Page 2 of 6
Posted: Wed Mar 10, 2004 7:18 am
by Ghost_OF_A_Rose
bence bir hırsızın hayatında bile olsa maddi şeylerden daha önemlisi olabilir. üstelik aşk bilmem farkında mısın ama sınıf ayırmaz...meslek meslek seçmez ve parası bol olana ya da çalmayana gitmez...aşk her yerdedir, her kes içindir hırsızlar içinde olabileceği gibi.... ve hırsızın da bu duyguyu tadması muhtemel olduğundan bu konuda bencil omamasıda çok normal...
Posted: Wed Mar 10, 2004 7:05 pm
by scythe
hırsızlar hayatla alay edebildikleri için bana sorarsanız diğer insanlardan daha ciddiye alıoyorlar hayatı
hırsızlar hayatla değil de sanki insanlarla alay ediyo gibiler bana göre.. ve bence yaptıkları katışıksız bencillik... aşık da olabilirler tabii .. ama zaten aşk da bencillik değil midir... yaşamasını en iyi haliyle bilmek ? bence sanki yaşamayı anlayamamış kişiler hırsızlar... ya da yaşamın kendilerine beklediği şeyleri vermediği insanlar.. yaptıkları bi zevk değil gerekliliktir ve bu onları yaşamayı en iyi bilen kişiler yapmaz.. yaşamları başkalarının mevcudiyetine bağımlı kişiler yapar..
Posted: Wed Mar 10, 2004 8:22 pm
by Darkgnome
Zaten bende hırızın aşık olduğu kişi için ölümü göze alıcağını düşünüyorum. Zaten diğer türlü aşk olmaz. En kötü karakter bile bunu yapar.
Posted: Wed Mar 10, 2004 8:37 pm
by yeminer
her karekter. öhü öhü abi bizde varız burda be.
. aşk hakkında bence kişisel düşünüyorsunuz. aşkı tamamen gereksirak görenler de olabilir. neden herkes aşık olmak zorunda diye düşünrsunuz.
bazı insanlar belli duygulardan yoksun olabilir. hepimiz acıma duygusunu kaybetmiş kişileri kabullenebiliyorken neden sevme duygusunu kaybetmişleri kabullenemiyoruz. uzun zamandır bu konuda sustum ama artık milletileri gitti dünyada ki herkes aşk deliliğine bi şekilde kapılmalıdır diye düşünmeye başlamış. bu kesinlikle yanlış. hormonlar insanları dürtüklüyor olabilir ama aşk dediğiniz olayda kimyasal bir olaydır. yemek yemek ya da su içmek gibi. ve ben hiç bir zaman su içmeyi kutsal yüce bir duygu olarak görmem. ve kaldı ki yemek ve su gibi hayatsal bir fonksiyon da değildir. her isteyen kendini bu yararsız ve hatta insanları saçma sapan işler yapmaya zon duygudan yoksun kılabilir bence. bi deneyin derim insan rahat ediyor.
saygılar lich
Posted: Wed Mar 10, 2004 9:44 pm
by fingolfin
Aşka gönül ile düşersen yanarsın.
Zeka ile düşersen kavrulursun.
Akıl ile düşersen çıldırırsın.
Duygu ile düşersen gülünç olursun.
Aşka düşmezsen kalabalığa karışırsın, ezilirsin.
Sersem sersem bakınıp durma bir yol seç.
(Özdemir Asaf - Yuvarlağın Köşeleri)
Posted: Thu Mar 11, 2004 3:53 am
by Ghost_OF_A_Rose
Arkadaşlar! Bana sorarsanız aşk duygusu herkese mahsus...Yapmayın ya en vicdansız insanın bile için için acıdığı durumlar vardır. Bunu kabul etmemek inatla reddetmek başka, bunları hissetmemek konusu çok ayrı....
Ayrıca hırsızlar konusunda yanıldığınızı söylemek mecburiyetindeyim. Hırsızlar yaşamasını bildikleri için bazı şeyleri çok daha iyi anlayabilirler diye inatla savunuyorum...Bencillik ayrı zaten herkesin içinde bir egoistlik duygusu vardır. Tamam kabul hırsızlar da çok daha fazla da olabilir ama kabul etmelisiniz. gerçekten yaşamayı biliyorlar...
Çalmak çoğu zaman zorunluluk gibi görünsede aslında o yeteneklerle çok daha farklı şeyler de yapabilirler. Ama hırsızlık çok farklı bir konu bazıları için çoğu zaman da eğlenceyi beraberinde getirir bu noktayı atlamayalım lütfen..
Posted: Thu Mar 11, 2004 4:49 pm
by yeminer
bilmiyorum insanlar neden bu konuda bu kadar tutucu oluyor. yoksa acziyet diye gördükleri bir şeyi herkeste görmek mi istiyorlar. neden her insan aşık olur diye diretiyorsunuz? neden bu olayında bi kimyasal olaydan öte bir şey olmadığını kabul edemiyosunuz?
yoksa zayıflıkların herkesle paylaşılınca artık bunların zayıflık olmaktan çıkacağını mı düşünüyorsunuz.
Posted: Thu Mar 11, 2004 6:26 pm
by Ghost_OF_A_Rose
kelimelere dikkat dost ama şunu söylemeliyim yanıldığını ısrarla söylemek istiyorum ve evet diretiyorum...bence şu geçti aklımdan....aşkın bir zayıflık olduğunu görmeniz, kendi zayıflıklarınızı kapatmanın bir yolu.ş kimyasal bir olay olarak görmekte ayrı bir bakış açısı tabii...
İnsan insandan farklı değil....bazı yönleriyle...aşk konusuda tüm insanlara bahşedilmiş bir şey ve ben neden bu kadar çok korkulduğunu ömr_ü hayatım boyunca analayamadım....
Posted: Thu Mar 11, 2004 6:41 pm
by Molydeus
nice yiğitleri diz çöktüren tek şey aşk...
aşktan korkulur tabii... ben çok korkarım mesela.
"ne su, ne de içki
bana seni gerek seni
yagmurda gelen bir bozdoğan gibi
bana seni gerek seni"
Y.Emre
Bir de allah aşkı var ki bin yüz senedir tasavvufun üstünde mutabakata varamadığı şey. sanırım bir insana duyulan aşktan daha kudretli olan bir şey ideallere duyulan aşk. ideallere duyulan aşktan daha kudretlisi de asla algılayamadığınız bir varlığa duyulan aşk (tasavvuf gibi). ben korkarım ki sadece ilk ikisini yaşadım, yeterinde dehşet vericiydi, sonuncusunu kaldıramam herhalde.
sevgileri yarınlara bıraktık hep, bitmeyen işler yüzünden.
Posted: Thu Mar 11, 2004 7:08 pm
by yeminer
talihsiz kelimeler kullandıysam özür dilerim. benim anlamadığım neden bu olayı abarttığınız. sonuç olarak bi aşkınömrü kimyasal olarak en fazla 3 yıl ve bıkarsan aşık olmaktan uygun hormon tedavisi ile bu dertten kurtulunabilir.(teorik olarak mümkün) ve hala insanlar bu yemek içmekten daha fazla değer veriyor açkalıyo aşık olmuş diye. oysa yemek hayati bi fonksiyonken diğeri ise ölesine.
başka bir zayıflığı kapatmak için ;
oldukça ilginç hatta büüyük ihtimalle öyledir ama kapatabiliyorsa faydalıdır ve faydalı bi şeyi neden sorgulayalım ki değil mi?
Posted: Thu Mar 11, 2004 7:14 pm
by burock
bence yeminerin bu beyanatlarını arşivleyip ilk sefkilisine elden teslim etmek lazım. tamam, aşk insanın elini kolunu bağlayan bi duygu ama zayıflık demek ııh, bence diil.
Posted: Thu Mar 11, 2004 8:09 pm
by fingolfin
sadece fiziksel ihtiyaçlara yönelik hareket edersek, bir ottan farkımız olmaz diye düşünmekteyim...
Posted: Thu Mar 11, 2004 8:36 pm
by Ghost_OF_A_Rose
şunu dile getirmem gerekli sanırım. aşk teorik olarak bakılacak bir durum değil bana sorarsanız. teorik olaryla işin içine girdiğinde aşk, aşk olmaz zaten. Aşk histir ve şu takıntılı görüşlerden yani aşkın ömrü 3 yıl falan gibi görüşlerden vazgeçmeli bence düşünsene bie dost hiç mi görmedin uzun süreli aşkları gerçekten aşkları. o zaman neden kanuni dünyayı fethederken , hürrem onu fethetti? yıllarca, ömrü boyunca....
ve ömrü 3 yıl değildi. demek istediğim aşk ruhsal bir boyut ve insana temöel huzur veren şeylerde hep ruhsaldır unutmamalı yanılıyor muyum?
Posted: Thu Mar 11, 2004 8:50 pm
by Molydeus
hürrem ile kanuninin durumu biraz daha farklı sanırım... bir aşktan ziyade zavallı adam hürremin parmağında oynatılmış gibi geliyor bana...
Posted: Thu Mar 11, 2004 9:35 pm
by Ghost_OF_A_Rose
0yi de bu koskoca padisah bo_una oynamad1 ya parma1nda. a_1kt1 adam i_te deli gibi a_1k..