Macera Arayanı Bulur ( RP Ekranı )
-
Hakikatli-TormII
- Kullanıcı

- Posts: 205
- Joined: Wed Jul 25, 2007 10:00 am
- Location: Ankara- susuz diyar
- Contact:
Nielas Huor'un tepkisi karşısında gülümsedi. İşte bunu yapmayı seviyordu. Ağacın yanından ayrıldı ve Huor'un yanına yürüdü. Nihayet yolculuk tekrar başlıyordu. Bir çuval taşıdığını gördü. "Bu da nedir?" diye sordu. Aklına bir kaç fikir geliyordu ama emin değildi. "neyse diye ekledi yürürken anlatırsın" . Biran önce devam etmek istiyordu. Bir hana yada tavernaya oturup içkisini yudumlamaktan başka yapmak istediği şu an için az şey vardı.
Giden o eski dünler; geçmişin karanlığında anılarımdı onlar. Bense bulamaz oldum onları. Hep selam gönderdim geride kalana, kanıtım yoktu yarına, Yolcularımla ağladım...
"Küçük dostumuzun armağanına ulaşılabilen her yerde bakabiliriz, ama yol bitmez. Ã?uvalın içindekini incelemek için çok vaktin olacaktır ama yürümek için vakit bulduğunda bu fırsatı değerlendir. Bir daha yürüyemeyebilirsin." Bors artık sinirlenmişti, bir an önce bu adamların da yolculuğa konsantre olmasını istiyordu. Belki fevri davranıyordu ama yapması gereken şey buydu. Onları yardım görebilecekleri bir yere ulaştırıp kendi yoluna koyulmalıydı.
-Fac fortia et patere-
-
slickblade
- Kullanıcı

- Posts: 182
- Joined: Sun Dec 24, 2006 10:00 am
- Location: Eskisehir
- Contact:
- ---- * ---- * ---- * -------- * ---- * ---- * -------- * ---- * ---- * ---- -
**--***--***--***--***--***--***--***--***--***--***--**
- ---- * ---- * ---- * -------- * ---- * ---- * -------- * ---- * ---- * ---- -
Bölüm 2: İlk Durak
Güneş, gökyüzünde bu mevsimde ulaşması muhtemel olan en yüksek noktaya ulaştığında, biri atlı 4 yolcu bir seçim yapmak üzereydi...
Yol, bulundukları yerde, sağa ve ileri doğru olmak üzere ikiye ayrılıyordu. Sağdan giden yol daha dardı ve çam ormanının içine giriyordu. Düz giden yolun ise solundaki çam ormanları seyrekleşmeye başlamıştı.
Hava sabah olduğundan daha ılıktı. Etrafta insan ya da insanımsı ırklardan biri görünmüyordu.
**--***--***--***--***--***--***--***--***--***--***--**
- ---- * ---- * ---- * -------- * ---- * ---- * -------- * ---- * ---- * ---- -
Bölüm 2: İlk Durak
Güneş, gökyüzünde bu mevsimde ulaşması muhtemel olan en yüksek noktaya ulaştığında, biri atlı 4 yolcu bir seçim yapmak üzereydi...
Yol, bulundukları yerde, sağa ve ileri doğru olmak üzere ikiye ayrılıyordu. Sağdan giden yol daha dardı ve çam ormanının içine giriyordu. Düz giden yolun ise solundaki çam ormanları seyrekleşmeye başlamıştı.
Hava sabah olduğundan daha ılıktı. Etrafta insan ya da insanımsı ırklardan biri görünmüyordu.
Bors; Muçalanta'nın verdiği haritayı hatırladı. Ã?amkovuğu Köyü'ne çam ormanlarının arasındaki bir patikadan geçerek ulaşılıyordu. Diğerlerine dönmeden, kimsenin yüzüne bakmadan "Sağdan gidiyoruz, ormanın içinden, köy o tarafta." dedi ve ekledi; "ormanın içinde dikkatli olun, etrafı ağaçlarla çevrili dar patikalar, soyguncuların en sevdiği yerlerdir, başınıza buyruk hareket etmeyin ve en önemlisi birbirinizden ayrılmayın, aranızdaki mefaseyi açmayın, kimse bu patikada kalsın istemiyorum." şu andan itibaren kimseyle uzun süre muattap olmak istemiyordu. Sadece bir an önce şu küçük köye ulaşıp, şehrin ve tapınağın yerini öğrenecekti. İlerlerken hala gruba nasihatler vermeye devam ediyordu.
-Fac fortia et patere-
-
Hakikatli-TormII
- Kullanıcı

- Posts: 205
- Joined: Wed Jul 25, 2007 10:00 am
- Location: Ankara- susuz diyar
- Contact:
Nielas yol ile ilgili yorumda bulunmadı sadece haritayı hatırlayıp sağa saptı. Yeterince konuşan vardı zaten :Kendisi gürültüye katılmasa da olurdu. Nielas Bors'un çocuklarla konuşur gibi nasihat vermesinden rahatsız olmadı sadece komik buldu. Ã?ünkü adam besbelli ciddiye alıyordu. Bors'un arkasından diğerlerine bakıp sırıtıp Bors'u işaret ederek, yürümeye başladı.
Giden o eski dünler; geçmişin karanlığında anılarımdı onlar. Bense bulamaz oldum onları. Hep selam gönderdim geride kalana, kanıtım yoktu yarına, Yolcularımla ağladım...
-
slickblade
- Kullanıcı

- Posts: 182
- Joined: Sun Dec 24, 2006 10:00 am
- Location: Eskisehir
- Contact:
Girdikleri patikadan ilerleyerek 5-10 dakika sonra köye ulaştılar. Köyün girişinde, dar yolun iki yanına çakılmış 2-3 metre yüksekliğinde kütüklerin üzerine oturtulmuş, bir tabela vardı. Tabelada "Ã?AMKOVUğU KÃ?YÃ?" yazıyordu.
Yolun üstünde kapısız bir kiriş gibi duran bu tabeladan itibaren evler başlıyordu. Ã?amkovuğu evleri, istisnasız tek katlı ve ahşaptı. Duvarla çevrili avluları yoktu ama neredeyse her evin önünde bir çam ağacı vardı. Bu da dar sokakları çok az güneş gören yerler haline getiriyordu.
Sokak, evinin önündeki sandalyede oturan yaşlı bir adam dışında boş görünüyordu.
Yolun üstünde kapısız bir kiriş gibi duran bu tabeladan itibaren evler başlıyordu. Ã?amkovuğu evleri, istisnasız tek katlı ve ahşaptı. Duvarla çevrili avluları yoktu ama neredeyse her evin önünde bir çam ağacı vardı. Bu da dar sokakları çok az güneş gören yerler haline getiriyordu.
Sokak, evinin önündeki sandalyede oturan yaşlı bir adam dışında boş görünüyordu.
Huor yaşlı adama doğru yaklaşmak için önce davrandı.
*Efendim, buralarda konaklayabileceğimiz bir yer var mı?*
Aslında bunu sormanın gereksiz olduğunu, çünkü diğerlerinin konaklamak istemeyeceğini düşünüyordu.Belki haklıydı, belki haksızdı.Ardından da mal paylaşımını sağlamak istiyordu.Ã?uvalı hala merak ediyordu
*Efendim, buralarda konaklayabileceğimiz bir yer var mı?*
Aslında bunu sormanın gereksiz olduğunu, çünkü diğerlerinin konaklamak istemeyeceğini düşünüyordu.Belki haklıydı, belki haksızdı.Ardından da mal paylaşımını sağlamak istiyordu.Ã?uvalı hala merak ediyordu
-
Hakikatli-TormII
- Kullanıcı

- Posts: 205
- Joined: Wed Jul 25, 2007 10:00 am
- Location: Ankara- susuz diyar
- Contact:
Kasaba tamda beklediği gibiydi. Köhne ve unutulmaya yüz tutmuş gibi. Burada boş sokak çoktu ama alacak kese azdı. Bu yüzden köyden umudunu bu konuda kesti. Ama belki bir fırsat çıkar diye kendini teselli etti. Adamın cevabını beklemeye başladı bu arada evleri inceliyordu. Hayat belirtisine pek rastlamadı, iyi görünümlü bir ev de yoktu. Çalışmalarını başka yere saklayacaktı. Ama en azından bira ve sıcak yemek bulabilrdi. Dikkatini çam ağaçları çekti ve Huor'un ardından o da yaşlı adama seslendi;" Bu ağaçlar neden buradadır efendi?"
Giden o eski dünler; geçmişin karanlığında anılarımdı onlar. Bense bulamaz oldum onları. Hep selam gönderdim geride kalana, kanıtım yoktu yarına, Yolcularımla ağladım...
-
slickblade
- Kullanıcı

- Posts: 182
- Joined: Sun Dec 24, 2006 10:00 am
- Location: Eskisehir
- Contact:
" Benimki de dahil, köydeki bütün evler konaklamaya müsaittir " diye cevapladı adam ciddi ciddi " Ama benim evimde şimdilik bir misafir var" .*Efendim, buralarda konaklayabileceğimiz bir yer var mı?*
Yaşlı adamın başının tepesi açıktı ve kocaman bir bıyığı vardı. Bacak bacak üstüne atmış, kısık bakışlarla maceracıları süzüyordu.
" Yüce elhonda ağaçları sever" dedi adam ve ekledi " ve ağaçları sevenleri de..."" Bu ağaçlar neden buradadır efendi?"
Who is online
Users browsing this forum: Semrush [Bot] and 0 guests