Page 8 of 16

Posted: Thu Nov 16, 2006 5:24 am
by Firble
Üstad Galadlirim kadının gözlerinin içine iyice baktı. Ustam... İki kadın birbirlerine hitab etmek içijn daha güzel sözler de bulabilir değil mi? Ama illa resmi ünvanımı kullanmak istiyorsan Üstad Galadlirim diyebilirsin öğrenci.

Sonra gülümsedi. Madem sonraki eğitim için hazır olduğunu söylüyorsun öyle ise seni Üstad Firble ye bırakıyorum. Ufak boylu bir gnom bir koltuğun arkasından zıplayarak çıktı.

Çok çok çok çok çok çok çok teşekkürle ve sağol Üstad.. Ã?renci başarılı bir örenci deil mi ne dersin? Ben şahsen onun şarkılarını epey bi de beendim.

Üstad Galadlirim gülümseyerek gnoma bakar. Haklısınız üstad umut vaad eden bir öğrenci. Bir gün büyük bir ozan olabilir. Eğer siz de hazırsanız onu size bırakıyorum. Görüşürüz Üstad dedi. Sonra arkasını dönüp gitti.

Firble kıza gülümseyerek baktı. İi ki geldin yahu ben de sıkılıp duruyodum burda. Buraya çok kişi geldi ama biri mezun oldu biliyo musun? Belki sölemişlerdir. Ama sen de çok iyisin mezun olursun gibi geliyo bana... En azından senin kadar ilerleyen de az kişi vardı önce de...

Gnomun yüzü biraz ciddileşti neyse.... şimdi sana birisini göstercem örencim.

Buzdağlarının leydisi ileriye taa ileriye baktı. Bir kadın vardı. Arkası ona dönüktü. İleriye doğru yürüyordu. Bir an bir şey hatırlamış gibi durdu. Kadın tanıdık geliyordu. Kadının çevresine bakınca etrafın sarkıt ve dikitlerle kaplı olduğunu gördü. Onlarca sarkıt ve dikit vardı bir mağra gibi. Buzdağlarının leydisi dikkatli bakınca bu dikitlerin buzdan yapıldığını gördü. Buzların içinde bir şeyler vardı. Uzaktan bir tür eşya gibi geliyordu.

Üstad Firble elini öne uzatarak Buzdağlarının leydisine yaklaşmasını işaret etti. İkili ilerlediler. İlerledikçe buz dikit ve sarkıtlarında insanların olduğunu gördü. Bir sürü insan. Kadın yüzünü döndü. Buzdağlarının Leydisi onun bakışını gördü. Tüm duyguları donmuş bir insanın bakışıydı. Buzdağlarının leydisi bu kadının kim olduğunu anladı. Bu kendisiydi. Kadın bir sarkıtın yakına doğru ilerledi. Buzdağlarının leydisi içeriye baktı. İçindeki insan abisiydi.

Kadın uzun uzun sanki bir şey hatırlamak ister gibi buzun içindeki adama baktı. Baktı. İçindeki duygu bir türlü özgür kalamadı. En sonunda tekrar ilerlemeye başladı.

Üstad Firble Buzdağlarının leydisine döndü. Hep anlattın örenci önceki sınavlarda hislerini anlattın. Neler yaşadığını duygularını. Sonra gülümsedi ya da başkasının duygularını da anlattın bi kere dedi Elessar ın bedeninde aldığı eğitimi kastederek Karşındaki de senin hislerini anladı mı zaten doru olanı yapacaktı.

Ama şimdi örenci karşında anlamamakta ısrar eden biri var işte. Üstelik de bu senin kendin. Ona göstermen lazım, duygularını kaybetmenin onu ne hale getirdiini göstermen lazım ona örenci.

Anlamamakta ısrar edileni göstermek işte... Bu ozanların bir sonraki aşamasıdır örenci. Ozanlar çoğu kez de kendilerindeki ve karşılarındakilerin duygularını anlayıp söler. Ama ne kendisine ne başkasına gözden ve o kafalarından saklı olanları gösteremez ki.

İlk başta da kendine göstermek lazım. Bir yanın gerçeği anlarken öbürü anlamıyosa. O yanın öbürüne nasıl anlatır bunu acaba sence?

Orada kendin duruyosun Leydi Duygusuzluğun bir buz maarasına hapsettii kendin. Ona şarkınla duygusuzluun bedelini göster buzdağlarınınleydisi. Ona kaybettiklerini annat.

Posted: Thu Nov 16, 2006 4:50 pm
by buzdaglarininleydisi
Leydi biran kullanmış olduğu ustam sözcüğünden utanarak ve eğitimine aykırı kibarlıktan bir miktarda uzaklaşmış sözlerinden çekinerek Üstad Galadlirinden özür dilemesi gerktiğini anlamıştı,
"Özrümü kabul edin Üstad Galadrinim ."dedi önünde eğilerek Üstad Firble ile konuşmalarındaki övgüler onun buzdan kalbini ısıtmıştı birazda olsa belki birazda hissetiği acılarında bir ferahlamaydı onların sözleri.
"Üstad Firble ve Üstad Galadrin konuşmalarınızda adıma karşı kullandığınız övgüler beni onurlandırdı ve güçlendirdi efendim teşkkürler."
Bu arada üstad Firble'nın konuşmasını dikkatle dinlemeye başlamıştı , yeni eğitimi ile ilgili anlattıkları onu tedirgin etmişti ama eğitimi ile ilgili ona gösterdiği görüntüler bir kez daha acılarını körüklemişti, canı yanıyordu ta derinden buzlar içindeki abisi ve duygusuzluğuna yenilmiş ilk sınavında soğuğun ve buzun ona ön gördüğü duygusuz acısız yaşama yenik düşmüş kendisi karşısındaydı şuan nasıl kabul ettirebilirdi o haline hatalarını. Duygularını dondurmanın getirdiği çaresiz hayatın hiç bir çözüm olmadığını kendi kendine nasıl anlatabilirdi.Ama deneyecekti kesinlikle biraz cesaretini toplamalıydı sadece.

Posted: Thu Nov 16, 2006 4:53 pm
by buzdaglarininleydisi
buzdaglarininleydisi wrote:
Firble wrote: Evet soğuk , kar , buz bedenimin korkmadığı tek varlıksızınız belkide tek dostum
beraberiz yaşamımda kalbimde, damarımda her şeyimde
duygularım sizin esiriniz donmayan acım hariç onumu dindirmek teklifin bumu bana yapacağın ikinci hainliğin
o ki ayakta tutan tek hissim insanca içimde kalan
ve hüznüm evet birde o benim yanıma kalan
senki ne kadar tatlı yaklaştın bana bumuydu sunacağın
bumuydu rededilmez teklifin
bak işte orda bulutların altındaki iki kardeş onlar ne kadar güzel
ne kadar sevgi dolu ve sıcacık bizde öyleydik abicimle
ama şimdi nerde en son sen onu benle ayırdın lanetimle
evet ayrıca görüyorum bana sunduğun hediyenin cevaplarını
şu zavallı kandırılmış ağaçta açıkca görüyorum sebepsiz kötülüğünü ödülden çok erken gelmiş bir ölüm gibi ona hissetrtiğim acım
ve beyin çektiği acıyı keşfedemedim ama onuda rahatsız ediyorsun bes belli
besbelli ama direniyor çaresiz bana tutunmuş sevgisiyle bırakmam onuda acı çeksindie senin eline
bırakmam onun kaderini keni kaderime
seçemem senin aciz teklifini acılarımın dineceğini bilsem bile
benim lanetim yüzünden çekiklecek acıyı bilmem gerekmez yaşayarak
varki tek sözüm sınav bitiminde o beye
takdirime şayan azdır benimle yarışmak dayanıklılık denizinde..ki o başardı
kutlarım bence yürümekse kaderi benimle
karsı gelerek lanetime..
kendi şarkısını hatırlayarak devam etmeliydi sözlerine.............

Posted: Thu Nov 16, 2006 5:35 pm
by buzdaglarininleydisi
Firble wrote:


Buzdağlarının leydisi ileriye taa ileriye baktı. Bir kadın vardı. Arkası ona dönüktü. İleriye doğru yürüyordu. Bir an bir şey hatırlamış gibi durdu. Kadın tanıdık geliyordu. Kadının çevresine bakınca etrafın sarkıt ve dikitlerle kaplı olduğunu gördü. Onlarca sarkıt ve dikit vardı bir mağra gibi. Buzdağlarının leydisi dikkatli bakınca bu dikitlerin buzdan yapıldığını gördü. Buzların içinde bir şeyler vardı. Uzaktan bir tür eşya gibi geliyordu.

Üstad Firble elini öne uzatarak Buzdağlarının leydisine yaklaşmasını işaret etti. İkili ilerlediler. İlerledikçe buz dikit ve sarkıtlarında insanların olduğunu gördü. Bir sürü insan. Kadın yüzünü döndü. Buzdağlarının Leydisi onun bakışını gördü. Tüm duyguları donmuş bir insanın bakışıydı. Buzdağlarının leydisi bu kadının kim olduğunu anladı. Bu kendisiydi. Kadın bir sarkıtın yakına doğru ilerledi. Buzdağlarının leydisi içeriye baktı. İçindeki insan abisiydi.

Kadın uzun uzun sanki bir şey hatırlamak ister gibi buzun içindeki adama baktı. Baktı. İçindeki duygu bir türlü özgür kalamadı. En sonunda tekrar ilerlemeye başladı.

Üstad Firble Buzdağlarının leydisine döndü. Hep anlattın örenci önceki sınavlarda hislerini anlattın. Neler yaşadığını duygularını. Sonra gülümsedi ya da başkasının duygularını da anlattın bi kere dedi Elessar ın bedeninde aldığı eğitimi kastederek Karşındaki de senin hislerini anladı mı zaten doru olanı yapacaktı.

Ama şimdi örenci karşında anlamamakta ısrar eden biri var işte. Üstelik de bu senin kendin. Ona göstermen lazım, duygularını kaybetmenin onu ne hale getirdiini göstermen lazım ona örenci.

Anlamamakta ısrar edileni göstermek işte... Bu ozanların bir sonraki aşamasıdır örenci. Ozanlar çoğu kez de kendilerindeki ve karşılarındakilerin duygularını anlayıp söler. Ama ne kendisine ne başkasına gözden ve o kafalarından saklı olanları gösteremez ki.

İlk başta da kendine göstermek lazım. Bir yanın gerçeği anlarken öbürü anlamıyosa. O yanın öbürüne nasıl anlatır bunu acaba sence?

Orada kendin duruyosun Leydi Duygusuzluğun bir buz maarasına hapsettii kendin. Ona şarkınla duygusuzluun bedelini göster buzdağlarınınleydisi. Ona kaybettiklerini annat.
Leydi artık kafasındakileri toparlamaya çalışıyordu ve öne doğru adımlarını hızlandırmaya başladı. Kendiyle yüz yüze gelmekti amacı, kendi gözlerine bakabilmekti nieyti. Belki o zaman etkili olabilirdi gözlerinde kalan aşkından kırıntılar ve abisinin sevgisinden ona kalan acılar bunları yansıtabilirsem diyordu içinden....Kendisinin karşısına geldi ve durdu , ama bu çok zordu bomboş ve buz gibi bakıyordu gözleri kadının bu o olabilirmiydi gerçekten..

Buzdağlarının Leydisi lakabın
Onurundan daha dik ve sert görüyorum şuan bakışların
Ã?ünkü kalbin,sevgin ve duygularınla birlikte donmuş bütün acıların
Arınmak herzaman güçlü hissetirir insanı korkularından ve duygularından
Bunu bilirim çünkü bunu bende senle tatım
şimdi anlıyorum insanların bana nasıl acıdığını
Benim sana şuan acıdığım gibi ama var benim bir farkım
Daha yenilmedim soğuğa ve buza
Onların doğrulardan uzak yalancı çözümlerine inanmadımdah
Halen hisedebildiğim acılarım var eski insansı günlerimin acıları
Tek abimin sevgisi halen sıcak donmuş kalbimin taa içinde bir yerlerde
Ã?fkem var halen bir zamanlar sevdiğime
Ã?fkemki halen sevdiğimin tek ibaresi
Halen yenilmedim bu yüzden tanıyorum halen onları zihnimin derinlerinde
Sense sonuna kadar kabul etmişsin soğuğun acılarını dindirdiğini
Ama öldürmüşsün görüyorum benim yaşatmaya çalıştıklarımla , insanlığımı
Yanlış anlamışsın Lanetini besbelli , o lanetki öldürmemli insanlığını
Ölmemeli duygular , donsa bile sende halen onalrın hisleri
Birazdaha derinlere bak gözlerimin içinde gör unuttuklarını
Az önce önünden geçtiğin, tepkisiz ve tanımaz ifadeyele baktığın buz kütlesi
Onu gör ona olan sevgimi gör gözlerimde
Ona olan özlemimi tat benimle hatırlarsın onun değerini benim için, senin için bizim için olan anlamını
O ki tek yadigar , tek bağ annemden babamdan bana kalan tek kanım bu dünya üstünde
Tek varlığım abimiz o , aç gözlerini onlar tanımalı
Bak bir anı var şuan gözlerimin önünde izle ve tart beyninde
"bak işte orda bulutların altındaki iki kardeş onlar ne kadar güzel
ne kadar sevgi dolu ve sıcacık bizde öyleydik abicimle
ama şimdi nerde en son sen onu benle ayırdın lanetimle
evet ayrıca görüyorum soğuğun bana sunduğu hediyenin cevaplarını
şu zavallı kandırılmış ağaçta açıkca görüyorum sebepsiz kötülüğünü ödülden çok erken gelmiş bir ölüm gibi ona hissettirdiği acıları..."
evet düşün ve tart sana ne tahüt etti ne verdi buz ve senden ne aldı anla artık
İşte örneği benim önümde benden aldığı şey , sensin evet seni çaldı benden anla ve kabul et sen benim yenilmiş halimsin
Kabul etmiyorum anlamamanı, benim bunun sebebi beseblli geleceğimde ama ben bu gün görüyorum hatamı
Lütfen affet beni ve kabulet , kabuletki yenilsin buzun hükmü o değil senin lanetin
Senin lanetin aşkın sonsuza kadar, unutamayacağın aşkın
Hatırla eski günlerini, Tanrılarının tek sevgilisi , sevgililerin tek dostu
Kalamazsın buzlar içinde , uyandır kendini
Donamaz duygular, hissedebilir yürek ne kadar buzla kaplı olsada en azından acılarını
Tutun onlara , tutun sözlerime, tutun bana
(Ellerini uzatmıştır Leydi karşısındaki eler kendisinindir garip bir hisle sıkıca tutar elerini)
Sıcaklığımı hissedebilirsin damarlarımda kanyerine kristaller geziyor ama lanetim ölüm olsaydı, elbet öldürürdü beni Tanrılarım
Ama onlar bana yaşamı bahşetti , karşılıksızda olsa aşkım bana aşkıma tutunmayı bahşetti
Bana onlar insansı duygularımı bahşetti, hüznü,kederi,sevinci, iyiliği...
Ben hep senin yanındayım onlarda öyle
Bu günlere gelmene sebep benim sadece beni affet
Ve tutun bana sımsıkı ve bek şu buz kütlesine tekrar anla işte o senin için , sen onun için teksin bu dünyada
O senin abin kanın, canın senin yaşayamadığın yerde o sana can bedeninde
Onu ve beni lütfen kaybetme bilincinde
Sana yolu tüm acıları tatıran aşkın verecek bu alemde

(ağlayamamanın kahrıyla yanıp tutuşan benliğinde bütün acılarımla kıvranıyordum şimdi, unuttuklarımı aslında ben hatırlamıştım o mağrada o donmuş gözlerde ve umutla etkimin cevabını bekliyordum binbir parça acı ile benliğimde.)

Posted: Thu Nov 16, 2006 11:42 pm
by ElessarTelemnar
Elessar sinavi gecmenin vermis oldugu mutluluk, yol arkadasini kaybetmis oldugu huzun ile hocasina cevabini verdi "Oncelikle verilecek olan yeni egitimime hazir oldugumu belirtmek istiyorum ancak leydime onu kaybetmenin burukluguyla soylemek istedigim siirimi yollarsaniz sevinirim." diyerek sozlerini noktaladi bir iki saniye duraksadiktan sonra baslamisti

"vedam olsun sana son veda....

içimdeki kirik dökük camdan kule
yikildi, sokak aralarinda kar tozuttu,
geçtim bir daha bu yollardan
yüregim kederle dolu

ah! elimde olsa toplardim yine
içimdeki cam kulenin parçalarini
yeniden kurardim özleyerek
incelik tasiyan sözcükleri

geçti, ah geçti ask bu diyarlardan
suya kar taneleri düsüyordu
ben bir odadaydim
camlari bugulanip üsüyordu...."

Posted: Fri Nov 17, 2006 12:23 am
by Rhonin
John sahnede etrafına baktı alıştığı bir ortamdı ama önündeki öğretecek biri olunca hafiften heycanlanmıştı ve aklına şiirler ve şarkılar getirmeye uğraştı..

Bir kaç dakikalık düşünceden sonra aklındaki yazdığı şeyleri toparladı ve gülümseyerek " tabiki efendim.Ben her zaman hazırım.Müziğimle ve şarkımla hazırım.. " dedi sesin odada yankılanma derecesini dinlerken..

Kendi kendine " güzelll." dedi ve karşısındakine doğru baktı " Ne yapmalıyım?. " dedi ve şarkısını bir daha aklından geçirdi bu seferki iyi olmuştu..

Posted: Fri Nov 17, 2006 7:01 am
by Firble
Elessar için

Kadın Elessar ın gözlerinin içine bir defa daha baktı. Ã?ğrenci Elessar.. Bunları ona kendin ulaştırırsın umarım. Ã?ünkü yeniden bir araya gelme şansınız var. Ama ben yapamam... Biz öğrenciler arasında hiçbir mesajı taşıyamıyoruz. Buna hakkımız yok. Sözleri bittikten sonra gülümsedi. Hazır olduğunu söylemiştin öğrenci öyle ise bir sonraki eğitimine başlayabiliriz.

Eveeeeet eveeeeet başlayalım başlayalııııııım hadi yahu... Elessar gerilerden gelen ince sesi duyarak irkildi. Bir gnom hızla yanlarına doğru geliyordu. Dört beş saniye sonra yanlarına varmıştı bile.

Merhaba Üstad Galadlirim diyerek selam verdi gnom. Üstad Firble dedi Galadlirim neşeli bir gülümsemeyle. İki öğrenci de epey istekli. Evet eveet öle öbürünü de görüm ben de... Neyse işte... Hazır mıymış bu öğrenci de ikinci eğitime.

Evet hazır dedi Galadlirim. Birkaç saniye daha sessiz geçtikten sonra eğildi. Sizi görmek güzeldi üstad dedi. Ve arkasını dönerek ayrıldı.

Firble onun arkasından bir süre baktı. Sonra Elessar a döndü. Bazen sölenecek söz bulunamıyo bilin musun? Aslında çok kötü bi şey. Bir ozan akademisinde bunun olması hele....

Neyse işte örenci. Kutlarım öbür örenci ile ii bir ikili idiniz. Umarım öle olmaya devam da edersiniz örenci. Ama bu eğitimi de tek başınıza vermeniz gerekli... Aslında bu eğitim farklı bi eğitim zaten...

şu ana kadar örenci hangi yoldan ilerledin. Söle söle.. Ben söleyim hadi. Ã?nce kendi duygularını anlattın. Kendi içinden geçenleri sonra da naaptın? Duygularını hissedebildiğin başkasınınkini de anlattın. Duyguları anlatabilmen geçmek için yeterli idi. Ama her zaman böle mi olur? Olmaz tabii ki de di mi?

Bazen bilemezsin. Birisine bir gerçeği göstermek için hangi duyguyu anlatcan? Naapcan bilemezsin.. Kendi içinde veya başkasında gördüün gerçeği dorudan anlatmak bile bi çok ozanın geçemedii bir aşama.. Ama bu hangi gerçei anlatacaını bulabilme ise ... Nası desem örenci işte daha zor.

Bak bakalım ileriye...

Elessar ileri baktığında bir savaşçı gördü. Bedeni titriyordu. Savaşçının etrafında bir sürü insan dizilmişti. Elessar bazılarını tanıdı. Kardeşleri o insanların arasındaydı. Annesini de insanların görür. Sonra başka bir kadını da görür. Ã?nce hatırlayamasa da sonra kim olduğunu anlar. Bu kadın buzdağlarının leydisidir.

İnsanların hepsi adamın başında toplanmış onu izlemektedirler. Adamyavaşça döner. Elessar görür. Bu adam kendisidir. Adamın gözlerinde oradaki insanların yansımasını görür. Her insan bir yaratık gibi görünmektedir o adamın gözüne.

Birden bir haykırış duyulur. Adam haykırarak çevresindekilere saldırmaya başlar. İnsanlar çığlık atarak kaçarlar. O adam ise saldırır. Her saldırdığı insanı alevler kaplamakta insan silikleşip yok olmaktadır. Elessarın kendisi de alevlerin sıcağından terlemeye başlar. Ama saldırır durur. Ã?evresindeki toprak kurumaya başlar. Savaşçı kendi çölünü yaratmaktadır.

Ã?ğrenci Elessar Firblenin yeniden konuştuğunu duyar. İlk aşama kendini iknadır örenci belki de en zor aşama da budur aslında değil mi? Bak o adama o sensin. Ama o bunu bilmiyo anlamayacak da bi türlü Ã?evresinde tüm herkesin yok olmasına yol açacak bir çılgınlık yaşıyo o... Onun içinde bulunduu çılgınlıı görmesini saala örenci... Ona göster... şarkınla gerçekleri görmesini saala onun..

Posted: Fri Nov 17, 2006 7:33 am
by Firble
Rhonin için

Yoruk adamın yüzüne bir daha sanki incelemek ister gibi baktı. Sonra kafasını hızla salladı. Tammam dedi. O zaman da ben seni ilk eitimini vercek üstadla tanıştırayım.

Merhabaaaaaaaa.. Sahne arkasından açılan kapıdan birden ikinci bir gnom girdi. Nassılsın nasıl örenci ii gördüm seni... Vaay be buraya çok kişi geldi ama önceden ozan olan pek de kişi yok du... Ozanlar genelde bildiklerini sanırlar hep.. Gereken her şeyi biliyoz sanırlar... Neyse.. Gnom ellerini John un üstüne koydu. Yakışıklıymışsın da... Aslındaiyi de bi ozansındır değil mi? Ama bilirsin.. Ozanlık bir yoldur. Ne kadar ilerlesen de daha ileri hep vardır di mi işte.. Neyse...

Ã?nce sana şundan bahsetmek istiyom örenci... Ozanlık yolunun ilk aşamaasından bahsetmeyi istiyom. Bu ilk aşama bile birçok ozanın aşamadıı bi şey. Sen belki aştın. İlk aşama şudur... İlk aşama kendinle ilgili duyguları düşünceleri anlatmaktır. Ama bunu bile bazen ozanlar tam aşamazlar. Aşklarını başkalarına anlatırlar mesela ama bi başka şey de anlatamazlar. Ã?rneğin toprağa uzanıp gözlerini kapatıp uyumanın rahatlıını. Gnom esnedi. Sonra kızarıp John a döndü. şey biz gnomlar bunu çok severiz. Daha dorusu ben çok seviyom.

Neyse işte ilk aşama bu örenci. Sen de bana kendi hissettiklerini anlatmanı istiyecem örenci.

Sahnenin önü birden değişti. Ã?bür gnom Yoruk yok oldu. Bir sürü insan sahnenin önüne toplanmıştı. Hepsi John u bekliyo gibiydiler. Herkes ona akıyordu sanki Firble yok gibiydi. Ã?renci insanlara bak sen bi ozansın. Uzun süre de ozanlığı yaptın örenci insanlara bak. Seni dinleyenlere. John bir anda gelecekte de insanların olduğunu hissetti hepsi sanki onun çalacağı şarkıyı dinleyecek gibiydiler.

Firble devam etti dinleyenler ve dinleyecek olanlar. Sen bi ozansın John anlat. Ozanlığın sana hissettirdiklerini anlat. Seni ozan yapanın ne olduunu anlat. Onlara şarkınla anlat. Onlara ve bana.

Posted: Sat Nov 18, 2006 8:39 am
by Rhonin
John insanlara baktı.."Kederimle anlatırım müziğimi.Özüntümle anlatırım hikayemi.Coşkumla söylerim şarkılarımı.Kendimi anlatırım şiirlerimde ben.." John sözlerin ardından biraz bekledi..

Kendin ol..Kimseyi düşünme kendin gibi yaz ve oku düşüncelerini kaydırma.Hep olduğun gibi ol John..Etrafındaki insanlara baktı.Çalgısındaki notaların hüznünü her telde çalarak odada dolandırdı.Müzik hem coşkulu hem üzücü hemde bir hayatı anlatıyordu..Bir ozanı.Kendisini..

John gerildi."Umarım beğenirsiniz.." dedi kendi içinden kızararak.Ve çalgısını çalarken kederle doldu salon müziğin ritminde..

Karanlığın içindeki ışık artık görünmüyor.
Kendi hiçliğimle içime kapanmış yatıyorum yere.
Soğuk bedenime işlerken hissediyorum.
Acıyı unutuyorum belki ama gerçeği kafamda kuruyorum.

Her gülümseyişimde olgunluğumu hissediyorum.
Değiştiğimi hissediyorum dünyanın girdabında..
Başım dönüyor sonsuzlukta.
Ağlamak geliyor bazen ,bırakıyorum kendimi..

Her damla gözlerimdeki.
Bir aşk tanesidir bilinmez.
Sevgimin akıp gittiği bu göz yaşları..
Bir ağaç büyütür kederimle..

Solmayacak bir sevgiyle büyür ,
Huzur dolu ama bir o kadarda iç yakıcı..
Sonsuzlukta kayboluyorum.
Gidiyorum gecelerde yalnızlığa..

Hissederim gönlümdeki büyüklüğü..
Bir o kadarda utangaçlığı.
Ama hissizlik kaplar bir süre sonra kalbimi..
Unuturlar beni..

Mutlu olamıyorum..
Denizin derinliklerindeki güzellikleri göremiyorum..
Gözlerimi kapattığımda tek görebildiğim hayaller değil.
Boş bir karanlık..

Düşünüyorum sessizce.
Varlığımı ve nedenlerini düşünüyorum..
Ağlıyorum sessizce.
Seni düşünüyorum.

Bilmek istediğim tek şey var bu dünyada.
Neden ben?
Sonsuzluğun içinde kaybolurken ben.
Gidiyorum yalnız başıma.

Bir ozan kayboluyor bu diyarda..
Yok oluyor sessizlikte.
Habersizce gidiyor.
Kendi gibi çalgısının derinliklerinde yaşıyor.

Her müziğimde başka bir anlam yüklüdür..
Her müzikte farklı bir göz yaşı dökülür.
Yüreklere serpilen su ,ateşi söndürür..
Kederle söylenen şarkı insanları büyütür..

Bitiyorum her nefeste sensiz geçen günlerin içinde
Ölüm kapısı önümde bakıyorum sessizce.
Sen gelince bitecek ömür mutlulukla.
Huzur dolacak günlerim son bir umutla.
Cennetin pamuklarının altında ömür boyu sürecek sevgim…

John şarkısını bitirirken gözleri dolmuş ve hatıraları aklına gelmişti.Çalgısının son kederli notaları atılırken odada John sessizlik içinde bekledi.

Posted: Sat Nov 18, 2006 5:52 pm
by Firble
Gnom ciddi bir suratla ozana baktı. Aşağıda dinleyenlerin hepsi ozanı beğeni ile alkışlıyorlardı. Yine de gnomun suratı ciddiydi.

Ama ama ama ama örenci sen senin anlattığın anlattığın neydi? Hislerin hissettiklerin bunları anlatıyon güzel... Çok güzel... Güzel de anlatıyon hislerini bu kadarı da başarılı olman için yeterli olabilir hatta bi de... Bir sürü kişi de seni dinleyebilir hatta... Daha fazlası da olur. Ama kalırsın... İçindeki duygular seni sürükler ama onların verdiği hareket yoksa ilerleyemezsin...

Hatta sırf bu nedenle de hatta içindeki duyguların kendilerini yeniden sürüklemesi için kız arkadaşlarını terk eden efendime söliyim kendileri için önemli bi sürü şeye zarar veren ozanların olduunu duydum. Duygular önemlidir onlar hep bi güçtür enerjidir. Ama onlar senin ozanlığını kontrol etmemeli örenci sen onları kontrol edebilmelisin bence...

İlerlemek istiyorsan öncelikle kendine bakabilmelisin... Kendine bak bi.... Düşün geçmişini düşün ozanlığa ilk başladığın anları düşün.. Seni dinleyen insanların sana hissettirdiklerini düşün. Bir şarkı sölediinde içinde yayılan o duyguyu da düşün. Düşün bunları ve ifade etmeye çalış. İçinden geldiği gibi ifade et.. şimdilik karşındakini önemseme ifade ederken ama içinden geleni deil de... Bu defa anımsamak istediin hiç deilse kendine anlatmak istediin duyguyu ifade et..

Zor olacak biliyom için dolu ama içini yönlendir örenci içindekini aşkı anlatman daha kolay olurdu elbette ki... Ama dier duygular da şiirle anlatılır. Ve onları anlattın mı aslında onların da kendilerini ifade edecek bi ozana ihtiyaç duyduunu göreceksin. Onların da bazen aşktan bile fazla değerli olacağını göreceksin.

Ama önce onları öle düz sözlerle deil şiirle ve şarkılarla anlatmalısın ki... Özgürce ifade edebilesin örenci... Bana ozanlığın nassıl bi şey olduunu anlat örenci ve bunu da şarkınla anlat... Ozanlığın nasıl bi şey olduunu anlatan bi şarkı söle...

Posted: Sat Nov 18, 2006 10:50 pm
by Rhonin
John biraz utanmıştı.Gelen alkışlardan ilk günkü haline dönmüştü.Sonra hocasından gelen cevapları ve yorumları duydu." Yine başaramadık ha." dedi kendi kendine gülümseyerek.

"Coşku.." dedi kendi kendine " neden hep coşkuyu kullanmıyorsun.İnsanları sevindirmiyorsun? " dedi ve gülümsedi.

şarkıdaki tonları ayarlayarak müziğine mutlu bir şekilde başladı ve şarkısını söyledi..

Unutmak..Unutmak kolaydır giderken.
Mutluluk doğaldır gülümserken.
Unutmak yalandır coşkuluyken.
Özülmek yalandır umutluyken.

şarkımda anlatırım mutluluğu,sevgiyi,coşkuyu..
Her şarkımda gülümserim sonsuz bir sevinçle.
İşte kalbimde o zaman yeşeren mutluluk.
Yer bulur özgürlüğümde.

Kuşların cıvıltısıyla uyanırım her sabah.
Rahatlatan müziktir benim için.
Kimsenin şarkısını umursamam.
Kusların cıvıltısıdır en güzeli.

Her alkış değerdir benim için.
Müziğimin kanıtıdır seyirciler için.
Yalan bir gülümseme değildir benim için.
Soğuk bedenime işlemişken değişir tüm durumlar herkes için.

Yağmur durulduğunda,rüzgar yorulduğunda.
Yağmurun göz yaşları durulup yok olduğunda.
İnsan sevmek ister ,sevmek ister herşeyi.
Unutmak ister üzüntüyü, sevinmek ister her şeyiyle.

Gözlerim her açıldığında görürüm o güzel yüzü.
Mutluluk verir içime.
Işığım olur O.
Sevgim olur içimdeki.
Hayatım olur bilmeden.
Gücüm olur hissederken.
Tek beden oluruz gülümserken.
Ağlamak güzeldir kaybederken.
Sevmek güzeldir umutlanırken.

Unutmak..Unutmak kolaydır giderken..
Kaybettikten sonra anlıyorsun değerini.
O zaman şekilleniyor kafanda neler kaybettiğin.
O zaman umursuyorsun hayatı ve onun değerini.
Ama geç oluyor artık yalvarmak istemek için.
Özgürlüğü tadıyorsun orada gerçeği görüyorsun kafanda.

Küçük bir cocuk var önümde.
Mutlu ve sevinçli.
Kendinden geçmiş mutlulukla.
İşte özgürlüktür budur çarpan kalplerde..

Mutlu olun bugün.
Kimseler üzülmesin bugün.
Ã?arpan kalplerdeki sevinç.
Asla sönmesin bugün.

" Sanırım sonunda yine biraz karıştırdık . " dedi kendi kendine şapşal şapşal gülümserken.Ã?ğreneceği daha çok şey vardı John'un.Zaten buraya öğrenmek için gelmişti.Ve bunu öğrenmeyi yapmayı ve ilerlemeyi çok istiyordu.

Posted: Mon Nov 20, 2006 6:23 am
by Firble
John onu izleyenlerin yavaşça sanki bir hayalin yavaşça silinmesi gibi kayboluşunu izledi. Bittiğinde geriye sadece Üstad Firble ve kendisi kalmıştı.

Üstad Firble yine suratını biraz astı. Ã?renci tutkuların seni sürüklüyo. Sürüklenmek iyidir bazen. Sana pek çok güzellik gösterir. Ama kontrolü de almayı denemeni tavsiye etmeyi düşündüm sana. Gerçi bunun için erken belki de sürüklenmeyi örenmeden kontrol etmeyi nasıl örencen ki di mi?

Aslında ilk aşama sadece kendi duygularında bir sürüklenişi başarmaktı. Sen de bunu yaptın örenci. Ama seni iteleyen duygu çok güçlü.

Ooof işte neyse... Eninde sonunda onu da kontrol edersin sen de her halde.

İşte demek istediğim örenci ilk aşamayı geçtin sen.. Tebrik ederim seni. Hazır olduunda ikinci aşamaya da başlayabiliriz senle..

Gnom muzipçe gülümsedi. Yani şey unutmuşum.. Başka bir üstadla başlayacan sonraki aşamaya tabii. Onlar da seni tanımak ister hem.

Posted: Sun Nov 26, 2006 12:40 am
by Firble
BUZDAğLARININ LEYDİSİ İÃ?İN:

Buzdağlarının leydisi kadının dönerek gözlerinin içine baktığını gördü. Gözlerindeki anlmasızlık giderek çözüldü kadın gülümsedi. Gülümseme büyüdü. Daha sonra kadının içinde bir ışık belirdi giderek parlaklaşmaya başladı. Parlaklığı arttı. Her yanı kapladı. Sonra yok oldu. Mağra silinmişti. Sadece gnomla gerçek leydi kalmıştı. Gnom leydiye dönüp.

şarkılarınız akademiyi onurlandırıyo örenci leydi. dedi. Kendinize kendinizi dinletebilmek belki de ozanlığın en zor aşamasıdır. Ya da bunu söylememek gerekirse en azından en zor aşamalardan biridir denebilir.

Anlamayı da anlatmayı da başarıyon sen leydi. Öle ise üçüncü aşamayı da geçtin sen... Seni kutlarım leydi. şimdi hazır olunduğunda da en son aşamaya geçeceksin.

RP DIşI: Elessar abi üzgünüm. Benim de tonlarca nedenim varken yazamamamış olmanı anlayışla karşılıyorum. Ama öbür öğrencimi bekletmememi de senin anlamanı bekliyorum. : ) Umarım çok üzülmezsin... Eğer ikiniz de isterseniz daha sonra tekrar birleştire de bilirim sizi. : )

Posted: Sun Nov 26, 2006 10:17 pm
by buzdaglarininleydisi
"Teşekkürler üstadım, üst devirlerime ulaşmak sizlerle aynı loncadan sınavları izlemek insanları duygularıyla sarmak, hayallerimle barışmak , hayatlarla sarmalanmak istiyorum ozanlığımla insallah o günlere ulaşırım diyorum sizlere ve umutla bekliyorum bir sonraki sınavımı."
Leydi umutla gnomun gözleri içine bakmaya çalışıyordu, kendine kanıtlamaktan ve kendi hatalarınını gün ışığına çıkarmaktan rahatsız bir iç huzursuzluk içinde.

Posted: Sun Nov 26, 2006 11:04 pm
by Rhonin
John etrafında bakındı dikkatle herşeyi izledi.Duygularını kontrol edememesi tek yönde vermesi pek iyi değildi.Zaten bunu başarmak için gelmişti buraya..Gerçekten bir ozan olabilmek için..

Üstadının tebriği üzerine John utangaç bir tavır takındı " Teşekkür ederim üstadım.. " dedi yarım yamalak kekeleyerek..

" Diğer üstadlarımla ben de tanışmayı isterim..Eğer uygun görürseniz.İkinci uygulama için de hazırım Üstadım. " dedi John bu kadar uzun cümleyi galiba şu an kullanmıştı.

Çalgısını sırtına takarak beklemeye başladı.Acaba ikinci seviyede ne olacaktı?