Page 14 of 28
Posted: Thu Nov 09, 2006 5:16 am
by celeraen
bu dev savaşçıya sorusunu sorduktan hemen sonra hancıyı arayan elfi gördüğünde çok şaşırmıştı celeraen
-bir elf.....nasıl da farketmedim diye düşündü kendi kendine
Posted: Thu Nov 09, 2006 5:18 am
by siliterin
aris hancıdan aldığı olumlu cevabı göre hareket etti ve ikinci kattraki odasıan yerleşti.
Posted: Thu Nov 09, 2006 6:37 am
by Horcoel_Baator
findor wrote:Bugün buralarda macera eksik olmayacak diye geçirdi içinden..
Kocaman bir adam gelmişti kocaman kılıcı koca zırhlı bir adam.
Ona yaklaştı ve kafasını ona doğru kaldırdı yanında kaybolmuştu tiefling sanki.
"Hanımda soruın istemiyorum babalık" dedi.
Oakshadow yavaşça başını aşağıya eğerek theflinge bakındı..Oda bir insana benzemiyordu..Belki burada kendisine arkadaşlık edecek birileri bulabilirdi..
''Burası senin hanınmı..'' dedi dış görünüşüyle insanı andıran yarı dev..Ağır zırhlı olmasına rağmen ona bakan hiçkimse onun beyinsiz bir savaşçı oldugunu söyleyemezdi..Yemyeşil parıldayan devasa kristal kılıcı sırtında ışıldarken üzerine tamı tamına oturmuş başlıksız giydiği tam levha zırhı çeliğin göz alıcı rengini üzerinde taşıyordu..
Yarı dev belli bir müddetliğine hem tieflingi hemde hanı inceledi..(Bu sırada boyu Medium size karakterin..Sadece uzun boylu bir insan olarak gözüküyor..)
''Buraya sorun için gelmedim..Karnım aç..Ve içecek birşeyler istiyorum..Ve biraz..''dedi gözleri hüzünle parıldayarak..
''Arkadaş..''
Bu sözcük zavallı yanlız yarı devin dudaklarından bir acı yumağı olmuş çıkmıştı sanki..Ã?yle ki söylerken sağ gözü hafif sulanmıştı bile..
Zira kendisinin daha önceleri hiç arkadaşı olmamıştı..Sonuçta o farklıydı..Ne olabilirdiki..Kendisini hiçbiryere ait değilmiş gibi hissediyordu sanki..Küçükken cüssesi yüzünden hep aşağlanırdı..Ve hepsinden ötesi hiçbir kız onun suratına bile bakmazdı..
Halbuki onun böyle doğması kendi suçu değildi..Olmamalıydı..
İç çekerek adama tekrar baktı..''şimdi beni içeri alıcakmısın boynuzlu adam..Sözlerimi duydun..Eğer sözlerime inanmıyorsan gözlerime bakarsın..İşte o zaman doğruyu söylediğimi anlayacaksın..Ã?ünkü gözler asla yalan söylemez..''
Haklıydı da..Gözler hiçbirzaman yalan söylemezdi..Tıpkı ona küçükken bir ucube oldugunu hatırlatan gözlerin ona yalan söylemediği gibi..
Posted: Thu Nov 09, 2006 7:07 am
by calis
rp dışı:rp lerle fala ilgilenmiyorum sınavlarım yüzünden .Bundna dolayı draconası rp den çektim handan çıkmtımı farzedebilirsiniz.Sınavlarım bitsin burdayım tekrar.İyi rpler

Posted: Thu Nov 09, 2006 7:36 am
by Rhonin
Sakince içeri girdi Zaramoth dikkatle adımlarını atıyordu başını yere eğmişti ve başlığı yüzünden de yüzü görünmüyordu ağır zırhının topuğu tahtaya her çarpışında tok bir ses çıkıyordu ve handan içeri girdiğinde etrafta konuşan insanlar gördü..
Hepsine hızlıca baktıktan sonra masanın tekine doğru yürüdü ve sandalyesini yavaşça çekip oturdu.Yorgundu uzun bir yolculuktan gelmişti ve bir yerlerde kalması kendisi açısından çok iyi olacaktı.
Etrafına baktı.."Acaba kaçı bir adam öldürmüştür.. " diye düşündü içinden sonra kılıcını düzeltti ve sandalyeye iyice yerleşti ve ileride belli belirsiz kendi başlığı arasından gördüğü dev bir adama baktı..
Sonra bakışlarını çevirdi.Garip insanlar vardı burada.Kendisi gibi garip insanlar..
Posted: Thu Nov 09, 2006 7:40 am
by celeraen
kendisine cevap vermeyen devin üzerine
-herhalde bir şey istemiyor diye omuz silkerek yoluna devam ederken yeni gelen kişinin yanına uğradı,başlığından yüzü görünmüyordu fakat kendisini farketmesi için boğazını temizledi
-merhabalarihanımıza hoşgeldiniz sıcak bir yemek ya da içecek bir şeyler ister misiniz?diye sordu
Posted: Thu Nov 09, 2006 8:19 am
by Rhonin
Yeni gelen kişiye dikkatle baktı ve onu baştan aşağı süzdü.Sözlerini iyi seçmeye çalışarak değişik bir ses tonunda akıcı bir şekilde konuşmaya başladı.
"Merhaba..Sanırım bu hanın sahibisiniz.. " dedi sonra nefes alarak ekledi. " Bir yemek ve su iyi olurdu.. " dedi son kelimeleri yutarak.Adamın tam olarak yüzüne bakmıyordu.Zaten baksada hem başlığı hemde miğferi yüzünden görünmüyordu birşey..
Adamdan bunları nazikçe istemeye çalışmıştı.Ne kadar başarılı oldu bilinmezdi ama yine de yapabileceği bir şey yoktu..
Posted: Thu Nov 09, 2006 8:40 am
by findor
"Hana hoşgeldin koca savaşçı sorun yoksa han senindir benimdir herkesindir ortak kullanım alanıdır.. Buyur geç içeri sefalar getirdin" dedi ve
Çalışanlara seslendii
"yiyecek ve içecek servisi yapın tez ola"dedi...
Posted: Thu Nov 09, 2006 4:37 pm
by buzdaglarininleydisi
Buçukluk hatun yorgun argın hanın kapısına gelmişti ama bu enteresan uzun pazarının keyfinide çıkarmıştır hani..tabi ufak tefek takıl tukul aldıktan sonra tabi bikaç kek filanda almışl ve çoktan eritmişti , tabiki çünkü öğle çayında dışarıdaydı o kadar olmalıydı...ama şimdi yorgunluğunun yanında açtı ve ısınmak istiyordu..
Hana girdi ve şöyle bir baktı han sanki bırakdığı gibiydi ama elf hanım ilişti gözüne mutfağa girmişti gözünün önünde olabiliyomuydu böyle elf hanımlar iyi yemek pişiriyomuydu bu diyarda meraketti ve merakı bi yana bırakıp şöminenin yanına yollandı öylece.Ve ilk geceki yerini aldı başladı ısınmaya az ısınsın şu merakettiği yemekten deniycekti elf işi yemek..
Posted: Thu Nov 09, 2006 11:52 pm
by siliterin
aris odasına yerleşme işini bitirir bitirmez tekrar aşağı indi ve köşede tüm hanı görebileceği bir yere oturdu. gözleri ister istemez hanın diğer ucundaki yarı deve takılıyordu. gözlerinin takıldığı tek şey bir ucube olduğunu düşündüğü dev değildi elbette mutfağa girip çıkan elf kızı bayağı hoşuna gitmişti.
kız mutfaktan çıkıncaya kadar yarı devi göz hapsinde tutmaya devam etti.
Posted: Fri Nov 10, 2006 1:16 am
by Horcoel_Baator
Hüzünle başını sallayan yarı dev içeriye doğru ilerledi..Etrafına baktı..Boş bir sandalye arıyordu gözleri..Sandalye..Kendisini taşıyabilecek güçte bir sandalye..
Sanırım buradaki tahtalar onu taşıyamazdı..
Bu durum içinde yapabileceği birşey oldugunu düşünerek sandalyenin tekine doğru uzandı..Sandalyeye dokunurken sandalyenin oldugundan dah sağlam..Daha sert birşey oldugunu hayal etmeye başladı..Zihninde beliren bu sertlik gözlerinde parladı ve ellerinin yardımı ile sandalyeye bir enerji akımı olarak iletildi..
Oakshadow artık oturmaya hazırdı..
Eğildi..Ve oturdu..Sandalye üzerinde kendisini koruyan psişik enerji sayesinde çıtırdamamıştı bile..
''Bir şarap ala-bilirmiyim..'' dedi çekingence garson kıza doğru..Açıkçası kızın yüzüne bile bakamıyordu...Kızın kendi kaba-saba yüz hatlarını görmesini ve ona aşağılarca bakmasını istemiyordu..
Posted: Fri Nov 10, 2006 1:16 am
by celeraen
mutfaktan çıkan kızın ilk gözüne çarpan yine o elf olmuştu acaba neredendi?burada ne işi var diye merak etti,artık gerçekten yorulmuştu ne kadardır durmak nedir dmeden çalışıyordu,karışıklıklar oluyordu....geçen sefer taaa savaşçı sargı istemeden önce yapmayı kafasına koyduğu şeyi yapmak için 5 dakikalık bir ara verdi,şarabını aldı ve biraz oturdu
Posted: Fri Nov 10, 2006 1:19 am
by celeraen
oturduğu gibi ayağa kalktı celeraen,bu koca adamın yanına giderek
-yiyecek bir şeyler de ister misiniz?daha yeni yaptım dedi
Posted: Fri Nov 10, 2006 1:22 am
by findor
Horcoel_Baator wrote:Hüzünle başını sallayan yarı dev içeriye doğru ilerledi..Etrafına baktı..Boş bir sandalye arıyordu gözleri..Sandalye..Kendisini taşıyabilecek güçte bir sandalye..
Sanırım buradaki tahtalar onu taşıyamazdı..
Bu durum içinde yapabileceği birşey oldugunu düşünerek sandalyenin tekine doğru uzandı..Sandalyeye dokunurken sandalyenin oldugundan dah sağlam..Daha sert birşey oldugunu hayal etmeye başladı..Zihninde beliren bu sertlik gözlerinde parladı ve ellerinin yardımı ile sandalyeye bir enerji akımı olarak iletildi..
Oakshadow artık oturmaya hazırdı..
Eğildi..Ve oturdu..Sandalye üzerinde kendisini koruyan psişik enerji sayesinde çıtırdamamıştı bile..
''Bir şarap ala-bilirmiyim..'' dedi çekingence garson kıza doğru..Açıkçası kızın yüzüne bile bakamıyordu...Kızın kendi kaba-saba yüz hatlarını görmesini ve ona aşağılarca bakmasını istemiyordu..
şarap isteğini duydu ve masaya doğru ilerledi...
"Oturmama izin varmı acaba " dedi..
Posted: Fri Nov 10, 2006 1:25 am
by siliterin
aris eğlence için girdiği barda böyle güzel bir kızla karşılaşmayı beklemediğinden şaırmıştı ve onunla taşıması gerektiğini hissetti. kız kuytu bir yere oturmuş şarabını yudumlarken yorgun olduğu harekeetlerinden anlaşılıyordu. hançerini çıkarttı ve koluna azla derin olmayan bir kesik açtı. sandalyesini kaybetme riskine rağmen ayağa kalktı ve kafasını önüne eğmiş yarı evin önünden geçip kızın yanına gitti.
iyileştirici bir merhem veya normal yollardan bir pansuman istedi.