Page 8 of 45
Posted: Wed Nov 05, 2008 2:04 am
by Mark
Hope
Yerdeki askerin kıyafetini giymeye başladı.
" Evet. " Magistrate ile ırkdaşına kıyafetleri giymelerini işaret eder.
Sonra ilerleyip, büyücüyle yüzleşir. " Burda yalnızca dört kıyafet var, büyücü. "
Yapması gerekeni yapıcak mı, yoksa hala vakit mi geciktiricekti kafasını yana yatırıp, tepkisini izledi.
Yoksa şimdiden vicdanı mı sızlıyordu büyücünün, tam olarak bunları düşünüyordu.
Posted: Wed Nov 05, 2008 2:08 am
by Edmond
Büyücü sırıttı.
"Hadi herkes alacağını alsın, gitmeliyiz, vakit geçirmeye gerek yok, şu andan itibaren adam öldürmeye de gerek yok, bize saldırmadıkça."
Hope'u duymamış gibiydi.
Posted: Wed Nov 05, 2008 2:14 am
by Mark
Hope
Diğerlerinin buna vericeği tepkiyi hafızasına kazımak için karanlık enerjiyi fırlatmadan suratlarında herhangi bir itirazın izini aradı.
Ve yalvaran kişiye fırlattı.
Posted: Wed Nov 05, 2008 2:56 am
by CLiCKs
Yerden bir chainmail ve 40 gp alıp büyücüye döndü. "Eğer bir daha böyle salakça bir iş yaparsan bilki suratın tokmağımla süslenir. Güzel yüzünü bozmak istemezsin." dedi ve chainmaili giymeye koyuldu.
Posted: Wed Nov 05, 2008 3:21 am
by Quarion
Darthu'ya döndü, sinirlenmişti,
"Sen ne dediğinin farkındamısın! Ölene kadar savaştım diyorsun, ben yerde ölümle savaşıyordum, eğer ben onların arasına girip, kendimi hedef göstermeseydim, hepimiz şimdi burda cansız bir şekilde yatıyor olurduk"
Kendi kendine konuşarak zırhı giymeye koyuldu.
Devam etti,
"Acelemiz var,"Parmağıyla askerleri göstererek,
"Onların dediğini dikkate almalıyız, her an burayı basabilirler, herkes payına düşeni alsın ve toz olalım."
Posted: Wed Nov 05, 2008 3:33 am
by CLiCKs
"Dediğin gibi insan! Sen ölümle savaştın biz ise bu askerlerle farkı anlıyormusun? Kimle bu kadar savaştın ki üzerine iyi bir zırh seçiyorsun! Ama ölümle savaşırken de bir zırh gerekiyorsa o ayrı." dedi. Kimse anlamıyorduki onu. Bir büyücü sırıtıyor, bir savaşçıda kendini yersiz savunuyordu, tabii ona göre. "Kısaca bunu haketmediğini söylüyorum tamam mı? Bu defalık tamam ama bir daha ölümle pençeleşirsen ve sana lazım olmayan şeyleri alırsan büyücüye söylediğim şey senin içinde geçerli olur!"
Posted: Wed Nov 05, 2008 3:50 am
by dwaxer
Mark wrote:Hope
Diğerlerinin buna vericeği tepkiyi hafızasına kazımak için karanlık enerjiyi fırlatmadan suratlarında herhangi bir itirazın izini aradı.
Ve yalvaran kişiye fırlattı.
Esirlerden ağır yaralı olan biri ölür. Diğerleri ağlamalarını ve yalvarmalarını arttırırlar.
.
Posted: Wed Nov 05, 2008 4:10 am
by Lydronk
Akmenos, kagvagaları dinliyordu. 55 altın para payına düşmüştü, ki bu iyi bir şeydi! "Hapse girince insanın karı düşmüyor demek!" diye düşündü. Eladrin'e teşekkür edecekti, ama şimdi değil! 55 altın parçasını kesesine doldurdu. Yanında zaten 2 hançer vardı, 2 tane daha aldı, herhalde işine yarardı.
Sakince, yerdeki cesetlerden birinin üstündekiler giydi. "Ee, ne zaman tekrar başımızı belaya sokacağız?" diye sordu, sırıtarak. Eğer her seferinde 55 altın alacaksa, köşeyi dönmüştü! Bir de yüzlerce koruma vardı! Bu düşüncelerle dudaklarını yaladı Akmenos.
Posted: Wed Nov 05, 2008 7:27 pm
by Mark
Hope
Merhametsizce yalvaranlara lanetli bakışlarını savurdu.
" Birşey bilmiyorsanız işime yaramazsınız! "
Karanlık enerjiyi oluşturdu, elinde.
" Ã?ıkışa kadar önümüzde kaç adam var, nerdeler? "
Birinin boğazını kavradı.
" Ölmek mi istiyorsun? "
Posted: Wed Nov 05, 2008 8:32 pm
by dwaxer
Mark wrote:Hope
Merhametsizce yalvaranlara lanetli bakışlarını savurdu.
" Birşey bilmiyorsanız işime yaramazsınız! "
Karanlık enerjiyi oluşturdu, elinde.
" Ã?ıkışa kadar önümüzde kaç adam var, nerdeler? "
Birinin boğazını kavradı.
" Ölmek mi istiyorsun? "
Nöbetçiler bütün bildiklerini anlatır. Zaten elindeki zindan anahtarını da vermişlerdir. Zindanın girişinde 2 depo odası olduğunu söylerler. (fakat birinin anahtarı ancak subaylarda varmış)

Ayrıca üstkatın ayrıntılı tarifini yapar; hangi odanın nerede olduğunu (hatta bir kağıt parçasına krokisini bile çizerler) Yatak odalarında büyük ihtimal uyuyan askerler vardır. Ve dışarlarda her zamanki rutin nöbetçiler. (aşağıdaki resimde kırmızı sayılarla kaç asker olduğu yazılmış)
.
Posted: Thu Nov 06, 2008 2:46 am
by Mark
Hope
Hope, yalnız geçirdiği hayatı hatırladı. Böylesi güce sahip insanlarla birlikte bir grup olmak , büyücü haklıydı. Zekiydi ama çok toydu. Yeni bir fikir zihninde filizlenmeye başlamıştı, warlock'un. Bu grubun lideri olmak.
Kendisine 55 altın aldıktan sonra, beşini ejder savaşçıya verdi.
" Bu senin hakkın. Farklı şeylere inanıyoruz. " Büyücüyle, kendisini kastetti.
" Güzel. "
Kağıt parçası elinde, hücrenin dışına çıktı.
" Sözüme güvenebilirsiniz. Yaşicaksınız. "
" Ne kadar zamanımız kaldı? " Diğerlerine sordu. Gözleri haritadaydı, bu arada.
Posted: Thu Nov 06, 2008 3:13 am
by CLiCKs
Beş altını veren Hope'a bakar.
"Benim için önemli olan bu değildi. Hakkımı almaktı. Bu senin hakkın. Ben hakkımı onlardan zamanı gelince alıcam." dedi şeytani bir tebessümle. Kulağına doğru yaklaşarak."şu büyücü deliliğin sınırında, biraz akıl danışmalı yoksa tokmağımla tanışacak. Ve şimdiden grubun lideri gibi davranması beni sinirlendiriyor. Bu arada benimle aynı fikirde olan birisini görmek gerçekten güzel. Sana sırtımı dayayabileceğime inanıyorum." dedi ve teşekkür ettiğini belli eden bir baş işaretiyle beş altını geri verdi.
Posted: Thu Nov 06, 2008 7:34 pm
by Mark
Hope
Parayı cebine atıp, grubun lideri olmak için birini ikna ettiğini hissetti. şeytani bir zevk içine gelmişti.
" Hadi gidip intikamımızı alalım! "
Re: Musibet Öetesi .......... OYUN.....
Posted: Thu Nov 06, 2008 8:07 pm
by Mark
Hope
Haritada sivri tırnağı bir ileri bir geri gidip anlattığı yerleri gösteriyordu:
" Bu şekilde gelmiştik. "
" Esirlerden aldığım bilgiye göre muhafız kesinlikle bu tarafa kaçmamalı. "

" Magistrate ile winter siz insansınız! " Kırmızı gösleri zevkle parladı. Güldü.
" Muhafız kesinlikle sağdaki kapıya ulaşmamalı. Ne pahasına olursa olsun!"
Magistrate'e güveniyordu, büyücü de şu geriye fırlatan gücünü yaparsa ulaşamaz. O nasıl bir güçtü, öyle. şimdi planına odaklanmalıydı, devam etti.
" Darthu, ben ve akmenos arkasına dolanıcaz. " ( Biz kırmızı 1 yazan yere gidicez, onlar dolapların ordan yukarı çıkıp muhafızın ÇOK yazan yere gitmesini engellicek.)
" İlk teması siz yapmalısınız. "
İlerledi, hücrelerin ilersindeki depoya gitti. İçerde ne var?
Posted: Thu Nov 06, 2008 9:01 pm
by Mark
Hope
" Bağırmasına izin vermemelisiniz. Bırak büyücü konuşsun. Nöbetinizi değiştirmeye gittinizi söyleyin. Bir iki el zar atmak istediğini söyleyin. Festivalde nolduğunu sorun. Akmenos'a yaklaşmak için onun dikkatini çekin. Arkasından boğazını keserse, kolayca halletmiş oluruz. "