DİRENİş (RP)
Cüce sawaşçının başında durdu ve
-Seni tanımıyorum fakta tanışmak istersin yüce sawaşçı.Seni kıskandım doğrusu bu kadar ii arkadşaların var.Onurunla ve şerefinle öldün bir sawaşçının en çok istediği ölüm yöntemi ile.Daha sonra tekrar falcon un yanına gitti....
-Seni tanımıyorum fakta tanışmak istersin yüce sawaşçı.Seni kıskandım doğrusu bu kadar ii arkadşaların var.Onurunla ve şerefinle öldün bir sawaşçının en çok istediği ölüm yöntemi ile.Daha sonra tekrar falcon un yanına gitti....
No one hears him cry so he turns to evil...
Grup durmadan saatlerce yürüdü. Sarp dağların arasından Nuud artık görünebiliyordu. Elflerin uyarılarına rağmen gecenin zifiri karanlığında yürümek artık oldukça zorluyordu Falcon, Ruby ve Grimble'ı.. Zira yerde küçüklü büyüklü taşlar vardı ve bu taşlardan en çok etkilenenler Falcon,Ruby ve Grimble idi. Falcon bir ara bir taşa takılarak yalpalar gibi oldu. Fakat son anda dengesini sağlayarak ayakta kalabildi. Elfler düz yolda yürürmüşcesine rahatca hareket edebiliyorlardı. "Gruptaki elflerin bu konuda bizden daha şanslı oldukları kesin." diyerek espriyle Elessar ve Almira'ya takılırken artık yorulduğunu hissedebiliyorudu..
Only God can Judge me!
Cüce sawaşçı durmadan homurdanıyodu.Arkadaşlarıda bu homurdanmalara gülmemek için zor tutuyorlardı.
-Pehhh bunca yıl cüce madenlerinde çalıştım fakat şu elfler kadar bir zarif yürüyemiyorum.Ayaklarımda derman kalmadı.Bari bikaç ucube yaratık çıksada biraz ayaklarımı esnetsem....
-Pehhh bunca yıl cüce madenlerinde çalıştım fakat şu elfler kadar bir zarif yürüyemiyorum.Ayaklarımda derman kalmadı.Bari bikaç ucube yaratık çıksada biraz ayaklarımı esnetsem....
No one hears him cry so he turns to evil...
Almira, cücenin kurduğu son cümleye dayanamadı ve gülmeye başladı..Gülerken de -"demek ucube yaratıklarla savaşarak ayaklarını esnetmek istiyorsun ha? Oldukça cesursun küçük arkadaşım ama karşılaşacağın şeyleri o kadar da basite indirgeme..!" dedi, hala gülüyordu..Epey bir yol almışlardı..Azıcık bir yol kalmıştı ve o yolu da Almira büyük ihtimalle gülerek geçirecekti bu yolculuğu.!
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Almira bu söz üzerine daha çok gülmeye başladı ve -"Aman pek de alıngansın.." dedi. Keyfi yerine gelmişti..-"Çalıştığın yerlere bir şey demiyorum ama her şeye hazır olmak gerekir değil mi?"
Elessar'a baktı ve yanına biraz daha sokuldu. Ona baktıkça heyecanlanıyor sanki küçük bir kız çocuğu gibi yüreği sevinçle doluyordu.
Elessar'a baktı ve yanına biraz daha sokuldu. Ona baktıkça heyecanlanıyor sanki küçük bir kız çocuğu gibi yüreği sevinçle doluyordu.
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Yolda ilerliyordu elessar. Toprak, taş ot, öylece kayıp gidiyordu ayağının altından. SAnki yere basmasa da yürüyebilecekmiş gibi... Cücenin söylediklerini duydu. Cevap vermedi zira bir gerginlik daha istemiyordu. Kendine fazla güveniyor diye düşündü. Gerektiğinden fazla. Bunun neresiyle övünülebilirdi ki. Yeraltının derinliklerinde kendi uyandırdıkları kötülükle savaşmışlardı. Haddini aşarak çok derin kazmıştı cüceler. Bazı şeyler olduğu gibi kalmalıydı. Düşünceleri sadece düşüncede kaldı. Her hangi bir yüz ifadesi ya da sesle dışarı vurulmadı.
Almira'nın güldüğünü duydu. Belki sıradan bir ses olarak duyardı başkası. Ama Elessar farklıydı. Elessar için Almira da farklıydı. Dünyanın en güzel seslerinden birtanesiydi. En az bahar vakti ormandaki kuş cıvıltıları kadar. Yanına sokulmuştu. Bütün kederinin yanında bu herşeyi bastırabilen bir neşe veriyordu Elessar'a Almira'ya baktı ve gülümsedi. Karşılıksız değildi belli ki duyguları. Ama dokunmaya korkuyordu. Ne kadar güçlü olduğunu bilse de elf hanımının ona narin geliyordu. Dokununca bile incinecekmiş gibi. Belki de heyecanın verdiği bir ürkeklik vardı sadece gülümsedi.
Başını öne çevirdi nihayet. Ve nihayet görünmüştü. Uzaktaydı lakin. Biraz daha gitmeleri gerekecekti. Ama görünmüştü. Yavaşça diğerlerinin de görüş açısına girdi Nuud kasabası. İnsanlar, cüce ve hobbit de görebiliyordu artık.
Almira'nın güldüğünü duydu. Belki sıradan bir ses olarak duyardı başkası. Ama Elessar farklıydı. Elessar için Almira da farklıydı. Dünyanın en güzel seslerinden birtanesiydi. En az bahar vakti ormandaki kuş cıvıltıları kadar. Yanına sokulmuştu. Bütün kederinin yanında bu herşeyi bastırabilen bir neşe veriyordu Elessar'a Almira'ya baktı ve gülümsedi. Karşılıksız değildi belli ki duyguları. Ama dokunmaya korkuyordu. Ne kadar güçlü olduğunu bilse de elf hanımının ona narin geliyordu. Dokununca bile incinecekmiş gibi. Belki de heyecanın verdiği bir ürkeklik vardı sadece gülümsedi.
Başını öne çevirdi nihayet. Ve nihayet görünmüştü. Uzaktaydı lakin. Biraz daha gitmeleri gerekecekti. Ama görünmüştü. Yavaşça diğerlerinin de görüş açısına girdi Nuud kasabası. İnsanlar, cüce ve hobbit de görebiliyordu artık.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Almira Nuud'u görünce çok sevinmişti ve bu sevinci değer verdiği kişiye yansıttı; sevincinden ne yapacağını bilemeyen küçük bir çocuk gibi aniden elini tutup Elessar'ın, "işte orda" dedi. "Artık çok az bir yolumuz kaldı amacımıza ulaşmak için" Sonra yaptığı hareketin farkına vardı ve utangaç bir yüz ifadesiyle başını önüne eğdi mahçup kızlar gibi..
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
"Yolculuğumuzun artık sonuna yaklaşıyoruz ve orada nasıl karşılanacağımızı bilmiyoruz. Fakat bizler, ne olursa olsun iyi niyetimizi koruyalım." dedi arkadaşlarının duyabileceği bir ses tonuyla.
Yolculuğun sonuna doğru yaklaşılırken köyden ayrılmakta olan çeşit çeşit ırklara mensup kişiler grubun yanından geçip gidiyordu. Bunların arasında Falcon"un daha önce hiç rastlamadığı ırklardan olanlarda vardı ve bu, Falcon"un ilgisini çekmişti, bazılarına dikkatlice bakmaktan kendini alamıyordu.
Köye yaklaştıkça kalabalık artmaktaydı. Grubun bir an önce köye varma isteği, adımların hızlanmasına sebep olmuştu. Artık köyün girişine gelmişlerdi ve önlerine, köye giriş-çıkışları kontrol eden iki mızraklı guard çıktı; "Nuud"a hoşgeldiniz savaşçılar!"
Falcon, kötü karşılanmaktan endişe ediyordu fakat böyle birşey olmamıştı..
Yolculuğun sonuna doğru yaklaşılırken köyden ayrılmakta olan çeşit çeşit ırklara mensup kişiler grubun yanından geçip gidiyordu. Bunların arasında Falcon"un daha önce hiç rastlamadığı ırklardan olanlarda vardı ve bu, Falcon"un ilgisini çekmişti, bazılarına dikkatlice bakmaktan kendini alamıyordu.
Köye yaklaştıkça kalabalık artmaktaydı. Grubun bir an önce köye varma isteği, adımların hızlanmasına sebep olmuştu. Artık köyün girişine gelmişlerdi ve önlerine, köye giriş-çıkışları kontrol eden iki mızraklı guard çıktı; "Nuud"a hoşgeldiniz savaşçılar!"
Falcon, kötü karşılanmaktan endişe ediyordu fakat böyle birşey olmamıştı..
Only God can Judge me!
Sonunda köye varmışlardı hobbittin gözleri heyecanla açıldı,"ee hani orklar" dedi kendi kendine şehir istila altında olarak hayal etmişti minik kafasında hele şehirin girişlerini kontrol eden muhafızları görünce şaşkınlığı iki katına çıktı.Beklendiğinden daha iyiydi,kendilerine seslenen muhafızların yanına hoplaya zıplaya ilerledi "Merhaba çocuklar" dedi neşeli bir tavırda bir an durarak ne dediğinin farkına vardı "şey yani büyük muhafızlar demek istemiştim"diyerek alel acele düzellti..
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Elessar temasla irkildi. Çok garip duyguydu. Hayır utanmış değildi. Elini tutmuştu işte. Elessar nazikçe okşadı incitmekten korkarcasına. Ve gülümsemesi yayıldı. Kız utanmışa benziyoru. Eli geri gitmişti. Elessarın elinde de o his kalmıştı. SAnki hiç gitmeyecek bir temas oradan. Eline baktı gayrı-ihtiyari. Sonra gülümsemesini korudu.Başı hafif öne eğik yola bakıyordu o da. Nuuda kadar yan yana yürüdüler. Hiç bir şey söylenmemişti bundan sonra. Düşüncelere bıraktı yerini sözler. Sonra insan savaşçının sözleriyle bozuldu sessizlik. Garip bakışlar vardı üzerlerinde. Bunlar bekleniyordu kuşkusuz. Orman elfi görmemiş insanlar bile vardı bir sürü. Beklediklerinden daha bile normaldi davranışları.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Salamone demirhanesinde sıcağın içinde söylene söylene kılıç dövüyordu. Bu bugün denediği 3. kılıçtı.Ama bu da düzgün olmamıştı.Kılıcı kaldırarak şöyle bir göz attı.Daha sonra bir küfür sallayarak kılıcı duvara fırlattı.O an Hal içeri girdi.Ustasına endişeli bir şekilde bakıyordu.Ustası belli bir süredir böyleydi.Kendisine işine veremiyordu.Bu da kılıç yapımının yavaşladığını gösteriyordu.Hal aslında ustası kadar iyi kılıç yapabiliyordu. Ama şehre gelen yeni savaşçılar,tüccarlar ve gezginler bazen ceplerindeki keseleri boşaltıp özel kılıç yapıyorlardı.O zamanlarda ustası demirhaneye kapanıp saatlerce hatta bazen günlerce çalışıyordu.Ama şu savaş olayı onu manevi olarak yıkmıştı.Köyün lideri ile kavga etmiş ve onu 2 hafta hapse tıkmışlardı.Ustasının şehirden kaçmasından korkuyordu.Orc lara tek başına savaş açmasından...
Yine Hal ustasını eve yollamayı düşündü.Artık ustasından çok o ilgileniyordu hanla.Ama ustasını suçlayamazdı.Anlıyordu onun duygularını. Yada en azından anlamaya çalışıyordu...
Yine Hal ustasını eve yollamayı düşündü.Artık ustasından çok o ilgileniyordu hanla.Ama ustasını suçlayamazdı.Anlıyordu onun duygularını. Yada en azından anlamaya çalışıyordu...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Almira'nın beklediğinden daha iyi bir durumda çıkmıştı şehir. Koruma altında gibi görünüyordu çünkü guardlar bunu gösteriyordu. şehre girdiklerinde olup biteni daha iyi anlayacaları. Eğer Nuud beklenen kadar kötü değilse hem biraz dinlenmek için hemde lazım olacak birkaç eşyayı temin etmek için vakite ihtiyaçları olacaktı...
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Köye girdikten sonra dinlenmek, Falcon'un aklına gelen ilk düşünce olmuştu. O kadar yorgundu ki ayakta durmak ona işkence gibi geliyordu. Bir an önce kendini yatağa bırakma düşüncesiyle arkadaşlarına; "Sizi bilmiyorum ama benim uykuya ihtiyacım var!" dedi ve sağa sola bakınmaya başladı. Geceyi geçirebilecekleri bir han aramaktaydı..
Only God can Judge me!
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests

