Page 11 of 13

Posted: Sat Feb 05, 2005 8:34 pm
by Titan
Siegerich indirdiği müthiş darbenin zayıf etkisini görünce şaşırmadan edemedi, ama disiplinini ve soğukkanlılığını yitirmeyip çoktan karar vermiş olduğu bir sonraki hamleye başladı. Göz ucuyla Makhra'ya baktı...

Posted: Sun Feb 06, 2005 9:23 am
by Dareth
Küçük-Göz bu sefer gerçekten de korkmuştu. Işıkların bir büyü olduğunu biliyordu , ama böyle patladıklarını bilmiyordu. Fısıldayarak bir türlü anlatamadığı basit fikrini başka birileri gerçekleştirmeye çalışmıştı. Ama görünüşe göre metal savaşçı bundan hiç etkilenmemişti. Küçük-Göz heop somurtan hırsız dostunun gölgeler içinde sinirli sinirli hareketler yaptığını görüyor , haya meyal küfrettiğini anlıyordu. Tüneldeki gürültü kendi nefesini bile duymasını zorlaştırıyordu. Ve bu kadar çok gürültünün tek bir anlamı vardı : bela!

Telaşa kapılan khajit kendilerini tavandaki boruların ve gölgelerin arasında sağlama alan hırsız dostlarına bir baktı , sonra tavandan atladı ve az önce patlayan büyülü cama doğru süzüldü. Metal canavar çok yakındaydı , ama oklarından birkaçını büyülü cama değdirebilirse belki büyülü okları olur diye düşünüyordu. İyice yaklaşınca sadağından kitin uçlu oklarından birini çekti ve hızlı bir hareketle büyülü cama doğru attı.

Khajiti kurtaran tek şey kedi refleksleriydi. Daha da çok parçalanan camım içinden bir ışık parladı ve bir an için dünyayı gözlerinden sildi. Bir an sonra metal canavarın neredeyse dibinde buldu kendini. Korkuyla sinerek hızla birkaç şaşırtma hamlesi yaptı ve duvara doğru uzaklaştı. Ama canavar neredeyse onun kadar hızlıydı. Kolunun sonunda uzanan kocaman kılıcı hemen arkasından hızlı geliyordu. Son anda birileri kuyruğunu çekti ve Küçük-Göz hızla yana yuvarlandı ve sırt tüylerinin dimdik olduğunu hissetti.

Metal savaşçının kılıcı az önce durduğu yerin üzerinde bir yay çizip duvara sürttü. Işık yine patladı. Bu sefer ışık yaratığı vurmuşa benziyordu. Bir şey olmamış gibiydi , ama sanki metal savaşçı sersemlemiş , bir sonraki hareketinin ne olacağına karar vermeye çalışıyormuş gibi bir an duraklamıştı.

Ve hemen arkasında kaderi , iki hiddetli savaşçı yükseliyordu.

Posted: Wed Feb 09, 2005 5:09 am
by esen
Elindeki küçük demir topu atmıştı ama beklediği bir etki yaratmaması biraz canını sıkmış olsada, bir ikinci atış için deneme yapacağı sırada

"Seni budala hepimizi öldürceksin. Sence bu lanet yerin tamamı demirden oluşmuşken bu borular neden camdan dersin? Bu ışık veya her ne ise demirde yüreyebiliyor ve yolunun üzerinde ne varsa öldürüyor. O metal pisliğin yanında bizide haklıcaktın." diye bağırmaya başlamıştı Vien. Bir şekilde düşündüğü mantıklı gelmiş olsada sanırım gerçekte pekde mantıklıca bir hareket değildi. Tam bu sırada kedi adam Khajiti garip bir şekilde, az önce kendisinin patlattığı boruya doğru yaklaşması kafasında iyice soruların oluşmasına neden olmuştu. Onu izledi merak ediyordu, ne yapmaya çalışacaktı acaba diye bekledi... Ama bu kedi sandığı kadar akıllı olmaya bilirdi, gördüğü kadarıyla bir anda ortalığı kaplayan alevlerden bir patlama Khajiti öyle bir fırlatmıştı ki tamda metal yaratığın ayağının dibindeydi. Hızlı hareket ediyordu ama metalden olan canavarda hızlıydı... Son anda kuyruğundan çekmeseydi iki parçaya ayrılacaktı nerdeyse. Ama bu metalden oluşan yaratığı nasıl yeneceklerdi?...

Posted: Thu Feb 10, 2005 12:53 am
by Titan
Siegerich ve Makhra metal savaşçının iki yanından darbeler indiriyor, zayıf bir noktasını arıyorlardı. Yeni tanışmış olmalarına rağmen her iki savaşçı da disiplinleri sayesinde uyum içinde hareket ediyorlardı. Siegerich o kadar konsantre olmuştu ki kedi adamın ve diğerlerinin yaptıklarını hiç farketmedi. Baltasını kaldırıp tüm şiddetiyle tekrar tekrar indiriyordu. Tuhaf düşmanını değişik yerlerinden yarmasına rağmen durdurmayı başaramamıştı. Baltasını yere yaslayıp iki eliyle üstünden tuttu ve destek alarak dikildi. Heybetli bir görünümü vardı, ama bu görüntü garip düşmanlarını etkilemiş görünmüyordu. Siegerich baltayı bıraktığında ustaişi silah dengede kaldı. Dev savaşçı iki yanındaki iki kısa kılıcı çekip yıldırım gibi bir hamle ile ileri atıldı. Her iki kılıcını da metal savaşçının parlayan gözlerine daldırmıştı. İlk anda muazzam bir güçle çarpıldı. Bu güç onu titretiyor, sarsıyor ve binlerce akrebin ısırması ile mukayese edilebilecek bir acı tattırıyordu. Ama pes etmedi kuzeyli... İradesinin kuvvetiyle kılıçlarını daha da derine gömdü, ve metal savaşçının gözleri sonsuza dek söndü, olduğu yere yığıldığında o artık hurdadan başka bir şey değildi. Lakin Siegerich de birkaç saniye ayakta durduktan sonra gözleri yuvarlandı, ve bilinçsiz bir şekilde olduğu yere yığıldı...

Posted: Fri Feb 11, 2005 12:40 am
by FalcoN
Suar yerde parçalara ayrılmış bir şekilde yatan demir yığınına yaklaşarak bir tekme savurdu ve "Seni iğrenç metal bozuntusu! Seni bu kadarla bıraktıklarına dua etmelisin. Onların yerinde olsaydım vidalarını tek tek söküp parçalarını demirciye satardım. Hiç değilse bu şekilde daha çok işe yarardın." Suar bu söylediklerini yapamacağını biliyordu elbette. Sadece anın verdiği hiddetle ağzından çıkmış sözlerdi. Hararetle konuşmaya ve küfürler savurmaya devam ederken beklenmedik bir şekilde metal savaşçının eli hareket etmeye başladı. Bunu gören Suar irkilerek kılıcını çekti. Fakat bu sadece anlık bir hareketlenmeydi. Metal savaşçı 3-4 saniye kadar elini hareket ettirdikten sonra tekrar hareketsizleşti. Suar'ın yüzündeki ifade bir an için korktuğunun göstergesiydi..

Posted: Fri Feb 11, 2005 5:39 pm
by VanwaElen
Vien olayları izlemiş ve son bulduğunda hızla iriadamın yanına gitmişti.
"Bırakın şimdi o metal parçasını, yardıma gelin. Sanırım borulardaki ışık metal savaşçının içindede varmış ve buda dostumuzu yere yıktı ama merak etmeyin hala yaşıyor.Beni burada bekleyin"dedi ve hızla uzaklştı.Bir kaç dakika sonra geri dönen Vien, hızla gruba doğru gelip "şu ilerde küçük bir oda var. Orada dinlenebiliriz. Siz Siegerich'i alın." dedi.
Makhra ve Suar, Siegerich taşıyordu. Makhra için sorun yoktu ama Suar heybetli şavaşçının altında eziliyordu. Bir kaç dakika sonra odaya vardılar.
İki kapası bulunan odanın içi, geldikleri kooridordan ayrı olarak tamamen metalden değildi. Zemin taştandı ve gene aynı ışıklı borulr tavanlarda geziyordu. Odanın içi çeşitli taştan sehpalar ve raflar ile doluydu. Raflarda ise demirden garip dişliler ve anlamadıkları bazı nesneler vardı. Siegerich'i taş bir masanın üstüne yatırdılar. Suar ve Vien hemen iki kapıyıda iyice kapıtıp arkalarına engeller koyarak sabitlediler. Diğerleri ise Nord ile ilgilenmeyi sürdürdüler. Bir süre sonra Vien "Burada dinlensek iyi olucak. Fazlaca yorulduk. İzin verirseniz ilkten biraz uyumak istiyorum ondan sonra nöbeti ben alırım." dedi ve bir köşeye uzandı.

Posted: Fri Feb 11, 2005 7:23 pm
by Titan
"Aaah başıımm" Siegerich gözlerini açmamıştı ama inlediğini duymuşlardı. Kafası hafifçe kıpırdadı, göz kapakları yavaşça aralandı... "Hiç bir şey hissedemiyorum" diye mırıldandı. Gözleri tekrar kapandı.

Posted: Fri Feb 11, 2005 7:49 pm
by VanwaElen
Vien iniltiyle uykusundan uyanmıştı.Etrafın baktığında grubun diğer üyelerininde uykuya dalmış oladuğunu gördü. Sanırım yorgunluk hepsini fena yakalamıştı. Hızlıca sesin sahibine doğru ilerledi. Ne yapıcağı hakkında en ufak bilgisi yoktu ama adamın durumu pek iyi değildi. Uyaması bir işe yaramamıştı. Etrafına hızlıca göz attı Vien.Raflara baktı ama dişliler ve birkaç garip şişe dışında birşey yoktu. Etrafa bakarken rafların arkasına düşmüş bir kitap gözüne ilişti.Büyük ve ağır olan kitabı açtı ve hızlıca göz gezdirdi ama ne yazıkki kitap cüce dilinde yazılmıştı. Vien hiç birşey anlamadığı sayfaları hızla çevirdi.Tam umudunu yitirmişken kitabın sonlarına doğru acele ile sonradan eklenmiş olduğu belli olan, kendi dilinde bir yazıya denk geldi."Elektirik öldürmemişse £ôäÃ?Ã? iksirini yaralıya içirin, bu felci önliyecektir."
Vien hızlıca raflara göz atmaya başladı." Bu değil,hayır buda değil.Lanet olsun nerde bu. İşte bu olabilirmi?" dedi, üstü tozlanmış bir iksiri eline alıp okumaya çalışarak.Yazının üstüne birikmiş olan tozu sildi ve doğru iksir olduğu gördü. şişenin kapağını açıp kokladı ve aynı hızla suratını ekşiterek uzaklaştı." İğrenç bişey bu ama mecburuz" dedi ve iri adamın kafasını kaldırarak iksiri boğazından aşağa boşalttı.

Posted: Fri Feb 11, 2005 9:12 pm
by Titan
Siegerich öğürerek kendine geldi. Gözleri iri iri açılmıştı. "Yanıyorum!" dedi ve bir küfür savurdu. Ama hareket bile edemeyen iri savaşçının yattığı yerden kalkıp odanın içinde bir o yana bir bu yana koşması iyileştiğini belli etti. Matarasını kapıp kafasına dikerek içindeki bütün suyu bitirince biraz rahatlar gibi oldu. "Kendimi bildim bileli bundan daha berbat bir tat olmadı ağzımda, midem isyan ediyor!" dedi Siegerich, kısa bir zaman sonra şöyle ekledi: "ama herneyse şimdi kendimi iyi hissediyorum, sağolun..."

Posted: Fri Feb 11, 2005 9:54 pm
by VanwaElen
Vien, iri savaşçı odanın koşturmaya başlıyınca şişeyi havaya kaldırıp" hımm işe yarıyor" dedi ve kalanı kesesine yerleştirdi.Daha sonra savaşçının yanına gelip omzuna vurdu."Eh artık daha iyisin.Hadi gel şöle oturup bi soluklan" dedi.

Posted: Fri Feb 11, 2005 11:20 pm
by esen
Çok yorgundu ama bu yorgun haliyle bile bu garip yerde uyuya bileceğini hiç sanmıyordu.
şimdiye kadar başlarına gelen belalardan bir şekilde kurtulmayı başamışlardı, bu garip yerin onlara ne gibi sürprizler hazırladığını bilememek canını sıkmış olsada bu duygusunu dışarı asla belli etmedi.Yattığı yerden duyuyordu düzenli alınan nefes seslerini, bir süre sona gözleri ağırlaşmaya başladığında uykuya yenik düşmek üzere olduğunu anlamıştı....

Onu rahatsız eden bir gürültü ile yerinden kalktığındagördüğü manzara karşısında biraz şaşırmıştı. Siegerich bulundukları oda içinde oradan oraya koşturup duruyor ve karşısında duran Vien" e bir şeyler anlatıyordu. Bu gürültüye diyer uykuda olanlarda kalkmış ve neler olduğunu anlamadan şaşkın bir ifade ile bakınıyorlardı...

Posted: Sat Feb 12, 2005 5:34 am
by Titan
Diğerlerini uyandırdığını görünce kendi derdini unuttu Siegerich ve mahçup oldu. "Kusura bakmayın yoldaşlar." dedi "Ben gayet iyiyim...", sonra devam etti "Evet biraz dinlensek iyi olacak." Hepsine tek tek baktı ve "Siz yatıp uyuyun, ben nöbet tutarım. Zaten midemdeki bu rahatsızlıkla uyumam mümkün değil!" dedi.

Posted: Sat Feb 12, 2005 6:14 am
by Dareth
Bitkinlikle kıvrıldığı köşede tedirgin bir uykuya dalmıştı Küçük-Göz. Rüyasında Fasen Baba onunla konuşuyor , yatıştırıcı sözler söylüyordu. ama sonra Fasen Baba ona kızmaya , hiddetle bağırmaya başladı. Hiç yapmazdı böyle bir şey...

Küçük-Göz gözlerini araladığında iri savaşçının bağıra çağıra koşturduğunu gördü. Herkes uyanmış adamı izliyordu.

Ama Küçük-Göz onları gözetleyecek halde değildi. Savaşçı kadar yakından olmasa da bedeninin kasıldığını , istediğini gibi hareket edemeyeceğini hissediyordu. Ama kimsenin ona aldırdığı yoktu. O da köşesinde kalmaya kararlıydı. Kimseyle dalaşmak istemiyordu. Sadece sakin bir köşede biraz ay-şekeri tüttürmek istiyordu. Yüzünde bir anlık bir mutluluk ifadesi ile kocaman ay-şekeri kesesini okşadı.

Kadın... Birden aklına geldi. O kadına borçluydu. Kendisini çekmeseydi şimdi iki parçaya bölünmüş olacaktı. Emeklercesine , zar zor ilerleyerek uykusundan yeni uyanmış ve uykulu uykulu bakınmakta olan kadının yanına gitti. Kadının ters ters bakmasına rağmen kendisine zarar vermeyeceği belliydi.

"Teşşekürrrr , ederrrim." dedi Küçük-Göz , sonra Ay-şekeri kesesini açıp kadına uzattı. "Benim şekerrrim , senin şekerrrrin."

(RP Dışı Not : Bir khajitin "şeker"ini paylaşmasının iki anlamı vardır ; 1-Hizmetlerini sunmak , 2-Kur yapmak. Artık hangisi daha eğlenceli olur derseniz :twisted: )

Posted: Sat Feb 12, 2005 8:31 pm
by VanwaElen
Vien gruptakilerin dinlenmesini bekledi daha sonra ayağa kalkıp gruba döndü.
"Evet durumumuzu gözden geçirmemizin vakti geldi. Burada bulunanlardan bazıları buraya birşey almak için geldi ama anlaşılan görevi veren kimse anlaşmayı iptal etti. Buradan çıksak bile fazla saklanamayız. Benim önerim şu bizden istediğini bulup öle dışarı çıkalım.O bizdeyken hayatımız emliyette olucaktır. En azından belli bir süre. Fakat hepimiz bu işe bulaşmış değiliz. Ben, Suar, Siegerich ve Küçük-göz bu işin içindeyiz. Geri kalanlar yukarıya çıktıklarında sorun yaşamıycaklar. Onun için seçim onların."

Posted: Sat Feb 12, 2005 8:53 pm
by Titan
Siegerich Vien'i destekleyerek kafasını salladı yavaşça "Elbette sizin bu pisliğe bulaşmanıza gerek yok" dedi Makhra ve Daeva'ya. "Yol yakınken çıkın bu delikten..."