Page 8 of 9
Posted: Mon Jun 14, 2004 11:21 pm
by galadlirim
Ghost_OF_A_Rose wrote:Tenlerinizi üşüten bir esintiyi hissedin. Gözlerinizi kapatın ve itiraf ein...Size en acı vereni, yalanları, kandırılışları. Hüzne en uzun zaman hükmedemeden yaşadığınız zamanları. İtiraf edin sizi yaralayanları....en kara zamanınızı!
hanın ilk müşterisi olan drow tüm bunlar olurken karanlıkta durmaktaydı..hanın güzel sahibesi ,çöl prensesinin tavsiyesi ona göre çok güzeldi..minderde oturan hanıma yaklaştı ve yanındaki mindere yavaşça oturdu..kıza içinden ne kadar harika olduğunu fısıldamak geliyordu fakar o bunu yapmadı ve arkasına yaslanarak konuştu "sayın leydi öneriniz çok hoşuma gitti doğrusu..benim en karanlık anım bütün hayatımdı,ey güzel"dedi ve devam etti"ama en karanlık anım geceleridir..anılar üstüme çullanır ve öldürmeye kıyamadığım sevgilim gelir aklıma..ah ve diğerleri..tüm aşklarım"hayatımız ,karanlıktır ve yoktur yer hayatımızda aşk a yer ..ben burada huzur görüyorum..ama demin lordum azalin in hissettirdiği şey leydim benim bir parçamdır.."ve kukuletasını geriye itti ve gülümsedi kıza
Posted: Wed Jun 16, 2004 4:39 am
by jesterthedoommaker
bir soytarının ne kadar karanlık anı olabilir ki.... Tabi kendiyle yanlız kalmıyorsa! Siz hiç güçlü olduğunuza inandırıldınız mı kendinizin iğrenç aşağlık sırf bir anlık zevkleri uğruna cinayet işliyen zayıflıklarla dolu biri olduğunuzu bildiğiniz anlarda yada tüm dünyayı iradenizle içsel gücünüzle yada sağlam kişiliğinizle tüm dünyayı inletebiliçeğinizi hissettiğinizde kimse sizi görmeyip umursamıyıp suratınıza bakıp geçip gittler mi? sırf kendin insansın diye tüm insanlardan nefret ettin mi işte bir soytarının en iğrenç en korku dolu anlarıdır bunlar her biri diğerinden daha kötü! bir soytarı asla kendisiyle yanlız kalmamalı!!..............
Posted: Fri Jun 18, 2004 5:45 pm
by Ghost_OF_A_Rose
asla bi soytarının içindeki binlerce suratın kendisine döneceğini düşünmezdim. kendini sorgulayabileceğini aklımın ucundan geçirmedim. Anlattığınız gibiyse gerçekten zor olmalı. Karanlıkta ışıkken aydınlatamamak gibi! zor, uzun, sıkıcı bir kaç anın toplamı. Benim kendi içimdeki çelişlkilerden daha olumsuz sizinki ama yine de...güldürmek farklım hissettirmeli, öyle değil mi?
Posted: Fri Jun 18, 2004 7:34 pm
by jesterthedoommaker
güldürmek sadece bir örtü illa bir soytarı güldürmeli mi? soytarı sadece eylendiren bi şebek mi olmalı ki? sanmıyorum bazılarıda sırf o yüzden sevmez beni ama hayır ben güldürmem insanların gülmesinide sevmem beni avutan şey krallarla soylularla kimsenin cesaret edemiçeği ve anliyamiçağı kadar çok ve acımasız dalga geçerim onlarda sırf bu yüzdeden bana para verirler bu güldürmekten emin ol çok daha fazla tathmin edici!!!!!!
Posted: Sat Jun 19, 2004 1:03 am
by Ghost_OF_A_Rose
affedin...gülmek...güldürmek...yanlış anlamım yinede binlerce yüzde bu kadar sorgu yorar demek istedim...
Posted: Sat Jun 19, 2004 3:33 am
by jesterthedoommaker
Affedicek bir şey yok leydim hatta ben özür dilerim yanlış anlamışım!... Peki sizin en kara anınız? Sizde anlatsanıza..........
Posted: Sun Jun 20, 2004 1:09 am
by Ghost_OF_A_Rose
karar vermenin zorluğu benim içimdeki en karanlık zaman. iki seçenek arası. dalgalrı bile göremediğim denize bakış sahnesi gibi! Durgun, sıkıcı ve bunaltıcı. ihanet kelimesi aklıma kazındığı anda sinirlerimin birbirini yok etmeye başlaması bu! Acı öylesine büyüktü ki. İki seçenek arasında ihanet edebilme ortamı. Neyi seçersen seç ihanet. Ne yaprsanm yap ihanet. yaptığın ne olursa olsun hain olursun. İşte benim en karanlık anımdı bu!
