Posted: Wed Feb 07, 2007 10:02 pm
Edmond çevreyi gözlüyor ve yapacağı şeye karar vermeye çalışıyordu. Dikkatini çeken birinin yanına yanaşıp onunla konuşmayı denedi. Bu esnada bu tarafta kalan son cehennem varlıkları da hızla toprağın içine geçiyordu.
Amora platforma yaklaşmıştı ve platformda ona yaklaşıyordu, gittikçe daha hızlı bir şekilde genişleyen platform yakında onu da yutacaktı ve görüleri ona hiç kopya vermiyordu. Ne kötülük, ne de iyilik hiisedebiliyordu artık.
Susy'nin toprağa batmadan önce yapmayı başarabildiği son şey asasını bir sonraki şömineye fırlatmak olmuştıu ama bunun ona kazandırdığı sadece kayıp bir asa olmuştu nitekim asa devirmeyi şöyle bırak, şömineye yaklaşamamıştı bile. Susy toprağa battı ... battı.. ve hayretle ölümün onu kucaklamadığını, hala nefes alıp duyabildiğini fark etti. Sadece bir toprak yığınının içinde kalmıştı.. Değişik birşeyler oluyordu ama Susy ne olduğunu kavrayamadı. Etrafındaki toprak yığını çok kalın görünmüyordu.
Clesnyé merakla büyücünün cevabını bekliyor ve gittikçe genişleyen bataklığa dikkat etemden edemiyordu. Çok yakında onu da yutacaktı bu bataklık.
Shuriak görüşünü kullanmayı denedi fakat toprağın içinde bu sonuç vermemişti. Ama biğrkaç saniye sonra buna zaten ihtiyaç duymadığını fark etti acı ile çünkü biraz önce yumuşak bir şekilde gelen çarpma son seferinde bir balyoz gibi onu vurmuş ve toprak yığınından drow melezini kurtarıp savurmuştu. Kızıl ötesinde olan görüşü anında çevrede olanları fark etti. Bir cehennem yaratığı taştan birşeylere saldırıyordu. Heykel ?? Ama hareket eden dev bir heykel.
Piijek hareket etmeyi denedi, yüzebileceğini düşünmüştü ama bunun yerine yavaşça zemine düştü. Anlaşılan bir su gibi değildi bu kum, ama tekrar ayağa kalkabildi ve buradan kurtulmayı denedi. İçerisinde bulunduğu toprak yığınından kurtulması biraz zaman almıştı, kafasını toprak yığınından çıkardığında hayretle cehennem yaratığını ve onun saldırdığı duvarı gördü. ( bilgelik, başarısız )
Balamir içindeki coşkuyu dinlemiş ve platforma koşmuştu, ailesi için, herkes için birşeyler başarabileceğini hissediyordu ama bataklık gibi platforma girdiğinde heyecan yerini korkuya bıraktı, herkes gibi o da batıyordu.
Elenore toprağın içine gömülürken neyi beklediğini bilmiyordu ama onun ümidi vardı, başaracağına inanıyordu ve toprağın içinde nefes alıp hareket edebilirken de hala bu düşünceleri tazeydi. Ta ki bir devin midesinin gurultusunu andıran bir gürleme duyana kadar ? Her nerdeyse pek de hoş biryer gibi görünmüyordu. Ve o da nefes alabildiği ! bir toprağın içindeydi, yüzer gibi hareket edebiliyordu.
Swain bozulan kalkanın etkisi ile yere doğru savrulmuş ama normalde biryerklerini kıracak çarpmadan sıyrıksız bir şekilde kurtulup zemine batmıştı. Lanet büyücü toprağı bir bataklık haline getirmişti ve bu büyü onu yutacak, öldürecekti. Ã?ırpındı, birşeyler aradı yakalamak için ama onun yerien battığını sandığı çamurun yerine bir kez daha havayı hissetti ve bir kez daha nefes alabiliyordu. Hala havadaydı ama tamamen farklı bir yerde. Görebildiği şey etrafta kırmızı kırmızı parlayan cehennemin varlıklarıydı. Ama hepsi birşeylerkle savaşıyordu. Paladinin yarattığı ışık birkez daha etrafını aydınlattı ve paladin şeytanların savaştığı toprak elementlerini gördü. Ama bunlar onun bildiğinden çok daha büyük ve dehşet vericiydiler. Acaba büyücü başarmış olabilir miydi ? Bu cehennem yaratıkları onları korumak için çağrılmış olabilir miydi ? Paladin bir anda sorulara boğuldu. İyilik yapmak için kötü varlıkları kullanmış olabilir miydi büyücü ?
Argay kendisine cevap verecek birilerini bulma umuduyla iki kişiye sorular sordu, umudu birşeyler anlayabilmekti ama bozulan platform hızla yaklaşıyordu. Onlar da yakında bataklığa karışacak gibi görünüyordu.
Alegria hareket edebilmeyi ve nefes alabilmeyi başarmıştı. Buraya dalan drow ve diğerleri demek birşeyler biliyorlardı. Ã?aresizce yapacak birşeyler arıyor, toprağın içerisinde neden nefes alabildiğini ve hareket edebildiğini merak ediyordu. Bu esnada dışarıdan ! sesler geldiğini duydu. DIşarısı ? sanki bir toprak yığınının içine hapsolmuştu ama birazcık hareket edince bu yığından kurtulup çevresini görme fırsatı buldu. Bu görüntü onu şok etmeye yetmişti. Biraz önce buraya giren cehennem varlıkları birşeylerle savaşıyordu ve o esnada büyücüye vurmaya çalışan uçan adamın tavandan mağara şeklindeki yere daldığını fark etti. Onun girişi ışığı da mağraya getirmişti ve olanları görme fırsatı yakaladı Algria ve kendisine doğru gelen devasa yaratığı da. Yavaş hareket ediyordu ama sadece 10 metre uzaktaydı ve direk savaşçıya doğru ilerliyordu.
Cody toprağa gömülmüştü, atı çaresizce kişniyor, kurtulmaya çalışıyor ama başaramıyordu. Cody dehşetle atı ile birlikte kendisinin de battığını ve birşey yapamadığını fark etti. Birkaç saniye sonra atı ve ondan biriki saniye sonra da Cody toprağa gömülmüş ama ölüm beklediği gibi onu bulmamıştı. Sanki kumdan bir havuzda sıkışmıştı ama nefes alabiliyor ve hareket edebiliyordu. Ne yazıkki atı buınu farkedememiş ve kişnemeyi kesmişti. ( at kalp krizinden öldü )
Amora şömineyi kaldırmak için platforma ilerlemiş ama ona ulaşmayı başaramadan önce bataklık onu yutmuştu. Amora zaten genişleyen platformu yani bataklıklaşan kumları fark edebiliyordu. Platform bir çöl gibi sadece kumdan oluşuyordu ve şömine devrildikten sonra beşgenin dışına taşmıştı bu kum denizi ve gittikçe de genişliyordu. Amora umutsuzca şömineye ulaşmayı denemiş ama onun yerine toprağa gömülmüştü. Bir kez daha görüleri harekete geçmişti ama ne iyilik ne de kötülük hissediyordu. Sadece heyecan ve hüzün vardı görülerinde.
Ales hüzünle olanları farketti ve daha sonra büyünün bozulmadığını, sadece değiştiğini fark etti. Platform yok olmak yerine genişlemeye başlamıştı. Bu ne getirecekti, hızla genişleyen platformdan kaçmalı mı ? Ona girmeli miydi bilmiyordu Ales ama çabucak karar vermesi gerektiğini, yoksa karar vermesine gerek kalmadan kum denizi tarafından yutulacağını farketti elf.
Lienas battı ve beş on saniye sonra bu batışı son buldu, birbuçuk metre kadar bir yükseklikten sonra ayağının altınad sert zemini, havada ışıklar içinde uçan meleği ve savaşan cehennem yaratıklarını farketti hayretle.
Amora platforma yaklaşmıştı ve platformda ona yaklaşıyordu, gittikçe daha hızlı bir şekilde genişleyen platform yakında onu da yutacaktı ve görüleri ona hiç kopya vermiyordu. Ne kötülük, ne de iyilik hiisedebiliyordu artık.
Susy'nin toprağa batmadan önce yapmayı başarabildiği son şey asasını bir sonraki şömineye fırlatmak olmuştıu ama bunun ona kazandırdığı sadece kayıp bir asa olmuştu nitekim asa devirmeyi şöyle bırak, şömineye yaklaşamamıştı bile. Susy toprağa battı ... battı.. ve hayretle ölümün onu kucaklamadığını, hala nefes alıp duyabildiğini fark etti. Sadece bir toprak yığınının içinde kalmıştı.. Değişik birşeyler oluyordu ama Susy ne olduğunu kavrayamadı. Etrafındaki toprak yığını çok kalın görünmüyordu.
Clesnyé merakla büyücünün cevabını bekliyor ve gittikçe genişleyen bataklığa dikkat etemden edemiyordu. Çok yakında onu da yutacaktı bu bataklık.
Shuriak görüşünü kullanmayı denedi fakat toprağın içinde bu sonuç vermemişti. Ama biğrkaç saniye sonra buna zaten ihtiyaç duymadığını fark etti acı ile çünkü biraz önce yumuşak bir şekilde gelen çarpma son seferinde bir balyoz gibi onu vurmuş ve toprak yığınından drow melezini kurtarıp savurmuştu. Kızıl ötesinde olan görüşü anında çevrede olanları fark etti. Bir cehennem yaratığı taştan birşeylere saldırıyordu. Heykel ?? Ama hareket eden dev bir heykel.
Piijek hareket etmeyi denedi, yüzebileceğini düşünmüştü ama bunun yerine yavaşça zemine düştü. Anlaşılan bir su gibi değildi bu kum, ama tekrar ayağa kalkabildi ve buradan kurtulmayı denedi. İçerisinde bulunduğu toprak yığınından kurtulması biraz zaman almıştı, kafasını toprak yığınından çıkardığında hayretle cehennem yaratığını ve onun saldırdığı duvarı gördü. ( bilgelik, başarısız )
Balamir içindeki coşkuyu dinlemiş ve platforma koşmuştu, ailesi için, herkes için birşeyler başarabileceğini hissediyordu ama bataklık gibi platforma girdiğinde heyecan yerini korkuya bıraktı, herkes gibi o da batıyordu.
Elenore toprağın içine gömülürken neyi beklediğini bilmiyordu ama onun ümidi vardı, başaracağına inanıyordu ve toprağın içinde nefes alıp hareket edebilirken de hala bu düşünceleri tazeydi. Ta ki bir devin midesinin gurultusunu andıran bir gürleme duyana kadar ? Her nerdeyse pek de hoş biryer gibi görünmüyordu. Ve o da nefes alabildiği ! bir toprağın içindeydi, yüzer gibi hareket edebiliyordu.
Swain bozulan kalkanın etkisi ile yere doğru savrulmuş ama normalde biryerklerini kıracak çarpmadan sıyrıksız bir şekilde kurtulup zemine batmıştı. Lanet büyücü toprağı bir bataklık haline getirmişti ve bu büyü onu yutacak, öldürecekti. Ã?ırpındı, birşeyler aradı yakalamak için ama onun yerien battığını sandığı çamurun yerine bir kez daha havayı hissetti ve bir kez daha nefes alabiliyordu. Hala havadaydı ama tamamen farklı bir yerde. Görebildiği şey etrafta kırmızı kırmızı parlayan cehennemin varlıklarıydı. Ama hepsi birşeylerkle savaşıyordu. Paladinin yarattığı ışık birkez daha etrafını aydınlattı ve paladin şeytanların savaştığı toprak elementlerini gördü. Ama bunlar onun bildiğinden çok daha büyük ve dehşet vericiydiler. Acaba büyücü başarmış olabilir miydi ? Bu cehennem yaratıkları onları korumak için çağrılmış olabilir miydi ? Paladin bir anda sorulara boğuldu. İyilik yapmak için kötü varlıkları kullanmış olabilir miydi büyücü ?
Argay kendisine cevap verecek birilerini bulma umuduyla iki kişiye sorular sordu, umudu birşeyler anlayabilmekti ama bozulan platform hızla yaklaşıyordu. Onlar da yakında bataklığa karışacak gibi görünüyordu.
Alegria hareket edebilmeyi ve nefes alabilmeyi başarmıştı. Buraya dalan drow ve diğerleri demek birşeyler biliyorlardı. Ã?aresizce yapacak birşeyler arıyor, toprağın içerisinde neden nefes alabildiğini ve hareket edebildiğini merak ediyordu. Bu esnada dışarıdan ! sesler geldiğini duydu. DIşarısı ? sanki bir toprak yığınının içine hapsolmuştu ama birazcık hareket edince bu yığından kurtulup çevresini görme fırsatı buldu. Bu görüntü onu şok etmeye yetmişti. Biraz önce buraya giren cehennem varlıkları birşeylerle savaşıyordu ve o esnada büyücüye vurmaya çalışan uçan adamın tavandan mağara şeklindeki yere daldığını fark etti. Onun girişi ışığı da mağraya getirmişti ve olanları görme fırsatı yakaladı Algria ve kendisine doğru gelen devasa yaratığı da. Yavaş hareket ediyordu ama sadece 10 metre uzaktaydı ve direk savaşçıya doğru ilerliyordu.
Cody toprağa gömülmüştü, atı çaresizce kişniyor, kurtulmaya çalışıyor ama başaramıyordu. Cody dehşetle atı ile birlikte kendisinin de battığını ve birşey yapamadığını fark etti. Birkaç saniye sonra atı ve ondan biriki saniye sonra da Cody toprağa gömülmüş ama ölüm beklediği gibi onu bulmamıştı. Sanki kumdan bir havuzda sıkışmıştı ama nefes alabiliyor ve hareket edebiliyordu. Ne yazıkki atı buınu farkedememiş ve kişnemeyi kesmişti. ( at kalp krizinden öldü )
Amora şömineyi kaldırmak için platforma ilerlemiş ama ona ulaşmayı başaramadan önce bataklık onu yutmuştu. Amora zaten genişleyen platformu yani bataklıklaşan kumları fark edebiliyordu. Platform bir çöl gibi sadece kumdan oluşuyordu ve şömine devrildikten sonra beşgenin dışına taşmıştı bu kum denizi ve gittikçe de genişliyordu. Amora umutsuzca şömineye ulaşmayı denemiş ama onun yerine toprağa gömülmüştü. Bir kez daha görüleri harekete geçmişti ama ne iyilik ne de kötülük hissediyordu. Sadece heyecan ve hüzün vardı görülerinde.
Ales hüzünle olanları farketti ve daha sonra büyünün bozulmadığını, sadece değiştiğini fark etti. Platform yok olmak yerine genişlemeye başlamıştı. Bu ne getirecekti, hızla genişleyen platformdan kaçmalı mı ? Ona girmeli miydi bilmiyordu Ales ama çabucak karar vermesi gerektiğini, yoksa karar vermesine gerek kalmadan kum denizi tarafından yutulacağını farketti elf.
Lienas battı ve beş on saniye sonra bu batışı son buldu, birbuçuk metre kadar bir yükseklikten sonra ayağının altınad sert zemini, havada ışıklar içinde uçan meleği ve savaşan cehennem yaratıklarını farketti hayretle.