, yavaş yavaş itikliyor, oradan uzaklaştırıyordu. Fakat geri dönüp hem Jones hem de Banshee’ye sırıtır. Tieflingin bu sırıtışı hiç de hayra alamet değildi. :schemes:


.

Posted: Wed Dec 24, 2008 6:35 am
by Edmond
"Konuşmak yerine koşuşsak, böyle şehirde durmak hoşuma gitmiyor.Hanın yerini bulalım ve işimizi halledelim ki dışarı çıkıp biraz gezebileyim.Mümkünse şehrin dışına, boğulacak gibiyim."

Elemental'in yüzü buruşmuştur ve ormana çıkıp şimşek formuna dönüş yapacaktır.Yoksa bu şehir de duramayacak kadar yorgun düşecektir kendi kendine.

Posted: Fri Dec 26, 2008 3:22 am
by dwaxer
.
Markettekiler gemilerinin yanlarına dönerek Jones ve Banshee ile buluşurlar. Markette satılan ganimetlerin paraları herkesin arasında eşit olarak paylaştırılır.

.

Posted: Sun Dec 28, 2008 7:30 pm
by Quarion
Gülümsedi,

"Artık valinin yanına uğrama zamanı geldi sanırım."

Posted: Tue Dec 30, 2008 12:27 am
by dwaxer
.
Artık yavaş yavaş akşamüstü vakti oluyor, hava kararmakta. Grup üyeleri hep birlikte kasaba valisinin konağına giderler. Kapıdaki muhafızlara kendilerini tanıtırlar ve hemen valinin huzuruna çıkarlar. Vali grubu sıcak karşılar. Ertesi gün, öğleden sonra Fisnot maçının yapılacağını bildirir. Ayrıca Jones'e mühürlü imzalı bir belge verir. Bu belgeyle misafir olarak hangi handa kalırlarsa kalsınlar, konaklama ve yeme içme masrafları karşılanacaktır.

.

Posted: Tue Dec 30, 2008 12:32 am
by Edmond
Kaddim yarınki maçın heyecanıyla arkadaşlarına baktı.

"Evet, erken yatmalıyız.Yarın günü, yorulmamak şartıyla ısınarak geçireceğiz.Ayrıca eğer geç yatarsak, yarın da geç kalkarız ve yorgun oluruz.O yüzden şimdi yatıyoruz.En azından ben yatıyorum."

Posted: Tue Dec 30, 2008 2:00 am
by Quarion
"Tamam haklısın da bir sakin ol.Daha kalacağımız hanı kararlaştımadık.Sanırım karar belli limana yakın olmayan hana gideceğiz."

Posted: Tue Dec 30, 2008 2:51 am
by Alenthas
"Aynen öyle, oturup muhabbet edeceğimize yola koyulsak iyi olur. Uykulu uykulu maça girmek istemiyorum."

Posted: Wed Dec 31, 2008 1:45 am
by dwaxer
.
Grup hep birlikte kasabanın kuzeyindeki hana giderler. İyi bir yemek yerler ve odalarına çıkarak dinlenirler. Sabaha kadar güzel bir uyku çekilir. Sabah hepsi kahvaltıya iner. Sofraları hazırlanır. Bu esnada garson çocuklardan biri, bir tepsi büyüklüğünde güzelce sarılmış bir paket getirir. "Bunu sizin için bıraktılar abi!” diyerek Jones’in önüne koyar. Grup merakla bakıyor. Paketin üzerinde vali tarafından mühürlü bir zarf vardır. (Yalnız Meurich şüphelendi bu mühürden; taklit olmasın?)

Zarfın içindeki mektupta şöyle yazıyor:
Rakibimiz olsanız da yine de size başarılar diliyorum. Umarım sportmence bir maç olur. Size kasabamızın meşhur kuru kayısılarından gönderiyorum; enerji verir.
Afiyet olsun!

.

Posted: Wed Dec 31, 2008 2:39 am
by Edmond
Winter baktı yemeğe ve:

"Umarım yeterince güzeldir"

Diyerek bir tanesini ağzına doğru götürdü.

Posted: Wed Dec 31, 2008 3:12 am
by Alenthas
"Kayısı sevmem, benim hakkımı başkası alsın..."

Posted: Wed Dec 31, 2008 3:26 am
by Edmond
"Ben alırım!"

Diyerek Kaddim açgözlülük yaptığının farkında olarak -umursamayarak- aldı kayısıları ve onları da yedi.

İsteyen beni durdurabilir :D