Page 2 of 4
Posted: Wed Jun 10, 2009 1:16 am
by dayi
Dayı, tam ortalarına düşmüş olan kurda bakarak sırıttı.
Ardından kendi kurduna baktı:
"Tam sana göre değil mi?"
Dedi ve kurdunu saldırttı.Bir yandan da silahıyla kendisi vuracaktı.
Posted: Wed Jun 10, 2009 1:58 am
by Darkgnome
Gözlerinde neferetin izi yoktu. Sevgi ya da hüzünde. Hissiz yeşil gözlerin içinde tek görülebilen kurt adamın yansımasıydı.
"Gördünüz işte. Görüntüsünden başka bir hiç!"
Kurt adamı gösteren elini, bileğinden hızla döndürdü. Avuç içi yukarıyı gösterdiği anda yerden dev, toprak bir el fırladı. Ardından az önce konuşan büyücü sanki ipleri bırakılmış bir kukla gibi dizleri bükük, kolları sallanır şekilde, ayakta dikili kaldı. Cehennemin dibinden gelen bir ses tüm alanda yankılandı.
"Benim kuklama saldırmaya cürret ettin! şimdi gerçek ben ile yüzleşeceksin."
Bu sırada topraktan ççıkan her ne ise, dirseğine kadar belirmiş ve kurt adamı yakalamak için harekete geçmişti bile.
Posted: Thu Jun 11, 2009 7:07 am
by CLiCKs
Saklanmak onu oyundan düşürmüştü. Cani bir gülümseme vardı yüzünde. Kafasında kurda yapıcağı şeyler hakkında bin bir düşünce vardı. Gözleri nefretle kör oldu. Aniden saldırmamak için kendini zor tuttu ve bir diğer ustalaştığı şeyi yaptı. (Move silently, kurtun arkasına) (Sneak Attack) Sinsi saldırı...
Posted: Thu Jun 11, 2009 6:58 pm
by Aegron Linwelin
Aegron baltasını elinde bir kere çevirdikten sonra
''bir de bunu tadına bak'' dedi ve koşarak yaratığa büyük baltasını geçirdi.
Posted: Thu Jun 11, 2009 9:23 pm
by Mark
"Benim adım ethan, canım."
Epemi kurtadamın yüzüne doğru kaldırdım.
"Bunu unutmaman için birkaç iz bırakalım. HAH."
Büyüsiyle çalan müzik sonunda savaşçıları etkilemeye başlicaktı.
Islığımı çalarken, epemi kurtadamın suratına doğru savuruyorum.
Code: Select all
Bard özelliği: cesaret ilhamı verme...
Posted: Fri Jun 12, 2009 4:30 am
by Logan
Edmon kurdun tam karşısında. Kurt herkeze tek tek bakarak sanki hangisini daha önce avlasam gibi bir ifade ile bakıyordu.Keşiş bir anlık kurdun dalgınlığında yararlanarak ilk yumruğunu karnına geçirmiş ardından gelen 2 yumruğunu sağlı solu olarak böbreklere doğru indirmişti. Kurt gelen saldırı ( Saldırı Başaraılı Hasar:16 )karşısında afalamıştı ama bu onun karşılaşacağı şüprizlerin başlangancı idi.Kenisine sinisi sinsi yaklaşan birini kokusunu almıştı ama nerede olduğunu göremiyordu.
Kurdun saldırısını ise kolaylıkla savuşturmuş arakasından gelen kurdun sahibinin saldırsı ise kolunda derin bir yara açmıştı. (Saldırı başarılı Hasar:7) Kurtadam neye uğradığını şaşırdı,bir anda telaşla kaçmaya kalkıştı, ama sırtından yediği balta ile yere yapışıp kalmıştı (Saldırı başarılı :hasar 16) Yerden kalktı bir anda yerin derinliklerinden gelen ses ile irkildi Kim konuşuyo kukla kim ne kuklası derken az önce elinden siyah bir ışın cıkan adamın sanki iplerinden asılı olarak durduğunu görüdü.Çalan ıslık kurdun kulaklarını tırmalarken savaşçılara bir zafer şarkısı gibi geliyordu. Yerden cıkan bir el kurda doğru hamle yaptı kurt cok yorgun oldduğu için bir kaçma girişimi başarısız olmuştu bir anda kurdun üstüne çullanan el onu yere yapıştırmıştı.
Kurt hareketsiz bir şekilde etrafıan bakıyordu elerinden destek alarak yerden cıkan kocaman eli itmeye çalıştı ama başarılı olamamıştı.El kurdu kafesin içindeki evcil bir hayvan gibi tutuyor bir yere bırakmıyordu zaten kurt ta artık pes etmiş gibi idi. Gözleri yatan rahibin cesedine bakıyor ağzının salyası yere damlıyordu burnundan cıkardığı nefes ise yerdeki toprağı havalandırıyordu.
Ayı kara bulutlar yavaş yavaş kapatırken zırha düşen yağmur damlalarını sesi her yerde yankılanıyordu. Yağmur yavaş ca hızlanırken ,kurt artık debelenmekten vaz geçmiş belkide ölümünü sesizce bekliyordu. Bir anda herkezin ilgisini küçük bir kız çocuğu çekmişti.gözlerinden belli idi olan biten her şeyi görmüştü.Bir anda annesi kızın gözlerini kapatarak kucağına alıp koşmaya başladı karıştı karanlığa,.
Rp Dışı : Yapacağınızı bence İyi belirleyin.. He bireyin yaptığı bir rp den sonra bir karşılık vereceğim, 2 günün sonunda ise asıl toplu rp nizi atacağım
Posted: Fri Jun 12, 2009 4:54 am
by Edmond
Keşiş diğerlerine baktı.
"Hepiniz gerçekten iyi çıkardınız.Özellikle sen savaşçı (Aegron'a bakarak) baltan yumruklarım kadar güçlü denebilir!"
Daha sonra ele baktı.
"Sanırım aramızda bir büyücü olması gerek, neredeyse ortaya çıkmalı.Tebrik edilesi bir güç bu."
Kısık sesle konuşuyordu fakat herkes tarafından duyuluyordu.Kukuletasının altından yüzü tam olarak görünmese de sesi, onu tanıtmak için yeterliydi.
"Ben Edmond, bir keşişim, ve görevim bu laneti araştırmak, sanırım aynı yerde savaşmamız, birbirimizi tanımamız için yeterli bir sebep."
Ardından kukuletasını kaldırdı.Kel kafası ortaya çıkmıştı, pek çirkin olmamakla beraber, yakışıklı da sayılmazdı.
Posted: Fri Jun 12, 2009 6:42 am
by Darkgnome
Asılı kalmış kukla gibi duran Fred, tekrar hareketlendi. Ayaklarını yere tekrar sağlamca bastı ve az önce yaptığı hareketleri bir daha tekrarlamaya başladı.
"Yaratığın çok yakınında durmasanız iyi olur."
Bu sırada yerden az önceki gibi eller ardı ardına çıkmaya ve yerde hareketsiz kalmış kurdu kolları ve bacaklarından tutarak tamamen hareketsiz hale getirmeye başladılar.(Group Grapple)
"Herkesin kaçtığı bir ortamda bir kız çocuğu burada duruyormuş demek. Yine de kötü bir şey yaptığımızı düşünmüyorum."
Kurdun yanına yaklaştı. Ã?ömeldi ve yüzünü, yüzüne yaklaştırdı. Koyu yeşil gözlerinin nasılda parıldadığını kurt artık rahatlıkla görebilirdi.
"Sen ne dersin dostum?"
Konsantrasyonunu bozmaması ve her gücü tükenen elden sonra bir yenisini oluşturması gerektiğini biliyordu.
"Bir ip bulup bu ucubeyi bağlasak iyi olacak."
Sonra biraz daha düşündü ve
"Daha da iyisi bir zincirle..."
Ardından olabildiğince çok kişiye yüzünü döndü ve içten bir gülümseme ile hepsini selamladı.
"...Ve birlikte verdiğimiz mücadele için teşekkür ederim. Benim adım da Fred Eric Nice. Sizinki kadar soylu sebeplerim olmasa da buradayım."
...diyerek Edmond adındaki keşişe döndü.
Posted: Sat Jun 13, 2009 12:49 am
by Mark
"Pekala, gösteri yeni başlıyor millet!"
Epemi kınına sokuyorum.
"Bu mezar havasını biraz neşelendirmenin zamanı gelmedi mi, yahu?"
Belimdeki yeşil kumaşı çekip, halen büyülü şarkımın dalgalandığı meydanda kumaşı açıyorum. Ortaya çıkan bayrağı kaldırıp dansederek salarken, etrafta dönüyorum.
"Hey!"
"Adam yaralandı. ehem..."
"Uyanın millet, biz geldik."
Fred ve Edmond'un omuzlarına kollarımı atıp, onlara bakarak gülümsedim.
"Kurtardık işte, hah. HA hA ha"
Posted: Sat Jun 13, 2009 5:34 am
by CLiCKs
Kurdun ölmek üzere olan bedenine baktı. Arkasında duruyordu. Yere bağdaş kurarak oturdu. Tek kısa kılıcını yere sapladı diğerini ise kınına koydu. Sonra kılıcın kabzasını tutarak kapışmadaki ortaklarına döndü. Hepsinin gözlerinin içine birer birer baktı. Dikkatle. Kendilerini tanıtmışlardı. Ama daha kendisi değil. Yüzü histen yoksundu. Sonra hafif bir tebessümle kendisini ortaya tanıttı.
