Posted: Mon Dec 08, 2003 6:41 am
Algılamadaki yeteneksizliğin efsanevi düzeylere ulaşmış...
Hatta umurumda mı bilmiyorum ama ne kral ne imparator olacak yalnızca diğer insanlarla "EşİT" haklara sahip bir konsey olacak ve bu konsey üyeleri halk her din mensubu tarafından seçilecek.
Ve evet Tanrılar bizi kutsayacak kelimemden de istediğimin yalnızca bu olduğunu belki o küçük kafan algılar...
BU cümle baştan başa garip zaten. Soth ile Wuroldar arasındaki kavgada Soth kasabanın çocuklarının korkudan ağlayacağından bahsetmişti ve Wuroldar da kasabanın çocuklarının umurunda bile olmadığını söylemişti. Bu onları öldüreceği anlamına gelmez benim "zeki" dostum.
Wuroldar masum birine zarar verirse ve Tanrılar'ın ordusunun kurallarını bozmaya cüret ederse onu kendi ellerimel öldürürüm ve bunu o da biliyor. O bir Dark Elf ve bu yüzden insanları önemsemiyor ama Tanrıları ve onların emirlerini önemsiyor...
Tanrıların emirleri arasında masumlara zarar vermemek olduğuna göre Wuroldar da bu emre uyacaktır ya da ihanet ederse cezasını alacaktır, BU KADAR NET SÖYLÖYORUM.
Halkın Tanrılara karşı gelen kısmı ile ilgili konuşmuştum ve hala da bu sözümün arkadasındayım. Eğer ordumuza saldıran bir kişi bile olursa onun kafatasını ezeceğimden şüpheniz olmasın. Ya adam gibi karşı karşıya oturur barış konuşur Tanrıları anlatmamıza izin verirler ya da bize saldırırlarsa aynı karşılığı alırlar...
Dünyanın yokolmasına sebebiyet verecek insanlar o kafirlerdir ve üstüne üstlük bize saldırma girişiminde bulunursa onların cezası "en azından" ölümdür.
Tekrar ediyorum yine unutkan aklın belki seni yanıltır:
Elinde silah olmayan kimseye dokunulmayacak...
Masumlara asla zarar verilmeyecek...
İnsanlar Dine "zorlama" ile çevrilmeyecek yalnızca Tanrı bilgisi kasaba halkına sunulacak...
Ordu yağma katliam yapmayacak...
Tanrılara karşı suç işleyenler ağır bir şekilde cezalandırılacak ve cezaları St. Cuthbert'in clericleri tarafından verilecek böylece kimse adaletsizliğe uğramayacak...
Devamını Anlaşma şartlarının yanında anlatacağım...
Karşımda durman umurumda bile değil, masumların ölümüne yol açma yeter...
Benim Wuroldar'a verdiğim cevap Tanrılar'ın adaletine ve düzenine sahip olacağımız zaman O ve ırkının Lloth tarafından yönetilen bir krallığa sahip olacağıydı.Raistlin wrote:Hmmm yalnız bu savaşta beraberiz. Benim buradaki payım ne olacak???
Buradaki yöneteceğiz kelimesi Tanrılar'ın Ordusu anlamındaydı. Ben Tanrılar'ın ordusu değilim ve Gördüğün gibi "TEK İMPARATOR OLMAYACAK" kelimesinden de anladığın gibi kendimize bir şey istemiyoruz.Raistlin wrote:Ten Townsı beraber yöneteceğiz...Yalnızca tek imparator olmayacak... Tanrılar bizi kutsayacak...
Hatta umurumda mı bilmiyorum ama ne kral ne imparator olacak yalnızca diğer insanlarla "EşİT" haklara sahip bir konsey olacak ve bu konsey üyeleri halk her din mensubu tarafından seçilecek.
Ve evet Tanrılar bizi kutsayacak kelimemden de istediğimin yalnızca bu olduğunu belki o küçük kafan algılar...
Raistlin wrote:Soth; afedersin ama 10 kasabanın çocukları umrumda bile değil. Ve o lanet ruhunu bedeninden çıkarırken hiçte zorlanmayacağımı bil. Pis şey...
BU cümle baştan başa garip zaten. Soth ile Wuroldar arasındaki kavgada Soth kasabanın çocuklarının korkudan ağlayacağından bahsetmişti ve Wuroldar da kasabanın çocuklarının umurunda bile olmadığını söylemişti. Bu onları öldüreceği anlamına gelmez benim "zeki" dostum.
Wuroldar masum birine zarar verirse ve Tanrılar'ın ordusunun kurallarını bozmaya cüret ederse onu kendi ellerimel öldürürüm ve bunu o da biliyor. O bir Dark Elf ve bu yüzden insanları önemsemiyor ama Tanrıları ve onların emirlerini önemsiyor...
Tanrıların emirleri arasında masumlara zarar vermemek olduğuna göre Wuroldar da bu emre uyacaktır ya da ihanet ederse cezasını alacaktır, BU KADAR NET SÖYLÖYORUM.
Raistlin wrote:Halkın eğer bana boyun eğmezse onların kafataslarını ellerimle kıracağım ve bana sadakat göstermeleri için yalvartacağım..
Halkın Tanrılara karşı gelen kısmı ile ilgili konuşmuştum ve hala da bu sözümün arkadasındayım. Eğer ordumuza saldıran bir kişi bile olursa onun kafatasını ezeceğimden şüpheniz olmasın. Ya adam gibi karşı karşıya oturur barış konuşur Tanrıları anlatmamıza izin verirler ya da bize saldırırlarsa aynı karşılığı alırlar...
Dünyanın yokolmasına sebebiyet verecek insanlar o kafirlerdir ve üstüne üstlük bize saldırma girişiminde bulunursa onların cezası "en azından" ölümdür.
Tekrar ediyorum yine unutkan aklın belki seni yanıltır:
Elinde silah olmayan kimseye dokunulmayacak...
Masumlara asla zarar verilmeyecek...
İnsanlar Dine "zorlama" ile çevrilmeyecek yalnızca Tanrı bilgisi kasaba halkına sunulacak...
Ordu yağma katliam yapmayacak...
Tanrılara karşı suç işleyenler ağır bir şekilde cezalandırılacak ve cezaları St. Cuthbert'in clericleri tarafından verilecek böylece kimse adaletsizliğe uğramayacak...
Devamını Anlaşma şartlarının yanında anlatacağım...
Karşımda durman umurumda bile değil, masumların ölümüne yol açma yeter...