Page 8 of 12

Posted: Thu Sep 02, 2004 6:58 pm
by Raistlin
Adonis'in karanligi yaran sesi Starfall'un onerisine cevabini beklemeden yeniden yankilandi:
"Kasaba... Hangi kasabadan soz ediyorsun?"

Posted: Thu Sep 02, 2004 6:59 pm
by winterwolf
Saorilbor sadece dinlemekle yetindi. şövalyenin yakınlarındayken, içine garip bir korku hasıl oluyordu elfin. Fazlasıyla iri olan adamın normal hareketleri bile nedendir bilinmez, ölümcül bir tehdit gibi eliyordu korucunun gözünem o an için. Ancak ondan adamdan uzaklaşınca, bütün bu etkiler yok oluyordu birden bire.

Saorilbor bir çok yolculuk yapmış ve hayatında birden çok defa korkmuştu. O korkularından utanacak biri değildi. Ancak şövalyenin yanındayken takındığı bu garip ürkekliğin nedenini anlayamıyordu. Onu asıl rahatsız eden buydu, kokuyor olmak değil.

Adam bu akşam gruptan ayrılacağını ilan ettiğindeyse korucunun içinde garip bir tezat oluşmuştu. Elbetteki şövalyeyle birlikde hissetiği bu garip korkuda kaybolacakdı. Ama diğerlerinin davranışlarını inceleyen korucu, bu hislerin sadece kendinde olmadığını da anlamıştı. Muhtemeldir ki düşmanları da hissedecekti bu korkuları. Grup kuvvetli bir yoldaşı kaybetmişti...

Posted: Thu Sep 02, 2004 7:01 pm
by EnialiS
rp dısı:hehe neyse sende iki elini uzatmıs ol

Posted: Thu Sep 02, 2004 7:01 pm
by EnialiS
rp dısı:hehe neyse sende iki elini uzatmıs ol

Posted: Thu Sep 02, 2004 7:06 pm
by EnialiS
Seeboo findorun yanında duruyor ve cebinden cıkarttıgı kagıda birseyler karalıyordu

Posted: Thu Sep 02, 2004 7:09 pm
by findor
Findor cevap verdi "demek bu konudan haberin yok bu kadar dostumu boşuna takmadım peşime amacımız knedimize bir kasaba yada köy kurmak bunu böyle bilirsen iyi olucak bu nedenle seni de yanımızda istiyoruz güçlüsün ve bilgilisin ama senin kararındır
ben Gidene Kal Kalana Git demem "dedi...

Posted: Thu Sep 02, 2004 7:19 pm
by EnialiS
Seeboo kagıttan kafasını kaldırdı ve fildor a baktı heycandan gozleri yerinden cıkıyordu azdaha
Ne diye haykırdı bi kasabamı kurucaz aman tanrım hemen cizmeye baslamalıyım. aaa bu arda ben cizimleri hazakınca olmaz degilmi..

Posted: Thu Sep 02, 2004 7:26 pm
by Maytere
Baştan beri bu gruba neden takıldığını bilmiyordu. Belki arkadaşlıklarından etkilenmiş, belki yalnız dolaşmaktan sıkılmıştı. Ama şu an, daha ileri gitmek ona pek mantıklı gelmiyordu. Ayrılmalıydı... Kanakanan'ın kabzasını sıktı.
- Dostlarım. Kendimi bir kasaba kurmaya hazır hissetmiyorum. gitmeliyim. Beni bağışlayın...
Ve uzaklaştı.

Posted: Thu Sep 02, 2004 7:31 pm
by EnialiS
bu delice diye dusundu seeboo niye bir kasaba kurmak istemesin diye dusundu sonra gafasını kagıdına eydı kendi yaptıgı katlanabilen kucuk masa ve sandalyesini kurdu ve cizmeye basladı.

Posted: Thu Sep 02, 2004 11:38 pm
by wicked_one
Ozan artık konuşması gerektiğinin farkındaydı...O kadar zaman sessiz kalmıştı...İşin tatlıya bağlanması gerekiyordu...Büyük bir ihtimalle işe yaramayacaktı ama denemesi gerekiyordu...

Tanrısı Lord Azalin'e dua edip şövalyenin yanına doğru yürümeye başladı...şövalyeye doğru yürümeye başladı...Ama yürürken bile içini bir ürperme hissi kapladı...

şövalyenin yanına gittiğinde onla konuşmak istediğini söyledi ve onu dostlarından biraz uzağa çekti...Giderlerken yarı-meleğe tek bir bakış attı...Ozan derdini anlatma konusunda birçok yöntem bilirdi...

şövalyeyle konuşmaya başlamadan önce rahatsızlık hisinin biraz azalmasını bekledi-ama hiç azalmamıştı-...konuşmaya başlayacaktı ama doğru kelimeleri seçmek için bekledi...Ta ki şövalye rahatsızlığını belli edene kadar...

'Dostum'dedi ama şövalyenin onu dost olarak görmediği belliydi...'Sevdiğin kadına bende aşığım...O bunu bilmiyor...Ve söylemeye de niyetim yok...Sadece yaptığın şeyin kaderini doğru yönde engellemiyeceğine eminim...Yıllardır birçok kahin dinledim ve emin olduğum birşey var...Herkes kendi kaderini çizer...Bir kahin değil...Eğer kadını seviyorsan seni sevmesini sağlamalısın...Onu terketmek çözüm değildir...Ã?ünkü onu terketmekle kalbini de bırakırsın...Bizimle kal...Aranıza girmeye çalışmam...Zaten tercihler her zaman kadınlarındır...'

İçinden gelenler değildi sözlerinin birçoğu ama yoldaşı için sevigisinden vazgeçebilirdi...

Posted: Fri Sep 03, 2004 3:44 am
by Starfall
starfall bir süre sessiz kaldı

bırakırsa bu şovalye bir çılgınlık yapacaktı.. ama anlamıyordu ilk anda daha önce görmediği birini sırf bir kahin söyledi diye nasıl sevebilirdiki??

sovalyenin burda kalması gerekiodu..
böylece bi tersliği engelliyebilirdi..

"burda kalmanı dilerim şovalye...."

Posted: Fri Sep 03, 2004 3:51 am
by findor
findor bekleniler cümleyi kızın ağzından duymuş belli etmesede sevinmişti ve yanında kasaba hayelleri yapan enalis e bir gülücük attı "artık sana çizimlerinde yardımcı olabilirim "dedi ve şovalyeye dönerk "hiç gitmemiştin ama aramıza yeniden hoş geldin.. "dedi ve biraz önce yanlarına gelen ve şovalyeyi alıp bişiler anlatan wicked a da çal da eğlenelim biraz "dedi ve kahkahayı bastı...

Posted: Fri Sep 03, 2004 6:43 am
by EnialiS
Seeboo cok sevincliydi kendi hayalindeki kasabayi yapicakti sonunda acaba ne tur tuzaklar hazirlasam dige dusundu ve findora donerek
-acaba hana giren herkes ayagindan iple tavana asilmasini saglayan bi tuzak hazirlasam olurmu
die sordu...

Posted: Fri Sep 03, 2004 11:35 am
by Raistlin
Adonis ozanla konuşurken bir ölüm sessizliğine bürünmüştü... Sanki adamın gözleri bağırıp çağırmak istiyordu fakat gaddar dudakları ve sert köşeli çenesi sonuna kadar sıkılmıştı...

Ozanın sözlerini dinledikten sonra adamın gözlerinin içine bakarak konuştu:
"Hayır... Hayatımızı şekillendiren olaylar vardır ve bazı şeyleri bizim kontrol etme gücümüz yoktur... Yalnızca Tanrılar'ın vardır... Fakat sözlerinin bazılarında gerçeklik payı olduğunu itiraf etmeliyim..."

Bir an duraksadı ve karşısındaki ozandan bir onay işareti bekledi, sonra devam etti:
"Ve eğer o kadını benim kadar sevebilseydin şu anda cesedime bakıyor olmalıydın..."

şovalye ozanın yanından sakince uzaklaşmaya başladığında, ozanın kulağına korkunç fısıltılar seslendi... Bu adamı öldürmeliydi! Zihninde korkunç cinayet senaryoları canlandı ve bu hayallerin ona ne kadar büyük bir tatmin verdiğini şaşırarak farketti... Bu adamla ilgili bir şeyler hiç ama hiç yolunda değildi...

Posted: Fri Sep 03, 2004 11:54 am
by Raistlin
Adonis Starfall'ın sözlerini işittiğinde bir anda durdu. Yüzünde ya da vücudunda hiç bir duygu belirtisi yoktu. Sonra yarı-meleğe yaklaştı, belli bir mesafe bırakarak saygılı bir selam verdi:
"Emredersiniz leydim... Hizmetinizdeyim..."

Findor'un sözlerine başının ufak bir hareketi ile karşılık verdi... Sonra Starfall'u izleyebileceği şekilde bir ağaca sırtını vererek yere oturdu ve Yıldızlara bakmaya başladı. Arada sırada gözleri Starfall'a dönüyor, onunkileri arıyordu...

Adamın bakışlarına karşılık vermek nefesini tutup suya dalmak gibi bir şeydi... Nasıl suya dalmadan önce ağzını kapatarak hazırlanılıyorsa, Adonis'in gözlerinin içine bakmak için de kendini bir an hazırlamak gerekiyordu. Ay ışığında kara gözleri parlıyordu ve yerini tek belli eden de bu gözlerindeki parlaklıktı...