Posted: Thu Nov 16, 2006 5:24 am
Üstad Galadlirim kadının gözlerinin içine iyice baktı. Ustam... İki kadın birbirlerine hitab etmek içijn daha güzel sözler de bulabilir değil mi? Ama illa resmi ünvanımı kullanmak istiyorsan Üstad Galadlirim diyebilirsin öğrenci.
Sonra gülümsedi. Madem sonraki eğitim için hazır olduğunu söylüyorsun öyle ise seni Üstad Firble ye bırakıyorum. Ufak boylu bir gnom bir koltuğun arkasından zıplayarak çıktı.
Çok çok çok çok çok çok çok teşekkürle ve sağol Üstad.. Ã?renci başarılı bir örenci deil mi ne dersin? Ben şahsen onun şarkılarını epey bi de beendim.
Üstad Galadlirim gülümseyerek gnoma bakar. Haklısınız üstad umut vaad eden bir öğrenci. Bir gün büyük bir ozan olabilir. Eğer siz de hazırsanız onu size bırakıyorum. Görüşürüz Üstad dedi. Sonra arkasını dönüp gitti.
Firble kıza gülümseyerek baktı. İi ki geldin yahu ben de sıkılıp duruyodum burda. Buraya çok kişi geldi ama biri mezun oldu biliyo musun? Belki sölemişlerdir. Ama sen de çok iyisin mezun olursun gibi geliyo bana... En azından senin kadar ilerleyen de az kişi vardı önce de...
Gnomun yüzü biraz ciddileşti neyse.... şimdi sana birisini göstercem örencim.
Buzdağlarının leydisi ileriye taa ileriye baktı. Bir kadın vardı. Arkası ona dönüktü. İleriye doğru yürüyordu. Bir an bir şey hatırlamış gibi durdu. Kadın tanıdık geliyordu. Kadının çevresine bakınca etrafın sarkıt ve dikitlerle kaplı olduğunu gördü. Onlarca sarkıt ve dikit vardı bir mağra gibi. Buzdağlarının leydisi dikkatli bakınca bu dikitlerin buzdan yapıldığını gördü. Buzların içinde bir şeyler vardı. Uzaktan bir tür eşya gibi geliyordu.
Üstad Firble elini öne uzatarak Buzdağlarının leydisine yaklaşmasını işaret etti. İkili ilerlediler. İlerledikçe buz dikit ve sarkıtlarında insanların olduğunu gördü. Bir sürü insan. Kadın yüzünü döndü. Buzdağlarının Leydisi onun bakışını gördü. Tüm duyguları donmuş bir insanın bakışıydı. Buzdağlarının leydisi bu kadının kim olduğunu anladı. Bu kendisiydi. Kadın bir sarkıtın yakına doğru ilerledi. Buzdağlarının leydisi içeriye baktı. İçindeki insan abisiydi.
Kadın uzun uzun sanki bir şey hatırlamak ister gibi buzun içindeki adama baktı. Baktı. İçindeki duygu bir türlü özgür kalamadı. En sonunda tekrar ilerlemeye başladı.
Üstad Firble Buzdağlarının leydisine döndü. Hep anlattın örenci önceki sınavlarda hislerini anlattın. Neler yaşadığını duygularını. Sonra gülümsedi ya da başkasının duygularını da anlattın bi kere dedi Elessar ın bedeninde aldığı eğitimi kastederek Karşındaki de senin hislerini anladı mı zaten doru olanı yapacaktı.
Ama şimdi örenci karşında anlamamakta ısrar eden biri var işte. Üstelik de bu senin kendin. Ona göstermen lazım, duygularını kaybetmenin onu ne hale getirdiini göstermen lazım ona örenci.
Anlamamakta ısrar edileni göstermek işte... Bu ozanların bir sonraki aşamasıdır örenci. Ozanlar çoğu kez de kendilerindeki ve karşılarındakilerin duygularını anlayıp söler. Ama ne kendisine ne başkasına gözden ve o kafalarından saklı olanları gösteremez ki.
İlk başta da kendine göstermek lazım. Bir yanın gerçeği anlarken öbürü anlamıyosa. O yanın öbürüne nasıl anlatır bunu acaba sence?
Orada kendin duruyosun Leydi Duygusuzluğun bir buz maarasına hapsettii kendin. Ona şarkınla duygusuzluun bedelini göster buzdağlarınınleydisi. Ona kaybettiklerini annat.
Sonra gülümsedi. Madem sonraki eğitim için hazır olduğunu söylüyorsun öyle ise seni Üstad Firble ye bırakıyorum. Ufak boylu bir gnom bir koltuğun arkasından zıplayarak çıktı.
Çok çok çok çok çok çok çok teşekkürle ve sağol Üstad.. Ã?renci başarılı bir örenci deil mi ne dersin? Ben şahsen onun şarkılarını epey bi de beendim.
Üstad Galadlirim gülümseyerek gnoma bakar. Haklısınız üstad umut vaad eden bir öğrenci. Bir gün büyük bir ozan olabilir. Eğer siz de hazırsanız onu size bırakıyorum. Görüşürüz Üstad dedi. Sonra arkasını dönüp gitti.
Firble kıza gülümseyerek baktı. İi ki geldin yahu ben de sıkılıp duruyodum burda. Buraya çok kişi geldi ama biri mezun oldu biliyo musun? Belki sölemişlerdir. Ama sen de çok iyisin mezun olursun gibi geliyo bana... En azından senin kadar ilerleyen de az kişi vardı önce de...
Gnomun yüzü biraz ciddileşti neyse.... şimdi sana birisini göstercem örencim.
Buzdağlarının leydisi ileriye taa ileriye baktı. Bir kadın vardı. Arkası ona dönüktü. İleriye doğru yürüyordu. Bir an bir şey hatırlamış gibi durdu. Kadın tanıdık geliyordu. Kadının çevresine bakınca etrafın sarkıt ve dikitlerle kaplı olduğunu gördü. Onlarca sarkıt ve dikit vardı bir mağra gibi. Buzdağlarının leydisi dikkatli bakınca bu dikitlerin buzdan yapıldığını gördü. Buzların içinde bir şeyler vardı. Uzaktan bir tür eşya gibi geliyordu.
Üstad Firble elini öne uzatarak Buzdağlarının leydisine yaklaşmasını işaret etti. İkili ilerlediler. İlerledikçe buz dikit ve sarkıtlarında insanların olduğunu gördü. Bir sürü insan. Kadın yüzünü döndü. Buzdağlarının Leydisi onun bakışını gördü. Tüm duyguları donmuş bir insanın bakışıydı. Buzdağlarının leydisi bu kadının kim olduğunu anladı. Bu kendisiydi. Kadın bir sarkıtın yakına doğru ilerledi. Buzdağlarının leydisi içeriye baktı. İçindeki insan abisiydi.
Kadın uzun uzun sanki bir şey hatırlamak ister gibi buzun içindeki adama baktı. Baktı. İçindeki duygu bir türlü özgür kalamadı. En sonunda tekrar ilerlemeye başladı.
Üstad Firble Buzdağlarının leydisine döndü. Hep anlattın örenci önceki sınavlarda hislerini anlattın. Neler yaşadığını duygularını. Sonra gülümsedi ya da başkasının duygularını da anlattın bi kere dedi Elessar ın bedeninde aldığı eğitimi kastederek Karşındaki de senin hislerini anladı mı zaten doru olanı yapacaktı.
Ama şimdi örenci karşında anlamamakta ısrar eden biri var işte. Üstelik de bu senin kendin. Ona göstermen lazım, duygularını kaybetmenin onu ne hale getirdiini göstermen lazım ona örenci.
Anlamamakta ısrar edileni göstermek işte... Bu ozanların bir sonraki aşamasıdır örenci. Ozanlar çoğu kez de kendilerindeki ve karşılarındakilerin duygularını anlayıp söler. Ama ne kendisine ne başkasına gözden ve o kafalarından saklı olanları gösteremez ki.
İlk başta da kendine göstermek lazım. Bir yanın gerçeği anlarken öbürü anlamıyosa. O yanın öbürüne nasıl anlatır bunu acaba sence?
Orada kendin duruyosun Leydi Duygusuzluğun bir buz maarasına hapsettii kendin. Ona şarkınla duygusuzluun bedelini göster buzdağlarınınleydisi. Ona kaybettiklerini annat.