Page 2 of 4
Posted: Wed Mar 10, 2004 7:25 pm
by Molydeus
Sabır filan demişiz, çok güzel... bir dm gerçekten fazlasıyla sabırlı olmalıdır. oyuncu kendisini, zamanını ve özverisini oyuna bir defa adıyorsa siz üç defa adamalısınız, ayrıca güzel bir oyun olduğu zaman oyuncuların yüzündeki tatmin ifadesi ve mutluluk size yetmek zorunda. daha fazlasını beklemeyin, çünkü biz frp'ciler biraz nankörüzdür, çabuk unuturuz güzel şeyleri, dm'lerimizi bile...
bir düşünün, ilk dm'ini hatırlayan, onunla görüşen, onu saygıyla anan hatta, var mıdır aramızda?
dm olmak beraberinde bir sorumluluk da getiriyor, o da şu ki, oraya toplanan insanlara iyi zaman geçirtmek veya geçirtmemek yüzde seksen sizin elinizde ve, hani her zaman tanrıları suçlarlar ya, kötü birşey olduğunda da ilk suçlanacak sizsiniz (adi dm, hain dm, vs.)
aslında yazılacak daha çok şey var bu konuda ama bazıları yaşanarak görülüyorlar.
biz frp'ciler biraz nankörüz sanırım

Posted: Wed Mar 10, 2004 7:52 pm
by Kirshamor
Açıkçası bunun da DM ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Birçok oyuncum sonradan görüştüğümüzde, eski oyunlarımdan iyi olanları andı sadece. kötü oyunlar çabucak unutulmuştu. Çok özel hayal kırıklıkları olmadığı sürece, ben de eski oyunlarımdan hep güzel olanları hatırlarım. (Ama Aisha'nın ölümü ve Eugeron'un hazin sonu hiç aklımdan çıkmayacak).
Birincisi aynı dünyada 50 yıl sonra 2nd generation tarzı bir oyun oynarken ikinci karakterimin gözleri önünde ölen ilk karakterim. diğeri de oyuna geç kaldığım için DM cezası olarak öldürülen karakterim. Ama bu ikisi dışında hep güzel oyunlarımı hatırlarım.
Posted: Thu Mar 11, 2004 9:03 pm
by Molydeus
Kirsh, iyi olan şeyler çabuk unutulur sanardım. oyunlarımı düşününce ben de güzel şeyleri hatırlıyorum ama eski grubumu düşününce tüylerim diken diken oluyor, sanırım işin sırrı fazla iç içe girmemekte saklı.
Posted: Thu Mar 11, 2004 9:08 pm
by Kirshamor
molydeus, sanırım asıl mesele iz bırakacak kadar kötü olup olmaması ile ilgili. eğer gerçekten kötü ise iz bırakıyor. ama sadece vasat veya vasatın altında ise geçip gidiyor. olayı tersine çevirirsek çok iyi ise unutmak mümkün olmuyor ama ortalamanın biraz üserindeyse unutlmaya mahkum oluyor.
bu arada içiçe girmemek derken ne demek istediğini anlamadım.
Posted: Thu Mar 11, 2004 9:11 pm
by Molydeus
benim kötüden kastım oyunlar değildi abi, insan ilişkileriydi.
eski oyunlardan hala mutlulukla hatırlanan şeyler yoğun ancak insan ilişkilerini düşününce tüylerim diken diken oluyor, sanırım bu thread'ın konusu dğeil o yüzden susayım en iyisi

Posted: Thu Mar 11, 2004 9:32 pm
by Kirshamor
DM yetiştirme konusuna dönecek olursak. iyi bir DM oyuncuları arasındaki diyaloğu göz önünde tutmalı ve gerekirse oyuncularının tavır ve davranışlarını da kontrol altına almalıdır. Diğer oyuncuları rahatsız eden bir oyuncu, oyunun kralını da çıkarsa bakmam gözünün yaşına.
Posted: Fri Mar 12, 2004 5:34 am
by erethan
ayrıca dm oyuncuların şikayetlerini de dinleyip bazen oyunu onlara uydurmalı mesala şu an oynadığımız bir ravenloft campaigninde amaçsızlıktan muzdaripiz ama anlatamıyoruz
Posted: Fri Mar 12, 2004 6:16 pm
by XtroTheArctic
erethan wrote:ayrıca dm oyuncuların şikayetlerini de dinleyip bazen oyunu onlara uydurmalı mesala şu an oynadığımız bir ravenloft campaigninde amaçsızlıktan muzdaripiz ama anlatamıyoruz
başlatmayın lan muzdaripliğinizden. bu akşam görüşcez hepinizle. demin burock a da yazdım. bu gece zarlar değil kafalar çalışacak
bu arada ravenloft ta kimin amacı belli olmuş ki sizin olacak. Soth'un Azalinin ne amacı vardı kurtulmaktan başka. siz görev bulduğunuza dua edin.
DM eğitmek size mi kaldı laynnn
(eretancım bu laflar espiri şivesiyle söylenmiştir. celallenmeyesin)
Posted: Fri Mar 12, 2004 6:31 pm
by erethan
tabiki bize kaldı ulam seni bugünlere getiren biziz,
hem kim büyük amaçlardan bahsetmiş bizim istediğimiz küçük olanlar bre gafil.
Posted: Fri Mar 12, 2004 11:02 pm
by XtroTheArctic
erethan wrote:tabiki bize kaldı ulam seni bugünlere getiren biziz,
hem kim büyük amaçlardan bahsetmiş bizim istediğimiz küçük olanlar bre gafil.
az sana küçük quest
git zavallı kızın umut bağladığı, daha cismini bile görmediği tac'ı bul.
elin vistanisi demiş kız'a, o da mecbur size söylüyo.
beğenmiyon mu bu görevi?
oyunlarda amaç
Posted: Fri Mar 12, 2004 11:18 pm
by Kirshamor
frp oyunlarına DM'in kurması gereken temel kurgunun ötesinde oyuncuların da oynadıkları karakterler için amaç belirlemeleri ve tüm oyun boyunca bu amacı her zaman gelişmelere göre gözden geçirmeleri hayati öenm taşır
Posted: Sun May 30, 2004 6:27 pm
by Türklider
İyi bir DM olmak için kuralları çok iyi eğip bükebilme ve sabit fikirlerden kurtulma gereklidir. Ayrıca mümkün olduğunca kitaplardaki hikayelerden uzak durulması gerekir. Ã?ünkü ben oyuncu olsam ve 10+ seanslık oyunumun sadece bir Raistlin'in ya da Soth'un yüzünü görmek için heba olacağı ve arka planda kalacağını görmek benim için büyük hayal kırıklığı olurdu.
Oyuncu üzerinde otorite de çok önemli bir unsurdur ancak bu baskı ile değil saygı ile kazanılan bir otorite olmalıdır. Çok iyi hazırlanmış bir oyunda DM asla şaşırmamalıdır. Ayrıca her an bir tersliğe hazırlıklı olup ayak oyunları ile oyuncuları yola getirebilmelidir...
Saygılarımla..
Posted: Sun May 30, 2004 7:10 pm
by Sanistapp
burock wrote:özverili dmden kasıt, dm oyunu önceden hazırlamalıdır gibi bi yargıysa katılamıycam bu fikre.
Burda ne demek istediğini tam anlamadım,yani oyunun tamamını hazırlamak mı,yoksa ark.ın dediği gibi başını,sonunu hazırlamak mı?
5 6 oyundur DM'lik yapıyorum ve yazacaklarım,bu konuda tamamen çömez birinin düşünceleridir.
şu an bir mafya oyunu

oynuyoruz ve yukarıda belirtilenlerin aksine bir sürü NPC,bir sürü olay hazırlamak zorunda hissediyorum kendimi,çünkü oyun bir mafya oyunu ve bu oyunun -mantıken- getirileri olarak da işte bu tür konularda fazla fazla uğraşmak zorunda hissediyorum kendimi. Mekan küçük bir şehir ve insan sayısı fln belli

Her gün yeni yüzler görülmüyor şehirde ve oyunu,bu sayısı belli olan karakterler arası ilişkilerin 2 üzeri n farklı kombinasyonu

şeklinde geliştirmeye çalışıyorum. E haliyle de, her karakteri,her olayı yaratmaya ve canlandırmaya çalışıyorum.
Anlatacaklarım bunlardı. Ne kadar doğru,ne kadar yanlış yapıyorum bilemiyorum,fakat bildiğim tek şey oyundan hepimizin zevk aldığı
Saygılar,sevgiler...
Posted: Sun May 30, 2004 7:39 pm
by winterwolf
Walla bu dediğime kaç kişi katılır bilemiyorum ama bence DM olacak insan öncelikle hayatı boyunca DM kalmayı da göze almalı. Başka türlü olmuyor. Yani benim gibi DM lik deneyimi fazla olmayan biri bile, herhangi bir oyuna, oyuncu olarak girince yadırgıyor durumu. "Ya şimdi oyunu be yönetecektim ki..."gibisinden cümleler kurup, keni haddini aşarak DM nin işlerine burun sokmaya başlıyor. Bunları yapmazsa da oyundan keyif alamıyor. O yüzdendir ki, bana sorarsanız DM olmadan önce baya bir düşünmek gerek.
Bi de hikaye yarata konusuna gelince, bence oynatılan hikayenin sadece başı ve sonunun belirlenmesi kesinlikle yanlış. Bir kere iyi b ir oyunun sonu muhakkak ki açık olmalı. Yoksa oyuncuların yaptıkları hamleler oyunun akışında küçük değşikler yapmaktan öteye gitmez. O yüzden bir oyunun sadece başı kesin olarak belirlenmeli ondan öte sadece ileri de oyuncuların karşılaşabiliecekleri NPC ler ve bu NC lerin hikayede üstlenebileceği roller belirlenmeli...
Posted: Mon May 31, 2004 4:16 am
by erethan
hımm hatalı bulduğun benim sistemim olduğu için savunma gereği duydum.Bir defa oyunun sonu zaten açık olur,ama oyuncunun nihai hedefi bellidir,amaç o hedefe ulaşmaktır,onun için arada geçilen yollar yada izlenen taktikler ne olursa olsun belli bir amaca ulaşmak içindir,aradaki adımlar ise oyuncular tarafından geliştirilir zaten,elbetteki her oyunda sona ulaşılır,yada o son beklendiği gibi biter diyebir kural yok...ancak benim oyunlarımın hiçbiri oyuncuyu kısıtlamaz,yani buradaki son çok detaylı ve kesin tasarlanmıyor.Ã?rneğin konu bir hazine avı olursa sonuda hazinenin ejderhada olduğu oluyor...artık nasıl alırlarsa