site içi savaş
Ivellius zihnindeki sesi duyar duymaz dehşete düştü!!!
belki de diyarın en güçlü adamı karşısında duruyordu!!!
hayatının en zor kararını verecekti.
kendisinden beklenmeyecek bir şeyi yaptı:
elini pençeye doğru uzattı.
herşeyi oluruna bıraktı.
elini pençenin üzerine koydu,hiç bir şey hissetmiyordu,hiç birşey duymuyordu ve hiç bir şey anlamıyordu!
kafasını yavaşça kaldırarak corax'a baktı.
yüzyıllar süren yaşamı zihninde canlandı.
yurdundan sürgün edilmesi,diyarlar üzerinde yalnız geçirdiği asırlar,karşılaştığı düşmanlar-en zorlusu karşısında duruyordu şimdi-,geçirdiği savaşlar,aldığı yaralar ve kalbinde sürekli var olan boşluk.
belki de bu pençe ona ilaç olabilirdi,belki de sonsuz acısına bir yenisini ekleyebilirdi.
ama artık olan olmuştu.corax'a bakmaya devam ediyordu.
konuşmayı denemedi bile.zihnindeki düşünce şuydu:
yardım et bana,
acıma son ver
belki de diyarın en güçlü adamı karşısında duruyordu!!!
hayatının en zor kararını verecekti.
kendisinden beklenmeyecek bir şeyi yaptı:
elini pençeye doğru uzattı.
herşeyi oluruna bıraktı.
elini pençenin üzerine koydu,hiç bir şey hissetmiyordu,hiç birşey duymuyordu ve hiç bir şey anlamıyordu!
kafasını yavaşça kaldırarak corax'a baktı.
yüzyıllar süren yaşamı zihninde canlandı.
yurdundan sürgün edilmesi,diyarlar üzerinde yalnız geçirdiği asırlar,karşılaştığı düşmanlar-en zorlusu karşısında duruyordu şimdi-,geçirdiği savaşlar,aldığı yaralar ve kalbinde sürekli var olan boşluk.
belki de bu pençe ona ilaç olabilirdi,belki de sonsuz acısına bir yenisini ekleyebilirdi.
ama artık olan olmuştu.corax'a bakmaya devam ediyordu.
konuşmayı denemedi bile.zihnindeki düşünce şuydu:
yardım et bana,
acıma son ver
Ruhunun acısını kaldırıyorum çocuğum. Bundan sonra kimse sana zarar veremeyecek. Pençenin ortasından bir sıcaklık ivellusun eline yayıldı. Sonra değişik bir soğukluk. Sonra hafifi bir acı, bir kaşıntı, bir ürperme, bir gıdıklanma, bir zevk... Anlaşılmaz şeyler gördü İvellus:
Sanki buradan çok uzaklarda çok uzun zaman önce ve çok uzun zaman sonra büyük savaşlar büyük mutluluklar gördü. Ölenler dirilenler gördü. Değişik isimlere edilen binlerce onbinlerce dua duydu. Bu değişik isimler anılarak söylenen küfürler, beddualar duydu.
Sonra birden müthiş huzurlu hissetmeye başladı. Nefret, öfke, hırs, üzüntü, endişe, korku yokoldu. Gözleri bir anda önünde duran melek kanatları açmış muhteşem bir varlığı farketti. Kara Cüppeli adamın oturduğu yerde muhteşem yakışıklı yarı çıplak bir melek duruyordu.
Bu güzel görüntü karşısında İvellus'un gözünden yaşlar boşandı...
"Oğlum... Bu hediye seni sen istediğin sürece, sen bana inandığın sürece korusun ve sana güç versin..."
İvellus bu farklı alemde elinin içine baktı ve bir sembol gördü. Bütün renklerle parlayan ve sürekli değişen bir sembol kalbine güzel bir sıcaklık veriyordu. İvellus dizleri üzerine çöktü ve Kara cüppeli adamın elini öptü.
"Artık her şey sana anlatılacak çocuğum... Bildiklerin, bilmediklerin, bilemeyeceklerin... Güç, zafer, bilgelik, huzur, yaşam, ölüm sen istediğinde olacak. Yalnızca inan..."
Sanki buradan çok uzaklarda çok uzun zaman önce ve çok uzun zaman sonra büyük savaşlar büyük mutluluklar gördü. Ölenler dirilenler gördü. Değişik isimlere edilen binlerce onbinlerce dua duydu. Bu değişik isimler anılarak söylenen küfürler, beddualar duydu.
Sonra birden müthiş huzurlu hissetmeye başladı. Nefret, öfke, hırs, üzüntü, endişe, korku yokoldu. Gözleri bir anda önünde duran melek kanatları açmış muhteşem bir varlığı farketti. Kara Cüppeli adamın oturduğu yerde muhteşem yakışıklı yarı çıplak bir melek duruyordu.
Bu güzel görüntü karşısında İvellus'un gözünden yaşlar boşandı...
"Oğlum... Bu hediye seni sen istediğin sürece, sen bana inandığın sürece korusun ve sana güç versin..."
İvellus bu farklı alemde elinin içine baktı ve bir sembol gördü. Bütün renklerle parlayan ve sürekli değişen bir sembol kalbine güzel bir sıcaklık veriyordu. İvellus dizleri üzerine çöktü ve Kara cüppeli adamın elini öptü.
"Artık her şey sana anlatılacak çocuğum... Bildiklerin, bilmediklerin, bilemeyeceklerin... Güç, zafer, bilgelik, huzur, yaşam, ölüm sen istediğinde olacak. Yalnızca inan..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
gözyaşları durmuştu.
elindeki sembole baktı,yüzlerce renk ve yüzlerce ışıltı...
ne tür bir şeydi bu?
kara cübbeli adama baktı,sonra bir kez daha elindeki sembole...
adam elf'in kafasındaki soruları farketti:
sabret,onu kullanmayı öğrendiğin zaman tüm soruların cevap bulacak.
Ivellius böyle kudretli bir şeyi daha önce gördüğünü sanmıyordu.
ayağa kalktı,elfçe birşeyler mırıldandı.
kendini çok rahat hissediyordu.rahat,güçlü ve güven sahibi.
kalbim ve ruhum seninle!
sonsuza kadar
dedi.sembolü elinde sıkıca tutuyordu.bu sembolü alıyorum ve onu hayatım pahasına koruyacağıma yemin ediyorum.sen de bilirsin ki verdiğim sözü mutlaka tutarım.
elindeki sembole baktı,yüzlerce renk ve yüzlerce ışıltı...
ne tür bir şeydi bu?
kara cübbeli adama baktı,sonra bir kez daha elindeki sembole...
adam elf'in kafasındaki soruları farketti:
sabret,onu kullanmayı öğrendiğin zaman tüm soruların cevap bulacak.
Ivellius böyle kudretli bir şeyi daha önce gördüğünü sanmıyordu.
ayağa kalktı,elfçe birşeyler mırıldandı.
kendini çok rahat hissediyordu.rahat,güçlü ve güven sahibi.
kalbim ve ruhum seninle!
sonsuza kadar
dedi.sembolü elinde sıkıca tutuyordu.bu sembolü alıyorum ve onu hayatım pahasına koruyacağıma yemin ediyorum.sen de bilirsin ki verdiğim sözü mutlaka tutarım.
Bu güç aslında senin gücün çocuğum.
Güçsüzken onu hatırla ve gücünü sana hatırlatsın.
Kutsamam seninledir. Bu sembol seni ömrünün sonuna kadar ve sonrasında da korusun.
Kara cüppeli adam bir kez daha pençesini geri çekti ve sessizliğin içinde hırıltılı sesi yeniden yankılandı:
"Ã?ocuklarım hepinizin yüzünde bir hüzün var. Sizin için geldim. Bana hüzünlerinizi açın. Size yardım etmeme izin verin..."
Güçsüzken onu hatırla ve gücünü sana hatırlatsın.
Kutsamam seninledir. Bu sembol seni ömrünün sonuna kadar ve sonrasında da korusun.
Kara cüppeli adam bir kez daha pençesini geri çekti ve sessizliğin içinde hırıltılı sesi yeniden yankılandı:
"Ã?ocuklarım hepinizin yüzünde bir hüzün var. Sizin için geldim. Bana hüzünlerinizi açın. Size yardım etmeme izin verin..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
"senin kim yada ne olduğunu bilmiyorum. Ne amaçla burada olduğunuda. Deminden beri yaptığınız törenvari işin na anlama geldiğinide çıkaramadım.
Sen, buraya gelirken kapıdaki günahsız güvenlik görevlilerini öldürdün. Onlar mı ölmeyi hak etmişlerdi? Bu şekilde içeriye dalan senin iyi niyetinden nasıl emin olayım. Sen buraya gelirken daha fazla acıya sebebiyet vermedin mi?
Tanrıları yok ettiğini söyleyen sana nasıl inanmamı bekliyorsun? Senin kafayı sıyırıp kendinen geçen zavallı bir barbar olmadığından nasıl emin olabilirim."
O sırada içeriye doluşan onlarca askere durmaları için eliyle işret verdi. Lakin onlar her an tetikteydi.
Ivellius, Ardan bunları söylerken gözlerindeki dehşet ifadesini saklama ihtiyacı duymadı. Yeni efendisine yapılan bu konuşma onu etkilemişti.
"Senin benim hakkımda söylediğin şeylerin ise bir gramı bile doğru değil Corax." Ardan hayıflanarak bunun kendi kendine doğru olduğunu düşündü. babasını özlüyor; ama onun gölgesinden korkuyordu.
"şimdi ya bana sefil varlığının gerçekten neden burda olduğunu anlat ve beni inandır yada karargahımdan git. Unutma ki sen benim düşmanımsın!"
Sen, buraya gelirken kapıdaki günahsız güvenlik görevlilerini öldürdün. Onlar mı ölmeyi hak etmişlerdi? Bu şekilde içeriye dalan senin iyi niyetinden nasıl emin olayım. Sen buraya gelirken daha fazla acıya sebebiyet vermedin mi?
Tanrıları yok ettiğini söyleyen sana nasıl inanmamı bekliyorsun? Senin kafayı sıyırıp kendinen geçen zavallı bir barbar olmadığından nasıl emin olabilirim."
O sırada içeriye doluşan onlarca askere durmaları için eliyle işret verdi. Lakin onlar her an tetikteydi.
Ivellius, Ardan bunları söylerken gözlerindeki dehşet ifadesini saklama ihtiyacı duymadı. Yeni efendisine yapılan bu konuşma onu etkilemişti.
"Senin benim hakkımda söylediğin şeylerin ise bir gramı bile doğru değil Corax." Ardan hayıflanarak bunun kendi kendine doğru olduğunu düşündü. babasını özlüyor; ama onun gölgesinden korkuyordu.
"şimdi ya bana sefil varlığının gerçekten neden burda olduğunu anlat ve beni inandır yada karargahımdan git. Unutma ki sen benim düşmanımsın!"
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
"Aaaah bir kırık kalp daha... Yanıma gel çocuğum..."
"Kapıdakileri ben mi öldürdüm??? Yapma şovalye ne olduğunu görmeden yargılara varıyorsun..."
"Kapıdakilerin günahsız olduğunu sen nasıl yargılıyorsun çocuğum? Onların tüm hayatlarını gördün mü? Zihinlerinin içini okudun mu? Onlara hayat üfledin mi?"
"Hayır oğlum... Sen yalnızca görünüşe bakıyorsun... Aynı benim şu andaki görünüşüme baktığın gibi... Bir zamanlar Corax isimli adamın da dış görünüşüne baktın ve onu yargıladın..."
Kara figür sol pençesini ileri doğru uzattı. Kırmızı gözleri paçavra cüppesinin kenarından yeniden görünür oldu.
"Sana farklı bir hediye sunacağım çocuğum. Ruhunu kemiren, seni güçsüz düşüren bir endişen var. Sen kutlu bir savaşçının gölgesi değil onun hatalarından ders çıkarıp insanlarını kurtaracak bir lider olabilirsin. Ama buna yine sen ve inancın karar verecek oğlum..."
"Ben kimsenin düşmanı değilim ve nöbetçileri de ben öldürmedim oğlum. Eğer bana güveniyorsan hediyemi kabul et ve merak ettiğin herşey sana gösterilecek..."
Hükümlü bu sakin ve sorularının hiç birini cevaplamayan garip konuşma sırasında bir çok ilginç duyguyu yaşamıştı. Sonunda zihninde kendisine sunulan "hediyeyi" alabilmek için bu siyah garip adamın pençesinin içine elini koyması gerektiğini anlamıştı.
