Yeni Dünya ( RP EKRANI )

FRPWorld Diyarı ile ilgili aktif RP başlıklarının bulunduğu bölümdür.
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Edmond toprağın içinde sıkılmıştı.Kendini aşağıya doğru çekmeye başladı.Sıkılmıştı toprağın içinde.Ayrıca görüş alanında kimse de yoktu.Belki de aşağıda bir şeyler vardır diye düşündü.Kendini iyice aşağıya doğru çekmeye başladı.Tüm gücüyle.Aşağıya inerken geçmişini düşündü çünkü çok sıkılmıştı.Toprağın içinde.Kendini aşağıya doğru çektikçe bir savaş gürültüsü gelmeye başlamıştı.Edmond *NE OLUYOR* dedi.Kendisinden başka kimseyi görmeye hali yoktu.Tüm gücüyle aşağıya doğru yüzüyordu.Aklından büyüleri geçirdi ama aklına bir şey gelmiyordu.Tekrar aşağıya doğru yuvarlanmaya başladı.Ã?ıkmalıydı
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
User avatar
C_Deschain
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 291
Joined: Thu Jun 01, 2006 10:00 am
Location: ankara
Contact:

Post by C_Deschain »

Clesnyé gördüğü açıklığa doğru yüzmeye başladı..Açıklığa yaklaştıkça gelen seslerin savaş sesleri olduğunu anladı..Ve içinden küfretti.Yetenkli olmasına rağmen savaşmaktan her zaman nefret etmişti.Ama savaşmak zorunda kalırsa bütün gücünü kullanacaktı..Yavaş yavaş çıkışa yaklaştı,bi yandan da Edmond ve ARgay ı bulmayı ümit ediyordu...
<div>Tári Nénharma....</div><br>
Rhalazarn
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 148
Joined: Mon Feb 05, 2007 10:00 am
Location: Nordmar
Contact:

Post by Rhalazarn »

Xardas, yapışkan ve kirlilik duygusu veren kumun içinde kıvranıyordu. Kendisini nasıl kurtaracağını bilmiyordu, hareket etmeyi denemişti tabii ki ama hiçbir etkisi olmuyordu. Yine de aşağıya doğru indiğini hissediyordu ama hareket etmenin bir faydası olmadığını kavramıştı, bu sebeple bırakmıştı kendisini. Klostrofobisi vardı ve bu yüzden hiç rahat değildi ama mantık, ona telaşa kapılmamasını söylüyordu. Kendini rahatlatmak için derin bir nefes alan kara cüppeli zayıf büyücü, gözlerini kapayıp-ki kumlanmışken bunu yapmak çok zordu-geçmişini düşünmeye başladı, böylece dikkatini başka bir şeye verebilecek ve aşağıya indikten sonraki hareketinin ne olacağına dair karar verebilecekti belki; zira aşağıdan ilginç sesler duymaya başladığını sanıyordu...
* * * * *
şu son birkaç ay, onun hayatını bütünüyle değiştirmişti. Eskiden bir kulede ölü çağırıcılık üzerine çalışmalar yapan usta bir necromancerın çırağıyken, şu meşhur ışık tanrılarına adanmış tapınaklardan birinin yolladığı paladinler ustasını öldürmüştü ve o da canını zor kurtarmıştı. Tanrılara inanmamak ve belki de onların kölesi olmamak, insanı kötü sonuçlarla baş başa bırakabiliyordu-ki ustasının ölümünün bir sebebi de buydu. Daha sonra kuledeki yaşayan ölüler denetimden çıkmış ve o da kuleden ayrılmak zorunda kalmıştı, ve kader onu buraya getirmişti.
Buraya Khedan'a güvendiği için gelmediğini kendisi de biliyordu. Gelmesinin tek sebebi, daha güçlü bir büyücüyü görmekti, kudretli olduğu söylenen birini, belki de ustası kadar kudretli biriydi kim bilir? Hem belki de Xardas'ın asıl amacı olan ölümsüzlük iksiri için bir şeyler bulmasına yardım edecek bilgilere sahipti? Sonuçta yüzlerce insanı başka bir boyuta sürüklemek, acemi büyücülerin yapacağı türden bir büyü değildi. Aynı zamanda böyle bir büyüyü yapmak son derece düşüncesizlik gerektiriyor olmalı, diye sinirle geçirdi aklından Xardas-çünkü aşağıdan gelen sesler netleşmişti ve artık bunlara bir anlam verebiliyordu...
* * * * *
Savaş sesleri kara cüppeli büyücüyü anılarından ayırdı. Ã?ıkışa çok yaklaşmış olmalıydı, çünkü sesler artık fazlasıyla yakın geliyordu ve birazdan savaşacağının bilinciyle-ya da belki hissiyle-bildiği bütün acil durum büyülerini aklından geçirmeye, hafızasını tazelemeye çalıştı ve parmaklarını oynatabildiği kadar oynatmaya dikkat etti-onların esnekliğine ihtiyacı olacaktı.
Belki de gerekenden çok daha geç fark ettiği bir şey daha vardı: beynine aşırı derecede kan gitmiş gibi hissediyordu, muhtemelen kumun içinde tepe taklak duruyordu. Birazdan kum aralanmaya başladı ve Xardas taptığı tek tanrı olan büyüye belki de son kez dua etti...
<div> Wir sind nicht gestorben. Wir haben nie gelebt.<br>                   <br> -Ragnar Lodbrok</div>
EldariL
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 137
Joined: Mon Sep 18, 2006 10:00 am
Contact:

Post by EldariL »

Başarmış mıydı? Son anda yön değiştirmiş ve sığındığı kovuktan çıkmıştı. Kızıl cüppeliyi gördüğüne yemin edebilirdi! Korkudan hayal mi görmüştü? Kaçtı... Yaratık birkaç kere çıktığı yere darbeler indirince bir an için umutlandı. Sonunda onu atlatmış mıydı? Ama yaratık ağır ağır tekrar ona doğru dönünce umutları geldiği kadar çabuk yok oldular.

İyice bu yeni bulduğu kovuğa saklandıktan sonra tekrar geldiği yere dönüp baktı. Tam da drow kızıyla beraber yanındaki rangerı da tehlikeye attığını düşünüyordu ki, sevimsiz takipçisinin biraz meşgul olduğunu gördü. Paladin omuzlarına basmış çılgınca darbe üstüne darbe indiriyordu. Az önce arkasından kılıç savuran savaşçı da oradaydı.

Galip gelebilirler miydi bilmiyordu ama elinden yardım etmek için hiçbir şey gelmiyordu. Paladinin "Kaçın," diye yankılanan sesi kulaklarında çınladı.

Elini tılsıma götürüp sıkıca kavradı. "Tanrım onlara yardım et!" diye fısıldadı.

Sonra önemli olabileceğini düşünerek az önce gördüğünü yanındakilere söylemeye karar verdi aceleyle.

"Kızıl cüppeliyi gördüm. İş üstünde olduğuna bahse girerim!"
haldor_goraxe
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 275
Joined: Wed Oct 26, 2005 10:00 am
Location: İstanbul, sen??
Contact:

Post by haldor_goraxe »

Kara Tenli madalyonu almıştı ve arkasını dönüp koşmaya başlamıştı. Sıçradı (Cok iyi bir zıplayıstı...) ve kılıçlarını cekti. O koca yaratığa saldırmıştı.

Fazla zamanı yoktu Piijek'in düşünmek için. Eğer Kara Tenli saldırıyorsa bildiği bir şey vardır diyerek oda iki hancer cekti ve koşmaya başladı. Koca Yaratığın arkasına gizlice yaklaşmaya başladı. Hançerleri yaratığın ayağına saplamalıydı bu onu yavaşlatabilirdi...
Rakı ve Balık....İşte Bütün Mesele Bu... By ViceRoy Haldor Goraxe Herkesin şuursuzluğu kendine... By ViceRoy Haldor Goraxe Don't dream of women; cause they'll only bring you down... by Dio
calida
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 293
Joined: Mon Feb 27, 2006 10:00 am
Contact:

Post by calida »

Xyra'nin yaninda olanlari izlemekdeydi. Hersey gittikce karisik ve akil almaz
bir hal almakdaydi. Paladinin yaydigi isikdan net birseyler goremesede, orada olanlarisecebiliyordu. Once paladin, sonra melez drow, ve hemen ardindan pijek saldiriya gecmisdi.
durum hic iyi gozukmuyordu. Oda onlar gibimi yapmaliydi,yoksa kacmalimi ? dusunucek cok vakit yokdu. Etrafina bakindi, Xyra'nin az once dikkatini verdigi magarayi fark etti,belki hala bi umut olabilirdi, kiliclarinin ikisini birden kavradi. ve magaraya dogru
oldugunca dikaktli bi sekilde ilerlemeye basladi, `Xyra' hepimiz magaraya dogru kacmaliyiz.` diye bagardigini fark etti, neden ve kime bagardigi umurunda deildi, belki kurtulmamiz icin bi umittir, diye dusunmusdu. 'Xyra hadi.` diye bagirdi son kez...belki Xyra birlikde baskalarida cagrisini duymusdu...
esen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Fri Sep 10, 2004 10:00 am
Contact:

Post by esen »

Temkinli adımlarla yaralı olan yaratığa doğru yürüdü yürüdü ama bir türlü yaratığa ulaşamadığını fark etti, düşünmesine fırsat kalmadan bulunduğu çevre birden değişmişti. Hayır... Bu nasıl olabilir. Bu gördükleri bir görümüydü. Nasıl lanet bir yerdeyim! Kafası allak bulaktı, bir şeylerin olacağını biliyordu ama bulunduğu yerde bütün görüler iç içeydi sanki neyin ne zaman ve nasıl olacağını bilmek nerdeyse imkansız gibiydi. şimdiye kadar anladığı bir gerçekte cehennem yaratıklarının bir şekilde onların tarafında savaştığıydı. Büyücünün bunu nasıl başardığını bilmiyordu ama öğrenmek için hala bir şansı olduğunu bilmek içini rahatlatlattı. Düşünceler beyninde dolanırken gözleri bulunduğu tünelin çıkışından gelen ışığa takıldı, ayakları otamatiğe bağlanmış gibi yürümeye başladı, onun gibi toprağa batan diğer kişiler mağranın içindeydi aynı zamanda biraz önce yardım etmek istediği cehennem varlığını öldürmeye çalışan büyük taştan bloklar etraftaki cehennem yaratıklarıyla savaşmaya devam ediyorlardı. Tam önünde yavaş da olsa bir tanesi üzerine geliyordu. Uzun ve yırtık eteği istediği gibi koşmasını engelliyordu. Gelişi güzel mağrada gözlerini gezdirdi. En fazla 200 metre ileride üzerine gelen yaratıktan saklanmak için kayaların icine oyulmuş bir oyuk gördü. Ve yaratık ona daha fazla yaklaşmadan eteğini kaldırarak tüm gücüyle koşmaya başladı.
- "Lanet olsun, en son ne zaman koşmuştum... Bu olanları atlatırsam bu etekten kurtulmak icin erkek pantolonu bile giymeye razıyım."
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood
Contact:

Post by Illyra »

Lienas ağzı açık br şekilde kendini canavarın önüne atıveren cody nin arkasından bakakaldı. bu adam bu yaşına nasıl gelebilmişti? kendsini böylesine her şeyin önüne attığı göz önüne alınırsa, bayaa şanslı olmalıyıdı! şimdilik saklanması gerekiyordu belli ki, Lienas kendisini böyle lanet bir şeyin önüne atıveremezdi..

bu yüzden yayını artık eline aldı ve saklanarak ok atabileceği bir yere bakmaya başladı. bu sırada etrafı tararken yavaş adımlarla dikkatlice cody nin ve canavarın arkasından -göz önünden- yana çekiliyordu

(search check)
Image
User avatar
devolet
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 31
Joined: Thu Jan 25, 2007 10:00 am
Contact:

Post by devolet »

Balamir Argay la birlikte ilerledi şu devi öldürmek için neler vermezdi o kadını kurtarmak içinde aynı şeyleri verebilirdi nedenini bilmiyordu ama bu coşkuyu yenmeliydi kendini tutup Argayın yanında kaldı
Logan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1963
Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
Contact:

Post by Logan »

Cody Hızlı bir şekilde Canavara doğru giderken Düşündüğü tek şey,Bu yaratığa verceği en büyük Zarı vermekti.

Bu lanet yaratığa yaklaştıkça kalbi daha hızlı atıyor ve kılıcına ve kalkanına daha cok sarılıyordu.

Meleğin ondan önce gideceği Ve ondan önce saldıması cody nin işine gelmişti yaratığın dikkati dağıldıktan sonra alacağı büyük darbe daha etkili olabilirdi.

Cody etrafta hiç birşeyi görmüyordu yaratık haricinde Diyer taraflarda ne olduğunu umursamazca koşuyordu.
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
WizardOfQuarks
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 757
Joined: Sun Nov 28, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by WizardOfQuarks »

Xyra kafası karışık bir şekilde gördüklerini değerlendiriyordu. Hala kaçıp kaçmama konusunda şüpheleri vardı. Kaçsa bile bunu tek başına yapamayabileceğinin farkındaydı çünkü bulunduğu yerin nereye çıkacağını bilmiyordu. Hatta şu anda daha güvende bile olabilirdi.

Kafasında bu türden kaçış hesapları yaparken yeni tanıştığı ve görünüşünden bir korucu olduğunu tahmin ettiği kızın kaçmaları konusunda onu uyardığını fark etti. Zaten o da burada kalmaktan yana değildi ama eğer kaçacaklarsa biraz daha kalabalık olmayı tercih ederdi doğrusu. Yakınında bulunan Susy'ye baktı ve büyü yapmak için hazırlandığını ve hemen ardından ayaklarının yerden kesildiğini gördü. Bu büyüyü ustalarından görmüştü. Ama kapalı alanda yapıldığını ilk defa görüyordu. Bu yüzden biraz şaşırdı.

Kadahar'ın peşine düştüğü savaşçı kadın da oralarda bir yerdeydi ve bir şeyler söylemeye çalışıyordu ama bu ses cümbüşü içinde onu anlamakta güçlük çekiyordu. Artık yaratığa yönelmişti bile, onu dinlemeye vakit yoktu. Yaratığı çok net göremese de kulakları ona olanları biraz olsun anlatabiliyordu. Etrafa şöyle bir göz attıktan sonra yapacaklarına karar verdi. şu an için yapılabilecek en iyi şeyi yapacaktı kendince...

Elenora'nın arkasından seri bir şekilde ilerlemeye başladı ve bu sırada cüppesinin ceplerini bir süre karıştırdıktan sonra sonunda aradığı şeyi buldu. Biraz ilerledikten sonra mesafenin yeterli oluğunu düşünerek durup Dev Kadahar'a döndü. Gözlerini yaratıktan ayırmadan dikkatini sadece yapacağı şey üzerinde odaklayarak konsantre olmaya çalıştı. Bir eliyle gözüne direkt olarak gelen ışığı engelleyerek ve diğer elinde tuttuğu asayı yaratığa dogru tutarak gerekli büyü sözlerini tekrarladı. (Magic Missile)
"Ã?n yargıları yıkmak, atomu parçalamaktan daha zordur..."  Einstein
Kathranis
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 65
Joined: Wed Jan 10, 2007 10:00 am
Contact:

Post by Kathranis »

Kathranis ovuğun yanında yaralı bir kadın gördü. O anda kurdu Volan ve drow dişisi için endişeleniyordu ancak bir elementalin kadına doğru ilerlediğini görünce fikri değişti.

Aklına büyü sözlerini getirdi.(create water) Bir su dalgasını elementale doğru gönderdi.Ardında hızlıca yayını gerdi ve elementalin kafasının arkasına doğru hedef aldı...

Diğerlerinin de elementala doğru ilerlediğini gördü. İyi hiç değilse tek değildi.
aransayes
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1861
Joined: Fri Oct 08, 2004 10:00 am
Location: aksaray-izmir
Contact:

Post by aransayes »

Saelnir mağarada olan karışıklığa son bir kez göz gezdirdi. Cehennem yaratıkları kendilerine yardım ediyor gibiydiler. Bunun nedenini merak etse de her şey zaten kaos girdabına kapılmış gibi görünüyordu. Bu mağarada ne kadar zaman geçtiğini hatırlamıyordu. Zaman kavramı da kararsız gibiydi aynı buradaki herkes gibi.
Omuzlarına kadar inen düz sarı saçlarının çevrelediği yuvarlak hatlı yüzünde hiçbir ifade okunmuyordu. Yalnız içten parlayan koyu mavi gözlerinde ki bakışlar öfkesini belli ediyordu. Üzerindeki koyu kahverengi deri zırhının yıpranmışlığına bakılacak olursa uzun süredir yolculuk ediyordu.
İnancıyla parlayan paladinin ve karışıklıkta tam olarak seçemediği birkaç kişinin daha dev yaratığa karşı saldırıya geçtiklerini gördü. Umutsuz bir çaba gibi görünüyordu.
Kaçmak veya durup saldırmak arasında seçim yaparken önünden koşarak geçen bir drow ve insan gördü. Drow usulu bir kaçış diye düşünürken şaşkınlıkla Drow un ani bir kararla durduğunu ve cübbesinden bir şey çıkararak deve karşı bir şeyler mırıldandığını gördü. Drow canını kurtarmak için kaçmıyor deve saldırıyordu. Hafifçe gülümsedi. Zor zamanlar garip arkadaşlıklara yol açıyordu.
Saelnir gözlerini bir an için kapatarak içinden tanrısına dua etti. Deve tekrar baktı ve gözlerini kısarak kararını verdi. Tanrısının ona bağışladığı büyüleri hızla gözden geçirdi. En azından bir büyü yapacak zamanı vardı.
Bir tek seni bana çok gördü dünya
İyiler bu savaşı kaybetmiş
Peki ben nası büyük adam olucam
Kötü olmak seni geri getirir mi acaba...
calida
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 293
Joined: Mon Feb 27, 2006 10:00 am
Contact:

Post by calida »

'Umarim beni duymusdur' diye dusundu kendi kendine ilerlerken,
'yoksa duyduda,aa hadi ama` dedi ve arkasini dondu, tamda dusundugu gibi
Xyra buyu yapmak icin hazirlaniyordu. Kacmak veya Xyranin yanina gitmek konusunda kararsizdi.Magaraya onceden girip guvenli olup olmadigina bakabilirdide,
yada burda kalip digerleri gibi canavarami saldirmaliydi, 'Hayir` saldirmayi
goze alamazdi, kiliclarin pek bir ise yaramadigini goruyordu, belki buyu bir ise yarardi.
Buyu yapamadigina gore en azindan buyuyu yapani koruyabilirdi. Kiliclarina bakti 'Umarim bi ise yararlar.'diye soylendi ve geriye Xyra'nin yanina dondu. Buyusunu rahat yapabilmesi icin fazla yaklasmamaya ozen gosterdi. Onu koruycak kadar yakin, ama rahatsiz etmiycek kadar mesafeliydi.
Lupus Nigra
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 236
Joined: Sat Dec 24, 2005 10:00 am
Location: Four Corner Square No:4 Old City/Silvermoon-SILVER MARCHES
Contact:

Post by Lupus Nigra »

Genç elf gözleri loş ışığa alışana kadar bir kaç kere göz kırptı.
Gözleri gördükleri karşısında fal taşı gibi kocaman olurken gördüklerinin gerçekliğini sınamak için bir kaç kere daha göz kırptı.

İleride bi arbede yaşanıyordu ama bilinen anlamda bir bar kavgası falan değil. Yukarıda gördüğü savaşçılardan biri koca bir yaratıkla - ne olduğu hakında ancak tahmin yürütebilirdi - [Knowladge Check]
çarpışıyordu. Doğrusu buna çarpışma değil de daha çok yaratığın

Tanıdık birilerine bakındı... Biraz üleride yukarda tartıştığı drow melezini gördü. Daha da ileride ise drow kızı duruyordu.

Var gücü ile o tarafa doğru koşturmaya başladı....
Bir kişinin ölümü bir trajedi, bir milyon insanın ölümü ise bir istatistiktir.
Joseph Stalin
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest