Page 13 of 45

Posted: Sat Nov 15, 2008 5:29 pm
by Quarion
Gözleri faltaşı gibi açıldı, sanki kaptırmıştı kendini büyülü kolyeye,büyülü kolyeyenin büyük ve hızlı adımlar atarak yanına geldi, ardından hemen alıp cebine indirdi.

Posted: Sat Nov 15, 2008 8:54 pm
by Lydronk
Dolaptaki çoğu şey onu ilgilendirmiyordu aslında, ama şu bayıltıcı zehri bilkiyordu. Bir iki kere kullanmışlığı vardı! Hemen, kimseye belli etmemeye çalışarak zehri cebine sıkıştırdı, sonra çantaya koyacaktı. Bu sırada gözüne bant ilişti. İşine yarayabilirdi aslında! Onu da çaktırmamaya çalışarak boynuzlarından geçirdi.

"Ee? şimdi plan kurma vakti geldi sanırım..."

Posted: Sat Nov 15, 2008 10:15 pm
by Mark
" Karar verme zamanı. " dedi warlock.

" Hücrelerin gerisine gidip haritada gösterilen gizli yeri araştırmak istiyormuyuz? Yoksa, askerler gelmeden burdan çıkmak mı istiyoruz? "
Haritayı gösterdi.
" Orada değerli birşey olabilir mi? Karar verin. Ben karışmıyorum. Hala planımı savunuyorum. "

Posted: Sun Nov 16, 2008 2:46 am
by Edmond
Büyücü düşünceli bir şekilde küreye sahip olmanın verdiği gururla da.

"Gitmeliyiz, vaktimiz kalmadı"

dedi.

Posted: Sun Nov 16, 2008 7:16 pm
by Mark
" Bu kadar korunaklı bir yere bu haritayı saklamışlar. Orada çok değerli birşey olabilir. Az bir vaktimiz var. Elimize buradakilerden daha iyi silahlar geçebilir. "

Posted: Sun Nov 16, 2008 7:30 pm
by Quarion
"Haklı olabilirsin, araştırmakta yarar var ama dediğin gibi hızlı olmalıyız"

Etrafına bakındı, dragonbornun başka yere baktığı anda cebinde ki kolyeyi boynuna geçirecekti.

Posted: Sun Nov 16, 2008 8:46 pm
by Lydronk
"Bir kez daha tanrımın koynuna girme riskini almayacağım, bilmem anlatabildim mi?" dedi Akmenos, sıkıntıyla. "Ama beni dünyanın en zengin insanı yapacak bir hazineyi de kaçırmak istemem!"

Biraz düşündükten sonra: "şu kitapta zombilerle ilgili şeyler mi var?" dedi büyü kitabını göstererek: "Eh, eğer şu harita ner neresiyse, bol bol zombi tarafından korunuyor olabilir. Ama bunun bir avantajı var! Eğer sadece kale komutanı ve yardımcıları burada ne olduğunu biliyorsa," diye kapıyı işaret etti: "şu an kalede olan kimse bizi bulamaz!"

Sonra iç çekti, orada ne olursa olsun, onu bulamamak çok üzücü olurdu: "Her şey ne kadar zamanımız olduğuna bağlı tabii..."

Posted: Sun Nov 16, 2008 9:45 pm
by Edmond
Büyücü sırt çantalarından birisin alıp içine büyü kitabını koyduktan sonra gözlerine GÖZLÃ?K'leri taktı ve eline Club'u aldı.


"şimdi devam edebiliriz.Eğer aldıklarıma şikayetiniz varsa söyleyin, kimseyle papaz olmak istemiyorum, ama bu büyü kitabının veya gözlüklerin Hope'dan başka kimsenin işine yarayacağını sanmıyorum.O da istemiyor, galiba."

İyi olmuştu şimdi.

"Galiba araştırmaya devam etmek en mantıklısı.Ã?ünkü burada sağlam bir şeyler bulabiliriz.Kim bilir, belki ışınlanarak çıkarız.Hem zaten yukarı gizlenerek çıkmamız bir hayal olduğu için, onların aşağıya inmesini ve orada yukarı çıkmayı düşünmemiz daha hoş olur."

Durakladı.Fazla liderlik yapmıştı.

"Ama tabiî ben yaşlı ve 4 göz bir bunak olduğum için sizin gözünüzde, belki beni dikkate almazsınız."

Posted: Sun Nov 16, 2008 10:15 pm
by Mark
Hope

Çok sinirlenmişti artık. İlla yapıcakları şeyleri söylemesi gerekiyordu. Bir yandan da zaman sorunu yüzündendi bu siniri farkındaydı, warlock.
" Herkes bir tane anında yanan meşaleden taşımalı. Akmenos çantanı getir. Al şunları! "
Goodnight Tincure
Alchemist"s Acid*2 adet.
2 ip
2 waterskin

" Magistrate senin iyileştirmede yeteneğin var, şu kemeri tak. "
Belt of Vigor
" Darthu o kolyeyi alabilirsin. Önemli değil! Magistrate ve sen bunları alıcaksınız! " verdi.
Ghoststrike Oil
Ã?antasından, 5 Rations, trail çıkardı.
" Midemizde durması daha iyi olur. Yiyin! " Yemeye başladı, hope.
...

Masadan ihtiyacı olanı aldı. Ve diğer odadaki kalan 5 Rations, trail çantasına yeniden attı. Zincirleri de yerden almıştı.

Posted: Sun Nov 16, 2008 11:59 pm
by CLiCKs
Kolyeyi aldığını gördüğü Magistrate'e baktı."Bu sefer hakkımı almam için ne yapmam gerekiyor acaba?" dedi. Kaşlarını çatıp burnundan küçük bir buhar hüzmesi çıkardı. Kolyeyi ya alıcaktı, ya alıcaktı... Bu sefer hakkını kaptıramazdı.

Posted: Mon Nov 17, 2008 1:45 am
by Mark
Hope

Bu haritayı da aldı.
" Hadiyin, gizli yere bakalım. Siz hayalet çıkmasına karşı şu kremlerinizi kılıcınıza sürmeye hazır olun."
Hücrelerin aşağısına doğru yürüdü.

Posted: Mon Nov 17, 2008 2:36 am
by Quarion
Kolyeye kapılmıştı, aslında kendisinde bir büyülü eşya vardı ama kolyeyi hiç ama hiç vermek istemiyordu.Sanki bir şey onu engelliyordu,

"Kolye benim!"dedi yüksek sesle ve kaşlarını çatarak.

Sakinleşti devam etti,

"Kolye benim ama istersen kemeri verebilirim."

Posted: Mon Nov 17, 2008 3:31 am
by dwaxer
.
Darthu kemeri hırsla Magistrate'den çekip alırken, "bu iş burada bitmedi, zaten altınları paylaşırken de bana kazık atıldığını düşünüyorum, hele buradan bir çıkalım da..." der.

***

Grup ellerindeki krokiye güvenerek arka taraftaki hücrelerin oraya giderler. Burada normalde görmelerinin mümkün olmayacağı bir gizli geçit bulurlar. (normalde göremezlerdi ama haritada yolu gördükleri için detaylı bir arama yapıp keşfettiler gizli kapıyı) Bu geçitten ilerlediklerinde artık kale koridorlarıyla alakası olmayan mağara gibi bir yere gelmişlerdir. Burası serin gelmiştir gruba ve leş kokusu gibi iğrenç bir koku duyulmaktadır. Ã?tede karanlığa doğru mağara devam etmekte.


Image


.

Posted: Mon Nov 17, 2008 3:46 am
by Mark
Everburning Torch'u çıkarıp yanmasını sağladı.

Posted: Mon Nov 17, 2008 4:29 am
by Edmond
Büyücü somurtur.O meşale şimdilik dursun.

Light, Orb'a.

Işık onda olduğu için en öne geçti.

"Gitmeliyiz, çok vakit kaybettik, buradan gelemeyecekleri için buradan gideceğiz.Gitmeliyiz.Ama siz bilirsiniz."