<> Couzens Academy <>

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Post Reply
mertcane
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 16
Joined: Sat Oct 08, 2005 10:00 am
Contact:

<> Couzens Academy <>

Post by mertcane »

Mertcane ve askerleri ormanın içinden giderken hepsini bir korku sarmıştı. Her yer gece ve sisli olduğundan dolayı kimse 2-3 metreden fazla göremiyordu.
Bir yay sesi, askerlerin içinden bir "Ah!" sesi. O da ne askerlerden biri değil; birkaçı yerdeydi ve birkaç yay sesi daha! Bu sefer şanslıydılar yalnızca 11 kişi ağır yaralanmıştı. Kocaman ordu git gide küçülüyordu. 350 kişilik ordudan yalnızca 150 kişi kalmıştı. Okların nereden geldiği hiç belli olmuyordu ordu dağılıyordu yalnızca birkaç sadık asker kaçmamıştı, efendilerine itaat ediyorlardı. Birden ok sesleri kesildi sanki burada biraz önce hiç bir şey olmamıştı. Sir Wardoch ve adamları bir ağacın altına oturdular sayıları yalnızca 50 kadardı. Hepsinin içinde sanki elleri kolları bağlanmış ve bir saç tellerini dahi kıpırdatamayacak kadar sıkı bağlanmışlardı. Hepsi düşünüyordu bu ipleri düşüncelerle koparmaya çalışıyorlardı sanki.
Sir Wardoch uzun bir düşünceye dalmıştı acaba 50kadar kişiyle ne yapıla bilirdi en doğrusunu seçmeye çalışıyordu, adamlarının en fazla ve sağlıklı olarak bu ormandan çıkabileceği bir yol. Düşünüyordu, düşünüyordu. Uzun süre düşündü. Bu karanlıkta 1haftadır uykusuz olan efendilerinin uyuduğunu dahi düşünenler vardı, fakat o onları düşünüyordu askerlerini. Zaten yeni savaştan çıkmışlardı bir çoğu orda şehit düşmüştü zaten. Ancak süper bir savaş olmuştu düşman arkasına bakmadan kaçmıştı. Kale alınmıştı bu zaferde baş rolü Sir Wardoch oynamıştı.
Düşünen bulunmuştu yalnızca önlerine bakacaklardı. Ã?ylesine kalplerinin ...ürdüğe yere gideceklerdi. Gündüz " Gece ayırt edilemiyordu ağaçların dalları bir biri üstüne gelmişti sanki ışık girmesin diye dikilmişlerdi. Ve herkes yavaş yavaş ayağa kalktı. Sir Wardoch önde diğerleri arkada yola devam ediyorlardı.
Askerler daha çok geride kalan 300 cansız arkadaşlarının bedenlerini ve üstlerindeki goblin oklarını düşünüyorlardı. Goblinler iyi birer okçu olmasalarda sayıları fazla olunca koca bir orduyu yok edebilirlerdi ki burada küçücük bir birlik vardı, eskiden 500 kişilerdi 150si savaşta ölmüştü 300ünü de goblinlerin zehirli okları öldürdü. Zaten oklar zehirli olmasaydı bir çoğu yaralı kalacaktı.
Ormandan Sir Wardoch çıktı daha gün yeni ağırıyordu belli ki savaştan 1gün 2gece geçmişti. Tabi büyük bi ihtimal. Hiçbir kesinlik yoktu. Arkadaki askerlerden de kesinlik yoktu. Sir Wardoch hiç arkasına dönmemişti. Ormandan çıktığında bi nebze rahatladı arkasına döndüğünde yalnızca 15 kişi kalmıştı. Herkes bir birine bakıyordu kimse inanamıyordu. Sir wardoch yere uzandı kılıcı yanında toprakta dikili duruyordu. Ayağa kalktı gözleri yaşlı, yüreği burkulmuş.
İşte Couzens Academy böyle kuruldu orada intikam yemini edilmişti. Bu intikam gerçekleşecekti. Tüm insanlık bu sahne karşısında yüreğinin sesine zor hakim oluyordu. Delicesine haykırmak istiyordu insanlık. İşte Couzens Academy böyle bir ruh haliyle kuruldu. Amacımız Couzens ittifakını birinci tutarak intikamımızı gerçekleştirmek ve kendimizi ikinciliğe taşımaktı. Halkımıza güvenli bir ortam yaratarak onlara yaşayabilecekleri bir evren kurmaktı.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest