Page 11 of 20

Posted: Mon Jun 28, 2004 8:20 pm
by Gorath
Elini kızın saçlarından çekti ve kız acılar içerisinde yere düştü. Gorath kıza bakmadan Ariakasa döndü ve "Burası kaos üzerine kurulu bir han!" dedi. "Senin burada olmanla hanı terk edecek kadar korkan müşterilerin zaten bu handa işi yok Ariakas. Onların buradaki varlığının yerine senin gibi bir kaosun burada olmasını tercih ederim."

Duraya döndü ve "Bir suç işledi ve acısını çekmeli!" dedi. Bir işareti ile duvarlardaki alevlerin arasından iki gölge çıktı ve kızı içine alarak kayboldu. Bir an sonra kızın çığlıkları hâla handa yankılanıyordu. Kızın ruhu hanın içinde kaybolmuştu. "Cezasını çektiğinde yeniden buraya dönecek!" dedi. Eli ile bir işaret etti ve yeni bir kız Dura ile ilgilenmek için koşturdu.

Posted: Mon Jun 28, 2004 8:43 pm
by LordAriakas
Pekala Gorath burda kaliyorum

Posted: Mon Jun 28, 2004 8:48 pm
by Gorath
Cüce Gorath gözlerini yeniden lysanaya çevirdi ve kızıl gözlerle ona baktı. Artık bu oyunu sonlandırmanın zamanı gelmişti. Yeniden lysanaya baktı ve kızın içindeki aşkı gördü. Kızı kendisine aşık etmişti. Kızın duyguları ile oynamış ve kaosu yaymıştı.

Kız cücenin kendisine aşık olduğunu sanıyordu. Oysaki cücenin tek yaptığı kızın öyle düşünmesini sağlamaktı. "Kaos nedir bilirmisiniz leydim?" diye sordu Gorath. "Sizin şu anda içinizde bana karşı beslediğiniz o aşktır." Gözlerindeki ışık sondu ve cücenin suratını geniş bir sırıtış sardı. "Kaos benim leydim. Ben kaosun cücesiyim ve sizde kaosun tadına baktınız."

Cüce yeniden arkasını döndü ve Calisin yanına yöneldi. "Bu kaos senide etkisi altına aldı dostum!" dedi ona "Artık gerçek kaosun ne demek olduğunu biliyorsun."

Posted: Mon Jun 28, 2004 8:51 pm
by Gorath
LordAriakas wrote:Pekala Gorath burda kaliyorum
Cüce Gorath kızlardan birisine işaret etti ve kız hızla Ariakasa bir oda göstermek için handan yukarıya yöneldi. Ariakasa daimi kalabileceği bir oda hazırlamak için gitmişti.

Posted: Mon Jun 28, 2004 9:59 pm
by LordAriakas
"Benim bazen tapinakta islerim oluyor Gorath benim oraya gidip geri dönmem birkaç gün alabilir çünkü orada da bir odam var yani devamli urda kalmiyacagim ama zamanimin çogunda burada olacagim"

Posted: Mon Jun 28, 2004 11:14 pm
by calis
Calis cüppesinin içinde kendisi için özel hazırladığı iksiri çıkardı ve önünde duran şarabın içine çok az döktü.İksiri döktüü şaraptan bir yudum aldı çok az zaman sonra kanının bedeninde dolaştığını hisseti ve hemen ayağa kalktı.şimdi daha da sinirli bi şekilde cüceye baktı sonra suratında bi yumuşama belirdi
-bunlarla uğraşamam dostum şimdi dinlenmeye gidiyorum.
daha sonra kendisine ayrılan odaya doğru gitmeye başladı

Posted: Tue Jun 29, 2004 12:05 am
by Lysana
Cücenin bu söylediklerine karşı hiç ifadesini bozmadı tuhaf bi şekilde kafasını salladı evet cüceğe güvendiği için kendine kızmıştı nede olsa o kaos cücesiydi ne olursa olsun bu değişmezdi hafif gergin ses tonuyla konuşmaya başladı

- aşkmı yoo size duyduğum aşk değildi sadece bana karşı yaptığınız hareketler karşısında duyduğum saygı ve minnettarlık vardı zaten bu hareketlerde sizin oyununuzun bir parçasıymış erken anlamam iyi oldu size iyi günler dilerim. hızla oturduğu yerden kalktı

Tapınağın koruyucusu olan unholy e baktı


- Tapınakta görüşürüz komutan Unholy dedi ve Hanı Terketti

Posted: Tue Jun 29, 2004 3:57 am
by Unholy
Unholy olanları Zamanın en büyük öğretisi sabırla izledi. Cücenin boş konuşmasını, Lysananın verdiği tepkiyi ve garson kızın ruhlarla birlikte gidişini. Bir an parıldadığında kırmızı gözü hiddetle kara kılıcını çekti. Üzerindeki kızıl rünler parıldadısiyah metalden yapılmış kılıcın. Tapınağın koruyucusu gürlediğinde handaki ruhlar huzursuzlandı.

- Sen zavallı acınası cüce, sen kaosun manasını bile bilmeyen kalın kafalı yaratık, sen bir Dragonfire rahibini mi kandırmaya çalıştın? Sen hayatı oyunlar üzerine kurulu cüce Cehennem boyutuna geldiğindeki oyunu hatırlamayan cüce...

Sesi yükseldikce handaki ruhlar inildiyordu. Ölümün Karargahının eski komutanı içindeki ölümü uyandırmış ve ruhlar onu tanımıştı. Komutan hırsla etrafına baktığında iki kara gölge garson kızı geri getirdi. Kızın saçları beyazlamış ve bedeni bir yaprak gibi titriyordu. Tekrar cüceye döndüğünde iki gözüde birer alev topuna dönüşmüşcesie parlıyordu. Geleceği temsil eden altın rengi gözü ve geçmişi temsil eden kırmızı gözü.

- Sen ne biliyorsun ki oyun oynama hakkında üzerinde oynanmış binlerce oyuna ramen hala kalın kafan çalışmıyor. Seninle bunca zamandır oynayan bendim... Senin zayıf iraden sadece sakalınla oynamana yeter Cüce Gorath sana bir uyarı bir daha Dragonfire inananı birine yaklaşırsan kafanı Tapınağın girişine asarım...

Posted: Tue Jun 29, 2004 4:41 pm
by Dura
Dura, kızın alevler arasında yitişini acıyla izledi... ayaktaydı, üzeri ıslaktı ve acı çeken bir insanı, acı çektirenin yanında seyretti... Gorath, Dura'ya bir şeyler söylerken gözlerinin kendisine kilitlendiğini farketti... koca adam elindeki uzun sopayı üç kez yere vurdu... gözlerindeki bir anlık nefret çizgisini farkeden oldumu bilinmez ama uzun sürmedi... sonra üç kez daha vurdu sopayı...

"tanrılar adına...!!" diye haykırdı... handaki herkese dönüp bağırmıştı, ve karşısındaki cüceye: "kaosun bile bir onuru vardır, kaosu bile inançtan sayabilirsiniz.. fakat burada yapılan kaosun, karmaşanın ötesinde zulümdür... benim karşımda hiç kimse masum insanlara eziyet edemez... bu böyle biline...!!!" nefret ve kin gözlerinden fışkırıyordu adeta...

eli bir an için sırtındaki kılıcına gittiyse de, war wizard olduğunu düşündüğü adamın gölge ve alevin içinden geri getirdiği kızı görünce bakışları yumuşadı... kızın hali ondaki nefreti bastırdı ve pelerinini çıkarıp, zebani zulmüyle işkence görmüş kıza sardı... kızı duvara doğru götürdü ve onun önüne geçerek hana döndü yüzünü tekrar...

gözlerini bir an için kapattı, bir şeyler mırıldandı, sanki biriyle konuşuyor gibiydi... gözlerini tekrar açtığında dışarıdan kurt ulumaları yükseldi...

yavaşça eğilerek selam verdi handakilere... koca adam üzerinde deri zırhıyla dimdik duruyordu, gözleri kısık, yüzünde belli belirsiz bir gülümsemeyle...

Posted: Tue Jun 29, 2004 11:40 pm
by Gorath
Cüce Gorath çalı gibi kaşlarını çatarak Unholye baktı. Gözlerinde kızıl ateşler yanıyordu ve bakışlar bir süre orada kaldıktan sonra yerdeki kıza döndü. Kız korku ile geriledi. Hâla acılar çekmekteydi ve Gorath'ın bakışları kızı korku ile dolduruyordu.

Gorath handa olan kaostan hoşlanmıştı. O kaosun cücesiydi ve kaos ona zevk veriyordu. Unholy'nin gereksiz tehditlerini dinledikten sonra omuz silkti. Zatne kolay kolay Dragonfire inananlarına yaklaşmazdı ama Lysanadaki zayıflığı görmişti ve bunu kullanması gerektiğini düşünmüştü. Gayet iyi bir şekilde kullanmıştı da... Sıkılmasaydı devam ederdi de...

Kızlardan ikisine işaret etti ve kızlar yerde acılar içinde yatmakta olan kızı kollarından kaldırarak mutfağa götürdüler. Kızın çektiği acılar bu kadar yeterliydi zaten. Unholy onu getirmeseydide kendisi getirecekti...

Posted: Wed Jun 30, 2004 12:41 am
by LordAriakas
Ariakas kalktiginda onu uyandiran çigligin ardindan içinde garip bir nese hissetti ve asagi indi ve cüce Gorath'in bagirdigini duydu
Gorath handa olan kaostan hoslanmisti. O kaosun cücesiydi ve kaos ona zevk veriyordu
uyandiginda hissettigi zevkin nedenini simdi anlayabiliyordu.

