Page 8 of 20
Posted: Sun Jun 20, 2004 7:27 am
by high_elf
Hayret.. dedi Vilthas, çok ilginç..
Garip adama dönerek "Nasıl olur da yüce efendimizin ismini hiç duymamış olursun??".. Vilthas şüphelenmeye başlamıştı, acaba bu adam bir casus muydu yoksa?
Theodorus'un sorusunu tekrarladı: "Bizimle gelecek misin?"
Bu adamın sırrı sadece tapınakta çözülebilirdi çünkü..
Posted: Sun Jun 20, 2004 9:06 pm
by Azalin
"sizinle nereye gelmem gerekior??. burda tanrıların yardımı için illaki onların yanınamı gitmek gerekir. benim Tanrım Arioch, Kaosun Lordu. .ben ne zaman ona ihtiyacımı belirtsem bana neresi olduğu fark etmeden yardım eder."
albino birden iç geçirir ve devam eder: "ama elbette her zaman bu yardımın karşılığını alır, hiç acımadan"
albino elindeki kan kırmızısı kılıca tekrar bakar, tiksinti ile.
Posted: Mon Jun 21, 2004 2:36 am
by TheoDorus
"hayır su an tanrımız bi süreligine gitti. seni sadece dinlendirmek icin tapınagımıza götürücem." theodorus anlatmaktan bıkmıstı." ve bu tapınaktan birisi olup tanrımıza hizmet etmet istersen senin yerine o tapınaktaki en yüce kisilerle konusucam.ve artık tanrını.."theodorus ismini bi anlık hatırlayamadı"heh Arioch iste her neyse onu da unut tamammı cunku baska bi diyarda yasıyorsun." theodorus sarabından yudum alıp rahatladı.
Posted: Mon Jun 21, 2004 4:11 am
by writer
goarn sinirlenmişti.. uzun süredir servisi bekliyordu. ve artık sabrı kalamıştı...
"hancı!!! nerde kaldın??? bana bir elf şarabı getir çabuk..." diye bağırdı... servis bundan sonra da gelmezse, kalkıp gidecek ve birdaha uğramayacaktı buraya... daha önce hiçbir handa böyle olmamıştı. nereye girerse girsin, hemencecik istekleri sorulurdu...
Posted: Mon Jun 21, 2004 5:49 am
by high_elf
Ariochmuş pehh.. Yabancı anla artık sen başka bir diyardasın..
Vilthas da aynı şekilde sıkılmıştı.. Bir an önce tapınağa götürüp bu adamdan kurtulmak istiyordu.. Bırakın tapınaktakiler ona ne yapılacağını karar versin..
Lord Oren, sen bize yardımcı ol..
Posted: Mon Jun 21, 2004 5:41 pm
by Gorath
Handaki kızlar Goarna hizmet etmek için koşturdular. "Bir isteyiniz varmı efendim!" dediler ve isteği hemen yerine getirdiler.
Cüce Gorath ruhundaki sıkıntı ile sandalyesine oturdu ve düşünceler içinde boğuştu. Gözleri yeniden alev alevdi. Ölüm belki büyük bir kurtuluştu. Belki geriye dönüş onun için unutmak olurdu. Bakışlarını içeriye getirilen adama kaldırdı ve Theodorusun onunla konuşmasını izledi. Vilthasın konuşmaya katılmasını izledi ve dinledi. Sadece homurdandı.
"Lord Oren yok!" dedi kendi kendisine. "Bizi duyamıyor. Bize yardım etmak için burda değil." Lordunu uzun günlerdir hissedemiyordu. O burada yokken Lord Azalinin ona yaptığı lânet daha da baskın oluyordu.
Cehennem diye düşündü. Belki geriye dönmem gerekli. Orada olanları görmek için. Gerçekleri araştırmak için.
Posted: Mon Jun 21, 2004 10:44 pm
by Azalin
"hah, Arioch u unutmak mı? ben onu unutsam bile o beni asla unutmaz. hele bana bahşettiği bu lanet, yanımda duruyorken"
"neyse gidelim şu tanrınızın evine" diyen albino, ayağa kalkar nerdeyse 1,85-1,90 boylarında, zayıf ama şekilli kaslara sahip bir vücudu vardı. derisi aynı ağartılmış bir kafatası rengindeydi ve uzun düz saçlarıda öyleydi.
sandalyeye dayadığı kıpkırmızı iki elli kılıcını tekrar sırtına astı ve büyücüye döndü:
"evet gidiyor muyuz??"
Posted: Tue Jun 22, 2004 4:00 am
by TheoDorus
theodorus rahatlamıs bi sekilde"sonunda"die fısıldadı kendi kendine. biraz düsünüp yeniden adama dönerek"bana bak senle ne yapıcam bilmiyorum ama eger bir casussan yada tapınaka zarar vermek icin geldiysen bunun bedelini ödersin taammmı." ve biraz sıkılarak" ve oaraya gittigin zaman senin icin birisiyle konusucam durumun hakkında tamammı.simdi sadece benim dediklerimi yap o kadar." dedi ve vilthas a dönernek "hadi dostum gidioruz". theodours handan cıkarken arkaadsı goratha" güle güle dostum yeniden gelicem"
Posted: Tue Jun 22, 2004 6:01 pm
by high_elf
Sonunda, bu uzun konuşmaların bitmişti.. Ã?nden albino ve onun arkasından Vilthas'la theodorus yanyana gidiyordu. Tapınaktan ayrılalı çok kısa bir süre olmasına rağmen, Vilthas şimdiden orayı çok özlemişti.. Buna kendisi de şaşırdı.. Sanki tapınakta, orayı eviymiş gibi hissettiren birşey vardı..
Yabancıya seslendi: "Umarım orada bir saygısızlık etmeye kalkmazsın.. Her ne kadar tanrımızı tanımasan da, her hangi bir tapınağa girince saygılı olman gerekir.."
Posted: Tue Jun 22, 2004 6:24 pm
by Gorath
Cüce Gorath oturduğu yerden dışarıya çıkan dostlarına baktı. Onların gittiği yere peşlerinden gidebilirdi. Uzun zamandır tapınağa uğramamıştı. Eskiden orada kendisini huzurlu bulurken şimdi huzurlu bulamıyordu. şimdi Lordu orada değildi.
Derin bir iç çekerek Theodorusun selamına karşılık verdi. "Yeniden beklerim." dedi ve masadaki sert cüce birasından içmeye başladı.
Posted: Thu Jun 24, 2004 7:04 pm
by LordAriakas
Theodorusun handan ciktigini gören Ariakas ölü ruhlar hanina -ismi cok hosuna gitmisti- dogru ilerledi.
Icerisi cok sicakti.Girdiginde onu karsiliyan Gorath a kendini tanitti ve bir bardak soguk bira istedi
Posted: Thu Jun 24, 2004 7:46 pm
by Gorath
Cüce Gorath yeni gelene selam verirken kızlardan birisi hızla birayı getirmek için koştu.
Posted: Thu Jun 24, 2004 8:03 pm
by LordAriakas
Lord ariakas himetten memnun olmustu birasini yudumlarken sicak mekandaki herkes ona korkuyla bakiy ve her firsatta ondan uzaklasirdu.
Birkac saat sonra han hatiri sayilir bir sekide bosalmisti ama Ariakas buna alisik oldugu icin pek rahatsiz olmadi ve hanci Gorath a (Gorath in bir kahraman oldugunu da duymustu) parasini verip sessizce handan ayrildi.-Arkasindan hala fisildasmalar geldigini duyabiliyordu-
Posted: Thu Jun 24, 2004 8:12 pm
by Gorath
Cüce Gorath parayı aldı ve yine bekleyeceğini belirtti. Sesi homurtu gibi çıkmıştı. Bugünlerde homurdanmaktan başka bir şey yapmıyordu zaten. İçinde bir yerlerde ruhu kaos arıyor gibiydi.
Kızlardan birisi onun gözlerinde yeniden parlamaya başlayan alevi gördü ve diğerleri köşelere sinerlerken o hızla efendisine bir bardak sert cüce birası getirdi. Daha önceden bira sayesinde onu yatıştırmışlardı bir kaç kez.
Gorath birayı aldı ve bir dikişte içti. Masasına dönerken yumruğunu sıktı vebardak elinde patladı...
Posted: Thu Jun 24, 2004 8:49 pm
by Lysana
Uzun zamandır uğramadığı hana tekrar geldi ve gorath ı bulmayı umut ettti handan içeri girdi bugün oldukça burası sessizdi ve öle olduğunua şükretti etrafına sakince bakındı geldiğini belli etmek istercesine gorath seslendi ileride gorath ı bira şisesiyle buldu ve yanına yaklaştı