Yilmax kadının sorularına cevap ile vermeden yanından geçip gitmesine içerlese de aynı sözleri sürekli tekrar etmesinden dolayı akıl sağlığının pek de yerinde olmadığını ya da bir şoka girmiş olabileceğini tahmin etti. Kadın birşeyler söyleyen gnomun da yanından geçtikten sonra az önce yaralanan muzır baykuşu avuçlarına aldı ve avuçlarını açtığında kuş sapasağlamdı. " Ah bir druid, bu beni hiç şaşırtmadı." Tekrar birşeyler sormaya yeltendi ancak kadının cevap veremeyecek durumda olduğu açıktı. "Kimbilir başından neler geçti de bu duruma düştü" diye düşündü ve ağzından çıkmak üzere olan kelimeleri yuttu.Necros_Spellweaver wrote:Kadın korku dolu gözlerle gökyüzüne bakıyordu.
"Yıldızlar bir ses perdesinin arkasına neden çekilmiş? Ateş hissediyorum ama yanan gök değil yer iken hava neden bu kadar aydınlık? Neden titreyen ruhum beni ateşlere sarıyor? Neden evren sanki son kaosunu yaşıyor?"
Kadın, ona söylenen hiçbir şeyi duymamış gibiydi, ya da onlara aldırmıyordu. Bastonuna dayana dayan Gümüşyüz ve Yılmax"ın yanından geçti ve yüzünü kasabaya dönüp kollarını havaya açtı.
"Doğanın ışığı doğruya götürür. Burada ölenleri al ve ebedi dengene kat. Onları kollarına al ve huzur ihsan et."
Kadın gözlerini kapayarak başını geriye attı. Gözyaşları yanaklarından süzülmeye başladı.
Schön bu sırada havada mutlu mutlu guklayarak uçuyordu. Kadını gördüğü zaman hızla bir pike yapıp kadının başının üzerine kondu. Gümüşyüz, Yılmax ve Hastlisch, neler olacağını bilerek Schön"e ve kadına baktılar. Az sonra kadının da üstü başı batacaktı.
Schön mutlulukla gukladı ve tüylerini kabartıp kadının kafasına oturdu. Kadının sağ kulağını şaka ve sevecenlikle kemirdi. Kadın yavaşça uzanıp baykuşu eline aldı ve avuçlarının arasında tutarak gözlerini kapadı. Birkaç saniye sonra avuçlarını açtı. Schön, tüyleri yeniden çıkmış bir şekilde, mutlu mutlu gukladı ve kadının omuzuna kondu. Ters ters Hastlisch"e baktı. Sonra da bir "Hıh!" dercesine başını öbür yana çevirdi. Görünüşe göre baykuş hala aracın ve patlamanın sorumlusunun Hastlisch olduğunu unutmamıştı.
"Dostlarım, hala burada durup bekleyecekmiyiz? Usta Eldarin giderken etrafı incelememizin faydalı olacağını söylemişti. Burada durup beklemeyi düşünmüyoruz herhalde. Araştırmaya en azından bu yaşlı bayanın nereden geldiğine ve neden bu hale geldiğini öğrenmeye çalışarak başlayabiliriz sanırım. Yine de eğer bir grupsak birlikte hareket etmemiz ve birlikte karar almamız daha doğru olur diye düşünüyorum. (Kısa bir süre bekledikten sonra) Araştırmaya limerik ormanından başlayabileceğimizi düşünüyorum..." dedikten sonra diğerlerinin tepkisini bekleyecekti. Ona güvenmelerini bekleyemezdi ne de olsa bir drow'du. Kendisi bile güvenemiyordu henüz kendine...
--------------------------------------------------------------------------------------------
Son bentler de yıkılıyor,
Sonu geliyor, lanet kalkıyor.
100 yıldır süren bilinçsizlik yerini aydınlanmaya, hatırlamaya bırakıyor.
Bir drow geri geliyor.
İyi ya da kötü
Bunu zaman gösterecek.
Ölümlü gözlerden gizlenenler bir bir açığa çıkıyor
Ama sadece bir drow'un aklında...
-------------------------------------------------------------------------------------------------
Kainatta mutlak iyilik ya da mutlak kötülük diye birşey yoktur.
Yalnızca güç vardır.
Güce sahip olan herşeye hükmeder.
Ta ki karşısına daha güçlü birisi dikilene dek...
Yilmax Z'yl Arnen
Red Robe Mage