Posted: Wed Jun 30, 2004 1:16 am
by galadlirim
hanın kapısı açıldı ve içeriye bir drow savaşçı girdi.üzerinde kara bir pelerin ve siyah metalden zırhı ve kılıcı parlıyordu.handa yürümeye başladı ve bir masaya oturdu.kukuletasını geriye attığında bir kadın olduğunu gördüler.ve sağ elinde gümüş bir maske ve altında gözyaşından bir dövme vardı.bu azalin in savaşçısı olduğunun göstergesiydi.hancı kızlardan birine seslendi"bana lütfen şarap ve yemek, azalin in adına acıların kutsansın!"dedi.gözü unholy e kaydı..

Posted: Wed Jun 30, 2004 7:39 am
by elithlarad
Kısa zaman önce yerleşmeyi başardığı bir sandalyede, kuzenlerinden biriyle konuşmakta olan El , tartışmaları da duymuyor değildi.Ortamdaki gürültüden rahatsız olan kuzen hayaleti-sessiz ve de sakin ortamları severler de(neden mezarlıkları falan mesken edindiklerini açıklıyor )-öbür taraftaki babasına El'den selam götürmek üzere yola çıkarken adamımız boğazını temizledi:

"Gerçekten eğlenceliydi.Yani şu "ben güçlüyüm,zaten kaosa da inanırım o da önüne geleni ez kimseye sorma der" üslubu...
Fakat bolca boşluğu var elimden geldiğince tamamlayayım.

Kaos adını verdiğiniz kimse,nesne,ya da güç yıkımı amaçlamaz çünkü yıkarsan,karışıklık yaratamazsın.Biliyorum çünkü kendisiyle biraz muhabbet etmişliğim var.Kaos aslında döngüdür.Yenilenmedir.Ã?oğu yönden 'pek kaotik cüce Gorath' tarafından yapılmış olan şey "ezme, akabide bastırmadır" ki bu Düzen'in sahasına girer.(bkz.Napolyon,Hitler,Sezar)Ayrıca kimselere cismi acı vermek suretiyle de Kaos adına pek başarı gösterilememiştir.(ki bu da Düzen'in sahasıdır.Bkz.Engizisyon)
Oysa bana bir kadeh kırmızı şarap vermeden hemen önce-inaniın ya da inanmayın pek cimridir kendisi-Kaos beyimiz çok açık bir şekilde gizemli yollarda yürümeyi tercih ettiğini söylemişti.(Bkz.Bilumum tanrılar,şeytan)İşin asıl eğlencesinin de milletin arkasından iş çevirmek ve onlar birbirine düşerken bir köşede-mümkünse karanlık ,nemli bir köşede-kıs kıs gülmek olduğunu ima etmişti...(Lütfen bunu yanlış anlamayın.Kaos bir hastalık değildir.Ã?yle gidip milleti pençesine almaz, kimsenin gözlerinde de parlamaz, belki sekizinci renkte görülebilir-o da milyonda bir-başınızın üstünde hare biçiminde.)

rp dışı: Burada Unholy'nin 'Na na na na naaa naaa kullanıldın işte cücecik" nidalarına katılmadan edemeyeceğim zira 'Ben Kaos'u gördüm ulan, alırım dalağınızı' hissiyatının biraz önce yazdığım "köşedeki adamın gülüşleri"yle son bulacağı aşikar.

Posted: Wed Jun 30, 2004 4:51 pm
by Dura
(RP DIşI: kaos ile evil kavramları, çok ciddi bir sıklıkla birbirine karışır ne yazıkki... bunu yıllardır yaşıyorum hemen her oyunda... kaotik yaratıklar kötülük yapmaz yalnızca... bulundukları yer, yalnız yıkımın yanı değildir... onlar ortalığı karıştırmak için iyilik de yaparlar... yani çok güzel bir ifadeyle, "tavşana kaç, tazıya tut" derler... onların amaçları kimsenin acı çekmesi değil... ortamın karmaşasıdır... bu karmaşa zevk verir onlara... anarşistler buna en iyi örnektir...)

Dura buraya nasıl geldiğini sorguladı içinden... buradaki evil ruhların etkisini hissetmeliydi... yattığı yataktan bile tiksindi birden... hanın barına doğru ilerledi yediği yemek ve yatak için fazlasıyla parayı barın üzerine bırakarak (neredeyse bütün parasını, zaten çok paralı sayılmazdı o günlerde) kapıya doğru ilerledi... kapıyı açtı hana döndü yüzünü... "tanrının merhameti üzerinizde olsun" dedi fısıltı kadar kısık bir sesle... hafifçe eğildi ve selamladı han salonunu... kapıyı kapatıp sokağa çıktı... ilerledi boş sokakta... nereye gideceğini kendisi de bilmiyordu...

Posted: Wed Jun 30, 2004 11:59 pm
by Gorath
Gorath suratına geniş bir sırıtışla kapıdan çıkan Duraya baktı ve "Kaos seninle olsun!" dedi. Elithlaradın can sıkıntısı veren konuşmalarını duymazdan gelerek-ki bu ozan ona gnome Firble'ı hatırlatıyordu- bir sandalyeye oturdu ve kızlaran birisi drowa isteklerini getirirken izlemeye başladı.