Page 2 of 2
Posted: Mon Mar 26, 2007 12:41 am
by entreri2
Kişi kendine neye adamışsa yeteneği varsa ve o konuda kendine güvenide varsa hiç kuşkusuz en iyisidir.Savaşçıdır..
Bknz Artemis entreri

Posted: Mon Mar 26, 2007 1:13 am
by SacoKhan
Zannetmiyorum...
Posted: Sat Mar 31, 2007 5:40 am
by EdgeofOblivion
Ben sevdiklerimi korumak için savaşırım.Değer verdiklerime zarar gelmesin diye onlarsız ben bir hiçim.
Ben Güneş'e meydan okuyanlara hadlerini bildirmek için savaşırdım..Onlara O'nun neden Fetedilmez olarak çağırıldığını bizzat göstermek için!
Artık kaybolduğum karanlıkta tekrar O'na ulaşmak için savaşıyorum,önüme çıkan her küçük pürüzü karanlıkta kamçılanan öfkemle ezip geçiyorum..
"Rüzgarla sesin kulağıma geliyo sana doğru geliyorum! Bize ihanet etmiş olsa da senin o güçlü sesini yutamaz..Bir kez daha Dünya'yı sana sunmak için geri geliyorum!!"
Posted: Sat Mar 31, 2007 6:54 am
by Raistlin
Her savasan sonra arkama bakip oldurduklerimin cesetlerine bakarim ve kafalarini baltayla "CHOP CHOP CHOP" ettikten sonra uzerlerindeki degerli ne varsa bir torbaya tikip yollara duserim....
Pardon soru neydi

Posted: Tue May 01, 2007 11:57 pm
by Hildorien
Kudretli silahım amaçsız bir şekilde can aldıktan sonra;kendimden,irademden,en önemlisi ise uğruna yaşadığım tüm erdemlerimden nasıl bahsedebilirim?Buna hakkım kalırmı?Dağlardaki pis mahlukatlardan ne farkım kalırki?
Varsın dursun kudretli kılıcım senelerce kınında,elbet bir gün çıkacaktır gerektiği anında..
Re: Frp rüzgarında savaşçılığın ruhuna
Posted: Wed May 02, 2007 1:50 am
by slickblade
Horcoel_Baator wrote:Savaşmak ve savaşçılık arkadaşlarım..Sizce hangisinin önemi büyüktür..Savaşma amacınızmı..Yoksa savaşmanın vazgeçilmez heyecanı mı..Savaş meydanında arkanızda bıraktığınız düşmanlarınızın cesetleri peki..Onlara bakarmısınız savaş bittikten sonra..Ölenlerin ruhlarına onlarında birer savaşçı oldugunu düşünerek dua mı okur,yoksa karşınıza çıktıkları için aptal mı bulursunuz..
Soruyorum size savaşçı yoldaşlarım..İçinizde ne taşırsınız..Kılıcınızı keskin yapan şey ona olan sadakatiniz midir..Yoksa sadece savaşırken kullandığınız durdurulamaz kudretiniz mi..
Tüm savaşçı yoldaşlarım..Kulak verin bana..Bizi biz yapan..Savaşçı yapan..Savaşmaya iten şey nedir..Kılıcımıza yön veren şey asalet midir..Yoksa yobazlık mı..
Yorumlarınızı bekliyorum..
Madem insanlara hasar verebilecek derecede sanatlı bir başlık açtınız

Böyle bir cevap uygun gördüm
- Onlar değil miydi beni süren savaşlara;
Zorlayan nice gençlikleri sonlandırmaya
Değil miydi benden istediği hayatım
Vereceği ağız dolusu onurdu karşılığında
Amaçlar; beni kendine bağlayan
Vazgeçerdi benden her fırsatta
Görürdüm ama bana yaptırdıklarını
Bulurdum nicelerini aramasamda
Ulaşmak istediğim yeni yollar iken
Kan dökerdim arkamda bıraktığım yollara
Kılıcıma bulaştırdığım her damla kan
Ã?düllendirildi bir dize ile ozanlarca
Amaçlarım yazdırdı kılıcıma divanlar;
Uzayan dizelerce, sayfalarca...
Posted: Thu May 24, 2007 8:15 am
by Golge
Savaş alanında olaylar çok cabuk gerceklesır 2sn önce cogunluktayken 2sn sonra etrafınızda 2 duzune dusman asker bula bılırsınız...
Ben savaş alanının en ön cepesinde ilk sıcak carpısmayı yasamayı cok severım genelde ön çepenın cogunlugu olur ama buraya piknik yapmaya gelmedik degılmı ölmeye geldik zaten bunun bılıncınde olan bır Knight savas alanında hantal olmasına ragmen cok hızlı ve guclu olur, ölen arkadaslarının arkasından uzulmek yerıne her ölen arkadası ıcın bır dusman askerı daha öldurur ve ölen arkadasına hıtap ederek onu onurlandırır....
Knightların herzaman savasın kaderını belırledıgını dusunmusumdur ve savaş meydanı hakında tek bıldıgım: Tekbir knight kalsa bıle savas meydanında herzaman kazanmak ıcın bir umut vardır....
Knight karakterim öldukten sonra arkasından yaktıgım agıt
şansizliklarla dolu bir mucaleden sonra kan ravar icinde elinde hala onurunu tutarak öldu bir hero gibi kahraman gibi ölumden asla korkmazdi zaten o herzaman ölumle yasardi tek derdi savasirken olmekti ve gogus goguse carpisirken oldu asla geri cekilmek bilmedi.
aklindan bile gecmedi cunku o geri cekilmek nedir bilmezdi savas meydaninda tekk basina kalsada kazana bilecegini dusunurdu.
ve asla kaybetmedı cansız bedenı yere duşsede ruhu huzur ıcınde usulca yukarı arşa yukseldı ve sımdı bızı yıldızlardan ızlıyo asla gerı dönmeyecek olsada cesaretı ve hırsı herzaman hatırlanacak tek özledigi şey savaş meydanı,kılıcı,kan kokusu ...
Posted: Thu May 24, 2007 8:19 am
by SacoKhan
Açıkçası şövalyeler savaşta önden dalmaz öyle bi durum var...
Posted: Thu May 24, 2007 8:11 pm
by Golge
Onu ben bilemem onu ordu kumandanı bılır ben denılenı yaparım öl derlerse ölurum öldur derlerse öldururum :ayyyy!:
Posted: Thu May 24, 2007 9:52 pm
by SacoKhan
Haklısın

Posted: Wed Jul 11, 2007 2:42 am
by Shar
SacoKhan wrote:Açıkçası şövalyeler savaşta önden dalmaz öyle bi durum var...
Doğru. şövalyeler arkadan gelen birliklerdir. 6. günün şafağında yokuşaşşağı düşmanların üzerlerine atlarlar atlarıyla dört nala.
Ayrıca savaşçılığı vahşilik, asıp kesmecilik ile karıştırmayın. Uzak Doğunun mistik savaş sanatlarını da göz önünde bulundurun

Posted: Wed Jul 11, 2007 6:35 am
by mathius
Savaşmak sadece köprüyü geçmenin bir yoludur, dua edelim ki en son yol olsun.
Benim için bile savaşmak en son seçenek iken, savaşıyorum.Ã?ünkü ben bir savaşçıyım ve kavga için doğmuşum, herkes savaşır, kavga eder. Benim savaşma nedenim yolumun tıkanması da olabilir,birisinin benden birşey çalması da veya hiç olmadı, sıradan bir taverna kavgasıdır.Ama savaşmak bir büyücü bile olsa o kişinin kaderi, Ama Ben insan Aegon için savaşıyorsam benim kılıcım sadece bir aracıdır, ölenler de benim yoluma çıkmaya cesaret etmiş kişiler, onlar adına hiç dua etmedim.Ã?ünki inandığım bir tanrı yok,olsaydı da zaten dua etmezdim, böyle şeylere zamanım olmadığını düşünürdüm.