10 kasabanın eskiden olduğu yerde.
-
Horcoel_Baator
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 673
- Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
- Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
- Contact:
Horcoel cücenin sorusunu duymuştu..Cevap vermemişti çünkü herşeye ortak bir çözüm arıyan kafası gittikçe daha da karışmış..Bir çözüm bulamamıştı..Sorular..Sorular..Cevaplanması gereken bir çok sorun..şovalye suskun gözlerle havaya baktı..Ne yapması gerekeni bilmiyordu..Az önce rahiple konuşmuştu şovalye..Rahibe endişesinin derecesini göstermemeye çalışmıştı..Köylülerle onkasabalılarada..Ancak gerçekten endişeyle kaplanmıştı kalbi..Hava endişe ve hüzün doluydu..Burun deliklerinden her girdiginde iğrendirici bir şekilde onu umutsuzluga boğuyor..Ciğerlerine doldugunda ise...
Yakıyordu..
Elini kafasının hizasına getiren şovalye manasızca bakışlarla eline bakmaya başladı..İnsanlara ellerinden geldigince yardım etmişlerdi..Ve şu an Loganla Lord Cervantes in başı dertte gibiydi..Ancak onkasabayı terkederlerse kasaba savunmasız kalabilirdi...Söylentileri hatırladı şovalye..''Bir Rahip ile bir şovalye gelip kasabalıların bir kısmını götürdüler..''
Gözleri kısıldı şovalyenin..Düşüncelere dalmıştı..Logana yardım gitmeliydi..Kendisini feda edebilirdi..Ama ya kasabalılar..O zaman onları kim koruyacaktı..Hem şu meşhur rahip ve şovalye ile kendisi de görüşmek istiyordu..Dragonfire inananları olması için dua etmişti şovalye bunların..
şovalyenin düşüncesini bozan bir uğultu kafasında yankılandı bu sırada..Acı bir ses tonu..Kalbinden kafasına doğru ulaşan ve onu çağıran bir ses tonu..Paladinin kasları gevşedi ve gözbebekleri açılarak gittikçe tuaf bir bakışla boşluğa doğru bakmaya başladı..
Kafasından tuaf tuaf görüntüler geçmeye başladı bir an paladinin..Sesin ne oldugunu biliyordu..Logan ın kadim borusu..Yardım çağırısı..Oldukça içten bir çağırıydı bu..Kulağıyla değil kalbiyle duymuştu..Aklında bazı düşünceler belirdi bu sırada şovalyenin..Silik ve gelip geçen görüntüler..Loganı gördü..Ve etrafını sarmış bir karanlık dalgasını gördü..Karanlık eski dostunun ve liderinin etrafını sarıyordu..Logan güçlüydü ancak..dayanıyordu bu karanlığa..
Henüz..
''Adaletin yüce Lordu Oren''diye fısıldadı şovalye gözbebekleri açılmış bir şekilde..''Lütfen bana doğru yolu göster..''
Sir Alfredin ona doğru dönüp kasabada kalmasını tavsiye etmesini dinledi..Sir Alfred Logan a yardıma gidecegini söylemişti..Ancak halkın güvenliği için birisinin kalması gerektiginden bahsetmişti konuyu açarken..Acaba ikisi yardım için yetermiydi..Ve Horcoel..Logan a yardım etmek istiyordu..Arkasına baktı busırada şovalye kararsızlıkla..Onkasabalılara baktı..Yiyecek ve içecek temin de edilse zar zor bir arada duruyorlardı ve tutunabilecekleri bir güce ihtiyaçları vardı..Doğruydu..Birisi kalmalıydı..Rahibe baktı şovalye..Uzun bir zamandır insanları kolluyordu..Hem şovalye ile Rahip in geri gelme ihtimaline karşılık kalmak istiyordu şovalye..Gülümseyerek cüceyi aradı gözleri ile..Savaşa hazır bir halde rahibin atının önüne binmişti bile..Anlaşılan onlar gidiyordu..Horcoel ise..
Kasabayı korumak için kalıcaktı..
Rahibe doğru baktı bu sırada şovalye umut dolu gözlerle..
''Sözleriniz herzamanki gibi bilgece sayın rahip..Haklısınız birileri bu insanları korumak için burada olmalı..Yanlız bırakılamaz..''Umut dolu bakan gözleri doğacak olan sabahın olası ışıklarını yakalarcasına parıldadı bir an için..''Gidin soylu şovalyeler..''Gidin ve tapınak koruyucusuna aradığı yardımı götürün..Kalbiniz umut ve ışıkla dolu olsun..Bilgeliginiz doğru yolu göstersin ve etrafınızdakileri aydınlatsın..''
Horcoel bir an için yere baktıktan sonra gözlerini tekrar rahiple cüce şovalyeye doğru çevirdi..
''Gidin artık..''dedi emredercesine bir ses tonu ile..''Gidin ve adaleti dağıtın..Gözünüz arkada olmadan gidin..Lord Oren adına gidin..Adalet adına..Sevdiğiniz ve korumak için uğruna herşeyini feda edeceğiniz şeyler için gidin..''
Rahibin yanına iyice yaklaştı ve kısık sesle devam etti..
''Eğer zorda kalırsan rahip bana nasıl ulaşacagını biliyorsun..''
Horcoel atıyla şovalyeleri arkasına doğru alarak insanların toplandıgı tarafa doğru yönelerek insanların son durumunu gözleri ile takip etmeye başladı..
Yakıyordu..
Elini kafasının hizasına getiren şovalye manasızca bakışlarla eline bakmaya başladı..İnsanlara ellerinden geldigince yardım etmişlerdi..Ve şu an Loganla Lord Cervantes in başı dertte gibiydi..Ancak onkasabayı terkederlerse kasaba savunmasız kalabilirdi...Söylentileri hatırladı şovalye..''Bir Rahip ile bir şovalye gelip kasabalıların bir kısmını götürdüler..''
Gözleri kısıldı şovalyenin..Düşüncelere dalmıştı..Logana yardım gitmeliydi..Kendisini feda edebilirdi..Ama ya kasabalılar..O zaman onları kim koruyacaktı..Hem şu meşhur rahip ve şovalye ile kendisi de görüşmek istiyordu..Dragonfire inananları olması için dua etmişti şovalye bunların..
şovalyenin düşüncesini bozan bir uğultu kafasında yankılandı bu sırada..Acı bir ses tonu..Kalbinden kafasına doğru ulaşan ve onu çağıran bir ses tonu..Paladinin kasları gevşedi ve gözbebekleri açılarak gittikçe tuaf bir bakışla boşluğa doğru bakmaya başladı..
Kafasından tuaf tuaf görüntüler geçmeye başladı bir an paladinin..Sesin ne oldugunu biliyordu..Logan ın kadim borusu..Yardım çağırısı..Oldukça içten bir çağırıydı bu..Kulağıyla değil kalbiyle duymuştu..Aklında bazı düşünceler belirdi bu sırada şovalyenin..Silik ve gelip geçen görüntüler..Loganı gördü..Ve etrafını sarmış bir karanlık dalgasını gördü..Karanlık eski dostunun ve liderinin etrafını sarıyordu..Logan güçlüydü ancak..dayanıyordu bu karanlığa..
Henüz..
''Adaletin yüce Lordu Oren''diye fısıldadı şovalye gözbebekleri açılmış bir şekilde..''Lütfen bana doğru yolu göster..''
Sir Alfredin ona doğru dönüp kasabada kalmasını tavsiye etmesini dinledi..Sir Alfred Logan a yardıma gidecegini söylemişti..Ancak halkın güvenliği için birisinin kalması gerektiginden bahsetmişti konuyu açarken..Acaba ikisi yardım için yetermiydi..Ve Horcoel..Logan a yardım etmek istiyordu..Arkasına baktı busırada şovalye kararsızlıkla..Onkasabalılara baktı..Yiyecek ve içecek temin de edilse zar zor bir arada duruyorlardı ve tutunabilecekleri bir güce ihtiyaçları vardı..Doğruydu..Birisi kalmalıydı..Rahibe baktı şovalye..Uzun bir zamandır insanları kolluyordu..Hem şovalye ile Rahip in geri gelme ihtimaline karşılık kalmak istiyordu şovalye..Gülümseyerek cüceyi aradı gözleri ile..Savaşa hazır bir halde rahibin atının önüne binmişti bile..Anlaşılan onlar gidiyordu..Horcoel ise..
Kasabayı korumak için kalıcaktı..
Rahibe doğru baktı bu sırada şovalye umut dolu gözlerle..
''Sözleriniz herzamanki gibi bilgece sayın rahip..Haklısınız birileri bu insanları korumak için burada olmalı..Yanlız bırakılamaz..''Umut dolu bakan gözleri doğacak olan sabahın olası ışıklarını yakalarcasına parıldadı bir an için..''Gidin soylu şovalyeler..''Gidin ve tapınak koruyucusuna aradığı yardımı götürün..Kalbiniz umut ve ışıkla dolu olsun..Bilgeliginiz doğru yolu göstersin ve etrafınızdakileri aydınlatsın..''
Horcoel bir an için yere baktıktan sonra gözlerini tekrar rahiple cüce şovalyeye doğru çevirdi..
''Gidin artık..''dedi emredercesine bir ses tonu ile..''Gidin ve adaleti dağıtın..Gözünüz arkada olmadan gidin..Lord Oren adına gidin..Adalet adına..Sevdiğiniz ve korumak için uğruna herşeyini feda edeceğiniz şeyler için gidin..''
Rahibin yanına iyice yaklaştı ve kısık sesle devam etti..
''Eğer zorda kalırsan rahip bana nasıl ulaşacagını biliyorsun..''
Horcoel atıyla şovalyeleri arkasına doğru alarak insanların toplandıgı tarafa doğru yönelerek insanların son durumunu gözleri ile takip etmeye başladı..
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
the ones I love will always be the ones who pay..''
Atımı Loganın borusun sesini duyduğum yöne doğru atımı çevirdim. Boru sesi büyülüydü ama içimden bir ses bu yönde hareket etmemi söyledi. Cüceyi iyice belinden kavradıktan sonra atıma topuğumla vurdum. At iyice hızlanmış ki bir şey yapmayı unuttuğum aklıma geldi.Lideri halk önünde tanımlamalıyıdım. Geri kasabaya döndüm. Horcoel çevresine bakarak insanların durumlarını araştırıyordu. Arkasından yaklaştım.Atımdan indim. Cüce dengesini sağlayamayacağa benziyordu. Sakallarının arasından koltuk altından tutarak kaldırdım ve attan indirdim. Ne yaptığımı anlamamış gözlerle bana bakıyordu. Horcoelin yanına gittim. '' Horcoel sanırım bir şey unuttuk''. Sesimi açmak için öksürdüm. herkezin duyabileceği bir şekilde.
EY ON KASABA HALKI SEÃ?İLMİş KİşİDEN şEREFİYLE ALDIğIM BU GÃ?REVİ şEREFİ İLE BU ONURLU PALADİNE TESLİM EDİYORUN. BEN VE ARKADAşIM SİZLER İÃ?İN Ã?LÃ?ME GİDİYORUZ. SİZ İNSANLAR BU şOVALYENİN SÖZLERİNE UYUN VE ONU KORUYUCUNUZ BİLİN YÃ?CE ORENİN KUTSAMASI HEPİNİZİN ÖZERİNDE OLSUN.
Herkezişlerini bir an bırakmış ve bana dikkatlerini vermişti. sonra kimsenin yüzünü bakmadan atıma doğru hareket ettim. Bu sırada ufak bir çocuk kolumdan tuttu. çocuğun yüzüne baktığımda bu çocuğun Baneda ismindeki çocuk olduğunu gördüm.
-Bende gelmek istiyorum rahip Alfred
Ã?ocukla tam olarak yüz yüze konuşmak için diz çöktüm.
-Gelemezsin Baneda bu önemli hatta ölümcül bir görev.
-Ama işinize yarayabilirim bu yakınlardaki bütün yol ve gizli geçitleri biliyorum.
- Ama anlamlısın biz savaşa gidiyoruz.
- Olsun bende savaşabilirim. ( kollarını sıyırdı ve kalarını gösterdi.)
- hıhıhıh senin güçlü olduğunu biliyorum fakat ben sürekli seni düşünerek savaşamam.Ama sana bir görev verebilirim. Bütün yolları biliyorum demiştin değil mi? Peki tapınağın yerini tarif etsem bulabilirsin değil mi? ( Bu sözlerden sonra çocuğun yüzüne bir gülümseme geldi ve başını evet anlamında salladı.) Güzel o zaman şunu al ( üzerinde Lord Orenin sembolu olan ve arkasında da adım yazılı olan tahta bir disk verdim. ) Tapınağa git ve seni benim getirdiğimi söyle. Vilthası bulursan iyi olur. O yoksa herhangi birileri de olabilir. Onları getir ve kasabanın durumunu anlat. Kimse yok sa birileri gelene kadar bekle. Anladın değil mi ? Ama çok dikkatli ol geceleri elinden geldiğince sabit bir yerde durmamaya çalış. Bunu yapabilecek misin ? ( çocuk bu sefer direk '' evet '' diye cevap verdi. ).... ve birşey daha. ...iyi şanlar evlat.
Geç kaldık Tapınak şovalyesi Logan bizden yardım istemişti. şimdi cücenin kolundan tuttum Atıma bindirdim ve ardından kendim atladım. Jorex ve Joseph in dağıttığı yiyeceklerden kendim ve cüce için aldım. Kasaba için yeterince yiyecek vardı. Matarama baktım azına kadar doluydu. şimdi yolculuk için hazırım. On kasabalılara baktım. Bu onları son görüşüm olabilirdi.
GÃ?LE GÃ?LE ON KASABA ,GÃ?LE GÃ?LE ONKASABA HALKI diyerek kasabadan cüce ile birlikte dörtnala uzklaştım. Logan bizi çağırıyordu.....
EY ON KASABA HALKI SEÃ?İLMİş KİşİDEN şEREFİYLE ALDIğIM BU GÃ?REVİ şEREFİ İLE BU ONURLU PALADİNE TESLİM EDİYORUN. BEN VE ARKADAşIM SİZLER İÃ?İN Ã?LÃ?ME GİDİYORUZ. SİZ İNSANLAR BU şOVALYENİN SÖZLERİNE UYUN VE ONU KORUYUCUNUZ BİLİN YÃ?CE ORENİN KUTSAMASI HEPİNİZİN ÖZERİNDE OLSUN.
Herkezişlerini bir an bırakmış ve bana dikkatlerini vermişti. sonra kimsenin yüzünü bakmadan atıma doğru hareket ettim. Bu sırada ufak bir çocuk kolumdan tuttu. çocuğun yüzüne baktığımda bu çocuğun Baneda ismindeki çocuk olduğunu gördüm.
-Bende gelmek istiyorum rahip Alfred
Ã?ocukla tam olarak yüz yüze konuşmak için diz çöktüm.
-Gelemezsin Baneda bu önemli hatta ölümcül bir görev.
-Ama işinize yarayabilirim bu yakınlardaki bütün yol ve gizli geçitleri biliyorum.
- Ama anlamlısın biz savaşa gidiyoruz.
- Olsun bende savaşabilirim. ( kollarını sıyırdı ve kalarını gösterdi.)
- hıhıhıh senin güçlü olduğunu biliyorum fakat ben sürekli seni düşünerek savaşamam.Ama sana bir görev verebilirim. Bütün yolları biliyorum demiştin değil mi? Peki tapınağın yerini tarif etsem bulabilirsin değil mi? ( Bu sözlerden sonra çocuğun yüzüne bir gülümseme geldi ve başını evet anlamında salladı.) Güzel o zaman şunu al ( üzerinde Lord Orenin sembolu olan ve arkasında da adım yazılı olan tahta bir disk verdim. ) Tapınağa git ve seni benim getirdiğimi söyle. Vilthası bulursan iyi olur. O yoksa herhangi birileri de olabilir. Onları getir ve kasabanın durumunu anlat. Kimse yok sa birileri gelene kadar bekle. Anladın değil mi ? Ama çok dikkatli ol geceleri elinden geldiğince sabit bir yerde durmamaya çalış. Bunu yapabilecek misin ? ( çocuk bu sefer direk '' evet '' diye cevap verdi. ).... ve birşey daha. ...iyi şanlar evlat.
Geç kaldık Tapınak şovalyesi Logan bizden yardım istemişti. şimdi cücenin kolundan tuttum Atıma bindirdim ve ardından kendim atladım. Jorex ve Joseph in dağıttığı yiyeceklerden kendim ve cüce için aldım. Kasaba için yeterince yiyecek vardı. Matarama baktım azına kadar doluydu. şimdi yolculuk için hazırım. On kasabalılara baktım. Bu onları son görüşüm olabilirdi.
GÃ?LE GÃ?LE ON KASABA ,GÃ?LE GÃ?LE ONKASABA HALKI diyerek kasabadan cüce ile birlikte dörtnala uzklaştım. Logan bizi çağırıyordu.....
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
Dwarf Alfred'in yardımıyla ata bindi..
''Hadi gidelim'' dedi rahibe ve paladine ama paladin gelmeyi reddetti.Kasabalılarla kalıcaktı.
''Horcoel'' dedi dwarf gür sesiyle ama Horcoel gelmemekte ısrarlıydı.
''Gidin artık.. Gidin ve adaleti dağıtın..Gözünüz arkada olmadan gidin..Lord Oren adına gidin..Adalet adına..Sevdiğiniz ve korumak için uğruna herşeyini feda edeceğiniz şeyler için gidin..''dedi Horcoel.harbormm onu ikna edemeyeceğini anladı.
''Dikkatli ol""dedi dwarf derin bir nefes alarak paladine.
Alfred köylülere açıklamasını yaptı.Harbormm kasabalılara son kez baktıktan sonra rahip atını çevirdi ve karanlık--serin havada hızla ilerlemeye başladılar..
''Hadi gidelim'' dedi rahibe ve paladine ama paladin gelmeyi reddetti.Kasabalılarla kalıcaktı.
''Horcoel'' dedi dwarf gür sesiyle ama Horcoel gelmemekte ısrarlıydı.
''Gidin artık.. Gidin ve adaleti dağıtın..Gözünüz arkada olmadan gidin..Lord Oren adına gidin..Adalet adına..Sevdiğiniz ve korumak için uğruna herşeyini feda edeceğiniz şeyler için gidin..''dedi Horcoel.harbormm onu ikna edemeyeceğini anladı.
''Dikkatli ol""dedi dwarf derin bir nefes alarak paladine.
Alfred köylülere açıklamasını yaptı.Harbormm kasabalılara son kez baktıktan sonra rahip atını çevirdi ve karanlık--serin havada hızla ilerlemeye başladılar..
-I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVİL!!
-
Horcoel_Baator
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 673
- Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
- Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
- Contact:
''Dikkatli ol...''
Paladin sessizce cüce ile rahibin dörtnala uzaklaşını izledi..Aklında hala cücenin son sözleri vardı..
''Horcoel gelmiyormusun..''
Horcoel sadece başını kaldırıp bir bakışı ile cevap vermişti cüceye..Ã?nce cüceye bakmış..Ve ardından bakışlarını onkasaba insanlarına çevirmişti..Bu bakışlar binbir söze bedel olmalıydı..İnsanların bir desteğe..Bir lidere ihtiyacı olacaktı..Ne olursa olsun pes etmeyecek bir örneğe..Ölümün korkulacak en büyük şey olmadıgını ve en kötü durumda bile umudun kaybolmayacagını gösterecek birine..Horcoel bu insanlara bunu göstermek istiyordu..Sevginin ve ışığın gücünü..Umarım diye düşündü paladin..Rahiple cüce Logan ın bekledigi yardıma yeterdi..
Horcoel bunları düşünürken rahiple cücenin neredeyse tamamen gözden kaybolmuş oldugunu farketti..Kendi kendisine gülümseyerek gözlerini yoldan çevirdi ve kasabalılara doğru bakmaya başladı..Rahip Alfredin yaptıgı konuşma aklına geldi bu sırada..
''Hadi Silver..''dedi paladin kutsal yol arkadaşına..
''Kasabalıların bize ihtiyacı olacak..''
Paladin sessizce cüce ile rahibin dörtnala uzaklaşını izledi..Aklında hala cücenin son sözleri vardı..
''Horcoel gelmiyormusun..''
Horcoel sadece başını kaldırıp bir bakışı ile cevap vermişti cüceye..Ã?nce cüceye bakmış..Ve ardından bakışlarını onkasaba insanlarına çevirmişti..Bu bakışlar binbir söze bedel olmalıydı..İnsanların bir desteğe..Bir lidere ihtiyacı olacaktı..Ne olursa olsun pes etmeyecek bir örneğe..Ölümün korkulacak en büyük şey olmadıgını ve en kötü durumda bile umudun kaybolmayacagını gösterecek birine..Horcoel bu insanlara bunu göstermek istiyordu..Sevginin ve ışığın gücünü..Umarım diye düşündü paladin..Rahiple cüce Logan ın bekledigi yardıma yeterdi..
Horcoel bunları düşünürken rahiple cücenin neredeyse tamamen gözden kaybolmuş oldugunu farketti..Kendi kendisine gülümseyerek gözlerini yoldan çevirdi ve kasabalılara doğru bakmaya başladı..Rahip Alfredin yaptıgı konuşma aklına geldi bu sırada..
''Hadi Silver..''dedi paladin kutsal yol arkadaşına..
''Kasabalıların bize ihtiyacı olacak..''
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
the ones I love will always be the ones who pay..''
Mordak Gezinirken arabalrın yanında gümüş gri renkli bir atın üstünde bir adam fark etti. Adamın üstünde oren in sembolleri vardı . Sarışın genç bir çocuktu ve sırtında kılıç kınları dikkatleri çekiyordu.
Artık birileri ile tanışmanın zamanı gelmişte geçiyordu bile.
Mordak adamın yanına doğru ilerlemeye başladı kuyruğu sallanıyordu ve küçük boynuzları ise hala yerinde idi . Gözlerindeki kızıllık hep aynı hiç değişmiyordu. Elinde asası ve kolunda kimseciklerin anlam veremediği silahlar ile ilerledi adama doğru gördüğü kadarı ile yiyecek dağıtımı vb gibi işleri yapıyordu genç adam.
"Hey sen atın üstündeki... Lord Oren in inananı olan genç " dedi kalın ve sert sesi ile " Aşağıya inde konuşalım biraz."
dedi ve beklemeye geçti.
Artık birileri ile tanışmanın zamanı gelmişte geçiyordu bile.
Mordak adamın yanına doğru ilerlemeye başladı kuyruğu sallanıyordu ve küçük boynuzları ise hala yerinde idi . Gözlerindeki kızıllık hep aynı hiç değişmiyordu. Elinde asası ve kolunda kimseciklerin anlam veremediği silahlar ile ilerledi adama doğru gördüğü kadarı ile yiyecek dağıtımı vb gibi işleri yapıyordu genç adam.
"Hey sen atın üstündeki... Lord Oren in inananı olan genç " dedi kalın ve sert sesi ile " Aşağıya inde konuşalım biraz."
dedi ve beklemeye geçti.
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
-
Horcoel_Baator
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 673
- Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
- Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
- Contact:
Horcoel arabaların yanında duruyor halkın durumunu gözlüyordu..Dalmıştı gene düşüncelerine..Aklı hala Logan ve şovalyelerdeydi..Lord Oren e şovalyelerin başarması için dualer ediyor yakarıyordu..
"Hey sen atın üstündeki... Lord Oren in inananı olan genç Aşağıya inde konuşalım biraz."
Horcoel sesin geldigi yere yöneltti atını..Kutsal savaş atı yavaş adımlarla kendi etrafında dönerken onu düşüncelerinden sıyrıltan sesin sahibini merak etmeye başladı..Herhalde kasabalılardan biri olmalıydı..Elf kanı yüzünden çok genç duruyordu..Herhalde o yüzden genç demiş olmalıydı..
Horcoel kendisine seslenen varlığı görünce gözlerini sonuna kadar açarak bakmaya başladı..Oren adına bu şey de neydi..
Boynuzlar kuyruk..Bir iblise benziyordu görüntüsü..Bu kadar insanın arasında acaba nasıl rahatça ona ulaşabilmişti..Horcoel adama doğru asilce bir bakış attı..Ancak adam pek kötü birine benzemiyor gibiydi..Ve yaşadıgı zaman boyunca önyargılı davranmaması gerektigini öğrenmişti..Adamın niyetini öğrenecekti önce..
''Konuşmamız için Silverhorndan inmeme gerek yok..''şovalye duraksadı bir anlıgına..''ııı..Yabancı..''Ben Horcoel Baator..Oren Paladini ve Tapınak şovalyesi...''Buradaki insanlardan sorumlu kişiyi arıyorsanız bayım..Doğru kişiyi buldunuz..Ancak daha önce diyarda sizin ırkınızdan hiçkimseyi görmemiştim..Bana isminizi ve kasabadaki amacınızı bahşedin ki size gereken yardımı yapabiliyim..''
Horcoel adamın elindeki silahlara manasızca bakarak sol elini bacagındakı kısakılıcın kınına atarak herhangi bir saldırıya hazır bir halde adamın cevabını bekledi..[/quote]
"Hey sen atın üstündeki... Lord Oren in inananı olan genç Aşağıya inde konuşalım biraz."
Horcoel sesin geldigi yere yöneltti atını..Kutsal savaş atı yavaş adımlarla kendi etrafında dönerken onu düşüncelerinden sıyrıltan sesin sahibini merak etmeye başladı..Herhalde kasabalılardan biri olmalıydı..Elf kanı yüzünden çok genç duruyordu..Herhalde o yüzden genç demiş olmalıydı..
Horcoel kendisine seslenen varlığı görünce gözlerini sonuna kadar açarak bakmaya başladı..Oren adına bu şey de neydi..
Boynuzlar kuyruk..Bir iblise benziyordu görüntüsü..Bu kadar insanın arasında acaba nasıl rahatça ona ulaşabilmişti..Horcoel adama doğru asilce bir bakış attı..Ancak adam pek kötü birine benzemiyor gibiydi..Ve yaşadıgı zaman boyunca önyargılı davranmaması gerektigini öğrenmişti..Adamın niyetini öğrenecekti önce..
''Konuşmamız için Silverhorndan inmeme gerek yok..''şovalye duraksadı bir anlıgına..''ııı..Yabancı..''Ben Horcoel Baator..Oren Paladini ve Tapınak şovalyesi...''Buradaki insanlardan sorumlu kişiyi arıyorsanız bayım..Doğru kişiyi buldunuz..Ancak daha önce diyarda sizin ırkınızdan hiçkimseyi görmemiştim..Bana isminizi ve kasabadaki amacınızı bahşedin ki size gereken yardımı yapabiliyim..''
Horcoel adamın elindeki silahlara manasızca bakarak sol elini bacagındakı kısakılıcın kınına atarak herhangi bir saldırıya hazır bir halde adamın cevabını bekledi..[/quote]
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
the ones I love will always be the ones who pay..''
"Atının kaçmasındanmı korkuyorsun genç ?" dedi adamın sesi....
"İsmim Mordak ırk ım fazla görünmez cehennemin derinliklerinden gelirler ve yaşamlarının çoğunu orda sürdürürler..."
Adam paladine baktı ve devam etti" Demek oren in tapınak şovalyesisin " gülümdesi.... Kısa süre önce tapınağınızdaydım olordundan almam gerekenleri almak için" dedi ve derin bir nefes aldı...
"Gördüğüm kadarı ile işler rayına oturmaya başlamış kasabanın bu duruma geleceğini biliyordum evet söylenmişti bana ama bu kadar kötü olacağını en kötü dostum bile söyleyememişti bana..."
"Ahhh dostum oda bir tanrının uğrunda kendi canını feda etti..."
" Ne durumdasınız genç ? Nelere ihtiyacınız var"
"İsmim Mordak ırk ım fazla görünmez cehennemin derinliklerinden gelirler ve yaşamlarının çoğunu orda sürdürürler..."
Adam paladine baktı ve devam etti" Demek oren in tapınak şovalyesisin " gülümdesi.... Kısa süre önce tapınağınızdaydım olordundan almam gerekenleri almak için" dedi ve derin bir nefes aldı...
"Gördüğüm kadarı ile işler rayına oturmaya başlamış kasabanın bu duruma geleceğini biliyordum evet söylenmişti bana ama bu kadar kötü olacağını en kötü dostum bile söyleyememişti bana..."
"Ahhh dostum oda bir tanrının uğrunda kendi canını feda etti..."
" Ne durumdasınız genç ? Nelere ihtiyacınız var"
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
-
Horcoel_Baator
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 673
- Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
- Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
- Contact:
''Atımın kaçmasından mı korkacagım''dedi Horcoel soğuk bir gülümsemeyle..Bir yandan eliyle Silverhornun başını okşamaya başladı..''Anlaşılan paladinler hakkında pek bilgili değilsiniz..Bay..Mordak..Aksi taktirde böyle bir soru sormayı düşünemezdiniz..
Horcoel gözlerini kısarak adamı süzdü..''Cehennemde yaşayan bir ırk..''diye fısıldadı kendi kendisine..Bu boynuzları ve kuyrugu açıklıyordu..Ancak adamın dış görünüşü iblisten çok bir insanı andırıyordu..Kuyruk ve boynuz olmasa belki biraz uzaktan bir insanla ayırt bile edemiyebilinirdi..
Adam Oren tapınağına gidip birşeyler aldıgını da söylemişti..Bu bir yalan değildi nitekim..Horcoel birinin yalan söyleyip söylemedigini bakışlarından ve ruh yapısından anlayabilirdi..
''Demek Oren tapınagının bir dostusun'' diye cevap verdi adama Horcoel..''Lord Oren eğer bu adamı tapınagına kabul etmişse bir bildigi olmalıydı..Belki de bir müttefik..
Horcoel eliyle kasabalıları işaret etti adama doğru..''Yiyecek ve içiceğimiz şu an mevcut..Ancak insanların barınacak yapılara..yerlere ihtiyacı var..''Adama baktı bu sırada..''Açmısınız bayım..Eğer aç ve susuzsanız yiyecek ve içeceklerimizi sizinle memnuniyetle paylaşırız..''
Horcoel gözlerini kısarak adamı süzdü..''Cehennemde yaşayan bir ırk..''diye fısıldadı kendi kendisine..Bu boynuzları ve kuyrugu açıklıyordu..Ancak adamın dış görünüşü iblisten çok bir insanı andırıyordu..Kuyruk ve boynuz olmasa belki biraz uzaktan bir insanla ayırt bile edemiyebilinirdi..
Adam Oren tapınağına gidip birşeyler aldıgını da söylemişti..Bu bir yalan değildi nitekim..Horcoel birinin yalan söyleyip söylemedigini bakışlarından ve ruh yapısından anlayabilirdi..
''Demek Oren tapınagının bir dostusun'' diye cevap verdi adama Horcoel..''Lord Oren eğer bu adamı tapınagına kabul etmişse bir bildigi olmalıydı..Belki de bir müttefik..
Horcoel eliyle kasabalıları işaret etti adama doğru..''Yiyecek ve içiceğimiz şu an mevcut..Ancak insanların barınacak yapılara..yerlere ihtiyacı var..''Adama baktı bu sırada..''Açmısınız bayım..Eğer aç ve susuzsanız yiyecek ve içeceklerimizi sizinle memnuniyetle paylaşırız..''
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
the ones I love will always be the ones who pay..''
"Dostum benim neler hakkındam bilgim olduğunu asla tam olarak bilemezsin " dedi hafif bir gülümseme ile " Kardeşimde buralarda dolaşıyor umarım soryn çıkarmaz. Teşekkürler sizlere yük olmak istemeyiz kendi yiyeceğimizi getirdik çadırlarımızda var. Düşündüğün gibi dostum oren in bir dostu olabilirim.... Burada bir şeyler yapmak için varım ne dersin bana göre birşeyler varmı bir büyü kullanıcısına göre şeyler ?"
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
O sırada şovalye 10 kasabaya varmıştı.. etrafına şöyle bir bakındı, daha önce görmediği bir şovalye vardı...Ona doğru yaklaştı ve selam verdi, ardından yükses sesle ;
"İyi günler kutsal şovalye... kasabadan bizimle ayrılan köylüler sağ salim tapınağa ulaştılar ve yiyecekleri ile kalacak yerleri sağlandı..bilmek istersiniz diye düşündüm...Peki burda kalanlar ne yapacaklar..??"
bu şekilde bir gurup köylünün daha dikkatini çekmeyi umuyordu şovalye..
"İyi günler kutsal şovalye... kasabadan bizimle ayrılan köylüler sağ salim tapınağa ulaştılar ve yiyecekleri ile kalacak yerleri sağlandı..bilmek istersiniz diye düşündüm...Peki burda kalanlar ne yapacaklar..??"
bu şekilde bir gurup köylünün daha dikkatini çekmeyi umuyordu şovalye..
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
-
Horcoel_Baator
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 673
- Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
- Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
- Contact:
Horcoel Murdak ın cevabı karşısında gülümseyerek baktı..şimdi Lordu Oren in bu adama neden güvendigini az da olsa anlayabiliyordu..
''Sagolun bayım..Demek bir büyü kullanıcısınız ha..(Findora)Sanırım su anda yapabilecegimiz pek birşey kalmadı..Oren in tapınak şovalyeleri esas yardımla beraber gelinceye kadar..''
Bu sırada sağından gelen bir sesle irkildi paladin..
''İyi günler kutsal şovalye... kasabadan bizimle ayrılan köylüler sağ salim tapınağa ulaştılar ve yiyecekleri ile kalacak yerleri sağlandı..bilmek istersiniz diye düşündüm...Peki burda kalanlar ne yapacaklar..??"
Horcoel atı üzerinde yavaşça sağa dönerek adama doğru bakmaya başladı..Bir şovalyeye benziyordu..
Horcoel şaşkınlıkla donakaldı bir an..
şovalye..Bir dakika..
''Köylüler sağ salim tapınağa ulaştılar ve yiyecekleri ile kalacak yerleri sağlandı..''
şovalyenin sözleri paladinin beyninde yankı yapmaya başladı..Bu ona bahsedilen ''Rahip'' ile ''şovalye'' den şovalye olmalıydı..
Horcoel kasabalıların kayda değer bir kısmının daha önce buradan götürüldügünü duymuştu..Horcoel dikkatlice adamı inceledi..Bu şovalye her hangi tanrının inancını taşıyorsa bu kesinlikle Dragonfire inancı olamazdı..Horcoel bir şovalye ile rahibin kasabalıları götürdügünü duyunca bu kişilerin Dragonfire inananları oldugunu düşünmüştü..Zavallı Ozan Firble ona Dragonfire tapınagından da yardım gelcegini söylemişti ölmeden önce..
Ancak bu gelen kesinlikle Dragonfire şovalyesi olamazdı..Üzerinde Dragonfirenin sembollerinden hiçbirisi bulunmuyordu..O halde bu şovalye hangi tanrının inananıydı..
Horcoel hafif bir gülümsemeyle şovalyeye doğru baktı..
''Selamlarımı sunarım Sir şovalye..Dedi asil ve tok bir ses tonu ile ..''Girişiniz biraz aceleci oldu sanırım..Ancak son günlerde yaşanan olaylar nedeniyle oldukça yorgun oldugunuzdan dolayı olmalı..Kendimi takdim edeyim izninizle..Oren paladini ve tapınak şovalyesi Horcoel Baator..Sizde bana isminizi bahşedermisiniz..Bu arada diğer insanları tapınağınıza götürdügünüzü söylemiştiniz sanırım..Onlara yiyecek içiecek ve barınak sundugunuz için teşekkürlerimi sunarım..''
''Ha bu arada şovalye..Merak ediyordumda..''Horcoel şovalyenin üzerini işaretleyerek konusmasına devam etti..''Siz bir Dragonfire inananı değilsiniz..Aslen bizde Lord Dragonfire dan yardım bekliyorduk..Ancak sizde yardım eder çıktınız..Ne güzeldirki diğer tanrılarında Onkasabanın içler acısı durumuyla ilgilenmesi..''
''Bir şovalye oldugunuza göre ''Lord''unuzun inancını yayıyor olmalısınız..''Saygısızlık ettiysem bağışlayın ancak Onkasaba halkını bu derecede düşünecek kadar ince bir Lordunuz oldugunuz için oldukça etkilendim..Bir paladin olarak Lordunuza saygılarımı sunarım..Acaba onun ve onun öğretileri hakkında sizden bilgi alabilirmiyim..''
''Bu arada sorunuzuda cevaplıyım saygıdeğer şovalye..Onkasabanın yeniden kurulmasını sağlayacak olan esas yardım en kısa sürede gelmek üzere..Onu bekliyoruz..''Ne kadar güzel değilmi..''
Horcoel içten bir gülümseme ile onkasaba insanlarını gösterdi sol eliyle...
''Artık bu zavallı insanlar eski güçlerine ve saygılarına yeniden kavuşabilecekler..Lordunuzun ismini bana bahşederseniz emin olun ki ismini Lordum Oren e saygıyla iletecegimdir..Böylesine bir yardımda bulundugu için..Bu sırada esas yardım gelene kadar dayanabilecek kadar yiyecek ve içecek ve hafif çadırlar temin ettik..şimdi sadece elimizden beklemek geliyor..''
''Artık umutla bekleme zamanı Sir şovalye..Artık sizde yardım geldikten sonra Lordunuza ağırladıgı insanları geri getirebilecegini söyleyebilirsiniz..''
''Horcoel başını çevirerek asil bir ifade ile şovalyeye baktı..''
''Ã?yle değilmi Sir şovalye..''
''Sagolun bayım..Demek bir büyü kullanıcısınız ha..(Findora)Sanırım su anda yapabilecegimiz pek birşey kalmadı..Oren in tapınak şovalyeleri esas yardımla beraber gelinceye kadar..''
Bu sırada sağından gelen bir sesle irkildi paladin..
''İyi günler kutsal şovalye... kasabadan bizimle ayrılan köylüler sağ salim tapınağa ulaştılar ve yiyecekleri ile kalacak yerleri sağlandı..bilmek istersiniz diye düşündüm...Peki burda kalanlar ne yapacaklar..??"
Horcoel atı üzerinde yavaşça sağa dönerek adama doğru bakmaya başladı..Bir şovalyeye benziyordu..
Horcoel şaşkınlıkla donakaldı bir an..
şovalye..Bir dakika..
''Köylüler sağ salim tapınağa ulaştılar ve yiyecekleri ile kalacak yerleri sağlandı..''
şovalyenin sözleri paladinin beyninde yankı yapmaya başladı..Bu ona bahsedilen ''Rahip'' ile ''şovalye'' den şovalye olmalıydı..
Horcoel kasabalıların kayda değer bir kısmının daha önce buradan götürüldügünü duymuştu..Horcoel dikkatlice adamı inceledi..Bu şovalye her hangi tanrının inancını taşıyorsa bu kesinlikle Dragonfire inancı olamazdı..Horcoel bir şovalye ile rahibin kasabalıları götürdügünü duyunca bu kişilerin Dragonfire inananları oldugunu düşünmüştü..Zavallı Ozan Firble ona Dragonfire tapınagından da yardım gelcegini söylemişti ölmeden önce..
Ancak bu gelen kesinlikle Dragonfire şovalyesi olamazdı..Üzerinde Dragonfirenin sembollerinden hiçbirisi bulunmuyordu..O halde bu şovalye hangi tanrının inananıydı..
Horcoel hafif bir gülümsemeyle şovalyeye doğru baktı..
''Selamlarımı sunarım Sir şovalye..Dedi asil ve tok bir ses tonu ile ..''Girişiniz biraz aceleci oldu sanırım..Ancak son günlerde yaşanan olaylar nedeniyle oldukça yorgun oldugunuzdan dolayı olmalı..Kendimi takdim edeyim izninizle..Oren paladini ve tapınak şovalyesi Horcoel Baator..Sizde bana isminizi bahşedermisiniz..Bu arada diğer insanları tapınağınıza götürdügünüzü söylemiştiniz sanırım..Onlara yiyecek içiecek ve barınak sundugunuz için teşekkürlerimi sunarım..''
''Ha bu arada şovalye..Merak ediyordumda..''Horcoel şovalyenin üzerini işaretleyerek konusmasına devam etti..''Siz bir Dragonfire inananı değilsiniz..Aslen bizde Lord Dragonfire dan yardım bekliyorduk..Ancak sizde yardım eder çıktınız..Ne güzeldirki diğer tanrılarında Onkasabanın içler acısı durumuyla ilgilenmesi..''
''Bir şovalye oldugunuza göre ''Lord''unuzun inancını yayıyor olmalısınız..''Saygısızlık ettiysem bağışlayın ancak Onkasaba halkını bu derecede düşünecek kadar ince bir Lordunuz oldugunuz için oldukça etkilendim..Bir paladin olarak Lordunuza saygılarımı sunarım..Acaba onun ve onun öğretileri hakkında sizden bilgi alabilirmiyim..''
''Bu arada sorunuzuda cevaplıyım saygıdeğer şovalye..Onkasabanın yeniden kurulmasını sağlayacak olan esas yardım en kısa sürede gelmek üzere..Onu bekliyoruz..''Ne kadar güzel değilmi..''
Horcoel içten bir gülümseme ile onkasaba insanlarını gösterdi sol eliyle...
''Artık bu zavallı insanlar eski güçlerine ve saygılarına yeniden kavuşabilecekler..Lordunuzun ismini bana bahşederseniz emin olun ki ismini Lordum Oren e saygıyla iletecegimdir..Böylesine bir yardımda bulundugu için..Bu sırada esas yardım gelene kadar dayanabilecek kadar yiyecek ve içecek ve hafif çadırlar temin ettik..şimdi sadece elimizden beklemek geliyor..''
''Artık umutla bekleme zamanı Sir şovalye..Artık sizde yardım geldikten sonra Lordunuza ağırladıgı insanları geri getirebilecegini söyleyebilirsiniz..''
''Horcoel başını çevirerek asil bir ifade ile şovalyeye baktı..''
''Ã?yle değilmi Sir şovalye..''
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
the ones I love will always be the ones who pay..''
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
şovalye ciddi bir tavırla horcoel i süzdü, bir paladinin bu kadar sırıtması garip gelmişti ona ..
"Kabalığımı bağışlayın, adım Zatara wisperwind , ancak sadece bir şovalyeyim inanç yaymak gibi bir kaygı ne bende ne de lordumda yoktur. kendisi savaşı ve gücü temsil eder. İsmine gelince, kendisi o kadar yücedir ki biz aciz inananları onun adını telafuz etmeye cüret edemeyiz. Kendisine inananlar bunu kendi içinde hisseder ve ona ulaşır...
benim yaptıklarım ise hersoylu şovalyenin yapacağı türden birşeydi, lordumla alakası yok ben lordum için güçlü olur ve savaş kazanırım..
kasaba için başka yapabileceğim birşey varmı??"
"Kabalığımı bağışlayın, adım Zatara wisperwind , ancak sadece bir şovalyeyim inanç yaymak gibi bir kaygı ne bende ne de lordumda yoktur. kendisi savaşı ve gücü temsil eder. İsmine gelince, kendisi o kadar yücedir ki biz aciz inananları onun adını telafuz etmeye cüret edemeyiz. Kendisine inananlar bunu kendi içinde hisseder ve ona ulaşır...
benim yaptıklarım ise hersoylu şovalyenin yapacağı türden birşeydi, lordumla alakası yok ben lordum için güçlü olur ve savaş kazanırım..
kasaba için başka yapabileceğim birşey varmı??"
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
-
Horcoel_Baator
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 673
- Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
- Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
- Contact:
Horcoel şovalyenin bakışları üzerine kuşku dolu gülümsemesini keserek gene şüpheci de olsa daha bir ciddi bir biçimde bakmaya başladı adama..Gittikçe kısılan gözleriyle şovalyeyi süzüyor sorularına verdigi cevapları sorguluyordu kafasında..En azından ismini öğrenmişti şovalyenin..İnancı yada tanrısı hakkında pek bir açıklama yapmamış..Dahası da götürülen insanlar hakkında soluk cevaplar vermişti Horcoel e..Adama gittikçe artan bir ciddiyetle bakmaya başladı..Gerçekten şovalye Wisperwind in cevapları merak ve şüphe uyandırıcı idi..
Horcoel bir yandan şovalyeyi süzerken bir yandanda düşünüyordu..
şovalyeyim ancak inanç yaymak gibi bir kaygım ne bende nede lordumda yoktur..Demişti şovalye..Nasıl bir tanrıydıki inancını yayma ihtiyacı duymuyordu..Saygısızlık manasında düşünmemişti gerçi bunu ama ona öğretildiğine göre tanrılar belli alanlarda ulaşılamayacak kadar güçlü varlıklar olduklarından bu alanlara tüm güçlerini adamış ve bu alanların ta kendisi haline gelmiş varlıklardı..Karışık bir durumdu gerçi..Ancak hayatını inancına adamış biri tarafından öğretilmişti Horcoele..Sonuçta tanrılar bile varlıklarını korumak için onlara inanan canlılara muhtaçtı..
Savaşı ve gücü temsil eder demişti şovalye kendisine..Lord Oren de savaşı desteklerdi ancak savaşın bittiği yerde adalet sağlanırdı Oren düsturlarına göre..Ancak güç ise..
Daha farklı bir kavramdı..
Güç için insanlar birbirini öldürürdü..Birbiri arkasından entrikalar çevirip daha güçlü olmaya çalısan siyah cübbe büyücüleri buna en büyük örneklerden biriydi..Bir insanı elfi yada herhangi birisini kötülügün eline düşürmek için kullanılan en büyük zaaflarından biriydi güç..
Horcoel şovalyeye karşı daha bir temkinli davranmaya karar verdi..Zaten insanların bir tür ''Tapınak'' a sag salim gittiklerini ve onlara kasaba yeninden kuruluncaya kadar iyi bakılıp sonrada sağ salim kasabaya geri ulaştırılacagını kanıtlayana güvenmeyecekti..
''İsmine gelince, kendisi o kadar yücedir ki biz aciz inananları onun adını telafuz etmeye cüret edemeyiz.''demişti şovalye gene kendisine..
Bir tanrı nasıl olurda inananlarına ismini bahşetmezdi..Zor durumda kaldıklarına..Tanrılarına seslenirken ne diyorlardı..
''Kendisine inananlar bunu kendi içinde hisseder ve ona ulaşır... ''
Sözlerinin ardına bunu eklemesi Horcoel i biraz tatmin etsede yine anlayamıyordu..''Savaşı ve gücü destekleyen bulunduran bir tanrının Onkasabalıları tapınağında buyur etme isteği oldukça ilginçti..
Ancak suçlu oldugu kanıtlanana kadar suçsuzdur mantığıyla haraket ediyordu Horcoel..Sir Wisperwind i incelemeye karar verdi..Bir hatası olmadan kesin bir kanıya varamazdı..
''Hmm..Özür dilemenize gerek yok anlıyorum Sir Wisperwind..Son zamanlarda herşey gittikçe karışıyor ve hepimiz gerilebiliyoruz..Bu arada soylulugunuz gerçekten taktire değer..Sayenizde birsürü insan açlıktan ve susuzluktan kurtuldu..Kasaba için birşeyler yapma isteğinizi içtenlikle taktir ederim..''
Horcoel bir an duraksayarak havaya doğru baktı..
''Yeni doğan bir güneş..Ve yepyeni umutlarla başlayan yeni bir gün..Çok az zaman kaldı Sir Wisperwind..Sonra onkasaba halkı eski şehirlerini yeniden kurabilecekler..Horcoel onkasabanın eski haline gelişini hayal etti birkaç saniyeliğine..Birkaç saat içersinde güneş ışımak üzere..Siz ışığı severmisiniz Sir Wisperwind..şahsen ben ışığı çok severim..Ve esas gücümü ışıktan aldığıma inanırım..Paladin olmamında buna bir etkisi olmadı değil tabi..''
Horcoel gene düşünceli bir tavır sergilemeye başladı..
(Kasabaya gecenin ortasında gelmiştim..Son diyaloglar ve olayları baz alarak bir iki saat daha geçtiğini farz ettim..)
''Kasaba için birşeyler yapmak istediğinizi söylemiştiniz değilmi Sir Wisperwind..Sizden acaba bir ricada bulunsam..Kasabaya büyük yardımın bir kaç gün içerisinde geleceği ve şuanda onkasaba sınırları içerisinde esas yardım gelene kadar dayanabilecek yiyecek içecek ve barınak temin edildiği haberini tapınağınıza ulaştırabilir ve yaptığı iyiliklerden dolayı Lordunuza benim ve Lordum Oren in adına teşekkürlerimi sunarmısınız..''
''Böylece tapınağınızdaki onkasabalıların endişelerini gideririz..Kasabada kalan arkadaşlarını ailelerini merak ediyorlardır onların aç ve susuz olmadıgını bilmek onları rahatlatacaktır..Gerçi uzun yoldan geldiniz Sir Wisperwind..Sizi direk geri uğurlamak hem nezakete uymaz hemde kendimi kötü hissetmeme yol açar..İsterseniz gün ışıyana kadar dinlenin..Yeterince yiyecek ve içecegimiz var ve sizin gibi soylu bir şovalye ile paylaşmaktan onur duyarız..''
Horcoel şovalyeye bu sefer gülümsemiyordu ve bakışlarıda gayet ciddi idi..Anlaşılan Sir Wisperwind gülümsemekten pek hoşlanmıyordu..
''Ne dersiniz soylu şovalye..''
Horcoel bir yandan şovalyeyi süzerken bir yandanda düşünüyordu..
şovalyeyim ancak inanç yaymak gibi bir kaygım ne bende nede lordumda yoktur..Demişti şovalye..Nasıl bir tanrıydıki inancını yayma ihtiyacı duymuyordu..Saygısızlık manasında düşünmemişti gerçi bunu ama ona öğretildiğine göre tanrılar belli alanlarda ulaşılamayacak kadar güçlü varlıklar olduklarından bu alanlara tüm güçlerini adamış ve bu alanların ta kendisi haline gelmiş varlıklardı..Karışık bir durumdu gerçi..Ancak hayatını inancına adamış biri tarafından öğretilmişti Horcoele..Sonuçta tanrılar bile varlıklarını korumak için onlara inanan canlılara muhtaçtı..
Savaşı ve gücü temsil eder demişti şovalye kendisine..Lord Oren de savaşı desteklerdi ancak savaşın bittiği yerde adalet sağlanırdı Oren düsturlarına göre..Ancak güç ise..
Daha farklı bir kavramdı..
Güç için insanlar birbirini öldürürdü..Birbiri arkasından entrikalar çevirip daha güçlü olmaya çalısan siyah cübbe büyücüleri buna en büyük örneklerden biriydi..Bir insanı elfi yada herhangi birisini kötülügün eline düşürmek için kullanılan en büyük zaaflarından biriydi güç..
Horcoel şovalyeye karşı daha bir temkinli davranmaya karar verdi..Zaten insanların bir tür ''Tapınak'' a sag salim gittiklerini ve onlara kasaba yeninden kuruluncaya kadar iyi bakılıp sonrada sağ salim kasabaya geri ulaştırılacagını kanıtlayana güvenmeyecekti..
''İsmine gelince, kendisi o kadar yücedir ki biz aciz inananları onun adını telafuz etmeye cüret edemeyiz.''demişti şovalye gene kendisine..
Bir tanrı nasıl olurda inananlarına ismini bahşetmezdi..Zor durumda kaldıklarına..Tanrılarına seslenirken ne diyorlardı..
''Kendisine inananlar bunu kendi içinde hisseder ve ona ulaşır... ''
Sözlerinin ardına bunu eklemesi Horcoel i biraz tatmin etsede yine anlayamıyordu..''Savaşı ve gücü destekleyen bulunduran bir tanrının Onkasabalıları tapınağında buyur etme isteği oldukça ilginçti..
Ancak suçlu oldugu kanıtlanana kadar suçsuzdur mantığıyla haraket ediyordu Horcoel..Sir Wisperwind i incelemeye karar verdi..Bir hatası olmadan kesin bir kanıya varamazdı..
''Hmm..Özür dilemenize gerek yok anlıyorum Sir Wisperwind..Son zamanlarda herşey gittikçe karışıyor ve hepimiz gerilebiliyoruz..Bu arada soylulugunuz gerçekten taktire değer..Sayenizde birsürü insan açlıktan ve susuzluktan kurtuldu..Kasaba için birşeyler yapma isteğinizi içtenlikle taktir ederim..''
Horcoel bir an duraksayarak havaya doğru baktı..
''Yeni doğan bir güneş..Ve yepyeni umutlarla başlayan yeni bir gün..Çok az zaman kaldı Sir Wisperwind..Sonra onkasaba halkı eski şehirlerini yeniden kurabilecekler..Horcoel onkasabanın eski haline gelişini hayal etti birkaç saniyeliğine..Birkaç saat içersinde güneş ışımak üzere..Siz ışığı severmisiniz Sir Wisperwind..şahsen ben ışığı çok severim..Ve esas gücümü ışıktan aldığıma inanırım..Paladin olmamında buna bir etkisi olmadı değil tabi..''
Horcoel gene düşünceli bir tavır sergilemeye başladı..
(Kasabaya gecenin ortasında gelmiştim..Son diyaloglar ve olayları baz alarak bir iki saat daha geçtiğini farz ettim..)
''Kasaba için birşeyler yapmak istediğinizi söylemiştiniz değilmi Sir Wisperwind..Sizden acaba bir ricada bulunsam..Kasabaya büyük yardımın bir kaç gün içerisinde geleceği ve şuanda onkasaba sınırları içerisinde esas yardım gelene kadar dayanabilecek yiyecek içecek ve barınak temin edildiği haberini tapınağınıza ulaştırabilir ve yaptığı iyiliklerden dolayı Lordunuza benim ve Lordum Oren in adına teşekkürlerimi sunarmısınız..''
''Böylece tapınağınızdaki onkasabalıların endişelerini gideririz..Kasabada kalan arkadaşlarını ailelerini merak ediyorlardır onların aç ve susuz olmadıgını bilmek onları rahatlatacaktır..Gerçi uzun yoldan geldiniz Sir Wisperwind..Sizi direk geri uğurlamak hem nezakete uymaz hemde kendimi kötü hissetmeme yol açar..İsterseniz gün ışıyana kadar dinlenin..Yeterince yiyecek ve içecegimiz var ve sizin gibi soylu bir şovalye ile paylaşmaktan onur duyarız..''
Horcoel şovalyeye bu sefer gülümsemiyordu ve bakışlarıda gayet ciddi idi..Anlaşılan Sir Wisperwind gülümsemekten pek hoşlanmıyordu..
''Ne dersiniz soylu şovalye..''
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
the ones I love will always be the ones who pay..''
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
"Yanlış anladınız Horcoel, eşlik ettiğim tapınak lordumun tapınağı değil idi açıkcası kimin olduğunu da bilmiyorum ben sadece güvenliklerini sağlamak için gitmiştim, ne yazıkki yolu da kendi başıma bulamam...ben oldukça uzak diyarlardan geliyorum ve on kasaba ile herhangi bir geçmişim yok, zira önceki halini de bilmiyorum ... Benim gözümde insanlar boş bir alana şehir kurmaktalar, bundan farkı yok gözümde...Peki neden bu kadar şovalye burda?? ya da Lordunuz neden bu insanlarla bu kadar ilgileniyor?? Ã?ğrendiğim kadarı ile lordunuz savaş ölüm ve adalet in tanrısı ancak bu işte adalet nerde onu göremiyorum ya da savaş, bulmaya çalıştığınız şey ölümse yeni kurulan bir şehre hiç yardımı dokunmaz sanırım....Kasabaya saldırı veya benzeri birşey de göremiyorum, zaten o yüzden sordum yapabileceğim birşey varmı diye. Ayrıca sorumu düzeltip ve yineliyorum. Bir şovalyenin yapabileceği bir şey varmı, herhangi bir yardım...??"
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Konuşulanları dinliyordu murdak. Bir adam çıkagelmiş ve oren in paladinine bir şeyler anlatıyor ve bir şeyler soruyordu ortamın havası değişmeye başlamıştı....
Murdak kendi kendine mırıldanmaya başlamıştı engel olamıyordu dudaklarına içinden bir çok şey geçiriyordu...
Adamı görmüştü bir bir şovalyeyi andırıyordu ve konuşmasında ayrı bir renk vardı... Horcoel neden gün ışığı olayına bu kadar takmıştı hala anlam veremiyordu gözlerinin kızıllığı artmaya başlamıştı....
Neden gün ışığı diye düşünüyordu horcoel in bir bildiğimi vardı...
Adam olduğu yere oturdu ve konuşmalarının bitmesini bekledi...
Adam sürekli istekte bulunuyordu yardımcı olabileceğim bir şey varmı tarzında ama anlaşılan buralara göre biri değildi... Ama halen neden burda idi... Neyi planlıyordu...
Murdak kendi kendine mırıldanmaya başlamıştı engel olamıyordu dudaklarına içinden bir çok şey geçiriyordu...
Adamı görmüştü bir bir şovalyeyi andırıyordu ve konuşmasında ayrı bir renk vardı... Horcoel neden gün ışığı olayına bu kadar takmıştı hala anlam veremiyordu gözlerinin kızıllığı artmaya başlamıştı....
Neden gün ışığı diye düşünüyordu horcoel in bir bildiğimi vardı...
Adam olduğu yere oturdu ve konuşmalarının bitmesini bekledi...
Adam sürekli istekte bulunuyordu yardımcı olabileceğim bir şey varmı tarzında ama anlaşılan buralara göre biri değildi... Ama halen neden burda idi... Neyi planlıyordu...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest