Page 8 of 9
Posted: Tue Jan 02, 2007 11:21 pm
by yeminer
Sanırım bu tür kızlar her ortamda var, doğrudur frpworld de de olmuştur Lixier ama birilerinin böyle olması agustonun tavrını haklı kılmaz. Ã?yle kişiler olsun ya da olmasın kimseye bu şekilde saldıramazsınız.
Ben de a sitesindeki b nickli yüzbin erkek kullanıcının c salaklığını yapması yüzünden ki bu a, b ve c değişkenleri binlerce faklı şekilde doldurulabilir sana hakaret etsem bu beni haklı kılar mıydı ? Kılmazdı ve bu saldırıdan dolayı şikayetçi olurdun, sen olmasanda genelde insanlar şikayetçi olur.
Konu wizardofquarks meselesi değil, kimsenin tepkiyi wizardofquarks yüzünden verdiğini de sanmıyorum. Aynı davranış herhangi bir kullanıcıya yapıldığında aynı tepki verilmelidir, verilmemişse hata edilmiştir.
O yüzden kullanıcıların kendilerine yapılan saldırılarda cevap vermeyip bir yöneticiye konuyu bildirmesi en mantıklı yoldur. Cevap vermemenin bu durumda en iyi cevap olduğu kanısındayım, ama insanlar hatalarını görmeli, bunu da bizim(yönetici ya da tarafsız kullanıcı) uyarılarımız sağlar. O yüzden bu yapılanı birini koruma değilde bir hatayı düzeltmeye çalışma olarak görmeliyiz bence.
Neyse konuya dönsek iyi olur, konu çok fazla bölünmesin. Daha ayrıntılı bir şekilde tartışmak isterseniz özel mesaj atın arkadaşlar, forumu daha fazla meşgul etmeyelim.
Posted: Wed Jan 03, 2007 12:12 am
by WizardOfQuarks
Daeya wrote:şimdi cisimlenme olayına geri dönersek bence bu ileride mümkün olabilir. Klonlama işi için de bunlar söylenmiyor muydu? Ama tabi biz o cisimlenme olayını görür müyüz yoksa torunlarımızın torunları mı görür orasını bilemeyeceğim.
Bence bu olayı klonlamayla karşılaştırmayalım. Klonlama işini imkansız yapan şey teknolojik yetersizlikti. Ama cisimlenmede teknoloji yeterli olsa da başka faktörler işin içine giriyor ki bunlardan daha önceki sayfalarda da bahsedildi. Bu yüzden imkansız. Yani torunlarımızın torunları da göremeyecek bence...
Ao wrote:Bencede İmkansız Hatta Daeya Yukarıda Değinmiş Ya Moleküler Parçalara Bölüp Sonra Tekrarmı Birleştirecekler Bana İşte O Kısım İmkansız Geliyor.Belkide şuanki Gördüğüm Yetersiz Teknolojiden Çok Etkilendiğim İçin Böyle Diyorum
Moleküler parçalar bile değil çok daha küçük parçalara ayırmak gerekir. Plank boyutunda parçacıklara ayrılıp kuantalar haline getirileceğiz. Hayal bile edemiyorum bunu.
Darkgnome wrote:Bir beden aynı anda iki yerde de olabilirmi?
-Kuantuma göre evet.
Kuantum kuramı atomaltı dünyada gözlemleri oldukça doğru bir biçimde dile getirebilirken, makro dünyada kendi kendisiyle çelişir. O yüzden yukarıdaki önermenin kesinliğine güvenmemek lazım.
Darkgnome wrote:Atomları brleştirmek için fiziksel enerjiyi nasıl elde edeceğiz.
- 1. Daha önceden gönderilmiş bir makine ile bunu başarabiliriz. Makineyi ise sou-yutlanmış evren ile oraya gönderebiliriz
- 2. O mevkiye doğru enerji biçimini doğru şekilde göndererek. (şu anda bilim adamları radyo dalgaları ile enerji göndererek bir ampulu yakmayı başarmış durumdalar)
1. Soyutlanmış evrenle herhangi bir şeyi herhangi bir yere nasıl gönderebiliriz?
2. Evet bu yapılabilir bir şey. Ã?ünkü radyo dalgaları elektromanyetik dalgalardır. Işık gibi bütün elektromanyetik dalgalar küçük enerji paketçikleri (kuantalar) şeklinde yayılır. Zaten elektromanyetik dalgayı bir yere göndererek o yere enerji transferi yapmış oluruz. Kuantumdaki dalga-parçacık ikilemi bu şekilde açıklanır.
Posted: Wed Jan 03, 2007 2:35 am
by Daeya
O zaman sadece fizik değil biyoloji, anatomi ve hatta fizyoloji de işin içine girer. Eh insan vücudunu böleceklermiş plantlara sadece teknoloji yetersiz kalır demek saçma olur biraz

Posted: Wed Jan 03, 2007 2:52 am
by WizardOfQuarks
Evet işte demek istediğim bu. Yani ne yaparsak yapalım yeterli olamaz...

Posted: Wed Jan 03, 2007 3:41 am
by Ao
Darkgnome wrote:Ruh 4 boyuttanda soyutmudur?
-Evet
O zaman bedenin nerede olduğunun bir önemi varmıdır?
-Yoktur.
Bir beden aynı anda iki yerde de olabilirmi?
-Kuantuma göre evet.
Ruh aynı anda iki yerede de olabilirmi?
-Bence evet.
Ruh bndesizvar olabilirmi?
-Olabilir.
Ruh, DNA gibi, herkeste farklımıdır?
-Evet
O zaman bir insanın ruhunu bir yerden başka bir yere gönderseniz ve ruh 4 boyuttanda soyut olduğundan sıfır zamanda gitse, ardından o noktada tekrar bedebi oluştursa...
Peki beden nasıl oluşacak?
-İnsan hücrelerden oluşur. H0creler ise DNAlardan. DNA ise atomlardan oluşur. Atomları bir arada tutan kuvvet geometrik şekilleridir ve aralarında bulunan boşluk olarak adlandırdığımız sicimler onları ayrı tutar. Ancak bu aradai sicimlerin atomları birbirinden ayıran varlıklarını yok ederek ve bunu istediğimiz atom için yaparsak ortaya ilk insan DNAsını çıkartabiliriz. Aynı şey amino asitler içinde geçerlidir. Her ne ise Bu şekilde katlanarak ilerleme ile sonuçta uygun DNA yapısına sahip insan bedenini ruhun üstüne örer isek o zaman cisimlenme yada ışnlanma dediğimiz şey olabilir.
Atomların doğru şekilde birleşmesini nasıl sağlayacağız?
-DNA gibi kullanacağımız ruh ile.
Bir şey Sorucam Bu Bilgi Senin Düşüncenmiydi Yoksa Bir Yerdemi Okudun Merak Ettim Eğer Senin Düşüncelerinse Saygı Duyarım Güzel Düşünceler

Bir Bilimadamının İse Bu Yargı İçin İlla Dini İnançlı Olmamız Gerekiyor.Yani Ruh Var Diye Varsayım Yapıp Bir Bilimadamının Işınlama Başarılı Olabilir Demesi Bana Garip Geliyorda.

Posted: Wed Jan 03, 2007 5:57 am
by -zaman-
WizardOfQuarks wrote:
-zaman- wrote:"Schrödinger'in Kedisi"
http://en.wikipedia.org/wiki/Schr%C3%B6dinger_cat
(Türkçe kaynak bulamadım,şu anda da zamanım yok,yukarda bahsettiğim kitabın 50-51. sayfalarında da aynı deney var,eğer gerekirse sonra ayrıntılarıyla anlatırım)
Bahsettiğin deneyin Schrödinger'in Kedisi deneyi olduğunu biliyorum zaten. Bu deney hakkında o linktekinden daha ayrıntılı bilgiler de yazabilirim buraya.

Biraz daha açmanı istediğim konu bu değildi. Sadece bu olayın evrenin iki evrene bölünmesiyle falan alakasını kuramadım. Yani kuantumdaki üst üste binme durumlarını açıklamak için yapılmıştır o deney. Aynı anda bir çok durumda bulunma olasılığı da diyebiliriz. Bunun bahsettiğin şeyle alakasını açıklar mısın?
şunu demek istemiştim:elli elli olasılık var,madde açığa çıkar ve kedi ölür ya da madde açığa çıkmaz ve kedi ölmez.Biz ne olduğunu görmek için kapağı açıp baktığımız zaman evren ikiye bölünüp ve biz herhangi birinde hayatımıza devam etmiyor muyuz?(teoriye göre)O yüzden "Paralel evrenler bir olayın olasılıklarının değişmesiyle birbirinden ayrılmıyor muydu?" demeye çalıştım.Yanlışım varsa düzeltin lütfen:D
Bu arada:
WizardOfQuarks wrote:
Bu arada entropi uzmanı olacaksan imzana şunu yazmanı öneririm:
S=k ln(w)
Bu entropinin babası sayılan Boltzmann'ın mezarında yazan şeydir. Entropi ifadesi.

Aha bak imzama:D
Posted: Wed Jan 03, 2007 11:47 pm
by aransayes
agusto wrote:yaziyi bastan sona okudum ve sunlari cikardim.wizardofquarks 30 tane ukalaca mesaj atip ben herseyi bilirim edasiyla herkese laf yetistirmis.okuduklarimdan anladigima gore kiz olan arkadasimiz dikkat cekmeye calismis bundada basarili olmus.tabi kiz olunca bu pek zor olmamistir.ben senin gibi kizlari cok iyi bilirim.buyuk ihtimalle bieye benzemiyosun sanal ortamda seninle ilgilenecek kisiler ariyosun.senin gibi kendini bise zanneden kaprisli zeki numarasi yapan kizlardan nefret ediyorum.
Bazen herşey göründüğü gibi olmayabilir. Birisi hakkında yorum yapmak olayları tamamen dışardan izleyenlerin yapabileceği en büyük yanlıştır. Ben WizardofQuarks u tanıyorum ve hiçte senin dediğin gibi biri olmadığını da biliyorum.
Posted: Thu Jan 04, 2007 1:25 am
by Darkgnome
Ao wrote: Bir şey Sorucam Bu Bilgi Senin Düşüncenmiydi Yoksa Bir Yerdemi Okudun Merak Ettim Eğer Senin Düşüncelerinse Saygı Duyarım Güzel Düşünceler

Bir Bilimadamının İse Bu Yargı İçin İlla Dini İnançlı Olmamız Gerekiyor.Yani Ruh Var Diye Varsayım Yapıp Bir Bilimadamının Işınlama Başarılı Olabilir Demesi Bana Garip Geliyorda.

Sadece RP için verdiğim bir fikirdi bu. Sonunda da belirtmiştim. İsterse Ruh değil gönderilen ışınlar ile felan deyin. Yok olmadı burnumdan kan getirir başka bir açıklama bulurum ama neden kasayım, onuda siz bulursunuz artık.
Wizardofqarks'ta bana nasıl yapacaz diye sormuş. Ne bileyim!

Onuda siz düşünün.

Posted: Thu Jan 04, 2007 1:53 am
by Ao
Darkgnome wrote:Ao wrote: Bir şey Sorucam Bu Bilgi Senin Düşüncenmiydi Yoksa Bir Yerdemi Okudun Merak Ettim Eğer Senin Düşüncelerinse Saygı Duyarım Güzel Düşünceler

Bir Bilimadamının İse Bu Yargı İçin İlla Dini İnançlı Olmamız Gerekiyor.Yani Ruh Var Diye Varsayım Yapıp Bir Bilimadamının Işınlama Başarılı Olabilir Demesi Bana Garip Geliyorda.

Sadece RP için verdiğim bir fikirdi bu. Sonunda da belirtmiştim. İsterse Ruh değil gönderilen ışınlar ile felan deyin. Yok olmadı burnumdan kan getirir başka bir açıklama bulurum ama neden kasayım, onuda siz bulursunuz artık.
Wizardofqarks'ta bana nasıl yapacaz diye sormuş. Ne bileyim!

Onuda siz düşünün.

Yaw Ben Rp İçin Söylediğini Anlıyamamıştım Ã?ünkü Herkesin Günümüz Dünyasında Olabilirmi Diye Tartıştığını Düşündüm Rp De Zaten Kolay Büyüdür Yapılır Bitti Gitti. :evillaugh:
Posted: Thu Jan 04, 2007 10:30 am
by WizardOfQuarks
Darkgnome wrote:Sadece RP için verdiğim bir fikirdi bu. Sonunda da belirtmiştim. İsterse Ruh değil gönderilen ışınlar ile felan deyin. Yok olmadı burnumdan kan getirir başka bir açıklama bulurum ama neden kasayım, onuda siz bulursunuz artık.
Wizardofqarks'ta bana nasıl yapacaz diye sormuş. Ne bileyim!

Onuda siz düşünün.

Çok beleşçisin çok.

Ne o öyle her şeyi siz düşünün falan? Ben üzerime alınmıyorum. Alınanlar düşünsün.
Ao wrote:Yaw Ben Rp İçin Söylediğini Anlıyamamıştım Ã?ünkü Herkesin Günümüz Dünyasında Olabilirmi Diye Tartıştığını Düşündüm Rp De Zaten Kolay Büyüdür Yapılır Bitti Gitti.
Zaten günümüz dünyasındaki olabilirliğini tartışıyorduk öyle değil mi? En azından ben başlığı açan arkadaşın onu kastettiğini düşündüm.

Posted: Thu Jan 04, 2007 10:30 pm
by agusto
lixer sagol dostum.sonunda hak veren biri cikti.masallah herkes avukat kesilmis tehditler yadirmis ne olacaksa artik.sitedenmi aticaksiniz umrumda sanki.doru soliyeni dokuz koyden kovarlarmis zaten.
Posted: Fri Jan 05, 2007 12:16 am
by Edmond
Ya tamam diyelim ki cisimlenmek gerek Kuantum yasalarına göre gerek ainstein teorilerine göre mümkün!Ancak bunu faailete sokabiliecek tek kişiler teorilerin sahipleri.Ã?ünkü onlardan başka kimse teorinin tamamını bilmiyor.Bu nedenle bu teoriler yürürlüğe sunulamaz.
not:Ayrıca Agusto'ya da helal olsun yani.Bir insan sallar sallar bu kadar sallar.Yani ben de elbette bir çok kişiyle dalga geçmek için az çok şeyler söyledim ki benimki de Agusto'nun ki gibi şaka amaçlıydı ama şaka da bu kadar ileri gitmez.Hem de ben devam ettirmiyordum.
Posted: Fri Jan 05, 2007 1:33 am
by Phantom
agusto wrote:lixer sagol dostum.sonunda hak veren biri cikti.masallah herkes avukat kesilmis tehditler yadirmis ne olacaksa artik.sitedenmi aticaksiniz umrumda sanki.doru soliyeni dokuz koyden kovarlarmis zaten.
Arkadaşım agusto sen pislik yapmayamı geldin bu siteye??
Posted: Fri Jan 05, 2007 3:19 am
by agusto
ne icin geldiysem geldim sanane
Posted: Fri Jan 05, 2007 4:53 am
by Darkgnome
Asıl beleşçi sizsiniz kardeşim. Ben o kadar fikirler atıyorum ortaya siz de birşeyler ekleyin, çıkarın, çarparım, bölücülük yapmayın...

Falan filan. Böyle ilerleyen balığa böyle cevap.
Gerçekçilikmi istiyorsunuz. Hımmmm. Bir cisim üstündeki bütün güçleri tesbit etseniz ve bunlara zıt güçleri oluşturarak ve cismi tam bir boşluk içine koysanız o durumda cisim soyutlanmış bir ortamda olacaktır. Bu soyutlanmış ortamın içinde cisme istediğiniz yönde güç uygulasanız, karşı güç olmayacağından göreceli olarak sınırsız bir güç altında kalacaktır ve ışık hızına çıkacaktır. Işık hızına çıktıktan sonra bunu başka bir ortama yollasanız ve bunu yaparken kendi hazırladığınız ve ışıktan daha kısa olan yolu kullansanız isteğiniz noktaya varıncada eski haline getirtseniz ışınlanmış olursunuz.
Madde var mıdır, yoksa sadece belli yönlerde ilerleyen enerjiler bunların çakışması mı vardır? Yani zaten hepimiz enerjiysek enerjilerimiz üstünde yapılan oynamalar ile olmayacak şey yoktur. şİmdi filozofiden gireyimde bakarsın kafanız karışır bişey biliyorum sanırsınız.
Söyleyeninide unuttum koşucuyuda ama şuna benzer bir sözdü.
"Koşucu kaplumbağaya asla ulaşamaz."
O zamanın kıt matematiği ile ancak bu kadar şey bulmuştu. Koşucu kaplumbağa ile arasındaki mesafeyi hep yarıya indirebilecekti ama asla kaplumbağayı geçemeyecekti. Daha sonra bu olay matematiksel olarakta yalanlandı. Ancak bunu söyleyen filozıf bir şeyi göstermişti bize ki matematik her zaman doğruyu söylemez. Matematik bilimin dilidir ve bilimde her zaman doğruyu söylemez.
Ancak şimdi başka bir olay var aynı kapıya çıkan. Ben bu yazıyı yazarken aslında tuşlara dokunmuyorum. Ben bu tuşları sade enerjimle itiyorum. ayrıca yazı yazarken kalemi tutmuyorum enerjim içinde sıkıştırıyorum. Elektronlar birbirini ittiği sürece ben (ki bu böyle gelmiş böyle gider) ben asla hiç bir şeye dokunamayacağım. Sadece öyle olduğunu farz edeceğim. Ancak hala bir umudum var çünkü koşucu kaplumbağayı geçmiştir.
:schemes:

:w00t: :plotting: