Page 11 of 14
Posted: Fri May 21, 2004 5:00 am
by yeminer
ve uzun süredir buralarda dolaşan yeminer buradan uzaklaşmay karar veriri şimdilik burada bir işinin olmadığını düşünmektedir.
Posted: Fri May 21, 2004 4:31 pm
by Palisdan
Gitmek üzere olan yeminer'e seslenir Palisdan, "Dur ilgini çekebilecek bir konu var, tabi ilgilenirsen." dedikten sonra lichin durduğunu sözlerine devam etmesini beklediğini hissetti, "Lord Oren'in diyara inmiş bir avatarı olduğunu sandığım bir bedene sahibim ve tehlikesiz bir şekilde onu incelemek büyüsünü çıkartmak ve işe yarar şeyler elde etmek ister misin? Bir tanrının kullandığı fani bedende dikkatini çekebilecek derecede büyü taşıdığına eminim. şimdi bu konuyla dikkatini çekmeyi becerebildiysem asıl iş kısmını konuşmaya başlayalım mı yoldaş yeminer?"
Posted: Thu Jun 03, 2004 9:34 pm
by squva
Niatra Lordu Quel-Shin in teslim ettiği hana hemencecik bir goz gezdirdi. rahip palisdan buradaydı. Lich yeminerin ilgisini cekip cekemedigine baktı. yeni gelişmelere aç ikisine ilgiyle baktı...
Posted: Fri Jun 04, 2004 8:37 pm
by Palisdan
Palisdan Niatra'ya yaklaştı, "Merhaba Niatra, biz de yeminer'le konuşuyorduk. Aslında şu sıralar ben konuşuyordum da denebilir. Fakat eğer ilgilenirse o çok ender büyü materyalinden çok daha iyi şeyler konusunda da konuşabiliriz. Belki daha değerli tanrısal öze sahip büyülü eşyalar veya bilgi. Bilge lichin bu önerilere mantıklı yaklaşacağını sanıyorum, tabi uygun bir bedel karşılığında." Palisdan gülümsedi.
Posted: Fri Jun 04, 2004 9:41 pm
by yeminer
Yeminer konuşan iki kişiye baktı... Her ne kadar diyarın büyük güçlerinden olmasa da Niatra bu güçlere bir anahtar görevi gören kuvvetli bağlantıları olan bir leydi idi. Palistan ile aralarında geçen konuşma Yeminer'in de ilgisini çekmişti. Uzun süredir sakin olan bu han tekrar olayların odağıan mı taşınacak diye merak etti Yeminer... ve her zamanki gibi kendisi cevapladı ,
"olacak ve göreceğiz"
Posted: Sat Jun 05, 2004 5:39 am
by squva
Niatra yuzunde hafifi bir gulumsemeyle RAhibi ve lichi inceledi.
aklindan tabii ki her seyin bir bedeli vardir diye gecirdi ve Palisdan'in devam etmesini bekledi.
ve tabii ki lichin tepkisini olcmeye calisiyordu bu sirada...
Posted: Sat Jun 05, 2004 7:40 pm
by Palisdan
Palisdan da gülümsedi, "Kara Toprak Hanı artık yeni gizli konuların ve planların tartışıldığı yer olmaya geri döndü, ah pardon dönecek demem gerekiyordu çünkü daha konuşmaya başlamadık fakat konuşulacak çok konu var. Ve de edinilecek kazançlar. Hele de entrikanın kol gezdiği şu zamanlarda." derken sonlara doğru yüzünü masum tutma gayreti içindeydi.
Posted: Sat Jun 05, 2004 7:48 pm
by yeminer
"Palistan, "dedi Yeminer'in tiz sesi.. "Tapınakta da da duydum.. aklında neler var ha.. benimle paylaşmak istemez misin?"
Ve Yeminer tüm soğukluğu ile Palistan'a doğru yaklaştı.
Posted: Thu Jun 10, 2004 4:29 pm
by Palisdan
"Neden olmasın yoldaş" dedi Palisdan gülümseyerek, "Fingolfin'in savaş dışı herkesi şehir sınırları içinde tutarak veya güvensiz kanallarla dışarı çıkararak On Kasaba'yı nasıl riske attığını sen de biliyorsun. Ben de Fingolfin bu hatasını görsün ve bir 'müsibetle'" derken gülümsemesi sırıtışa dönüşmüştü, "öğrensin diye başrahip burrock'a bir öneri götürdüm fakat bildiğin gibi doğayı seven ben hayvanlara bu sırada zarar gelmemesi için farklı bir öneriyi de rahip dragonfly'a götürdüm." İç çekti, "O kadar iyi niyetli teklifler ama nedense bunların değerini ve potansiyelini anlamamak için diretmeleri yazık."
Ã?ylesine bir şeyden konuşuyormuş gibi devam etti, "Ha bu arada On Kasaba'daki canlıları deneylerinde canlı veya ölü olarak kullanmak ilgini çeker miydi? Bir süre sonra ortada bunlardan pek çok bulunacak gibi duruyor."