"Kapıdakileri ben mi öldürdüm??? Yapma şovalye ne olduğunu görmeden yargılara varıyorsun..."
"Kapıdakilerin günahsız olduğunu sen nasıl yargılıyorsun çocuğum? Onların tüm hayatlarını gördün mü? Zihinlerinin içini okudun mu? Onlara hayat üfledin mi?"
"Hayır oğlum... Sen yalnızca görünüşe bakıyorsun... Aynı benim şu andaki görünüşüme baktığın gibi... Bir zamanlar Corax isimli adamın da dış görünüşüne baktın ve onu yargıladın..."
Kara figür sol pençesini ileri doğru uzattı. Kırmızı gözleri paçavra cüppesinin kenarından yeniden görünür oldu.
"Sana farklı bir hediye sunacağım çocuğum. Ruhunu kemiren, seni güçsüz düşüren bir endişen var. Sen kutlu bir savaşçının gölgesi değil onun hatalarından ders çıkarıp insanlarını kurtaracak bir lider olabilirsin. Ama buna yine sen ve inancın karar verecek oğlum..."
"Ben kimsenin düşmanı değilim ve nöbetçileri de ben öldürmedim oğlum. Eğer bana güveniyorsan hediyemi kabul et ve merak ettiğin herşey sana gösterilecek..."
Hükümlü bu sakin ve sorularının hiç birini cevaplamayan garip konuşma sırasında bir çok ilginç duyguyu yaşamıştı. Sonunda zihninde kendisine sunulan "hediyeyi" alabilmek için bu siyah garip adamın pençesinin içine elini koyması gerektiğini anlamıştı.
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
"kaosun yuvası" adını verdiği kulesinden çıkan azalin ... gene sarışın yakışıklı, insan illüzyonu ile 10 towns un içinde dolaşmaktaydı... illüzyonu ile sadece ve sadece vücudundan yayılan dondurucu soğuk hissini engelleyemiyordu..sesi ve görüntüsü mükemmel biçimde değişiyordu.. o yüzden de mümkün olduğunca insanlardan uzak kalmaya çalışıyordu...
kasabanın içinde yürürken bir binanın önünde paramparça edilmiş insan cesetleri gördü.. o kadar iğrençti ki bütün uzuvlar kırılmış..iç organları dışarı çıkmış... kafatasları ezilmişti... eğer mümkün olsaydı kusardım herhalde diye düşündü kadim lich...
binaya doğru yaklaştıkça bu kasabadaki şaşkınlıklarına bir başkası daha eklenmişti.. binanın içinden gene inanılmaz bir büyüsel güç gelmekteydi... "burası nasıl
bir yer, tanrılar ve çok kadim varlıklar ortalıkta dolaşıyor diye düşündü..."
kapıyı yavaşça ittirdi... ve gördüklerine inanamadı... içerdeki dev gibi iki büklüm kambur varlık...nerdeyse kıskandırıcı derecede güçle çevrelenmişti... ve yanı başındaki genç elf ise en az azalin in sarışın erkek illüzyonu kadar yakışıklıydı...ama o iblis görünüşlü varlığa aşıkmışçasına bakmaktaydı....
tam karşısında ise genç ve güçlü, gözlerinden nerdeyse ateşler çıkacak kadar sinirli bir adam durmaktaydı...
sonra düşündü bu illüzyon bu varlığa karşı ne işe yarardı ki... neyse dedi.. bakalım...
azalin in içeri girmesiyle odanın ısısı bir anda düştü.....
"merhabalar"
"sanırım burda ufak bir karmaşa yaşanmış"... dedi sarışın adam...
"ha bu arada ben "azalin-"....."yeniyim kasabada "
dışardaki vahşetin büyük ihtimalle bu kara cübbe içindeki varlık tarafından yapıldığını az çok tahmin eden azalin...ona dönüp
"nasılsınız bayım......" diye sorar..." be gerginliğin sebebi nedir acaba??"
kasabanın içinde yürürken bir binanın önünde paramparça edilmiş insan cesetleri gördü.. o kadar iğrençti ki bütün uzuvlar kırılmış..iç organları dışarı çıkmış... kafatasları ezilmişti... eğer mümkün olsaydı kusardım herhalde diye düşündü kadim lich...
binaya doğru yaklaştıkça bu kasabadaki şaşkınlıklarına bir başkası daha eklenmişti.. binanın içinden gene inanılmaz bir büyüsel güç gelmekteydi... "burası nasıl
bir yer, tanrılar ve çok kadim varlıklar ortalıkta dolaşıyor diye düşündü..."
kapıyı yavaşça ittirdi... ve gördüklerine inanamadı... içerdeki dev gibi iki büklüm kambur varlık...nerdeyse kıskandırıcı derecede güçle çevrelenmişti... ve yanı başındaki genç elf ise en az azalin in sarışın erkek illüzyonu kadar yakışıklıydı...ama o iblis görünüşlü varlığa aşıkmışçasına bakmaktaydı....
tam karşısında ise genç ve güçlü, gözlerinden nerdeyse ateşler çıkacak kadar sinirli bir adam durmaktaydı...
sonra düşündü bu illüzyon bu varlığa karşı ne işe yarardı ki... neyse dedi.. bakalım...
azalin in içeri girmesiyle odanın ısısı bir anda düştü.....
"merhabalar"
"sanırım burda ufak bir karmaşa yaşanmış"... dedi sarışın adam...
"ha bu arada ben "azalin-"....."yeniyim kasabada "
dışardaki vahşetin büyük ihtimalle bu kara cübbe içindeki varlık tarafından yapıldığını az çok tahmin eden azalin...ona dönüp
"nasılsınız bayım......" diye sorar..." be gerginliğin sebebi nedir acaba??"
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
"Gerginlik mi??..."
Kara Figür kırmızı neredeyse ısıtan gözleriyle merakla etrafına bakındı:
"Ben burada bir gerginlik göremiyorum çocuğum... Sizler görebiliyor musunuz?" diye sordu garip adam... Sol pençesi açıkta duruyordu, sağ pençesi ise kemeri olması gereken yerde duruyor gibiydi...
Kara Figür kırmızı neredeyse ısıtan gözleriyle merakla etrafına bakındı:
"Ben burada bir gerginlik göremiyorum çocuğum... Sizler görebiliyor musunuz?" diye sordu garip adam... Sol pençesi açıkta duruyordu, sağ pençesi ise kemeri olması gereken yerde duruyor gibiydi...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
"hmm...galiba ben yanlış duydum...".."şu genç arkadaş -hükümlüyü gösterir- biraz önce bağırıyor gibime geldi...ama sizin konuşmanızdan sonra sakinleşti sanırım biraz..."
"ama şu dışarıdaki cesetler niye o durumda onu da anlayabilmiş değilim...... "
"neyse canım bana ne"
*bu varlığın acayip güç aurası azalin in gözlerini kamaştırmaktaydı...
"kiminle müteşşerrif oluyorum acaba???"diye sordu karşısındaki kambur surete.....
*hükümlüye dönerek
"ayrıca sizin isminizi de öğrenebilir miyim??"
"ama şu dışarıdaki cesetler niye o durumda onu da anlayabilmiş değilim...... "
"neyse canım bana ne"
*bu varlığın acayip güç aurası azalin in gözlerini kamaştırmaktaydı...
"kiminle müteşşerrif oluyorum acaba???"diye sordu karşısındaki kambur surete.....
*hükümlüye dönerek
"ayrıca sizin isminizi de öğrenebilir miyim??"
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
"Hoşgeldin çocuğum... çekinme sen de gel yanıma..."
"Ah insanlar rahatsız olur diye üzülme..."
Adamın pençesinin bir parmağı oynar gibi oldu... Bir anda garip ılık bir hava akımı karargahın içindeki ısıyı normale çevirdi. Güzel çiçek ve iştah açıcı meyve kokuları salonu doldurdu.
Azalin şaşkınlıkla laneti olan soğuk aurasının kısıldığını ve karşısındaki kara cüppeli adamın parlayan gücünün de saklandığını farketmişti.
"Senin aradığın bir şeyler var çocuğum. Bu yüzden bana geldin. Aradığın bir şeyler var. Ã?mrün boyunca onu aradın, ömrün dolduktan sonra da onu aramaya devam ettin. Ama aradığın şey sana çok yakındı oğlum. Sadece onu yanlış yerde arıyordun... İstersen sana bir hediye verebilirim. Ama bu hediyeyi ister misin istemez misin bunu yalnızca sen seçebilirsin..."
"Ah insanlar rahatsız olur diye üzülme..."
Adamın pençesinin bir parmağı oynar gibi oldu... Bir anda garip ılık bir hava akımı karargahın içindeki ısıyı normale çevirdi. Güzel çiçek ve iştah açıcı meyve kokuları salonu doldurdu.
Azalin şaşkınlıkla laneti olan soğuk aurasının kısıldığını ve karşısındaki kara cüppeli adamın parlayan gücünün de saklandığını farketmişti.
"Senin aradığın bir şeyler var çocuğum. Bu yüzden bana geldin. Aradığın bir şeyler var. Ã?mrün boyunca onu aradın, ömrün dolduktan sonra da onu aramaya devam ettin. Ama aradığın şey sana çok yakındı oğlum. Sadece onu yanlış yerde arıyordun... İstersen sana bir hediye verebilirim. Ama bu hediyeyi ister misin istemez misin bunu yalnızca sen seçebilirsin..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Yakışıklı adam elini pençeye doğru yaklaştırdı. Lich'in ölümsüz beyni aradığı şeyi düşündü. Güç ve daha fazla güç... Uğrunda o kadar çok şeyi kaybettiği güç.
Elini pençenin içine doğru yaklaştırırken kaybettikleri hala aklindaydi. Guce ulasmak icin butun bedenini yasamini varligini yok etmisti. Sicak kani yumusak vücudu, nefes almanin verdigi o zevk. BInlerce farkli tadin, kokunun, bir canlinin sevgisi, bir dokunusun sicakligi hepsine yeniden kavusabilirdi ve...
Azalin gozlerinin onune olmayan kara kalbini parcalayan goruntu gelince anilarin yeniden ne kadar aci verici oldugunu anladi.
"Oğlum..." diye fısıldadı Azalin...
Zihninde bir meleğin parlak yüzü aydınlandı: "Evet oğlun... Azalin... Yillarca kurtarmanin yolunu aradigin ve sonunda Wraith olarak laboratuvarina hapsettiğin oğlun... Artik onunla beraber olabileceksin... Artık olumsuz vücudun bir insan gibi hissedebilecek ve oğlunla beraber olacaksın... Sadece inan..."
"Hayır..." diye inledi hafifçe Azalin bu değişik Astral alemde... "Benim istediğimi sen bana veremezsin..."
"Verebilirim çocuğum. Ölümsüz ruhuna huzur, sonsuz iradene güç ve geleceğine de umut verebilirim..."
"Hayır..." diye inledi yeniden Lich... "Oğlumu güç arayışımda lobaratuvarda kazada kaybettim. şimdi onun yeniden canlanıp yeniden ölmesine dayanamam... Hediyeni istemiyorum ne kadar ona ölümüne ihtiyacım olsa da..."
Karşısındaki kıskandığı o güçlü varlığa yeniden baktı. Analtılmaz güzellikteki melek gülümsedi ve başını hafifçe salladı.
"Lanetinden kendini ancak sen kurtarabilirsin çocuğum. Inancin kurtulusun olsun."
ve yakisikli sarisin adam hizla elini Kara Figür'ün pençesinden dokunmadan geri cekti...
Elini pençenin içine doğru yaklaştırırken kaybettikleri hala aklindaydi. Guce ulasmak icin butun bedenini yasamini varligini yok etmisti. Sicak kani yumusak vücudu, nefes almanin verdigi o zevk. BInlerce farkli tadin, kokunun, bir canlinin sevgisi, bir dokunusun sicakligi hepsine yeniden kavusabilirdi ve...
Azalin gozlerinin onune olmayan kara kalbini parcalayan goruntu gelince anilarin yeniden ne kadar aci verici oldugunu anladi.
"Oğlum..." diye fısıldadı Azalin...
Zihninde bir meleğin parlak yüzü aydınlandı: "Evet oğlun... Azalin... Yillarca kurtarmanin yolunu aradigin ve sonunda Wraith olarak laboratuvarina hapsettiğin oğlun... Artik onunla beraber olabileceksin... Artık olumsuz vücudun bir insan gibi hissedebilecek ve oğlunla beraber olacaksın... Sadece inan..."
"Hayır..." diye inledi hafifçe Azalin bu değişik Astral alemde... "Benim istediğimi sen bana veremezsin..."
"Verebilirim çocuğum. Ölümsüz ruhuna huzur, sonsuz iradene güç ve geleceğine de umut verebilirim..."
"Hayır..." diye inledi yeniden Lich... "Oğlumu güç arayışımda lobaratuvarda kazada kaybettim. şimdi onun yeniden canlanıp yeniden ölmesine dayanamam... Hediyeni istemiyorum ne kadar ona ölümüne ihtiyacım olsa da..."
Karşısındaki kıskandığı o güçlü varlığa yeniden baktı. Analtılmaz güzellikteki melek gülümsedi ve başını hafifçe salladı.
"Lanetinden kendini ancak sen kurtarabilirsin çocuğum. Inancin kurtulusun olsun."
ve yakisikli sarisin adam hizla elini Kara Figür'ün pençesinden dokunmadan geri cekti...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
azalin in karşısındaki kambur varlık... lich in beyninin tüm derinliklerine erişmişti ancak tek bir nokta vardı ki orayı geçememişti.... belkide geçse her şey çok daha farklı olacaktı...
lich elini pençeye uzattığında ... gördükleri karşısında hem inanılmaz mutlu olmuştu hemde.. eğer olsaydı kalbini paramparça edecek kadar üzülmüştü...
"oğlum" dedi.. "seni tekrar yaşarken görmek ne kadar güzel"... hiç ses çıkmıyordu çocuktan ne bir tebessüm ne bir sıcaklık... ama azalin bunların farkında bile değildi... "o lanet olası günden beri hep seni özlüyorum...."
azalin yavaşça elini kaldırdı... kemikten eli oğlunun yüzünü okşamak için kalkmıştı..-aslında eli iyice pençeye doğru yaklşamaktaydı-... tam eli oğlunun yüzünü tutacakken ...
birden bi değişim hissetti... üzerinde bir baskı .. .hayatında bu ikinci defa oluyordu... ama bir türlü anlam verememişti... tam ne olduğunu anlamaya çalışırken birden oğlunun gözlerindeki değişimi...gördü... iki tane yeşil kafatası şeklinde küre.. "LORD OREN DAUTRY !!!!" diye bağırdı lich...
oren dautry: " benimle yaptığın anlaşmadan bu kadar kolay kurtulabileceğini mi sandın... Azalin.... yanılıyorsun" dedi...
ve aniden çocuğun surat ı akıl almaz şekilde sürekli değişmeye ve şekilden şekile girmeye başladı.....sabit olansa sadece o iki yeşil gözdü....
"HAYIR !!!... " diye bağıran lich elini bir anda çekti...
lich elini pençeye uzattığında ... gördükleri karşısında hem inanılmaz mutlu olmuştu hemde.. eğer olsaydı kalbini paramparça edecek kadar üzülmüştü...
"oğlum" dedi.. "seni tekrar yaşarken görmek ne kadar güzel"... hiç ses çıkmıyordu çocuktan ne bir tebessüm ne bir sıcaklık... ama azalin bunların farkında bile değildi... "o lanet olası günden beri hep seni özlüyorum...."
azalin yavaşça elini kaldırdı... kemikten eli oğlunun yüzünü okşamak için kalkmıştı..-aslında eli iyice pençeye doğru yaklşamaktaydı-... tam eli oğlunun yüzünü tutacakken ...
birden bi değişim hissetti... üzerinde bir baskı .. .hayatında bu ikinci defa oluyordu... ama bir türlü anlam verememişti... tam ne olduğunu anlamaya çalışırken birden oğlunun gözlerindeki değişimi...gördü... iki tane yeşil kafatası şeklinde küre.. "LORD OREN DAUTRY !!!!" diye bağırdı lich...
oren dautry: " benimle yaptığın anlaşmadan bu kadar kolay kurtulabileceğini mi sandın... Azalin.... yanılıyorsun" dedi...
ve aniden çocuğun surat ı akıl almaz şekilde sürekli değişmeye ve şekilden şekile girmeye başladı.....sabit olansa sadece o iki yeşil gözdü....
"HAYIR !!!... " diye bağıran lich elini bir anda çekti...
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Gnom uzun zamandır sessizliğini sevdiği kasabada kalıyordu ve o gün yürüyüş yapmaya karar vermişti birden dikkati garip seslere çekildi. Ve seleri takip edip bağırtıların geldiği binaya girdi. Ve sonra kambur yaratığı gördü ve avaz avaz bağırmaya başladı.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
"Lord Orenin nefreti ve öfkesi gizlerinden okunabiliyordu....."
AHHHH... Hayır Azalin...bu anlaşma bu akdar basit değil..
SEEEEEEEN Corax Tigerheart ya da her kimsen...Tanrıların ordusu diye tutturduğunda sana yardım ettim...Gücümü asla sana karsı kullanmadım..Anlaşmalarını güvence altına aldım, safları sana bildirdim, kılıcını ilk ben öğre3ndim ve öğrenmek için çaba harcadım, gerçi sana söyleme iznim yoktu ama sana gitmemeni söylemiştim..Ã?ektiğin bunca acıya değdi mi??
BU arada sen yokken tanrıların savaşını başlattım ve mücadele ettim, hem tanrılar dünyadan yokoldu hem de dünya hala ayakta duruyor...Bunun için uğraştın.. Yendiğin saçma savaş tanrısı Malovanın üzerie kazıg-dığı işareti çıkarmak için uğraştım ve çok hırpalandım.
Sen ne hakla beni kaçmakla suçluyorsun ve Ne hakla gökyüzünden düşercesine diyarlara gelip açtığım boşluğu dolduracağını söylüyorsun....
Sana gelince Azalin istersen işe yaramaz etten bedenine bürün ama o zaman kutsamamdan mahrum kalacaksın.....
Corax ölümle yaşam kendi arasında bir chaos oluşturur bunu bilmelisin...İçindeki benim eski dostum...Onca sene mantıklı düşünmen konusunda sana pek yaramamış......
Sen her ne istiyorsan ol ama KAOSUN kendisi benim...
AHHHH... Hayır Azalin...bu anlaşma bu akdar basit değil..
SEEEEEEEN Corax Tigerheart ya da her kimsen...Tanrıların ordusu diye tutturduğunda sana yardım ettim...Gücümü asla sana karsı kullanmadım..Anlaşmalarını güvence altına aldım, safları sana bildirdim, kılıcını ilk ben öğre3ndim ve öğrenmek için çaba harcadım, gerçi sana söyleme iznim yoktu ama sana gitmemeni söylemiştim..Ã?ektiğin bunca acıya değdi mi??
BU arada sen yokken tanrıların savaşını başlattım ve mücadele ettim, hem tanrılar dünyadan yokoldu hem de dünya hala ayakta duruyor...Bunun için uğraştın.. Yendiğin saçma savaş tanrısı Malovanın üzerie kazıg-dığı işareti çıkarmak için uğraştım ve çok hırpalandım.
Sen ne hakla beni kaçmakla suçluyorsun ve Ne hakla gökyüzünden düşercesine diyarlara gelip açtığım boşluğu dolduracağını söylüyorsun....
Sana gelince Azalin istersen işe yaramaz etten bedenine bürün ama o zaman kutsamamdan mahrum kalacaksın.....
Corax ölümle yaşam kendi arasında bir chaos oluşturur bunu bilmelisin...İçindeki benim eski dostum...Onca sene mantıklı düşünmen konusunda sana pek yaramamış......
Sen her ne istiyorsan ol ama KAOSUN kendisi benim...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
azalin girdiği şoktan kurtulunca ...toparlandı.....ve ... "hayır" dedi...
"asla kaosu terk edemen etmem"... "neyimi feda ettimse bunun içindir... sen "kambur varlık" .. "bu illüzyonlarla beni kandıramazsın"
"ben neye ait olduğumu ve neye hizmet edeceğimi çok ii biliyorum... bu yüzden yerim.."LORD OREN DAUTRY NİN YANIDIR."..diye bağırdı"....
*azalin o iğrenç kıkırdamasını gene çıkardı ve oren dautry e dönerek "lordum nedir emriniz "dedi
"asla kaosu terk edemen etmem"... "neyimi feda ettimse bunun içindir... sen "kambur varlık" .. "bu illüzyonlarla beni kandıramazsın"
"ben neye ait olduğumu ve neye hizmet edeceğimi çok ii biliyorum... bu yüzden yerim.."LORD OREN DAUTRY NİN YANIDIR."..diye bağırdı"....
*azalin o iğrenç kıkırdamasını gene çıkardı ve oren dautry e dönerek "lordum nedir emriniz "dedi
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests