Page 9 of 27
Posted: Sat Dec 13, 2008 3:54 am
by Aegron Linwelin
Bence Alperen karakterinin resmini koymalısın. Kendini bildiğim için acaba ilerde ki görünüşünü sen nasıl düşünüyorsun. Komik olacağa benziyor

Posted: Sat Dec 13, 2008 4:17 am
by dwaxer
Emre'yi sevenler kim yahu?
Benim aklıma Smallwill'deki Lex Luthor karakteri geliyor Emre deyince. 
Gerçi ben daha 11.bölüme kadar okudum, Serdar'a da kimse oy vermemiş, sonradan katakullisi mi çıkıyor yoksa? :schemes:
Posted: Sat Dec 13, 2008 4:18 am
by Firble
Biri benim Dwaxer kardes nedenini yazmistim.
Posted: Sat Dec 13, 2008 4:19 am
by dwaxer
Firble wrote:Biri benim Dwaxer kardes nedenini yazmistim.
Hımm, spoiler olmasın diye okumuyorum yorumları ama sonradan okuyacağım.

Posted: Sat Dec 13, 2008 5:28 am
by catboy
o resimler biraz dalgasına olduğunu kabul etmek lazım

resimler zaten supernatural ve prison break dizilerinden (ç)alınmadır

Posted: Sat Dec 13, 2008 10:34 am
by catboy
Bu arada 12. bölümde Ahu'nın telefonda konuştuğu polis memuru, başlarda görünen hatta kimyager eşi olan polisin taa kendisiydi

Bu ayrıntıyı fark edemeyenler olabilir diye belirteyim istedim

Posted: Sun Dec 14, 2008 1:20 am
by Illyra
yeni bir bölüm, yeni sorular, yeni cevaplar...
öncelikle tarikat çok dikkatimi çekti, özellikle politikaya bulşamış gibiler. ayrıca siyah giymeleri de çok garibime gitti. karanlık mahze tarzı bir yerde buluştukları gibi bir şey canlandı benim kafamda. ayrıca bu tarikatı ilk yakından görüşümüz.
son savaş olarak, gerçekten çok gerilimli, şimdi emre ve serdar yeniden karşı karşıya geldi, serdar artık güçlerinin daha farkında, bir yand ashriel bir yanda ise bay juon yeni güçleri ile ortalıkta. ama cidden bu son savaş mı acaba?
ahu'nun kasasında ne olduğunu tahmin ediyorum tabii ki, ama eğer yazarsam spoiler olrumuş gibi bir his var içimde
resimlere gelince;
ashriel'i; daha koyu renk saçlı düşünüyordum ama tipi aklımdakine benziyor.
meral hanımın gençliği; ben daha "anne" tipli birisni düşünyordum ama ne de olsa bu gençlik ve resmi ve anneler ile babalar geçnliklerinde bizim hayal bile edemeyeceğimiz tiplerde olabilirler

aziz bey; daha yaşlı başlı düşünmüştüm, ama gözler nedense bir şekilde melek karakterine uymuş.
kwan juon; tam aklımda hyal ettğim gibi bir tip.
öteki karakterlerinde resimlerini bekleriz

mesela serdar ve emre nin...
umarım sonraki bölümü en kısa zamanda okuyabiliriz. git gide heyecanlanıyor bu hikaye, hem de her bölümde...
Posted: Mon Dec 15, 2008 6:51 am
by Firble
Ã?ncelikle Catboy pek çok bakımdan beni en çok etkileyen bölüm olduğunu söyleyebilirim. Ã?rneğin Ahunun kardeşinin öldürüldüğü sahneyi gerçekten çok güzel çok çok güzel yazmışsın, gzete haber gibi tüm ayrıntılar çok çok daha güzel hale getirmiş haberi... Bu ölüm sahnesi ile anlatmak istediğin bir şey olduğunu hissettim ben... Eğer öyle ise bunu çok güzel anlatmışsın...
İkincisi bu bölüme kadar bir sis perdesi altındaki örgütün birden gerçek boyutu hakkında fikir veren o kısa konuşma gerçekten çok güzel olmuş... Hani sis perdesi bir anda kalkıyor ama sonra tekrar iniyor... Yani kim bu Avrupadaki şirketlere yerleşenler nasıl yerleştiler ne yapacaklar? Bu soruların cevaplanmaması çok güzel olmuş... Bize tam gösterilmesi gerektiği kadar gösteriyorsun olayları...
Ahu'nun Serdar'a güvenmesi biraz hızlı olmuş gibi geldi... Bu hikayenin tamamını düşünürsek çok çok çok çok ufak bir ayrıntı yine de benim zihnimde kaldığı için yazayım dedim...
Emre ile Serdar'ın yüzleşmesinde ne bileyim belki biraz dört aydır Amerikada yaşadığım için biraz daha Amerikan tarzı uzun uzun tasvirler bekledim. İkisinin hisleri ve etrafta bulunanların bakış açıları ile ilgili ama belki böylesi daha iyi oldu...
Kardeş yukarıda yazdıklarım hikayenin özellikle bu bölümünün çok iyi olduğu ile ilgili görüşümü hiç etkilemeyecek kadar ufacık ayrıntılar... Yani gerçekten çok iyi bir bölüm yazmışsın.
Ne diyelim... bakalım son nasıl olacak...
Posted: Mon Dec 15, 2008 7:20 am
by catboy
Yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Son sahnede tasvir eksikliği biraz aceleye getirdiğim doğru, o konud haklısın firble. ama ahu'nun serdar'a hemen güvenmesi serdar'ın yeteneğiyle alakalıydı. ashriel açıkladı ya onu. insanları ikna eden, güven aşılayan bir sesin var demişti emre gibi zorla istemedikleri bir eylemi de yaptırabilirdi, ama bu onu kötü yola iterdi, o iyi yolda olduğu için yetenekleri de bu yönde gelişiyor mesela güven veren bir sesi olması gibi.

Posted: Mon Dec 15, 2008 8:04 am
by Firble
Yok, şöyle Ahu'nun en azından katile bu kadar benzeyen bir adamın katil olmadığına kendini nasıl ikna ettiğini bilmek isterdim. Her halde kendi kendine insana güven veren bir sesi var o nedenle her halde katil değildir dememiştir. Zaten genelde bu tür güçlerin nasıl kullanıldığını genelde merak ederim. Ã?rneğin aşk büyüsü... İki gün önce çirkin bulduğum bir kıza birden aşık oluyorsam bunun zihnimde beliren bir süreci olmalı değil mi? Sonuçta ben iki gün önce o insanı çirkin bulduğumu hala hatırlıyorum. O zaman daha önce görmediğim bir şeyleri fark etmiş olmalıyım onda...
Benzer durum insanlara güven veren sesi olan insanlarla ilgili.... Tabii bu güven insan zihninde bir duygu yaratıyor. Ancak bu duygu o insanın zihninde hakim duygu haline gelmeden önce, eski duygu ile kısa da olsa bir mücadele vermesini ve onu alt etmesini daha doğru olur gibi geliyor bana..
Posted: Sat Dec 20, 2008 4:41 am
by catboy
Ölüm Zamanı final bölümüyle karşınızda. Bu zaman akadar yorum ayzan ve okuyan arkadaşlara çok teşekkür ederim. Yorumlarınızı bekliyorum hala

Ölüm Zamanı umarım severek okuduğunuz bir öykü olmuştur

Posted: Sat Dec 20, 2008 5:08 am
by Illyra
ben devamını kesinlikle okumak istiyorum, 2inci bölümü bir an önce okumak istiyorum.
giriş sahnesi çok güzel olmakla beraber hikayedeki zamanın ilerisinde olduğunu tahmin ediyorum.
nefesleri kesen bir finaldi. meral hanım gerçek oğlu ile arasında geçen konuşmadan sonra, vazgeçtiği şeyi yapmaya karar veriyor. eğer gerçek oğlu ile hiç karşılaşmamış olsaydı, asla azrail i tutsak edemezdi!
meral hanımın neler anlattığı ise çok çok çok fazla merak ettiğim bir şey. ama sanırım bunları 2nci sezonda göreceğiz. meleklerin gizlediği ne olabilir ki?
tarotçunun sözlerinde biraz sanki benim konuşmalarımdan etkiler de gördüm

ama güzel olmuş.
alperen öldü, ahu öldü, ashriel gitti, aziz bey gitti, şeytan kwan'a sahip oldu. damlaya gelince, şeytanla bir süre mücadele etti iradesi anladığım kadarıyla, ama sonunda karanlığa teslim oldu. şimdi ise her şey serdar a kalmış gibi göüküyor. meral hanım neler anlatacak?
asıl böyle bir hikaye yazdığın için şahsen ben sana teşekkür ederim.
Posted: Sat Dec 20, 2008 5:31 am
by Edmond
Ya ben kıt akıllıyım ve hikayenin son bir bölümü daha var.Ya da hikaye kötü sonla bitti
Fakat muhteşem ve zevkli bir bölümdü

Alperen huzurla gitti yine

mutlu son ama en azından benim için

Posted: Sun Dec 21, 2008 3:02 am
by CLiCKs
Ehem, Ehem! Çok mu oldu yazmayalı?

Galiba evet. Catboy sana bu müjdeli haberi veriyorum. Hikayeni okumayı bitirdim ve yorumumu yazmaktayım gördüğün gibi
Hikayeyi şimdi genel olarak tartıyorum. Bir dizi modunda, çok büyük bir hayalgücü düzeyini kapsayan bir hikaye bu! Bunu okuyan çoğu kişi diyecektir ki; sakın bırakayım deme öykü yazmayı! Seni öykündeki bölümler kadar tebrik ediyorum her bölüm başına geçerli not aldın benden

(Sanki jüriyim havalara bak!) Ama sana söyleyeyim bu bana sezon finali gibi geldi. Kısaca bittiğini kabul etmiyor(uz)um. Ama yazdığın finalde hakikaten final gibi hani! Ama benim aklımda bir soru kaldı...
Code: Select all
Bu toplantıda öksüren tıksıran adam beden olarak kimdi? Tanınan bir karaktermiydi öyküde? Eğer kaçırmışsamda kusura bakma :)
Ve bu arada öykünün sonlarına doğru yardımcı oyunculuk yapan gerçek hayattaki adlarıyla kişileştirilmiş karakterleri de tebrik ediyorum. Alperen daha nice hikayelerde ölmeler diyorum

Ve ayrıca yorum sonu tebriğide yapıyorum sana catboy. Artemis Entreri'ninde sitede hep dediği gibi "Kalemin asla kırılmasın!"

Posted: Mon Dec 22, 2008 6:37 am
by Firble
Sonunda bitti... Ne diyebilirim. Yapbozun tamamlanmadığı hissine ben de kapıldım. Ancak belki de hiçbir zaman tamamlanmayacak bir yapbozdur bu...
Ben bireysel nedenlerle şeytanın insanların zihinlerini etkileme sürecini biraz daha içerden yani onların bakış açılarından görmek isterdim...
Serdar'a gelince... Yine bireysel bir yorum ama şeytan olsaydım "artık bu nasıl bir cümleyse : )) ) ) " onu kendi yanıma çekmek için farklı bir yöntem kullanırdım. Görünüşte Tanrının ve meleklerin yanında gözüken ama ona saldıran suçlayan ve sürekli şeytanın oğlu olduğunu hatırlatan birilerini kullanmaya çalışırdım. Tanrının taraftarı olup Serdar a güvenen insanları türlü oyunlarla çevresinden uzaklaştırmaya çalışır böylece onu sığınabileceği tek yöne doğru sürüklerdim..
Bu bölüm hakkında denebilecek şey bir önceki bölümde her şey bitecek gibi iken bitmedi... Hatta yeniden karıştı gibi.
Bir yandan da Emre nin ölümüne üzüldüm... Ne bileyim üzüldüm işte... Keşke Serdar Emre ye katıksız bir düşmanlıkla değil kardeşlik duygusu ile yaklaşsaydı diye de düşündüm hatta.
Ancak tabii bunlar biraz nasıl derler katilin kurbanını öldürmemesini dilemek gibi bir filmi izlerken... Elbette öykü anlatmak istediğini anlatacak...
Catboy kardeş... bu öyküde benim gözümde sen diğer öykülerinin çok üstünde bir üslupta yazdım... Benim gözümde artık usta bir yazarsın kardeş...
Elbette yol bitmiyor... Yazar ozan şair olmanın yolu hiç bitmiyor... İyi ki de bitmiyor... Ã?ünkü asıl zevkli olan şey yürümek bir yere varmak değil.. : ) ) )