Posted: Sat Jun 12, 2004 10:50 pm
by yeminer
"Mmmm düşünmem lazım" dedi Yeminer aynı soğukkanlılkla. Ağır hastalıktan ölenleri istiyorum. Veba vs şeylerden. Bulaaşıcı hastalıklarını toprakta heba etmeleri hiç te hoşuma gitmez. Biraz zombi olarak canlılarla paylaşabilirler.
On kasaba halkına gelince... sana yardım edemem. ben hala bir on kasaba müttefiğiyim ama ölülerini kullanmama kimse hayır demez sanırım

Posted: Thu Dec 23, 2004 12:51 am
by scythe
scythe ahşap kapıya doğru yürüdü... hanın girişi neredeyse hiç değişmemişti... birazdan kapıyı açacaktı... bir an karşısında eski dostu Quel Shin i görür gibi oldu... hayır... o çok uzaklardaydı... ne Quel Shin vardı bu kapının arkasında.. ne de yeminer... tamamen terkedilmiş bu yerde sadece kendisi vardı... ancak önündeki ayak izlerinden birilerinin burayı açık bulmayı ümid ederek onca yolu aşındırdığını anlayabiliyordu.. saygılı bir şekilde kapıyı açtı... kapı gıcırtıları arasında bir zamanlar diyarın kalbinin burda attığını düşünüyordu... kapının arkasına kaydı gözü... zamanında Corax ın gölge büyücüleri beklemişti ne de olsa kendisini orda... eğer koku alabilseydi vampir lordun yıllarca döktüğü kanların kokusu daha fazla ilerlememesi için onu tehdit edebilirdi... masaları mesken edinmiş tozlar cüppesine bulaşırken hanın tezgahının arkasına doğru ilerledi... ve sonra hanın içerisine hancı edasıyla baktı...
*evet kara toprak yine geldim sana... bana sunacak bilgilerin yok mu bu sefer... olsun.. ben senin bilgiye aç ahşap duvarlarını yine bilgiyle dolduracağım... yine diyarın her yerinden insanlar ve diğer ırklar bilgi almak için sana gelecekler.... ve tabii ki alacakları bilgi için bedellerini ödeyecekler... bir zamanlar devamlı müşterin olan scythe .. artık senin sahibin... aç kucağını tekrar bana...
rahip salonun ortasına doğru ilerledi ve mekanı kutsamak için ayine başladı... duasının her sözü sanki mekanı biraz daha kendisinin yapıyordu.. bir gün ve gece boyunca devam etti ayini... her ayinin sonunda olduğu gibi içinde büyük bir rahatlama hissetti.. uzun zaman sonra kendini bir mekana ait hissediyordu... gıcırdayan kemiklerine rağmen ayağa kalktı ve hanın her bir köşesini dolaştı... biraz temizliğe ihtiyacı vardı buranın...
Posted: Tue Dec 28, 2004 1:41 am
by scythe
rahip hanın arkasındaki odasının merdivenlerini çıktı... elinde kıymetli parşömenler vardı... ve bütün bilgileri muhafaza ettiği kara kutuya koyacaktı bunları da... handaki ziyaretçilere baktı... yaşayan ölüler için her zaman cezbedici bir yer olmuştu burası... herhalde en çok burada güvende hissediyorlardı kendilerini...
han artık açılmıştı ve bilgiye aç olanları bekliyordu....
Posted: Mon Feb 13, 2006 2:01 am
by Eldarin_
GÃ?LGE ORMAN(RPG) da geçen olayların devamında...
Murdak masaya oturduktan kısa süre sonra hizmetkarlardan biri onlara doğru yaklaştı.
"Buyrun efendim, hoşgeldiniz. Birşey yiyip içmez miydiniz?" dedi normal bir ses tonuyla...
Posted: Mon Feb 13, 2006 3:18 am
by findor
Gelen hizmetkara..
"Hımm yiyecek bir şeyler iyi olurdu.. Sizin zevkinize güveniyorum uygun bir şeyler getirin lütfen bana ve bayan arkadaşıma.. VE kırımızı şarap lütfen.. "
dedi ve hafifçe gülümsedi..
"Efendi buralardamı ?"
Posted: Mon Feb 13, 2006 3:36 am
by scythe
hizmetkar geleni şöyle bir süzdü... masasına öylesine birşeyler istemişti ve yemeği henüz gelmeden efendisini soruyordu.. "çok acelesi var" diye düşündü... "ya da çok fazla dikkatsiz"... böylesi bir heyecan içindeyken bedelinin çok daha fazlasına ,çok az bir bilgi edinebilirdi ancak... tabii ki isteyeceği bilgi cevap verilmeye değer birşey olacaksa...
"efendim yukarıda" dedi " ne zaman efendimin yanına çıkmaya hazır olursanız haber verin.. dostlarım size eşlik edecektir..."
gitti ve masaya rastgele birşeyler getirdi... müşteri memnuniyeti pek de önemli olmayan bir yerdi burası... sonuçta müşteriler de yemeklerden ve hizmetten memnun olmak için gelmiyolardı...