"Adım Hultar. Buranın yerlisiyim.". Elf kulaklarını düşününce biraz daha gülümsemesi arttı ve ekledi. "Elf şehrinde babamla birlikte ayrılmıştım. Kendisi bir ozandı. Bir süre bana baktı ve sahip çıktı ama sonra gitti. Daha da haber alamadım." gözleri sabit bir yere bakıyordu. Dalmıştı. Tekrar kendine ggelince devam etti. "Ah, dediğim gibi kasabanın yerlisiyim. Buradaki lanetle karımı bunun uğruna kaybettiğimde tanıştım. Ve içinden çıkan küçük şeytanla beraber. Ve bu yaratıklar" kurtu gösterdi. "sanıyorum bununla alakalı." dedi. Kendini ifade etmişti.
Posted: Sat Jun 13, 2009 7:18 am
by Aegron Linwelin
Aegron yerde yatan kurdun yanına yaklaştı ve umursamaz bir tavırla ona baktıktan sonra yaratıgın üstüne tükürdü ve;
''Sizi lanet yaratıklar'' dedikten sonra keşişe ve diğelerine dönerek biraz baktı. Siyah saçlarını geriye doğru düzeltti. Sonra Edmond ve diğelerine bakarak;
''Bende Aegron millet.'' dedi ve ufak bir gülümseme attı. O gülümseme iri bedenine pekde yakışmıyordu.
''Bu yaratığın kokusunu mu dinliyeceğiz gidelim artık'' dedi ve Edmond'a dönerek:
''Sende en az benim kadar iyisin'' dedi gülümseyerek. Ona kanı ısınmıştı anlaşılan...
Posted: Sat Jun 13, 2009 6:40 pm
by Mark
Fred ve edmond'u sarar kollarıyla onların omuzlarını sırıtarak sıktıkran sonra, aegron'a geçiştirircesine elini salladı.
"Eh, canım. Tüküğünü boşa harcıyorsun. Güzel bir şarkıda bana eşlik etmek istersin belki ha?"
Posted: Sat Jun 13, 2009 8:28 pm
by Aegron Linwelin
'' Ben ve şarkı ha sanırım kulaklarınızı buna maruz bırakmak istemem. Sen soyle ben mırıldanırınırım...''
Posted: Sun Jun 14, 2009 4:20 am
by Darkgnome
Bu ozanın yakın tavırları biraz aşırıya kaçıyordu. Hareketlerinde sanki bir abartı vardı. Onun dostluk konusunda ne kadar samimi olduğunu anlamak için hareket ve konuşmalarına biraz dikkat etti. (Sense motive). Bunu yaparken, ozanın fark etmemesi için çabaladı.(Performe, Bluff) Konuyu biraz daha uzatmanın ve kendi odağına yaklaşmanın yolu ise kurt adam ile konuşmaktı.
"Bu yaptığına hiç gerek yoktu. Gücünle kanıtladığın saygınlığını bu gibi küçük hareketlerle düşürmenin anlamı yok dostum.", diye sakin bir ses tonuyla Aegrona konuştu. "Zaten şu anda onu yakalamış durumdayız."
Ardından tekrar kurdun üstüne eğildi. Kurt şu anda onu tersten görüyordu ama çokta bir sorun değildi bu.
"Sanırım sende bizim kadar konuşmasını bilen birisin. O zaman bu sorunumuzu dövüşmekten çok konuşarak da çözebilirdik demekki."
Ayağa kalktı ve kurdun onu düzden görebileceği şekilde karşısına geçti. Bu sırada kurdun ne düşündüğünü de anlmaya çalışıyordu. (Sense motive)
"Zararın neresinden dönsek kardır."
Ã?enesini uvuşturuyor ve bir yandan da düşünüyordu.
"Acaba senin gibi bir kurt adam neden bir rahibin cesedi ile bu kadar ilgilensin? Yani ormanda yeterince et varken, yaşlı, kart bir adamın cesedi için kasabanın ortasında kendini tehlikeye atıyorsun. Acaba göründüğünden daha yüce bir amacın mı peşindesin, yoksa sadece aptal mısın?" (Diplomacy)
Bir süre durdu. Diğerlerinin de ona kulak kabartıp kabartmadığına baktı. Onların düşüncelerini de merak ediyordu.
Posted: Sun Jun 14, 2009 5:40 am
by Aegron Linwelin
Aegron Fred in bu sözleri karşısında öylece kalmıştı :
'' Saygınlığım senin düşüncelerine bağlı değil'' dedi