Page 2 of 3
Posted: Thu Jun 28, 2007 3:20 pm
by Bogus
Koskoca bir imparatorluktan ziyade, Akdeniz de sular altında kalmış, küçük bir şehir devleti olmasından korkuyorum.
Posted: Sat Jun 30, 2007 5:20 am
by Possessed
ulfgar wrote:
Kitap Ã?nerisi: Tanrıların ve İnsanların Savaşları -- Zecheria Sitchin
Oooo! Sitchin denince akan sular durur, duran sular akar kardeşim! Yalnız eger bu kitabı onerirsen Sitchin'in "Dunya Tarihcesi (Earth Chronicles)"ni onermemiz gerekcek; çünkü "Tanrıların ve İnsanların Savaşları" bu kitap dizisinin 3. kitabıdır. Kitapları sırayla yazarsak :
The 12th Planet (Earth Chronicles, No. 1), 1978
The Stairway to Heaven (Earth Chronicles, No. 2), 1980
The Wars of Gods and Men (Earth Chronicles, No. 3), 1985
The Lost Realms (Earth Chronicles, No. 4), 1990
When Time Began (Earth Chronicles, No. 5), 1993
The Cosmic Code (Earth Chronicles, No. 6), 1998
Ek Kitaplar :
Genesis Revisited: Is Modern Science Catching Up With Ancient Knowledge?, 1991
Divine Encounters: A Guide to Visions, Angels and Other Emissaries, 1995
The Lost Book of Enki: Memoirs and Prophecies of an Extraterrestrial god, 2002
Bazıları Turkceye cevrilmedi; ama "Dunya Tarihcesi" komple cevrilmiş. Cünkü bizim kitaplıkta hepsi vardı. (ben evimden cok uzaklarda universite okumaya gidiyorum, annem boyle kitaplar alır ve kitaplıgımıza koyar. Birkac ayda bir eve geldigimde gorurum yeni alınanları. Kitaplıgımızı gormelisiniz, Remzi Kitabevinin "parapsikoloji" ve "arastırma" bolumleri gibi

) Turkce isimleri de Ingilizce isimlerin tam cevrimi, bir zahmet cevirin
Ulfgar, eger Dunya Tarihcesinin ilk kitaplarını okumadıysan okumanı oneririm, herkese de "12.Gezegen" kitabını okumasını oneririm. Gercekten super bir kitaptır. Yazarımız, herkese uygun bir dille anlatmıs arastırmasını. İlerleyen kitaplarda konuyu biraz daha acıyor Sitchin abimiz.
Ama pek Mu'ya deginmez, daha cok Sumer-Babil falan. Br de ilerleyen kitaplarında Aztek-Maya'ya deginir. Butun kitaplarını henuz okumadıgım icin fazla yorum yapmayayım.
Posted: Sat Jun 30, 2007 10:52 pm
by Edmond
ulfgar wrote:Kıskançlıktan dolayı inşa edilen Piramitler,
"Onunkinden küçük olsun ama benim olsun" mantığıyla inşaa edilebilir mi? Hele ki Tanrılığını ilan etmiş bir adam böyle bir mantıkla iş yapabilir mi.. Kıskanan insan daha fazlasını ister.. Ve eğer o yapıyı bina edecek bilgiye imkana sahipse neden yapmasın ? Bu gün bir gökdeleni kıskanıp yanına daha küçüğünü yapmaya benzer dediğin..
Bu dediklerinin hepsi doğru ancak bir şey demişsin.
"Ve eğer o yapıyı bina edecek bilgiye imkana sahipse neden yapmasın"
Peki ya o yapıyı inşa edecek bilgiye imkana sahip değilse??
Zaten devletler, genelde yaptığı çok iyi bir şeyi, en iyi döneminde yapar.Sonrakiler en iyi dönemi olmadığı için, çok iyi olmaz.
Posted: Sun Jul 01, 2007 12:15 am
by fx
--genel--
bazen soruya soruyla cevap verilir. neden bu kadar cok dusunuosun ki? Neden cocuklar soru sorar buyuklerse hep suskundur? demek ki cemberin icindesin. bunlar ingiliz usulu vs. dusundurtucub ileriye gitmeni engelleyici sanatsal silahlardır. bunları dışarıya kullanmıyacaksan ki neden icerde ogreniosun ogrendigin frp kendi ulkene zarar vericektir. bir insandan cikan bir sey digeri anlamadıkca bir sorudur. ve bu toplumu geri bırakır. sadece bir oyun oneririm civilization. anlarsın soruları..... bir suru okul olkudun ama hala soruosun demek ki cevaplar bular degilmis bu kadar zamanınıda aldılar ustelik. ruya.... cozum huzur. soruyu sen yarattın. --FX--
Posted: Sun Jul 01, 2007 12:28 am
by fx
artı nicklerde edmond possessed filan gibi dis isimlerden olmasına da gerek yok.....bu nickin alacagi kultur ve ilgi alanıda zaten bu yonde olacaktır. bunlar zaten icinde kayıtlı zaten biliodun dejavudan baska bisi de degil.... 1insanın ileri...2ailenin ileri ...sırayla toplumun ve kozmigin ileri gitmesi gerekir ...ileri dedigim yerde sag sol yukarı asagı degil ...merkez dir. merkezde degilsen ceperdesin. ceperde dolastıkca ceper buyur merkezde olmassan ne kadar buyudugunu de bilemessin olum de budur aslında...kontrol ve kontrolsuzluk teslimiyet korkusu...herkez admin

))) olay guven ve sevgi... nereye goturuluyoruz... 1inde tumunde sorusu bu.... soru yok sorun yok merkezdeysen hic bisi yok yokluk bisiler cekio yani bosluk dolanda kir karbon... denge ikisinin arası....kutsal denge peşinde herkez o kod elinde olsa cok mutlu olacak belki sonra altındakileride mutlu eder o yuzden bazı şeyler sır kalsın ki onlarda arasın....... ama amac kotuluk ve geri bırakımsa bu zaten icinde var bilerek yaptıgın hersey hissedeilir. illüzyona gerek yok. bazen gercekler konusur o zaman her kez susar tum dunya susar kainat susar ki o zaman herkez bekler. --FX--
Posted: Sun Jul 01, 2007 12:37 am
by fx
sagolsun herkez copunu paylasio....
Posted: Sun Jul 01, 2007 7:10 am
by ulfgar
Yani kısacası fx anlatmak için değil konuşmak için konuşuyo ve lakin nerdeyse kendine has serbest çağrışımlarından oluşan kelime dizgilerini bizimle paylaşmak yerine kara kalemlerle duvarlarına yazıp deli rolünü bu şekilde sürdürebilirdi sanırım.
Edmond'ım ciğerim piramit konusunu kapatalım istersen zira Mu'yu sormuş arkadaş.. Ã?iğnemeyelim sormak ve cevap almak haklarını. Burdan son bişi söliim konu hakkında, çok güzel bişey demişin: Bu bir dönem meselesi olabilir. Ama Piramitler zamanında Mısır altın çağlarını yaşamaktadır zaten. İnternetten ya da ansiklopedilerden tarih aralıklarına bakınca sende görüceksin. Eğer o da bi işe yaramazsa PM den tartışalım bunu. Gelelim Mu'yaaa...
Posted: Sun Jul 01, 2007 9:11 pm
by Quidel
Arkadaşlar fantastik oyunlar oynayan ve hayal gücü diğerlerine nazaran biraz daha gelişmiş insanlar olarak sanki biraz düz mantık bakıyoruz olaya. Bi ara bende bu MU olayıyla ilgilenmiştim keza Atlantis herzaman fantazisini kurduğum bir uygarlıktı. Ama niye bunlar illaha sular altında kalsın, yokolsun yada şöyle söliim. Neden bütün bu adı geçen uygarlıklar biziimle aynı düzlem içerisindew var olmuş olsun.
Stargate diye bi olay var lakin hepimiz izlemişizdir sanırım. Boyut kapısı denen bir olgu war. Başka düzlemler var. Neden bu uygarlıklarda başka düzlemlerde var olupta bu tür kapılardan bizim boyutumuza giriş yapmış olmasın. Kültürlerini bizim uygarlıklarımızla paylaşmış, medeniyetlerimizle etkileşmiş, bize yeni şeyler öğretmiş olabilirler.
Buda bir bakış açısı diyelim... :ayyyy!:
Posted: Mon Jul 02, 2007 1:54 am
by Lugtarias
Quidel 'ınki ii bi mantık...
Posted: Mon Jul 02, 2007 7:27 am
by Lugtarias
Ama tam oalrak ööle de değil konunun aslını merak edenler varsa pm'e gelebilir.Her türlü kaynak ismi resim metim vs. seyleri hallederiz..
Posted: Mon Jul 02, 2007 3:15 pm
by ulfgar
Niye burdan anlatmıyosun ki ?
Belki... Belki bir gün kaybolmuş küçük bir çocuk, umutsuzca forum başlıkları arasında dolaşırken.. Belki.. evet belki de bu yazıyı görerek aydınlanır. Zira o küçük çocuk pmleri okuyamayan biridir ve aradığını bulamadığında döktüğü gözyaşlarının hesabını nasıl vereceksin..

Posted: Mon Jul 02, 2007 6:47 pm
by Lugtarias
bu sözlerden sonra bi ara yazarım buraya heralde tamam

Posted: Tue Aug 21, 2007 1:29 am
by celephael
Atatürk'te MU kıtası hakkında araştırmalar yapmıştır.Hatta Türk ve Kızılderililerin Mu kıtası batmadan önce bu kıtadadan kaçan ırklar olduğunu teorisini bile geliştirdiğini biliyorum. :plotting:
Posted: Tue Aug 21, 2007 4:15 am
by Lugtarias
Evet ben de duydum ve inandırıcı geldi !
Posted: Tue Aug 21, 2007 7:23 pm
by laraken
Mu ya da Atlantis efsanelerinin temeli Ege Denizinde yaşanan büyük bir deprem sonucunda deniz gibine çöken adalardan birisinden gelmektedir. Dönemin ticaret üstünlüğü deniz ulaşımı ile yapıldığından ticari öneme sahip bir "ara durak noktası"nın kayboluşu insanlar arasında zamanla efsaneye dönüşen bir çizgide ilerleyen söylentiler bırakmıştır ki dönem itibarı ile doğaldır. Ege ve Marmara jeolojik açıdan çok yeni yerler olup bir iç deniz/göl olan Karadeniz'in Akdeniz ile birleşmesi sadece onbinlerle sayılı yıl öncesinde olduğundan bu tarz tektonik hareketler geyet doğaldır.
Basit bir olay, geniş bir hayal gücü; o kadar..
Atatürk'ün Güneş Dil Teorisi konusunda yaptığı& yaptırdığı araştırmalar dönemin Osmanlı etkilerini silerek halka yeni bir temellendirme oluşturma bakımından gerçekleştirilmeye çalışılan onlarca projenden birisidir. Türkiye sınırlarında mu ile ilgili ilk kitaplar M.K.Atatürk tarafından çevrilmiş ve önsöz yazılmıştır, fakat bu çabanın boş ve bilimsel açıdan temelsiz olduğu görülünce -ki Atatürk'ün giriştiği işlerin tamamına bakıldığında bu derecede saçma tek bir proje bile yoktur- rafa kaldırılmıştır. Halka yapay bir kimlik sağlamaya yönelik ilk dönem jakobenizm'i tadında -ileri jakobenizm ile karıştırmayın lütfen- projelerdir. Aynı şeyi gören Mustafa Kemal de ulusu için daha gerçekçe çabaların içine dönerek faydalı devrimlerin temellerini atmaya başlamış; Güneş Dil Teorisinden de bir daha söz etmemiştir.