Page 2 of 2
Posted: Wed Dec 31, 2008 8:52 pm
by Possessed
lightflarer wrote:ayrıca eleşiren kişiler konu hakkında bilgili/bilgisiz olsun çok ağır eleştiriler geldiği için moral bozuyor.
Bilen adamın eleştirisi başka oluyor, ağır da olsa bir bilenden eleştiri almak seni gerçekten geliştirir. Ama bilmeden ağır eleştiri yapmaya çalışanı pek takmayacaksınız. Herkesin ağzı var, herkes konuşuyor. Zaten en iyi eleştiri seni geliştiren eleştiridir, yapıcı değil de yıkıcı olan iyi bir eleştiri değildir.
Posted: Fri Jan 02, 2009 6:42 am
by lightflarer
Possessed wrote:lightflarer wrote:ayrıca eleşiren kişiler konu hakkında bilgili/bilgisiz olsun çok ağır eleştiriler geldiği için moral bozuyor.
Bilen adamın eleştirisi başka oluyor, ağır da olsa bir bilenden eleştiri almak seni gerçekten geliştirir. Ama bilmeden ağır eleştiri yapmaya çalışanı pek takmayacaksınız. Herkesin ağzı var, herkes konuşuyor. Zaten en iyi eleştiri seni geliştiren eleştiridir, yapıcı değil de yıkıcı olan iyi bir eleştiri değildir.
anlamak zor oluyor ama birde ağzı olan konuşuyor tarzı insanların sayısı arttıkça göz ardı etmekte zorlaşıyor, açıkçası insanların fikirlerini pek önemsemeyen bir insan olmak lazım.
Posted: Fri Jan 02, 2009 7:12 am
by catboy
Hayır ben bu konuda katılmıyorum. Başkalarının fikirlerine tamamen kendini soyutlaştırırsan kendini geliştiremezsin, eksiklerini fark edemezsin. Bu yüzden senin yapman gereken şey, işe yarar yorumla, gevezelik içeren yorumu ayırt etmek!
Posted: Fri Jan 02, 2009 12:57 pm
by Possessed
Evet, lightflarer, son dediğin hiç olmadı. Tam yanıtlayacaktım seni ki, catboy çok iyi yazmış. Catboy'un söylediğini söylemek istemiştim. Yapıcı ile yıkıcı arasındaki farkı ayırt edebilmek gerek. Yoksa kendini eleştirilere kapatırsan olduğun yerde sayarsın, ilerleyemezsin.
Posted: Sat Jan 03, 2009 4:02 am
by lightflarer
evet şimdi okuyunca bende fark ettim, ama mesela dünyadaki en büyük sanatçıların çoğu kendi içlerinden gelen sesten başkasınıda pek tınlamamıştır o da ince bir ayrıntı tabii

, eleştirinin iyisine mutlaka kulak verilmeli zaten ama tam yazmak istediğimi yazamamışım. Gerçi "pek" ekini kullanmışım ama

Posted: Wed Jan 07, 2009 8:23 am
by Firble
: / // Doğrusu çok emin değilim... Sanki iyi sanatçılar farklı bakış açılarına alabildiğine açık ancak bir yolun doğru olduğuna ikna olduklarında da tüm Dünyanın o yoldan kendilerini döndüremediği insanlardan çıkıyor gibi geliyor bana...
Posted: Wed Jan 21, 2009 10:19 pm
by entreri2
Ã?ykü yazmada pek başarılı olamayan biri olarak yine de görüşlerimi belirtmek isterim.
Bana kalırsa öykü yazarken en önemli şey kullandığınız dil,yaptğınız tasvirden ziyade gidişatı etkileyece yan karakterleri ve öyküyü derinden etkileyecek yan yolları oluşturabilmek.
Bir karakter sokarsınız ana karakterin en yakın arkadaşıdır.Ama onun öyküye neler katabileceğini düşünmek lazım.
Birde benim nedense aklıma gece yatarken gelirdi öyküyü etkileyecek asıl unsurlar.Gece yatağımdan kalkıp yazardım bir şeyler..
Bir de en önemlisi azim lazım.Bitirmeye kararlı olmak lazım.
Tabi bunlar benim görüşlerim.Ben bir şey yapamadım
Posted: Thu Jan 22, 2009 11:01 pm
by Firble
De işye Entreri öyküye karakter sokmak... Okuyucunun gözünden olan bir şey... Sence öykü yazma sürecinden tam olarak tanımlanmamış bir karakter öyküye sokulup da öykünün içerisinde şekillendirilemeli mi? Yoksa tüm ana karakterler en baştan tanımlanmalı mı?
Posted: Sat Jan 24, 2009 10:46 pm
by entreri2
Firble,bence tüm karakterleri öyküye sokmaden bir şekilde tanımlamalı..Hikâyeyi yazarken aklana bir karakter gelirse onu hikâyeye neresinden sokarsak sokalım doğal olmayacağı görüşündeyim.Biri inandırıcı olsa başka diğeri inandırıcı olmaz.
Ã?te yandan en başından öyküyü iyi tahlil edip onu geliştirebilcek karakterleri kendi kafamızdan bir geçirip düşündükçe karakteri öyküye en doğal halinden sokarız.
Hatta yan karakterlerin hikâyeye katacağı havadan ziyade o karakterle ilgili var olabilcek her şeyi baştan not alınması gerektiğini düşünüyorum.Ã?ünkü hikâye gelişip olgunlaştıkça o karakter hakkında hatalarda yapılabilir ve bunların okuyucuyu çok etkilediğini düşünüyorum.şahsen ben okuduğum bir çok sevilen seride,hata yakaldıktan sonra o serilere bakışım değişmişti.
Karakterleri inandırıcı kılmak,doğal kılmak ve öyküde her zaman bir rolü olduğunu ve olacağını hissettirmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Birde tabi şu var;özgün karakter yaratabilmek...Onca yazılmış çizilmiş hikâye varken onuda yapabilmek ayrı bir zorluk ama hayal gücü sınır tanımaz...
Bunlar benim görüşlerim elbette ..
Posted: Sun Jan 25, 2009 8:46 am
by Dragon_Knight
entreri2 wrote:
Birde benim nedense aklıma gece yatarken gelirdi öyküyü etkileyecek asıl unsurlar.Gece yatağımdan kalkıp yazardım bir şeyler..
Bende öykülerimi gece yazarım. Yatağımdan kalkmak zor geldiği için telefonuma Word yükledim. Artık yatakta yazıyorum
entreri2 wrote:
Bir de en önemlisi azim lazım.Bitirmeye kararlı olmak lazım|
şimdiye kadar bitirdiğim 1 tane öykü var :S
Ben öykülerimi yazarken tersten giderim. Bir son belirlerim kafamda. Sona gelirken neler olmuştur diye düşünerek geriye doğru giderim. Biraz tuhaf ama böyle yazabiliyorum.

Posted: Wed Jan 28, 2009 6:37 am
by Firble
Ã?ykü konusu cidden zorlandığım... ayaklarım üzerine basamayıp bir yandan bir yana savrulduğum ya da dengemi sağlamak üzere zorluk çektiğim bir yer... O nedenle iki adım geriye atıyor ve daha rahat yürüdüğüm alana dönüyorum izninizle arkadaşlar... Bir de şiir yazmaya zor derler... : )
Posted: Wed Jan 28, 2009 1:18 pm
by Aegron Linwelin
Firble yazar ruhun yine kabardı
Bu heyecan ve çoku ile bir öykü veya şiir yazarsın artık bizlere

Posted: Wed Feb 04, 2009 3:24 pm
by Firble
şiir her zaman yazarım Aegron... Ancak öykü.... Bu biraz daha zor....