Posted: Sun Jun 20, 2004 2:29 am
by writer
diyara yeni gelen yabancı tek tek hanları gezip kalabileceği en konforlu yeri seçmek için çabalıyordu.. bir kapının önüne geldi ve sessizce açıverdi...
içerisi minderler ve ortalarındaki alçak masalarla donatılmıştı... ve bir cümle gözüne çarptı. "ücretlerinizi aşk için kuracağınız güzel bir cümle ile ödeyebilirsiniz"
hoşuna gitmişti... yabancının bir elf olduğu her yernden belli oluyordu.. en başta uzun boyu, sonra gümüşi yayı, beyaz uzun saçları ve tabiki kulakları... kendini diğerleri gibi pelerinlere sarıp da gelmemişti hana. sadece basit ve oldukça rahat görünen bir elbisesi vardı üzerinde... belli ki cesaretliydi. bir mindere uzandı ve şöyle bağırdı:
"geldim işte çöl rüzgarı
bıraktım oklarımı ve yayımı
bana bir elf şarabı getir
dindirsin aşkımın acısını..."
ücretini, sorulmadan ödediği için yüzüne yayılan mutlulukla yerine iyice yerleşti... her zaman olduğu gibi...
Posted: Sun Jun 20, 2004 10:27 pm
by Ghost_OF_A_Rose
hoşgeldiniz hanıma. size kendine has rüzgarını hissettirsin ve güzel dörtlüğünüz için minnettarım...şarabıunız tüm güzel kokuısuyla kadehin en parlak hissiyle elinizde olacak!
Posted: Mon Jun 21, 2004 2:34 am
by writer
teşekkür ederim dedi ufak ufak şarabını yudumlarden. ama o anda şarabın sadece boş bir mideye döküldüğünü hissetti. acıkmıştı... canı güzelce kızarmış, kocaman bir et parçası çekti... ve nihayetinde istemeye karar verdi...
şarabımın yanında şöyle güzel, büyük bir kızarmış et osa hiç de fena olmazdı diye seslenir hancıya... ve ücretini ödemeyi ihmal etmez:
"han sahibi güzel bayan
aşkımı birine ettim ilan
güzelliğiyle beni mest etti
arkasına bakardı her adını duyan..."
"ha unutmadan,
biraz sohbet hiç de fena olmaz
eğer sizin için uygunsa zaman..."
diyara yeni geldiği için fazla dostu yoktu. ve düşmanı da... ama birazcık dost edinmek hiç de fena olmazdı onun için... nede olsa yeniydi. ve hala onlar için bir yabancıydı...
Posted: Mon Jun 21, 2004 7:09 am
by Ghost_OF_A_Rose
her an ve yerde zaman size feda. sohbete ayıracak zamanımın olmadığı hiç. olamdı şimdiye kadar. dost edinmekse amacınız her an burdayım..ve sizi cümlelerimle mutlu etmei bir görev bilirim:)
Posted: Mon Jun 21, 2004 8:12 am
by hoko
kapıdan içeri girerken aradığını bulabileceğinden emin değildi ama rüzgar onu çağırmıştı ve buralara kadar getirmişti...
siyah peleriniyle kapıdan ilk girdiğinde ürkütücü bir havası vardı.sessizce en tenha yeri aradı ve çöktü.rüzgar ona bir şiir fısıldamıştı ama nasıl söyleyeceğini bilemiyordu.lady i beklemeye koyuldu ve etrafı sessizce ürkütücü bir gizemlilikle süzdü....
Posted: Tue Jun 22, 2004 1:40 am
by Ghost_OF_A_Rose
hoşgeldiniz lordum. hanım size ezgilerini sunmaya hazır. söyleyin dileğinizi dansın en muhteşemiyle sunulsun karşınıza.
Posted: Tue Jun 22, 2004 3:34 am
by hoko
başlığını çıkardığında lady şaşırmıştı çünkü karşısındaki beklediği gibi bir yorgun savaşçı değil bir kadındı.
rüzgarın unuttuğu yerlerde unuttum kendimi
seni bulmaya çalışırken çölde buldum hayatımı
sessizliğimde çığlık çığlığa yaşıyorum seni...
mümkünse şimdi biraz et alabilirmiyim?kelle görmekten midemi unuttum açlıktan kendimi kaybetmek istemiyorum...
Posted: Wed Jun 23, 2004 7:41 pm
by Ghost_OF_A_Rose
lordum kibar gelişiniz için teşekkürler...isteğiniz gerçekleşirken sizde baylaşın en karanlık anınızı..bu handa geçen cümelleriniz rüzgarların eşlik ettiği kelimelerle oluşacak!